KÜNYE
- Mercii
- Yargıtay
- Daire
- Hukuk Genel Kurulu
- Esas No
- 2005/81
- Karar No
- 2005/118
- Karar tarihi
- 2 Mart 2005
Karar Metni
1.026 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Hukuk Genel Kurulu 2005/11-81 E. , 2005/118 K.
"İçtihat Metni" Mahkemesi : Kadıköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi
Günü : 21.11.2003
Sayısı : 1003-1260
Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.03.2002 gün ve 2001/189-2002/259 sayılı kararın incelenmesi Davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23.01.2003 gün ve 2002/8011-2003/588 sayılı ilamı ile ;
(...Davacı vekili, müvekkiline ve davalı sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigortalı bulunan aracın 31.12.2000 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde hasarlandığını, davalının sigortalı araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle tazminat ödemediğini, sürücünün kaza sırasında %45 promil alkollü olduğu, KTK ve yönetmeliğine göre %50 promilin üzerindeki alkollü durumların suç sayıldığı, ayrıca kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmiş olmasının hasarı teminat dışı bıraktığını, bu derecedeki alkol miktarının kazanın sebebi olamayacağını iddia ederek hasar tamir masrafları olan 1.893.846.276 TL. nın davalıdan olay tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait aracın müvekkil şirkete kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin sürücüsünün alkolün etkisi altında olması nedeniyle kaza yaptığını dolayısıyla hasara sebebiyet verdiği gerekçesiyle tazminat ödemeyi uygun bulmadığını, bu durumun açıklığa kavuşturulması için nöroloji uzmanı bir doktor ile trafik uzmanı bilirkişilerden oluşacak bilirkişi heyetince inceleme yaptırılmasını, ayrıca davacı vekilinin reeskont oranında temerrüt faizi talebinin de yerinde olmadığını, faiz talebinin ancak yasal faiz olabileceğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen 5.7.2001 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sürücünün %45 promil oranında alkollü olmasının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 48 ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 97/b ve 111/d ile poliçe genel şartlarının 5/5 madde hükmüne göre %50 promil alkol seviyesinin altında bulunan ve teminat dışı kalan zararlardan sayılmaması gerekçesiyle, 1.798.524.479 TL.nın 31.12.2000 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirkete kasko poliçesi ile sigortalı araçta meydana gelen hasarın tazmini istemine ilişkindir.
Kasko sigorta genel şartlarının A.5-5 maddesinin dayanağını teşkil eden Karayolları Trafik Kanunu’nun 48. maddesine göre, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç kullanması yasaklanmıştır.
Sözü edilen yasaklamayı düzenleyen KTK.nın 48. maddesinin ilk fıkrasında (alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayollarında araç kullanmaları yasaklanmış) olup, aynı maddenin ikinci fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde yasaklama yetkisi Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 110. maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmünün tekrarlanmasını müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarını ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra,
yasada yer alan güvenli araç sürme yeteneğini kaybetme hükmü dikkate almadan, mücerret 0.50 promil üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesi, yasal dayanağı bulunmadığından geçersizdir. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde poliçede genel şart olarak kabulü mümkün değildir.
Bu itibarla, yasa hükmü uyarınca kandaki promil oranı dikkate alınmaksızın olayın sürücünün alkolün etkisi nedeniyle güvenli sürüş yeteneğini kaybetmesi sonucu meydana gelip gelmediğinin saptanması önem kazanmaktadır. Zira, alkolün etkisi kişilerin bünyesine göre değişik sonuçlar ortaya çıkarabilmektedir.
Nitekim, dava konusu olayda da, aralarında nöroloji uzmanı bir hekimin de bulunduğu bilirkişi kurulunca verilen 09.11.2001 günlü ek raporda davaya konu olayın sürücünün alkolün etkisinde kalması sonucu meydana geldiği belirtilmiştir.
Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, alkol seviyesinin yönetmelikte belirlenen 0.50 promilin altında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş ve davalı sigortacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir...)
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle,yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN
Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2005/81, K. 2005/118, 2 Mart 2005 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama