İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/554 K.2005/566

Hukuk Genel Kurulu 2005/9-554 E. , 2005/566 K.

Esas2005/554Karar2005/566Tarih5 Ekim 2005Okuma7 dk · 1.320 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2005/554
Karar No
2005/566
Karar tarihi
5 Ekim 2005
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.320 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2005/9-554 E. , 2005/566 K.

"İçtihat Metni" Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 3.İş Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 25.12.2003 gün ve 2003/1608 E, 2096 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9.Hukuk Dairesi’nin 08.06.2004 gün ve 2004/3851-14255 sayılı ilamıyla;

(...1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Davalının temyizine gelince:

Davacı işçi, davalıya ait işyerinde işyeri hekimi olarak görev yapmıştır. Taraflar arasında son olarak 1.1.2000 tarihinde 1 yıl süreli sözleşme imzalanmış ve bu sözleşmenin 8.maddesinde, taraflarca tespit olunan ücretin Türk Tabipler Birliği Asgari Ücret Tarifesinin altında olamayacağı kurala bağlanmıştır. Davacı işçi ile işveren arasında anılan sözleşmenin bitiminde yeni bir yazılı sözleşme imzalanmamıştır.

Davacı taraf sözleşmenin aynı koşullarda zımnen yenilendiğini ileri sürerek, sonraki dönemle ilgili tarifenin altında ücret ödendiğinden bahisle fark ücret isteğinde bulunmuştur. Davalı işveren ise, 1.1.2001 tarihinde süresi sona eren belirli süreli sözleşmeden sonra taraflar arasında yeni bir yazılı sözleşme imzalanmadığını, ancak sözlü olarak kapsam dışı personele yapılan ücret artışlarından yararlanmak şeklinde farklı bir sözleşmenin yürürlüğe konulduğunu savunmuştur.

Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre davacı işçiye 1.1.2001 tarihinden sonraki dönemde kapsam dışı personele uygulanan ücret artışları uygulanmış, davacı ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin yapılan ödemeleri kabul etmiştir. Bu durum, taraflar arasında 1.1.2001 tarihi sonrası için yeni bir sözlü iş sözleşmesi yapıldığını ortaya koymaktadır. Davacının 2003 yılı Ocak ve Şubat aylarında imzaladığı ücret bordrolarına bu yönde ihtirazi kayıt koyması da sonuca etkili görülmemiştir.

Böyle olunca davacının 1.1.2001 tarihinden fesih tarihine kadar olan dönem için ücret farkına hak kazanması söz konusu olmaz. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü cihetine gidilmesi hatalı olmuştur...)

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

A-Davacının isteminin özeti: Davacı vekili, davalı işverene ait otel işyerinde işyeri hekimliği yaptığını, 1.1.2000 tarihli iş sözleşmesinin 8. maddesi ile “Taraflarca tespit edilecek olan ücretin Türk Tabipleri Birliği tarafından belirlenen asgari ücretin altında olamayacağı"nınhükme bağlanmasına ve sözleşmenin aynı şartlarda sonraki yıllar için de yenilenmiş bulunmasına karşın ücretlerinin, sözleşmeye aykırı olarak Türk Tabipler Birliği’nin belirlediği asgari ücretin altında ödendiğini, ücret farkı alacağı için yapılan icra takibine ise davalı şirketin itiraz ettiği belirtilerek; “itirazın iptaline, ücret alacağının tahsili ile icra takibinin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi” ne karar verilmesi istenmektedir.

B--Davalının yanıtının özeti: Davalı vekili, davacının, Tabipler Odasınca tanzim edilen tip sözleşme uyarınca davalı Şirkete ait otel işyerinde, “işyeri hekimi” olarak çalıştığını, 2000 yılını kapsayan iş sözleşmesinin sona ermesini takiben yeni bir yazılı iş sözleşmesi yapılmayarak, 01.01.2001 tarihinden itibaren işyerinde çalışan kapsam dışı personele uygulanacak ücret zammı oranında artırılarak ücretinin ödenmesi konusunda taraflarca şifahi olarak anlaşmaya varıldığını, davacının 01.01.2001 tarihinden itibaren kendisine ödenen aylık ücretlerini hiçbir çekince ileri sürmeden alıp, çalışmasına devam ettiği, öte yandan ücretin taraflarca karşılıklı olarak tespitine engel bir yasa hükmünün de bulunmadığı savunulmaktadır.

C-Yerel mahkeme kararının özeti; Yerel Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesinin 8. Maddesinde yer alan; “... belirlenecek ücretin TTB tarafından belirlenen asgari ücretin altında olamayacağı“ hükmünün iki tarafı da bağlayacağını, davacının ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin ücretini almasının bu kuralı ortadan kaldırmayacağı, kaldı ki, davacın 2003 Ocak ve Şubat ayı ücretlerinin ödenmesi sırasında da ihtirazı kayıt koymuş olduğu belirtilerek, takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline karar vermiştir.

D-Temyiz evresi, bozma ve direnme; Hükmün davalı vekilince temyizi üzerine, Yüksek Özel Dairece yukarıya aynen alınan gerekçesiyle karar bozulmuş, yerel mahkemece önceki gerekçelere ilaveten; davacı işyeri hekiminin Ocak ve Şubat 2003 ayları ücretlerine koyduğu ihtirazi kayıtların davalı şirket vekili tarafından kabul edildiğini, bu durumun taraflar arasında sözlü bir sözleşmenin var olmadığını ve 1.1.2000 tarihli sözleşmenin aynen geçerli olduğunu gösterdiği belirtilerek DİRENME kararı verilmiştir.

E-Uyuşmazlık; Türk Tabipler Birliği tarafından 6023 sayılı Türk Tabipler Birliği Kanununun 28/II.maddesine dayalı olarak belirlenip yayınlanan İşyeri Hekimleri Asgari Ücret Tarifesinin, taraflar bakımından uyulması zorunlu nitelikte olup olmadığı, taraflar arasında 2001 vd. yıllarda yazılı iş sözleşmesi yapılmayarak hizmet ilişkisinin sürdürülmesi halinde 2000 yılına ait iş akdinin zımnen yenilendiği mi, yoksa taraflar arasında yeni bir sözlü iş sözleşmesinin mi oluştuğu noktalarında toplanmaktadır.

F-Gerekçe; İşyeri Hekimliğine ilişkin düzenlemelere bakıldığında:

1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanununun 180. maddesinde:

“Devamlı olarak en az 50 işçi çalıştıran bütün iş sahipleri, işçilerinin sıhhi ahvaline bakmak üzere, bir veya mütaaddit tabibin sıhhi murakabesini temine ve hastalarını tedaviye mecburdur.”;

Mülga İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 91. maddesinde ise:

“Sürekli olarak en az 50 işçi çalıştırılan işyerlerinde Sosyal Sigortalar Kurumunca sağlanan tedavi hizmetleri dışında kalan işçilerin sağlık durumlarının denetlenmesi,ilk yardım,acil tedavi ve diğer koruyucu sağlık hizmetlerini düzenlemek üzere,işveren,Umumi Hıfzıssıha Kanununun 180 inci ve Sosyal Sigortalar Kanununun 114 üncü maddeleri gereğince işyerindeki işçi sayısına ve işteki tehlikenin büyüklüğüne göre,bir ya da daha fazla hekim sağlayacaktır”.

Hükümleri yer almakta iken, 4857 sayılı İş Kanununun yürürlüğe girmesi ile anılan Yasanın 81. maddesinde; “Devamlı olarak en az 50 işçi çalıştıran işverenler, Sosyal Sigortalar Kurumunca sağlanan tedavi hizmetleri dışında kalan, işçilerin sağlık durumunun ve alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin sağlanması, ilk yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık hizmetlerini yürütmek üzere işyerindeki işçi sayısına ve işin tehlike derecesine göre bir veya daha fazla işyeri hekimi çalıştırmak ve bir işyeri sağlık birimi oluşturmakla yükümlüdür.”denmek suretiyle belli sayıda işçi çalıştıran işverenlere işyeri hekimi istihdam etme zorunluluğu öngörülmüştür.

4857 sayılı İş Kanununun 81. maddesine dayalı olarak çıkarılan ve 16.12.2003 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “İşyeri Sağlık Birimleri ve İşyeri Hekimlerinin Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkındaki” Yönetmelikte uygulamanın kapsam ve niteliği belirtilmiştir.

Gerek anılan kanunlarda, gerekse mülga İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 91. maddesi ve 4857 sayılı İş Kanununun 81. maddesi uyarınca çıkarılan yönetmeliklerde, işyerlerinde işyeri hekimi olarak çalışacak doktorların nitelikleri ve işyeri ile işyeri hekimi arasında yapılacak sözleşmede zorunlu olarak bulunması gereken unsurlar sıralanmış olup, ücret konusunda ise herhangi bir düzenlemeye gidilmemiştir.

Sözleşmede zorunlu olarak bulunması gereken unsurlar, işyerinin yer aldığı risk gurubu, çalışan işçi sayısı, çalışma süresi hekimin sertifika numarası ve uzmanlık alanıdır.

Öte yandan Türk Tabipler Birliğinin yayınladığı tarifelerin yasal dayanağını oluşturan 6023 Sayılı Türk Tabipler Birliği Kanununun “İdare Heyetinin Diğer Vazifeleri” başlıklı 28.maddesinin değişik II.bendinde ki.

“Tabip odalarının veya birlik teşekküllerinden herhangi birisinin göstereceği lüzum üzerine, bazı mıntıkalarda odalarla tabip tedavisi ücretlerinin en az miktarını gösteren tarifeler düzenlemek...” şeklindeki düzenlemeden de açık bir biçimde anlaşılabileceği gibi, Türk Tabipler Birliğine; işyeri hekimleri bakımından uyulması zorunlu bir şekilde asgari ücret belirleme yetkisi verilmemiştir.

Bir tarifenin uyulmasının zorunlu olduğunun söylenebilmesi için, yasal dayanağının gösterilmesi gerekir. Bu anlamda işçiler için Asgari Ücret Tesbit Komisyonu tarafından belirlenen ve uyulması zorunlu olan asgari ücret, yasal dayanağını 4857 sayılı İş Kanunu’nun 39 ve 102.maddelerinden almaktadır.

6023 sayılı Kanunun 28/II. maddesinde belirtildiği şekilde, talep üzerine bazı mıntıkalar ve odalar için tarife düzenlenebilmesi, bu tarifeleri emredici ve uyulması zorunlu hale getiremeyeceğinde duraksama olmaması gerekir. Kanunda, bu tarifenin dışına çıkılamayacağı yönünde bir düzenleme de bulunmamaktadır.

Hukukumuzda, işyeri hekimi ile işverenin ücreti serbestçe kararlaştırabilecekleri, işyeri hekiminin tarifenin altında ücretle çalışmayı kabul etmesinin ancak işyeri hekiminin tıbbi deontoloji kurallarına uymaması sonucu, hakkında meslek içi disiplin kurallarının uygulanmasının gerekçesi olabilecektir.

Davacı, 2001 ve 2002 yıllarına ait ücretini işyerinde çalışan kapsam dışı personele uygulanan zam oranı ile alırken her hangi bir çekincede bulunmamıştır. Bu durumda iş sözleşmesinin beliren bu yeni duruma göre yenilendiğinin kabulü gerekmektedir. Ne var ki; davalı vekili bilirkişi raporunun (a) bendine göre hüküm kurulmasını talep etmesi karşısında, bir diğer ifadeyle, Ocak ve Şubat 2003 ayları ücretlerine konulan çekincelerin davalı şirket tarafından kabul edilmiş bulunması karşısında, bu miktarlar yönünden olmak üzere itirazın iptaline karar verilmesi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 92 vd. maddeleri gereği olup, Daire bozma ilamında “dava” tarihi yerine “fesih” tarihi ifadesinin yazılması ise maddi hata olarak değerlendirilmiştir.

Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak istemin kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile,direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 5.10.2005 günü oybirliği ile karar verildi

Mahkemesi : Ankara 3.İş Mahkemesi Günü : 26.4.2005 Sayısı : 2004/1657-2005/219

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2005/554, K. 2005/566, 5 Ekim 2005 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2005/554
Karar No
2005/566
Tarih
5 Ekim 2005

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/559 K.2005/612
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/560 K.2005/587
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/561 K.2005/588
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/562 K.2005/573
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/569 K.2005/601
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/580 K.2005/603

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.