İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/724 K.2005/781

Hukuk Genel Kurulu 2005/11-724 E. , 2005/781 K.

Esas2005/724Karar2005/781Tarih28 Aralık 2005Okuma7 dk · 1.317 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2005/724
Karar No
2005/781
Karar tarihi
28 Aralık 2005
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.317 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2005/11-724 E. , 2005/781 K.

"İçtihat Metni" Mahkemesi : Bandırma 1.Asliye Hukuk Mahkemesi

Günü : 07.07.2005

Sayısı : 2005/321 E- 433 K.

Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bandırma 1.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 01.07.2003 gün ve 2000/345 E. 2003/208 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 30.09.2004 gün ve 2003/14265-2004/9111 sayılı ilamı ile;

(...Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada yatırım hesabı bulunduğunu, davalı K.Y.a bu hesaptan sadece alım satım yapma yetkisi verdiği halde, banka tarafından usulsüz olarak davalı K. Y.’a anılan hesaptan 5.600.000.000 TL. sının ödendiğini ileri sürerek, bu miktarın faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekili, davacının yazılı talimatı ile eşine para çekme yetkisi verdiğini, davacının talimat uyarınca eşinin yaptığı işlemlere itirazının olmadığını, bu nedenle iddiasının yasal dayanağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı K. Y., eşinin kendisine hem mevduat hesabından para çekme hem de yatırım hesabından hisse senedi alma ve satma yetkisini birlikte verdiğini, ancak eşiyle arasında sonradan geçimsizlik çıktığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 3.1.2000 günlü talimat yazısının yatırım hesabından menkul kıymet alım satımına ilişkin olup, hesaptan para çekmeyi de kapsadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacıya ait hesaptan yetkisiz olarak çekilen paranın tahsili istemine ilişkindir.

Davalıların savunmalarında dayandıkları 3.1.2000 tarihli yetki belgesi incelendiğinde, davacının eşi K.Y.’a menkul hesabından alım satım yapma yetkisi verdiği ve mevduat hesabından da para yatırmaya ve çekmeye tam yetkili olduğunun belirtildiği görülmüşse de, yetki belgesinin yazılış şekli ve davacının yetkiyi vermedeki gayesinin temelde yatırım hesabına yönelik tasarrufta bulunmak olduğu anlaşılmaktadır.

Banka şubesine hitaben düzenlenmiş bulunan adi yazılı belgede banka görevlilerinin imzası ve onayı bulunmadığı gibi, belgenin düzenleniş şekline davacı tarafın itirazda bulunmasına göre de, bu belge ile davalı K.Y.’a verilen yetkinin sadece yatırım hesabında işlem yapmaya yönelik olarak verildiği, davacının mevduat hesabından para çekip yatırmaya ilişkin olarak verilen yetkinin de bu paranın yine yatırım hesabında kullanılması amacına yönelik olduğunun kabulü gerekmektedir.

Buna göre, mahkemenin davacının eşine verdiği hisse senedi alım satım yetkisinin yatırım hesabından para çekme yetkisini de içerdiği, gerekçesiyle davanın reddine karar vermesinde isabet bulunmamaktadır.

Davacının mevduat hesabından çekilen paranın ancak davacıya ait yatırım hesabında kullanılması şartıyla izin verilmesine, yetki belgesinin bu şekilde değerlendirilmesi gerekmesine göre, davalı bankaca diğer davalıya doğrudan yapılan nakit ödemesi yerinde olmayıp davalıların sorumluluklarına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir...)

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, davacıya ait hesaptan yetkisiz olarak çekildiği ileri sürülen paranın tahsili istemin ilişkindir.

A-DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ

Davacı vekili; müvekkilinin, davalı Bankada bulunan yatırım hesabından eşi diğer davalı K. Y.’a sadece alım satım yapma yetkisi verdiğini; para çekme yetkisi vermediği halde, anılan hesaptan usulsüz olarak K. Y.’a 5.600.000.000TL ödendiğini ileri sürerek; yetkisiz olarak çekilen 5.600.000.000TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

B-DAVALININ CEVABININ ÖZETİ

Davalı Banka vekili; davacının başvurusu üzerine Banka servis görevlisince düzenlenen 3.1.2000 tarihli belge ile davacının, eşi K. Y.’a yatırım hesabında hisse alım satımı, mevduat hesabında ise para yatırma ve çekme yetkisi verdiğini, anılan talimat uyarınca davalı eşin yaptığı işlemlere hiçbir itirazının bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Diğer davalı K. Y. ise; yetki belgesinin düzenlendiği tarihte eşi olan davacının, hem mevduat hesabından para çekme hem de yatırım hesabından hisse senedi alım satım yetkisini birlikte verdiğini; ancak aralarında sonradan geçimsizlik çıkması nedeniyle eşi davacının verdiği yetkiyi inkâr ederek, kötü niyetle dava açtığını savunmuştur.

C-YEREL MAHKEME KARARININ ÖZETİ

Yerel Mahkeme; “davacı tarafından verilen 3.1.2000 tarihli talimatın yatırım hesabından menkul kıymetlerin alım satımına ilişkin olup, hesaptan para çekme yetkisini de kapsadığının anlaşıldığı” gerekçesiyle “davanın reddine” karar vermiştir.

D-TEMYİZ EVRESİ, BOZMA VE DİRENME

Davacı vekilince temyiz edilen karar, Özel Daire’ce yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuş; Yerel Mahkeme “hisse alım yetkisi verildikten sonra, bunun zorunlu uzantısı olan para çekmek için ayrı bir yetkinin varlığının araştırılmasının işin doğasına ters olduğu; menkul kıymet alım satım yetkisinin, temsilcinin para çekme yetkisinden daha az önemsiz olduğunun söylenemeyeceği, bu nedenle 3.1.2000 tarihli talimat yazısında ayrıca açık olarak belirtilmesine gerek olmadan para çekme yetkisinin davalı eşe verildiğinin kabulü gerektiği; davalı K. Y.’ın hesaptan çektiği paradan daha fazlasını da geri yatırdığının anlaşıldığı” gerekçesiyle önceki kararında direnmiş, direnme kararını davacı vekili temyiz etmiştir.

E-MADDİ OLAY

Dosya içeriğine göre, davalı Bankada mevduat hesabı bulunan davacı, 3.1.2000 tarihinde yatırım hesabı açmış ve aynı tarihli yetki belgesi ile, o tarihte eşi olan diğer davalı K. Y.'a hukuki işlem yapma yetkisi vermiştir. 3.1.2000 tarihli belgede bu yetkinin sınırlarını, “Şubenizde açılmış bulunan nolu menkul hesabımdan eşim K. Y.’a alım satım yapma yetkisi veriyorum ve ayrıca 42226 nolu hesabımdan para çekme ve yatırmaya tam yetkilidir” ifadeleriyle belirlemiştir. Ancak davacı daha sonra, mevduat hesabından davalı K. Y. tarafından çekilen 5.600.000.000Tl’nin usulsüz olarak ödendiği iddiasıyla, temsil yetkisi verilen Kadri Yılmaz ve ödemeyi yapan Banka aleyhine, bu miktarın tahsili istemiyle görülmekte olan davayı açmıştır.

Yargılama sırasında mümessil K. Y.’ın vefatı üzerine davacı, çocukları olan mirasçıları davaya dahil etmeyeceğini beyan etmiş ve zararın sadece davalı Banka tarafından tazminini istemiştir.

F-GEREKÇE

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; 3.1.2000 tarihli yetki belgesinin, yatırım hesabında işlem yapmanın yanı sıra para çekme yetkisini de içerip içermediği; bu bağlamda mümessile ödemede bulunan davalı Banka’nın kusurlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümüne geçilmeden önce, “Temsil” müessesesinin açıklanmasında yarar vardır.Temsil, bir kimsenin mümessil sıfatıyla diğer bir kişi adına hukuki işlem yapmasıdır. Temsil kurumu

818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 32-40. maddeleri arasında düzenlenmiş olup; burada, yetkili bir mümessilin diğer bir şahıs adına yaptığı hukuki işlemden doğan hak ve borçların temsil edilene ait olması söz konusudur.

Bu noktada, mümessil tarafından yapılan hukuki işlemden doğan hak ve borçların temsil edilene ait olabilmesi için gerekli en önemli unsur; mümessilin, temsil edilen adına hukuki işlem yapmaya yetkili olmasıdır. Bu yetki, bir hukuki işlemden (rızai yetki) veya kanundan (kanuni yetki) doğabilir.

Temsil yetkisi kanundan doğuyorsa yetkinin kapsamını ilgili kanun belirler; şayet bir hukuki işlem ile temsil yetkisi verilmiş ise, yetkinin kapsam ve sınırı bu hukuki işlemde gösterilir. (BK.m33)

Bir hukuki işlem ile verilen temsil yetkisinin kapsamı belirlenirken, temsil edilenin iradesi ve işin niteliğinin de göz önünde tutulması gerektiği kuşkusuzdur.

Somut olayda; davacı, yatırım hesabının açıldığı 3.1.2000 tarihine kadar mevduat hesabında tek başına tasarruf etmiş; Banka şubesine hitaben düzenlenen 3.1.2000 tarihli yetki belgesinde, eşi K. Y.’a menkul hesabından alım satım yapma yetkisi vermiş, mevduat hesabından da para yatırmaya ve çekmeye tam yetkili olduğu belirtilmiştir. Yatırım hesabında alım satım yapmaya yetkilendirilen bir kimsenin, o hesapla ilişkilendirilen bir mevduat hesabından para çekme ve yatırmaya da yetkili kılınması zorunlu bulunduğuna göre; davalı K. Y.’a, davacının mevduat hesabından para çekip yatırmaya ilişkin olarak verilen yetkinin, bu paranın davacının yatırım hesabında kullanılması amacına yönelik olduğu anlaşılmaktadır.

Yatırım hesabında işlem yapmak için başvurduğu 3.1.2000 tarihine kadar mevduat hesabında tek başına tasarruf eden davacının, o tarihte para çekme yetkisini vermedeki amacının, yatırım hesabına yönelik tasarrufta bulunmak olup; davalıya doğrudan para çekme yetkisi vermediği açıktır.

Görüldüğü üzere, davalı K. Y.’ın yetki sınırlarını aşarak, davacının hesabından para çekmesi ve diğer davalı Bankaca nakit ödenmesi nedeniyle davacının zararı doğmuştur.

Hemen belirtilmelidir ki, temsilcinin yetkisiz olduğunu ya da yetki sınırlarını aştığını bilen ya da bilmesi gereken üçüncü kişi, temsil edilen yönünden zararlı sonuçlar doğuran bir işlem nedeniyle sorumludur.

Şu durumda; davacının mevduat hesabından, davalı Kadri Yılmaz’a doğrudan nakit ödeyen davalı Banka; kendisinden beklenen özeni göstermeyip, mümessilin bu konuda yetkili olup olmadığını denetlememekle kusurludur.

Hatta denilebilir ki, yetkisiz temsilciye (yanlışlıkla, temsilcilik sınırlarını bilmeden) yapılan ödeme, ödeyeni borçtan kurtarmaz. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi 10.12.1963 gün, E:12094 K:10599)

Hal böyle olunca; Yerel Mahkemece davalı Bankanın sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, davanın reddine dair önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 28.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2005/724, K. 2005/781, 28 Aralık 2005 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. A-davacının İsteminin Özeti
  6. B-davalının Cevabının Özeti
  7. C-yerel Mahkeme Kararının Özeti
  8. D-temyiz Evresi, Bozma Ve Direnme
  9. E-maddi Olay
  10. F-gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2005/724
Karar No
2005/781
Tarih
28 Aralık 2005

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/725 K.2005/768
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/726 K.2005/782
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/727 K.2005/717
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/729 K.2005/705
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/730 K.2005/769
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/731 K.2005/776

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.