İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/479 K.2005/488

Hukuk Genel Kurulu 2005/8-479 E. , 2005/488 K.

Esas2005/479Karar2005/488Tarih21 Eylül 2005Okuma5 dk · 1.039 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2005/479
Karar No
2005/488
Karar tarihi
21 Eylül 2005
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.039 kelime·5 dk okuma·7 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2005/8-479 E. , 2005/488 K.

"İçtihat Metni" Mahkemesi : Muratlı Asliye Hukuk Mahkemesi

Günü : 24.2.2005

Sayısı : 2-20

Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Muratlı Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 28.5.2003 gün ve 2002/123 E. 2003/170 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar C. K.,G. K.,C. Ç.,F. E. ve N. K.vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin 15.10.2004 gün ve 2004/15882 E.6784 K.sayılı ilamı ile;

(... Davacı vekili, 06.08.1983 günlü belge ile davalıların miras bırakanından satın ve devralınan dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sonunda davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı A.K., davayı kabul ettiğini bildirmiş, diğer davalılar vekili, olayda hak düşürücü sürenin hasıl olduğu ve Kadastro Mahkemesi hükmünün kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı A.dışında kalan diğer davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava konusu .parsel davalılar adına hükmen paylı mülkiyet esasına göre tapuda kayıtlı bulunan bir yerdir. Davalı A.davayı kabul ettiğine, paylı mülkiyette paydaşlardan her biri tek kişi mülkiyetinde olduğu gibi davayı tek başına kabul etmesinin geçerli bulunduğuna göre, davalı Ali'nin payına ilişkin davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gibi bu yönde temyiz konusu değildir.. ,

. parsele ait kadastro tutanağı dosya arasında bulunmamaktadır. Geri çevirme yazısı üzerine getirtilen Muratlı Kadastro Mahkemesinin 24.05.2000 gün 1982/138, 2000/12 esas ve karar sayılı hükmü ile dava konusu 54 parsel davalılar adına tapuya tescil edilmiştir.

Esas ve karar numarası anılan dava dosyasında davacı H. ile davalıların miras bırakanı H.davacı safında yer almakta olup, davacının 06.08.1983 günlü satış senedine dayanarak 54 parselin tespitinin iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, mahkemece satıcı Habil'in mirasçı olan şimdiki davanın davalıları satışa onay vermedikleri gerekçesiyle bu satışla ilgili bir karar verilmediği açıklanmıştır.

Açıklandığı üzere; davacı H.Kadastro Mahkemesinde başka parseller yanında 54 parsel yönünden de istekte bulunmuş, isteği hakkında açıklandığı üzere herhangi bir hüküm kurulmamıştır. Bu nedenle, tarih ve sayısı açıklanan Kadastro Mahkemesinin hükmü HUMK.nun 237 .maddesi hükmü uyarınca kesin hüküm sayılamayacağı gibi, satın alma tespit tarihinden sonraki bir döneme rastladığı için Kadastro Mahkemesinin görevine girmesi de söz konusu olmaz.

Mahkemece davacının isteği yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Bundan ayrı, dava konusu parselin hükmen tapuya tescil edildiği tarihten dava tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3.maddesinde belirtilen süre geçmemiş bulunduğuna göre davalıların bu yöne ilişen itirazları yerinde görülmemiştir.

Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Kadastro tutanağı olmamakla birlikte tespitin 1981 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı 06.08.1983 tarihinde bu yeri satın aldığını ileri sürdüğüne göre, satış tespitten sonra kesinleşmeden önceki bir tarihe rastlamaktadır. Taşınmaz öncesi itibariyle tapusuz bir yer ise kesinleşme tarihinden önceki satışa değer verilmek suretiyle uyuşmazlığın şimdi olduğu gibi çözüme kavuşturulması gerekir.

Şayet, taşınmaz tapulu bir yer ise ve satış tespit tarihinden sonraki bir tarihte yapıldığı için tapulu bir taşınmazın haricen satışı geçerli olamayacağı gibi 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b maddesinin de olaya uygulama kabiliyeti bulunamayacağından o takdirde davacının bu yeri kazandığı kabul edilemez. Mahkemece bu hususlar araştırılmadan hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

Tüm bu açıklamalar gözönünde tutularak 54 parsele ait kadastro tutanağının bulunduğu yerden getirtilmesi, 'taşınmazın tespit tarihinden önce tapuda kayıtlı bir yer olup olmadığının belirlenmesi, ondan sonra yukarıdaki açıklamalar gözönünde tutularak uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulması gerekir....)

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

**** **** ****,Gü. K.,C. Ç.,F. E. ve N.K. vekilleri

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

A-DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ

Davacı vekili; müvekkilinin 06.08.1983 tarihli belge ile davalıların miras bırakanından satın ve devraldığı Muratlı köyü.parsel sayılı taşınmazın, kadastro çalışmaları sonunda davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

B-DAVALININ CEVABININ ÖZETİ

Davalı A. K., davayı kabul ettiğini beyan etmiş; diğer davalılar vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini ve Kadastro Mahkemesi kararının kesin hüküm oluşturduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C-YEREL MAHKEME KARARININ ÖZETİ

Asliye Hukuk Mahkemesi; “dava konusu taşınmazı 06.08.1983 tarihli belge ile davalıların miras bırakanından haricen satın alan davacının, satış tarihinden itibaren taşınmazın zilyedi olduğunun anlaşıldığı” gerekçesiyle; “davanın kabulü ile, A. .parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline, davacı adına tapuya tesciline” karar vermiştir.

D-TEMYİZ EVRESİ,BOZMA VE DİRENME

Davalı A.K. dışında kalan diğer davalılar vekili tarafından temyiz edilen karar, Özel Daire’ce yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuş; Asliye Hukuk Mahkemesi, “dava konusu taşınmazın tespit tarihinden sonraki bir tarihte satın alınmış olması karşısında, Kadastro Mahkemesinin görevine girmesinin söz konusu olamayacağı” gerekçesiyle önceki kararında direnmiştir.

E-GEREKÇE

Dosyadaki belge ve delillerden, kadastro tespitinin 1981 yılında yapıldığı ve Muratlı Kadastro Mahkemesi’nin 24.05.2000 gün, E:1982/138, K:2000/12 sayılı karar sayılı hükmü ile dava konusu taşınmazın davalılar adına tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır. Davacı, dava konusu taşınmazı, kadastro tespitinden sonra, tespitin kesinleşmesinden önce, 06.08.1983 tarihinde davalıların mirasbırakanından satın ve devraldığını ileri sürerek, tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuştur.

Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık; Davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemesine mi yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine mi ait olduğu noktasındadır.

3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1.maddesinde yer alan genel ilke uyarınca kadastro tespitinin amacı; memleketin kadastral topoğrafik haritası yapılırken, taşınmaz malların malikleri, varsa üzerindeki hakların saptanması, eski tapuların yenilenmesi ve tapusuz yerlerin tapuya bağlanması suretiyle Türk Medeni Kanunu’nun öngördüğü tapu sicilinin meydana getirilmesidir. Kadastronun gerek idari gerekse yargı uğraşıları, kadastro tespit gününden önceki geometrik ve hukuksal durumu saptamayı amaç güder.

Nitekim, Kadastro Mahkemesinin görev alanını düzenleyen 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 25.maddesinde “kadastro tutanağının düzenlenmesi gününden ve tutanak sonradan tamamlanmış ve düzeltilmiş ise, o günden sonra doğan haklara dair isteklerin” Kadastro Mahkemesinin görevi dışında kaldığı belirtilmiştir.

Bu açık hüküm karşısında, tutanağın düzenlenmesinden sonra doğan haklara ilişkin uyuşmazlıkların,Kadastro Mahkemesinde çözümlenemeyeceği kuşku ve duraksamadan uzaktır.Aksi durumda, kadastro işlemlerinin ve davalarının ardının alınması ve kadastronun amacına uygun olarak davaların çabuklukla bitirilmesi olanaksızdır.

Bu açıklamalar çerçevesinde somut durum değerlendirildiğinde; Kadastro tespitinin yapıldığı 1981 yılından sonra, dava konusu taşınmazı 06.08.1983 tarihinde davalıların mirasbırakanından satın alan davacının istemi yönünden, Kadastro Mahkemesi davaya bakmaya görevli değildir.

O halde, Asliye Hukuk Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olduğuna ilişkin direnme kararı usul ve yasaya uygundur.

Ne varki, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, direnme uygun bulunduğundan, işin esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 8.HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 21.9.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2005/479, K. 2005/488, 21 Eylül 2005 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. A-davacının İsteminin Özeti
  6. B-davalının Cevabının Özeti
  7. C-yerel Mahkeme Kararının Özeti
  8. D-temyiz Evresi,bozma Ve Direnme
  9. E-gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2005/479
Karar No
2005/488
Tarih
21 Eylül 2005

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/481 K.2005/481
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/482 K.2005/486
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/483 K.2005/549
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/484 K.2005/538
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/485 K.2005/526
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/491 K.2005/471

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.