İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/764 K.2005/756

Hukuk Genel Kurulu 2005/21-764 E. , 2005/756 K.

Esas2005/764Karar2005/756Tarih21 Aralık 2005Okuma6 dk · 1.180 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2005/764
Karar No
2005/756
Karar tarihi
21 Aralık 2005
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.180 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2005/21-764 E. , 2005/756 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki “alacak“ davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 4.İş. Mahkemesince davanın reddine dair verilen 27.10.2004 gün ve 2004/54 E. 918 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 2.6.2005 gün ve 2004/12997 E. 2005/5640 K. sayılı ilamı ile,

(...Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3201 sayılı yasaya göre, yurt dışı hizmetlerini borçlanan ve buna bağlı olarak kendisine yaşlılık aylığı bağlanan bir Türk Vatandaşının uzun sayılabilecek bir süre sonra, yaşlılık aylığından yararlanma koşullarından biri olan yurda kesin dönüş koşulunun bulunmadığının anlaşılması üzerine, Kurumca, gerek borçlanma ve gerekse yaşlılık aylığının iptaline ilişkindir.

Mahkeme, borçlanmanın iptaline dair kurum işleminde işlem tarihi itibariyle bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı isteminin reddine karar vermişse de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.

Kesin dönüş koşulunu hem borçlanma hem de aylık bağlama istemleri yönünden zorunlu kabul eden görüşün dayanağı 3201 sayılı yasanın yukarıda açıklanan 3. ve 6. maddeleridir. Her iki maddede de açıkça kesin dönüş koşulu aranmışken, bu iki maddenin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 12.12.2002 gün ve 2000/36-2002/198 sayılı kararı ile “08.05.1995 günlü ve 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun;

3. Maddesinin birinci fıkrasında yer alan “... Yurda kesin dönüş yapanlar, kesin dönüş ..” Sözcüklerinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Y... A... , F.. K.. , E.. E... , T.. T.. ile A... A... ’ın karşı oyları ve oyçokluğuyla

6. Maddesinin (A) paragrafının birinci fıkrasının ( a) bendinde yer alan “… kesin dönülmüş . . .” Sözcüklerinin Anayasa aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, oybirliğiyle,

C- 3. Maddesinin birinci fıkrasında yer alan” ... Yurda kesin dönüş yapanlar, kesin dönüş ...“ sözcüklerinin iptali nedeniyle aynı maddenin uygulanma olanağı kalmayan birinci fıkrasındaki “…tarihinden itibaren” sözcükleri ile İkinci fıkrasının, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 29. Madde ikinci fıkrası gereğince iptaline, F... K... ’NUN karşı oyu ve oyçokluğu ile” sonuca bağlanmış, bu karar ile borçlanmaya ilişkin 3. maddedeki kesin dönüş koşulu iptale konu edilirken , aylık bağlama ile ilgili 6. maddedeki aynı koşul varlığını korumuştur.

25.4.2003 gün ve 25089 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan bu karar ile borçlanma için aranan “kesin dönüş” koşulunun yasa metninden çıkarılmış olması karşısında borçlanma işleminin kesin dönüş yapılmadığı gerekçesiyle kurumca iptali yerinde bir işlem olarak görülmemiştir. Mahkemenin kurumun bu işlemini yerinde bulan görüş ve kararı açıklanan nedenlerle yerinde değildir. Kaldı ki, 4958 sayılı yasanın 56. maddesi ile 3201 sayılı yasanın 3. maddesinde yapılan değişiklik ile “yurda kesin dönüş” koşulu kaldırılmıştır.

Ancak, kurumun diğer işlemi 3201 sayılı yasanın 6. maddesinde şartları ortaya konulan “aylık bağlama işlemi”dir. Aylık bağlama talebinde bulunulması ve aylığın bağlanması konusunda anılan maddede yer alan “kesin dönüş yapılmış olması koşulu” ise iptale konu olmadığından varlığını korumaktadır. Bu nedenle de, aylık bağlanma talep yada aylığın bağlanması tarihinde kesin dönüş koşulunun gerçekleşmemiş olması halinde kurum uygulamasının ne olması gerektiği ayrıca irdelenmeli ve açıklığa kavuşturulmalıdır.

Gerçekten, bu konuda sözü edilen 3201 sayılı yasa, 6. madde (B) fıkrası, sistemi doğrudan olmasa bile, dolaylı biçimde ortaya koymuş, yurt dışından kesin dönüş yapılmasına ve kendilerine yaşlılık aylığı bağlanmasına karşın, yurt dışında çalışmak isteyenler yönünden Kurumca yapılması gereken işlemleri belirlemiştir.

Buna göre; yurt dışından kesin dönüş yapan bir kimsenin yeniden yurt dışında çalışması halinde; çalıştığı süre kadar yaşlılık aylığı kesilecek bu kişinin yurda dönüşünde; isterse çalıştığı süre kadar borçlanmak suretiyle; yaşlılık aylığı oran ve miktarı artırılacak, isterse, eski aylık olduğu gibi ödenmeye devam edecektir.

Böylece denilebilir ki, 3201 sayılı yasa sisteminde yeniden yurt dışı çalışma söz konusu olduğunda, yaşlılık sigortasından bağlanan aylıklar ödenmemekte ve sosyal güvenlik askıya alınmaktadır.

Bu durumun sonucu olarak, yaşlılık aylığı bağlanması sırasında, yurda kesin dönüş koşulunun gerçekleşmediği anlaşılırsa, yapılacak işlem veya uygulanacak yaptırım, yaşlılık aylığının bağlanmaması ve kesin dönüş tarihine kadar işlemlerin hukuken askıya alınması, istek olduğunda yatırılan borçlanma bedelinin iadesidir. Yaşlılık aylığı bağlanmış olması halinde ise bağlanan aylığın kesilmesi ve ödenen aylıkların geri alınmasıdır.

Nitekim, 506 sayılı yasa sisteminde, yurt içinde çalışanlar için uygulanan yaptırımda belirtilen şekilde olmaktadır. Yargıtay uygulamasında kabul edildiği üzere, yurt içinde çalışan bir sigortalının, yaşlılık aylığından yararlanmak için Kuruma başvurduğunda, işten ayrılma koşulu gerçekleşmemişse, bu kişiye yaşlılık aylığı bağlanmamakta veya yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra, bu koşulun yokluğu anlaşıldığında; aylıklar kesilmekte ve ödenenler geri alınmaktadır. Bunun ötesinde.

506 sayılı yasanın 3279 sayılı yasa ile değişik 63. maddesinde kabul edildiği biçimde; yaşlılık aylığı alanlar, Sosyal Güvenlik Destek Primi ödeme koşuluyla; yaşlılık aylıklarının kesilmeden çalışmalarını sürdürebilmektedirler.

En önemlisi “işten ayrılma” veya “yurt dışından dönüş” koşulunun yokluğu, kişinin sosyal güvenlik haklarının büsbütün ortadan kaldırıcı bir neden olarak, yasalarda öngörülmemiş, sadece, aylığın başlatılmaması veya bağlanan aylığın kesilmesi biçiminde yaptırıma bağlanmıştır.

Buna karşın, görülmekte olan bu davada olduğu gibi 3201 sayılı yasa yönünden de, Kurumun benzeri durumlardaki borçlanmanın ve aylık bağlama işleminin iptali yönündeki uygulaması, yasanın özüne olduğu kadar “Anayasal Sosyal Güvenlik” İlkelerine ve yasaların öngördüğü “Sosyal Sigortalar” sistemine aykırıdır.

Belirtilen nedenlerle, 3201 sayılı yasa sisteminde usulüne uygun borçlanıp, aylık bağlandıktan sonra yeniden yurt dışı çalışma söz konusu olduğunda, nasıl yaşlılık sigortasından bağlanan aylıklar ödenmemekte ve sosyal güvenlik askıya alınmakta ise, aylık bağlanması talep ve fiilen aylığın bağlanması tarihlerinde kesin dönüş koşulunun gerçekleşmediği durumlarda da benzer uygulamaya gidilerek yapılacak işlem veya uygulanacak yaptırım, yaşlılık aylığının bağlanmaması ve kesin dönüş tarihine kadar işlemlerin hukuken askıya alınması, istek olduğunda yatırılan borçlanma bedelinin iadesi;

yaşlılık aylığı bağlanmış olması halinde ise bağlanan aylığın kesilmesi ve ödenen aylıkların geri alınması olmalı, kesin dönüş şartı gerçekleştiği takdirde de bu şartın gerçekleştiği tarihten itibaren aylık bağlama işleminin askı durumundan kurtarılarak ve yasanın aradığı diğer unsurlar gözetilerek yeniden aylık bağlanması olmalıdır.

Öte yandan, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, hakim, bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi olaylar ve talep sonucu ile bağlı olup, dayandıkları yasa hükümleri ve onların tavsifleriyle bağlı olmadığından yasaları resen uygulayarak iddia ve savunmadaki talep sonuçlarını karara bağlamakla yükümlüdür. Görülmekte olan dava, henüz derdest olup, taraflar yararına müktesep bir hak doğurmamaktadır.

Sonuç olarak, Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda açıklanan kararı ile 3201 sayılı yasanın 3. maddesinde yer alan borçlanma koşullarından “yurda kesin dönüş koşulu” nun iptal edilmiş olması ve 4958 sayılı yasanın 56. maddesi ile 3201 sayılı yasanın 3. maddesinde yapılan değişiklik karşısında, “davacı işçinin borçlanma işleminin iptaline yönelik kurum işleminin tüm hukuki sonuçları ile birlikte iptaline”, aylık bağlama işlemi açısından da “davacı işçinin yurda kesin dönüşünün gerçekleştiği tarihe kadar bu hakkının askıda olduğu kabul edilerek işlem yapılması gereğini gözetmeyen kurum işleminin iptaline” karar vermek gerekirken, mahkemece,

bu maddi ve hukuki olgular ve özellikle 3201 sayılı yasanın lehe değişen hükümleri göz önünde tutulmaksızın davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...)

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre,Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken,önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile,direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA,istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 21.12. 2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Mahkemesi : İstanbul 4. İş Mahkemesi Günü : 26.10.2005 Sayısı : 501-863

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2005/764, K. 2005/756, 21 Aralık 2005 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2005/764
Karar No
2005/756
Tarih
21 Aralık 2005

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/765 K.2005/660
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/767 K.2005/744
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/768 K.2005/661
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/769 K.2005/772
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/770 K.2005/662
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/771 K.2005/773

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.