İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/265 K.2006/335

Hukuk Genel Kurulu 2006/7-265 E. , 2006/335 K.

Esas2006/265Karar2006/335Tarih31 Mayıs 2006Okuma6 dk · 1.194 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2006/265
Karar No
2006/335
Karar tarihi
31 Mayıs 2006
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.194 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2006/7-265 E. , 2006/335 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Birecik Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 13/07/2004

NUMARASI : 2004/211-224

Taraflar arasındaki “zilliyetliğin tespiti“ davasından dolayı yapılan yargılama sonunda.

Birecik Asliye Hukuk Mahkemesince davanın davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden reddine, davalı Belediye Başkanlığı yönünden kabulüne dair verilen 4.12.2001 gün ve 2001/110 E. 2001/929 K. sayılı kararın incelenmesi davacı ile davalılardan Belediye başkanlığı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 16.5.2003 gün ve 2003/1128 E. 1648 K. sayılı ilamı ile, (...Davacı A..

Y.. .. ada ..parsel sayılı taşınmazın Birecik Belediyesine ait olduğunu, Karkamış Barajı ve Hes kamulaştırma sahası içinde kaldığını, üzerinde bulunan mütemmim cüzlerin kendisine ait olduğunu öne sürerek Belediye ve D.S.İ. Genel Müdürlüğü aleyhine dava açmıştır. Belediye taşınmazın davacıya kiralandığını savunmuştur. Mahkemece D.S.İ.

Genel Müdürlüğü açısından davanın reddine, Belediye açısından davanın kabulüne, ..ada ..parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 7 yaşında 13 adet çam, 5 yaşında 7 adet akasya, 20 yaşında 11 adet okaliptus, 4 yaşında 3 adet ateş dikeni, 4 yaşında 5 adet gül, 6 yaşında 6 adet nar, 3 yaşında 50 adet ligustrum, 8 yaşında 1 adet asma, 5 yaşında 1 adet dut ağacı ile 1248 m2 büyüklüğünde halı saha, 1 adet altıgen büfe, 1 adet duş odası, 1 adet ofis odası, iki tuvalet, 4 adet soyunma odasından oluşan tesis ve ağaçların davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

1.340.000.000.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı D.S.İ. Genel Müdürlüğüne verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı Belediye tarafından temyiz edilmiştir.

1-Davacı taraf davasında Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünü hasım olarak göstermiş olup Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü de davada vekil ile temsil edilmiştir. Mahkemece Devlet Su İşleri aleyhine açılan davanın reddine ve kararda yazılı vekalet ücretinin Devlet Su İşlerinin yararına hükmedilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik olmamaktadır. Bu nedenlerle davacı A.. Y..'nın Devlet Su İşleri yararına takdir edilen vekalet ücreti yönünden yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

2-Davalı Belediye'nin temyiz itirazlarına gelince: Davacı ile davalı Belediye arasında kira sözleşmesi mevcut bulunmaktadır. Dava konusu taşınmaz halı saha olarak kiralanmıştır. Somut olayda taşınmaz Belediye tarafından kamulaştırılmamıştır. Yanlar arasında kira sözleşmesinden doğan alacak bulunmaktadır. Bu tür davaların mülkiyetin tespiti şeklinde değil eda davası veya kira sözleşmesinden doğan alacak davası olarak açılması gerekir. Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanlışa düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalı Belediye Başkanlığı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, zilyetliğin tespiti istemine ilişkindir.

Davacı vekili; mülkiyeti davalı Belediye Başkanlığı’na ait 100 ada 1 parsel sayılı taşınmazın diğer davalı DSİ Genel Müdürlüğü’nce kamulaştırıldığını, ancak taşınmaz üzerinde bulunan bina, spor kompleksi, ağaç, halı saha ve diğer muhtesatın müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek; müvekkilinin ileride doğacak mağduriyetinin önlenmesi için, taşınmaz üzerinde bulunan mütemmim cüzlerin müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Belediye Başkanlığı vekili, davacı ile müvekkili arasında aktedilmiş 6.3.2001 başlangıç tarihli kira sözleşmesi bulunduğundan, müştemilat yönünden davacının hiçbir hak talep edemeyeceğini savunmuş; diğer davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü vekili ise, dava konusu müştemilatın kamulaştırma tarihinden sonra meydana getirildiğini cevaben bildirmiştir.

Mahkemenin, “kayden davalı Belediyeye ait olan taşınmazın kamulaştırma kapsamına alınmış olması sebebiyle, davacının müştemilat yönünden zilyetliğin tespiti davasını açmakta hukuki yararı bulunduğu, müştemilatın davacıya ait olduğunun da keşfen saptandığı” gerekçesiyle “davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yönünden davanın reddine; davalı Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın kabulü ile, taşınmaz üzerinde bulunan tesis ve ağaçların davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine” dair verdiği karar, Özel dairece yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuş; Yerel mahkemece direnme kararı verilmiştir.

Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık; davacının, zemini davalı Belediyeye ait olan taşınmaz üzerindeki müştemilatın aidiyetinin tespitini istemekte hukuki yararının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümüne geçilmeden önce, tespit davasının şartları ve hukuki niteliği üzerinde durulmasında yarar vardır.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda tespit davası olarak bir çeşit davadan bahsedilmemekle beraber, müspet ve menfi tespit davasına cevaz veren hükümleri, Medeni Kanun, Türk Ticaret Kanunu, İcra ve İflas Kanunu ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda bulmak mümkündür (MK m25; İİK m69-II, m72, m89-III; HUMK m519; TK m.58/a).

Ancak uygulama, sanki tespit davalarını düzenleyen genel bir kanun hükmü varmış gibi gelişmiş ve istikrar bulmuştur (YHGK 17.3.1965 gün ve E:9/656 K:120, 20.4.1968 gün ve E:4/437 K:272)

O halde tespit davasının, bir uyuşmazlığın halli zımnında başvurulacak nizalı kazadaki üç dava çeşidinden biri olduğu, her türlü duraksamadan uzaktır.

Bu noktada tespit davasının işlevi, bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının tespiti olup, bundan ileri gidemez. Eda davalarında ise tespit işlevinden başka, ikinci bir (eda) bölüm vardır ki, bu bölüm tespit davalarında mevcut değildir. İşte bu nedenledir ki eda davası, aynı konudaki tespit davasını da (talebini) içeren geniş kapsamlı bir davadır. Kısaca tespit davası, eda davasının öncüsüdür.

Önemle vurgulanmalıdır ki; tespit davasının dinlenebilmesi için, genel dava şartlarından ayrı olarak özellikle şu iki unsurun da bulunması gereklidir: Tespit davasının konusu bir hukuki ilişki olmalı ve davacının, bu hukuki ilişkinin var olup olmadığının hemen tespit edilmesinde hukuki yararı bulunmalıdır.

Bir hukuki ilişkinin hemen tespit edilmesinde hukuki yararın bulunduğunun kabulü için ise; davacının bir hakkı veya hukuki durumunun hali hazır bir tehlike ile tehdit edilmiş olması, bu tehdit sebebiyle davacının hukuki durumunun tereddüt içinde bulunması, tespit davasının bekletilmesinin davacıya zarar vermesi ve tespit hükmünün bu tehlikeyi ortadan kaldıracak kabiliyette olması gerekir.

Şu hale göre; eda davası sonunda verilen hüküm ile, aynı zamanda dava konusu hukuki ilişkinin var olup olmadığı da tespit edildiğinden; eda davası açılması mümkün olan hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı kuşkusuzdur.

Eda davası açmak mümkün ise tespit davası açılamaz kuralının geçerli olabilmesi için, eda davası sonunda verilecek hükmün tespite ilişkin bölümü ile tespit davası sonunda alınacak tespit hükmü arasında, meydana getirdikleri kesin hüküm (m.237) etkisi bakımından hiç bir fark bulunmaması gerekir. Yani tespit davası ile istenen hukuki korunma, eda davası ile tamamen elde edilebilecekse, o zaman, davacının ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur (Prof. Dr. Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü Cilt:II 2001 baskı s.1409-1448).

Somut olayda, mülkiyeti davalı Belediye Başkanlığına ait olan taşınmaz kamulaştırma sahası içine alınmış olup; diğer davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce, Kamulaştırma Kanunu’nun idareler arası devrini öngören 30. maddesi uyarınca işlemlere başlanılmıştır. Dava dilekçesinin incelenmesinden, davacının bu dava ile güttüğü amacın, Belediye adına tapulu taşınmaz üzerindeki müştemilatın kendisine ait olduğu ve bu tespit ilamını aldıktan sonra davalı Belediye aleyhine alacak davası açmaktan ibaret bulunduğu, açıkça anlaşılmaktadır. Oysa davaya konu müştemilat, davacı ile davalı Belediye ararında aktedilen kira sözleşmesinin de konusunu oluşturmaktadır. Davacının, kira sözleşmesine dayalı olarak açacağı dava ile, müştemilat bedelini istemesi mümkündür.

Az yukarıda açıklandığı üzere, eda davası açılması mümkün olan hallerde, olumlu tespit davası açılmasında hukuki yarar yoktur. Bu nedenle davacının bu dava ile, müştemilatın kendisine ait olduğunun tespitini istemede hukuki yararı bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca; Yerel Mahkemece, aynı yöne işaret eden ve Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyularak, hukuki yarar konusunda dava şartı gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Direnme kararı bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 31.05 2006 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2006/265, K. 2006/335, 31 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 13/07/2004
  5. Numarası : 2004/211-224
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2006/265
Karar No
2006/335
Tarih
31 Mayıs 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2006/266 K.2006/378
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/266 K.2006/253
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2006/267 K.2006/379
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2006/268 K.2006/380
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2006/269 K.2006/381
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/269 K.2006/263

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.