İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/103 K.2006/76

Hukuk Genel Kurulu 2006/1-103 E. , 2006/76 K.

Esas2006/103Karar2006/76Tarih15 Mart 2006Okuma4 dk · 799 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2006/103
Karar No
2006/76
Karar tarihi
15 Mart 2006
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

799 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2006/1-103 E. , 2006/76 K.

"İçtihat Metni" Mahkemesi : Akşehir Asliye Hukuk Mahkemesi Günü : 26.10.2005 Sayısı : 2005/837-797

Taraflar arasındaki “tapu iptali ve terkin” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda. Akşehir Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.7.2004 gün ve 2000/719-2004/601 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 22.12.2004 gün ve 13759-14212 sayılı ilamı ile,

(...Dava, tapu iptal, terkin isteğine ilişkin olup, 28.11.1997 tarih 5/3 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca yapılan inceleme ile belirlenen kıyı kenar çizgisi göz önünde bulundurulmak suretiyle, davanın kısmen kabul edildiği anlaşıldığına göre, davada kabul ve red oranı gözetilmek suretiyle, taraflar yararına yargılama gideri ve avukatlık parasına hükmedilmesi gerekirken giderlerin tamamının davacı üzerinde bırakılması doğru değildir.

Davacı hazinenin bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, tapu iptal ve terkin istemine ilişkindir.

Davacı Hazine vekili; 3621 sayılı Kanunun 9. maddesi gereğince idare tarafından kıyı kenar çizgisi belirlenmiş olup; tapuda davalı adına kayıtlı bulunan 4149, 4190, 4277 ve 3841 parsel sayılı taşınmazların kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek, taşınmazların tapu kaydının iptali ile kıyı olarak kamuya terkinine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili; kıyı kenar çizgisinin belirlenmesine ilişkin idari işlemin davalıya bildirilmemesi nedeniyle itiraz edemediğini ve dava konusu taşınmazların tarım arazisi niteliğinde olduklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemenin; “dava konusu taşınmazların niteliğine yönelik olarak davalının devleti yanılgıya düşürecek kasıtlı davranışı bulunmayıp, taşınmazların kıyı vasfında olup olmadığının tespitinin teknik inceleme gerektirdiği; bu itibarla davalının, davanın açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılmakla yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı” gerekçesiyle; “Dava konusu 4190 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın kabulüne; dava konusu 4149 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın kısmen kabulüne; dava konusu 4277 ve 3841 parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılan davanın reddine; Yargılama giderlerinin davacı Hazine üzerinde bırakılmasına” dair verdiği karar, Özel Daire’ce yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuş; Yerel Mahkeme önceki gerekçesini tekrarla direnme kararı vermiştir.

Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık; davacı yararına yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmedilmesinin gerekip gerekmediği noktasındadır.

Yargılama giderleri, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 423 üncü maddesinde sayılmış; aynı maddenin 6 numaralı bendinde, vekâlet ücretinin de yargılama gideri olduğu belirtilmiştir.

Bilindiği ve 29.05.1957 gün, 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, karşı tarafa yüklenmesi gereken ve yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden (resen) hükmedilmesi gerekir.

Kural olarak yargılama giderleri, davada haksız çıkan, eş söyleyişle aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir (HUMK m.417/I c.1). Bir davada her iki taraf da kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini, haklı çıkma oranına göre taraflar arasında paylaştırır. (HUMK m. 417/ I c.2).

Bu noktada, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 417 nci maddesinde tarafların kusuru esası değil, davada haklı çıktıkları oran göz önünde tutulmuştur. (Y.H.G.K 01.12.1955, E:1/205, K:439)

Yargılama giderlerinin davada haksız çıkmış olan tarafa yükletilmesine ilişkin az yukarıda açıklanan ana kuralın bazı istisnaları vardır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 417 nci maddesinin birinci fıkrasında “kanunen musarrah olan hallerden maadasında” deyimi ile, bu istisnalar kastedilmiştir.

Buna göre; davalı, ilk oturumda davayı kabul ederse ve hal ve durumu ile kendisi aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermemiş ise yargılama giderlerine mahkûm edilemez (m. 94/II). Yine, davada haklı çıkmış olan taraf, bilerek ve isteyerek davayı uzatırsa veya gereksiz masraf yaparsa ya da elinde bulunup da hükme etkisi olan belgeleri zamanında karşı tarafa bildirmezse, davayı kazanmış olmasına rağmen yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir (m.418).

O halde; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 94 ve 418. maddelerinde öngörüldüğü gibi özel bir sebep bulunmayan hallerde, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi, taraflar kısmen haklı çıkarsa haklı çıktıkları oranda paylaştırılması gerektiği kuşku ve duraksamadan uzaktır.

Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07.12.2005 gün ve E:2005/1-683, K:2005/709 sayılı kararında da aynı ilke benimsenmiştir.

Somut olayda, davacı Hazine tarafından açılan tapu iptal ve terkin davalarının yapılan yargılaması sonunda Mahkemece, kıyı kenar çizgisi dışında kaldığı belirlenen 4277 ve 3841 parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılan dava reddedilmiş; 4190 parsel sayılı taşınmazın tamamının, 4149 parsel sayılı taşınmazın ise bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı tespit edildiğinden, dava konusu 4190 parsel yönünden davanın kabulüne, 4149 parsel yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; ancak davacı Hazine yararına yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmedilmemiştir.

Davada, kısmen davalı aleyhine karar verildiğine ve yukarıda açıklanan genel kuralın aksine, Usulün 94 ve 418. maddelerinde öngörüldüğü gibi özel bir sebep de bulunmadığına göre, tarafların haklı çıktıkları oranda yargılama giderlerinin paylaştırılması gerekir.

Hal böyle olunca; Yerel mahkemece davada kabul edilen kısım üzerinden davacı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile,direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2006/103, K. 2006/76, 15 Mart 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2006/103
Karar No
2006/76
Tarih
15 Mart 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2006/104 K.2006/2998
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2006/104 K.2006/2291
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2006/105 K.2006/2999
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2006/106 K.2006/2272
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2006/106 K.2006/3573
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2006/106 K.2006/3000

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.