İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/390 K.2005/431

Hukuk Genel Kurulu 2005/10-390 E. , 2005/431 K.

Esas2005/390Karar2005/431Tarih29 Haziran 2005Okuma6 dk · 1.111 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2005/390
Karar No
2005/431
Karar tarihi
29 Haziran 2005
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.111 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2005/10-390 E. , 2005/431 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki “rücuen alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bitlis Asliye Hukuk (İş) Mahkemesince davanın reddine dair verilen 6.7.2004 gün ve 2004/76-151 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 20.12.2004 gün ve 2004/10859-12105 sayılı ilamı ile,

(...Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu vefat eden Bağ-Kur sigortalısının hak sahiplerine davacı Kurumca yapılan Sosyal Sigorta yardımlarının 1479 sayılı Kanunun 63. maddesi kapsamında rücuan tahsili istemine ilişkindir.

Bağ-Kur Kanununun 70/2 maddesi hükmünde; bu kanuna dayanılarak Kurumca açılacak rücu davalarının 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu öngörülmüş olup, zaman aşımına ilişkin bu hüküm, “özel hüküm” niteliğini taşımakla genel hükümlere göre uygulama önceliğine haizdir.

Ne var ki; iş bu 10 yıllık zamanaşımının hangi tarihten itibaren işlemeye başlayacağı konusunda; özel kanun olan 1479 sayılı kanunun anılan maddesi hükmünde açıklık bulunmaması karşısında; başlangıç tarihinin belirlenmesinde “zamanaşımının alacağın muaccel olduğu zamandan başlayacağı”na ilişkin Borçlar Kanununun 128. maddesi hükmü esas alınmalıdır.

Bu durumda ise. Kurumun 63. maddesine dayalı rücu alacağının; gelir ya da aylığın bağlandığı ve bu işlemin yetkili makamca onaylandığı, masrafların yapıldığı tarihte mi yoksa zararlandırıcı sigorta olayının meydana geldiği tarihte mi muaccel olacağı konusunun çözümlenmesi gereği açıktır. Anılan konuda sonuca ulaşılabilmesi için de, öncelikle davacı Bağ-Kur’a 63. maddeye göre tanınan rücu hakkının hukuksal temelinin ne olduğu üzerinde durulmalıdır.

Dairemizin ve Yargıtay’ın son yıllardaki yerleşmiş içtihadına göre Bağ-Kur’un sözü edilen rücu hakkı; hukuki nitelikçe, halefiyet ilkesine dayandığına ilişkin yasada açık bir hüküm bulunmaması nedeniyle kanundan doğan, Kurumun sigortalı ya da hak sahiplerine tanınan haktan bağımsız olarak kullanılabileceği basit rücu hakkı vasfındadır.

Bu bağlamda; belirtilen nitelikteki bağımsız rücu hakkının; başkasına ait bir borcu ödeyen kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik tazminat niteliğinde yeni bir talep hakkı olması itibariyle de; bu hak, rücu hakkı sahibinin şahsında doğduğu anda, alacak muaccel hale gelecek ve yeni bir zamanaşımı süresi de bu tarihten işlemeye başlayacaktır.

Hal böyle olunca; Bağ-Kur’un rücu alacağı; sigorta olayının meydana gelmesiyle değil, gelir ya da aylık bağlanmasının onaylandığı, masrafın yapıldığı tarihte muaccel olacak ve yasada öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresi de bu tarihten işlemeye başlayacaktır.

Somut olayda da, zararlandırıcı sigorta olayı 01.12.1989 tarihinde meydana gelmişse de; 4 yıl 2 ay 6 günlük sigortalılık süresi bulunan Bağ-Kur sigortalısının hak sahiplerine; 03.06.1999 günlü, ölüm sigortası kolundan aylık tahsisine ilişkin istemleri üzerine ölüm aylığı bağlanarak yetkili organca 06.07.1999 tarihinde onaylanması karşısında; yukarıda açıklanan hukuki esaslar çevresinde zamanaşımı süresi; Kurum alacağının muaccel hale geldiği iş bu onay tarihinden işlemeye başlayacaktır ki, nitekim rücu davası da 10 yıllık zaman aşımı süresi içerisinde 19.02.2004 tarihinde açılmıştır.

Hal böyle olunca da; mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken zaman aşımı süresinin geçtiğinden bahisle davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...)

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

A-Davacının isteminin özeti: Kurum sigortalısının 1.12.1989 tarihli trafik kazasında vefatı nedeniyle hak sahiplerine bağlanan ölüm aylıklarının peşin değerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmektedir.

B-Davalının cevabının özeti: Davalı vekili, olay tarihinden dava tarihi olan 12.2.2004 tarihine kadar on yıl geçtiği, dolayısıyla davanın zamanaşımına uğradığını savunmaktadır.

C-Yerel Mahkemenin kararının özeti: Davanın yasal dayanağının 1479 sayılı Kanunun 63. maddesi olduğu, aynı Yasanın 70. maddesi ile rücu davaları on yıllık zamanaşımına tabi olup, bu sürenin geçtiği belirtilerek; “Açılan davanın zamanaşımı süresi dolması nedeniyle reddine” karar verilmiştir.

D-Temyiz evresi ve direnme: Hüküm, davacı vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece yukarıya aynen alınan gerekçeyle bozulmuş, yerel mahkeme bu bozmaya karşı özetle; “zamanaşımını başlatan olayın zararı doğuran eylemin meydana geldiği tarih olduğu” gerekçesi ile direnme kararı verilmiştir.

E-Maddi olay: Bağ-Kur sigortalısının vefatıyla sonuçlanan trafik kazasının 1.12.1989 tarihinde meydana geldiği, bu sigorta olayı nedeniyle hak sahiplerine 1999 onay tarihi ile gelir bağlanarak, bu gelirlerin tahsili için işbu davanın 19.2.2004 tarihinde açıldığı ve davada yöntemince zamanaşımı definin ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır.

F-Gerekçe: Uyuşmazlık, 1479 sayılı Bağ-Kur Kanununun 70. maddesinde yazılı on yıllık zamanaşımının olay tarihinden mi, yoksa, masraflar açısından sarf ve ödeme, gelirler açısından ilk bağlanan gelirin onay tarihinden mi başlayacağı noktasında toplanmaktadır.

Bir sonuca ulaşabilmek için halefiyet ve rücu kavramları, aralarındaki fark ve 1479 sayılı Bağ-Kur Kanununun 63. maddesine dayanılarak açılan rücu davalarının halefiyet ilkesine mi dayandığı konuları üzerinde durmak gerekir.

Rücu hakkı; başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Alacaklıyı tatmin eden kişi, alacaklının hakkından bağımsız kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel olur. Bu nedenle, rücu hakkı için hakkın doğduğu andan itibaren zamanaşımı başlamaktadır.

Halefiyette ise, halef olan kişi alacaklıyı tatmin ettiği anda, yeni bir hak elde etmemekte, alacaklıya ait olan hakkı kanundan dolayı olduğu gibi devralmaktadır. Bu nedenle, böyle bir alacak için de daha önce zamanaşımı işlemeye başlamış ise, alacak halef olan kişiye intikal etmesine rağmen işlemeye devam eder. Zira, daha önceden muaccel olmuş alacağın yeniden muaccel olması ve yeni bir zamanaşımının işlemeye başlaması mümkün değildir.

Salt halefiyet halleri ile, yasanın rücu hakkı verdiği haller arasındaki en önemli fark birincisinde alacaklıya ait bir hakkın intikal etmesi, ikinci halde ise, rücu hakkı sahibinin şahsında yeni bir hakkın doğmasıdır. Halefiyetin temelde bir rücu hakkına dayanmadığı hallerde alacak hakkı daha önce işlemeye başlayan zamanaşımı ile birlikte intikal eder.

İkinci halde ise, rücu hakkı sahibi lehine, alacaklının hakkından bağımsız yeni bir hak meydana geldiğinden, bu andan itibaren yeni bir zaman aşımı işlemeye başlayacaktır.

Bu açıklamaların ışığı altında, öncelikle zamanaşımı başlangıcının belirlenebilmesi için Kurum alacağının rücu hakkına mı, yoksa salt halefiyet ilkesine mi dayandığının saptanmasında zorunluluk bulunmaktadır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Bağ-Kur Kanununun 63. maddesi “Kurum, yapılan ... yardımların ilk peşin değeri için ... sorumlulara rücu eder.” Hükmünü getirmiştir. Bu düzenleme ile, yapılan yardımların sadece ilk peşin değerinin istenebileceği öngörülmekle yasa koyucu halefiyet ilkesinden uzaklaşmış, yasadan doğan bir rücu hakkını benimsemiştir.

1479 sayılı Bağ-Kur Kanununun 63. maddesine dayanılarak açılan rücu davalarında, anılan Kanunun 70. maddesinde özel bir düzenleme öngörülmemekle, genel kurallar uyarınca alacağın muaccel olduğu tahsis işleminin onaylama tarihinde zamanaşımı işlemeye başlayacaktır.

Somut olayda, sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin onay tarihi ile dava tarihi arasında 1479 sayılı Bağ-Kur Kanununun 70. maddesinde aranan on yıllık süre geçmediğinden, istemin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli değildir.

Yukarıda belirtilen maddi ve yasal olgular dikkate alındığında, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile,direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.06.2005 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

Mahkemesi : Bitlis Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi Günü : 26.4.2005 Sayısı : 2005/30-52

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2005/390, K. 2005/431, 29 Haziran 2005 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2005/390
Karar No
2005/431
Tarih
29 Haziran 2005

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/391 K.2005/405
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/393 K.2005/372
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/394 K.2005/373
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/395 K.2005/421
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/397 K.2005/432
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/398 K.2005/397

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.