KÜNYE
- Mercii
- Yargıtay
- Daire
- Hukuk Genel Kurulu
- Esas No
- 2006/224
- Karar No
- 2006/291
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2006
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Hukuk Genel Kurulu 2006/4-224 E. , 2006/291 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ
Ankara 17.Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/12/2005
NUMARASI
2005/294 E- 436 K.
Taraflar arasındaki “tazminat“ davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 17.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 01.04.2004 gün ve 2003/695 E- 2004/128 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 10.05.2005 gün ve 2004/8621-2005/5149 sayılı ilamı ile; (...1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince;
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır.
Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nısfetle hüküm vereceği Medeni Kanun’un 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olan işte davacının dava dilekçesinde yayında yer alan birden fazla sözcüğü dava nedeni yapmasına ve mahkemece de tazminat miktarının buna göre belirlenmesine, ne var ki yayında davacı için yapılan “küstah” nitelendirmesi dışındaki sözlerin davacının konum ve görevi gözetildiğinde eleştiri sınırları içinde kalmasına ve yukarda belirtilen ilkelere göre mahkemece takdir olunan 15 milyar TL. manevi tazminat miktarı çok fazladır.
Açıklanan “küstah” nitelendirmesinin kişilik hakkına saldırı oluşturduğu, diğer dava konusu hususlar yönünden saldırı bulunmadığı gözetilerek manevi tazminat miktarının buna ve yukardaki ilkelere göre mahkemece yeniden ve daha az tutarda takdir edilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN
Davalılar vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle, Yerel Mahkeme ile Özel Daire arasındaki uyuşmazlık Mahkemece hüküm altına alınan manevi tazminat miktarına ilişkin olup, davacı yararına tazminat takdir edilmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamasına göre; Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen ve manevi tazminat miktarının yeniden ve daha az tutarda belirlenmesi gereğine işaret eden Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2006/224, K. 2006/291, 10 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama