İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/772 K.2006/17

Hukuk Genel Kurulu 2005/2-772 E., 2006/17 K.

Esas2005/772Karar2006/17Tarih25 Ocak 2006Okuma5 dk · 1.075 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2005/772
Karar No
2006/17
Karar tarihi
25 Ocak 2006
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.075 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2005/2-772 E., 2006/17 K.

TEBLİGATIN GEÇERLİ OLMASI

TEMYİZ SÜRESİ

7201 S. TEBLİGAT KANUNU [ Madde 21 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki "boşanma" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; (Küçükçekmece Birinci Aile Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 06.07.2004 gün ve 2732-2146 sayılı kararın incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay İkinci Hukuk Dairesinin 08.03.2005 gün ve 2504-3501 sayıjı ilamı ile;

(...1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre sair temyiz itirazları yersizdir.

2-Toplanan delillerden davacı kadının çalıştığı, sürekli ve düzenli gelirinin bulunduğu anlaşılmıştır. Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları oluşmamıştır. Davacı kadının yoksulluk nafakası isteminin reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır...)

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Temyiz eden: Davalı

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek, dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma istemine ilişkindir.

A-DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ

Davacı vekili; tarafların 1993 yılından beri evli olup, davalının tutarsız davranışları ve müvekkiline şiddet uygulaması nedeniyle son üç yıldır anlaşamadıklarını ileri sürerek; tarafların boşanmasına, müşterek çocuğun velayetinin davacı anneye verilmesine, davacı için tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesini istemiştir.

B- DAVALININ CEVABI

Davalı duruşmada; iddiaların asılsız olup, gerçeklerin davacı tarafından saptırıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C-YEREL MAHKEME KARARININ ÖZETİ

Yerel Mahkeme; "davalının kusurlu davranıştan sebebiyle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, davacı kadının sürekli ve düzenli bir gelin'nin de bulunmadığının anlaşıldığı" gerekçesiyle, "davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, müşterek çocuğun velayetinin davacı anneye verilmesine" karar vermiş; ayrıca müşterek çocuk yararına iştirak nafakasına, davacı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmetmiştir.

D-TEMYİZ EVRESİ, BOZMA VE DİRENME

Davalı tarafından temyiz edilen karar, Özel Daire'ce yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuş; Yerel Mahkeme önceki gerekçesini tekrarla direnme kararı vermiş; direnme kararını davalı temyiz etmiştir.

E- ÖN SORUN

Hukuk Genel Kurulu'ndaki görüşme sırasında, işin esasına geçilmeden önce, direnme kararını 14.10.2005 tarihinde temyiz eden davalıya, 20.09.2005 tarihinde yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmadığı; buna bağlı olarak davalının, yasal temyiz süresini geçirip geçirmediği, ön sorun olarak incelenmiştir.

Öncelikle ifade edilmelidir ki; tebliğ ile ilgili 7201 sayılı Kanun ve Tüzük hükümleri tamamen şeklidir. Gerek tebliğ işlemi ve gerekse tebliğ tarihi, Kanun ve Tüzükte emredilen şekillerle ispat olunabilir. Anılan Kanun ve Tüzüğün bu konuda etkili önlemler almış olmasının tek amacı, tebliğin muhatabına ulaşmasını ve onun tarafından kabul edilmesini sağlamaktır.

Şu hale göre; yazılı tebligat, bir davaya ilişkin işlemleri o davayla ilgili kişilere bildirmek için, mahkemelerce Kanuna uygun biçimde yapılan bir belgelendirme işlemidir. Dolayısıyla, Kanun ve Tüzük hükümlerinin en küçük ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur.

Dosyada bulunan tebliğ belgesinin arkasındaki yazıdan, direnme kararının davalıya 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uygulanmak suretiyle tebliğ edilmek istenildiği anlaşılmaktadır.

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Tebliğ imkânsızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesinde.

"Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memuruna imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir.

İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." hükmü yer almaktadır. Madde bu haliyle iki hali birlikte düzenlemiştir. Bunlardan ilki "adreste bulunmama", diğeri ise "tebellüğden imtina"ö\r.

Muhatabın adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinin birinci fıkrasında; "Muhatap veya adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memuriarından tahkik ederek beyaniannı tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak kendisinin imzalaması gerekir." hükmü öngörülmüştür.

Burada Tüzüğün 28. maddesi, tebliğ memuruna ilgilinin neden adreste bulunmadığını "tahkik etme" görevini yüklemiştir. Buna göre tebliğ memuru tahkik etmekle kalmayıp, buna tevsike yönelik olarak yaptığı tahkikatın sonucunu tebliğ evrakına yazacak ve maddede açıkça belirtildiği üzere ilgilisine imzalatacaktir. Ancak bu şekilde yapılan işlemin usulüne uygun olup olmadığı, Hâkim tarafından denetlenebilir.

Muhatabın tebliğ adresinde ikamet etmekle birlikte, kısa ya da uzun süreli ve geçici olarak adreste bulunmadığının, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin beyan ve bunun tevsik edilmesi halinde ancak; maddede sayılanlardan, örneğin muhtara imza karşılığı tebliğ edilip, 2 numaralı fişin kapıya yapıştırılması ve komşunun durumdan haberdar edilmesi işlemlerine geçilebilecektir.

Tahkikatta muhatabın adresten kesin olarak ayrıldığının ya da öldüğünün tespiti halinde ise Tüzüğün 28. maddesinin 2., 3., 4. fıkraları gereğince işlem yapılacaktır.

Bu itibarla; Tüzüğün 28. maddesinde öngörülen şekilde ve maddede belirtilen kişilere sorularak imzaları da alınmak suretiyle, şayet imzadan çekinmeleri halinde bu husus da belirtilerek; muhatabın adreste geçici olarak bulunmama sebebi ve tevziat saatlerinden sonra geleceği "tevsik edilmeden", Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre yapılan tebligat işlemi geçersizdir. Zira bu belgeleme işlemi, devamı işlemleri belirlemesi yanında muamelenin doğru olup olmadığına karar verilmesi yönünden yardımcı olacak ve tebliği isteyen makam ve Hâkimin denetimini sağlayacaktır.

21. maddeye göre yapılan tebligatlarda tebliğ tarihi, maddenin son cümlesinde açıkça belirtildiği üzere, iki numaralı fişin yani ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihtir. Tebliğ tarihinin bu şekilde belirlenmesi ve geçerli sayıla-bilmesi, tebliğ memurunun yukarıda açıklanan araştırmayı mutlaka yapmasına ve belgelemesine bağlıdır.

Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulu'nun 13.10.1965 gün ve E:2/793 K:366, 16.09.1981 gün ve E:7/2371 K:604, 29.12.1993 gün ve E:18/778 K:876, 08.10.1997 gün ve E:2/499 K:783 ve 02.06.1999 gün E:1999/18-480 K:1999/486 sayılı kararlarında da istikrarlı bir biçimde benimsenmiştir.

Tüm açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; direnme kararının tebliğ belgesinde, "Muhatabın tebliğ adresine gidildi. Tevziat saatlerinde adreste tebliğe haiz kimse bulunamadığından muhatabın işe gittiği aynı binada komşusu Zülfü tarafından beyan edilmesi üzerine tebliğ evrakı ilgili G... mahalle muhtarına tebliğ edilerek tebliğ adresine 2 nolu haber kâğıdı yapıştırıldı, komşusu Zülfü'ye haber verildi. Komşusu imzadan imtina etmiştir." denilmiş ve tebliğ memurunca imzalanmıştır.

Görüldüğü gibi tebliğ memuru, davalının gösterilen adreste geçici ve kısa süreli bulunmama sebebini aynı binada oturan komşusu Zülfü'den soruşturarak, "davalının işe gittiği" yönündeki beyanını tebliğ belgesine yazmış, beyanı yapanın imzadan çekinmesi nedeniyle bu ciheti de şerh ve kendi imzası ile tasdik ettikten sonra; direnme kararını muhtara tebliğ ve 2 nolu fişin kapıya yapıştırılması işlemlerini tamamlamıştır.

Böylece, Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesinin birinci fıkrası hükmü aynen, yerine getirilmekle; direnme kararının davalıya tebliğ işlemi, Kanun ve Tüzük hükmüne uygun yapılmıştır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı 20.09.2005 tarihi, ilamın davalıya tebliğ tarihidir.

F-ULAŞILAN ÇÖZÜM

Hal böyle olunca; 20.09.2005 tebliğ gününden başlayarak, on beş günlük temyiz süresi geçirildikten sonra, 14.10.2005 tarihinde verildiği anlaşılan davalının temyiz dilekçesinin süre yönünden reddi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davalının temyiz dilekçesinin süre yönünden (REDDİNE), istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 25.01.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2005/772, K. 2006/17, 25 Ocak 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tebligatın Geçerli Olması
  4. Temyiz Süresi
  5. A-davacının İsteminin Özeti
  6. B- Davalının Cevabı
  7. C-yerel Mahkeme Kararının Özeti
  8. D-temyiz Evresi, Bozma Ve Direnme
  9. E- Ön Sorun
  10. F-ulaşılan Çözüm
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2005/772
Karar No
2006/17
Tarih
25 Ocak 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2005/871 K.2006/364
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2005/920 K.2006/372
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2005/1159 K.2006/795
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2005/2309 K.2006/452
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2005/4503 K.2006/308
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2005/7594 K.2006/147

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.