İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/288 K.2006/304

Hukuk Genel Kurulu 2006/6-288 E. , 2006/304 K.

Esas2006/288Karar2006/304Tarih24 Mayıs 2006Okuma5 dk · 1.014 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2006/288
Karar No
2006/304
Karar tarihi
24 Mayıs 2006
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.014 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2006/6-288 E. , 2006/304 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 08/02/2006

NUMARASI : 2005/545 2006/23

Taraflar arasındaki "şufa" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda. Ankara Asliye 18. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 23.3.2005 gün ve 2003/1360-2005/128 sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 29.11.2005 gün ve 2005/9375-10942 sayılı ilamı ile, (...Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu payın ilişkin bulunduğu 4 No' lu parselin paydaşı olup, davalı M.

İ..Z..'in aynı taşınmazda 20.8.2003 tarihinde 220/1350 payı 11.000.000.000 TL, 20.10.2003 tarihinde de 581/2700 er payı diğer davalı ile birlikte 15.000.000.000 TL bedelle satın aldığını, davacının satışı 31.10.2003 tarihinde haricen öğrendiğini, önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalılar adına kayıtlı payın iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir.

Davalı vekili, davanın haksız açıldığını,dava konusu payın ilişkin bulunduğu 4 No'lu parselin kadastro parsellerin tevhidinden oluşan imar parseli olduğunu, davacının payının 3533 ve 3534 No'lu kadastro parsellerine dayandığını, bu parsellerin ilk maliklerinin de buraya evlerini yapıp etrafını çevirdikten sonra davacıya sattıklarını, evlerin taşınmazda halen konumunu koruduklarını, davalının aldığı payların ise davacı ile bir ilgisinin bulunmadığını, imar uygulaması nedeniyle parselin oluştuğunu,

öncesinde herkesin kendi yerini kullandığını,taşınmaz fiilen taksim edildiğinden önalım hakkının kullanılamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken, bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış sebebiyle önalım hakkını kullanması T.M.K'nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17 /1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi hallerde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.

Olayımıza gelince. Önalım hakkına ilişkin payın bulunduğu 4 No'lu parselde bulunan ve dava konusu edilen 220/1350 pay taşınmazın paydaşlarından A..Y.., A.. D.., A..Y..ve Ş.. B.. tarafından 20.8.2003 tarihinde 11.000.000.000 TL. bedelle davalı M..İ..Z..'e, 581/2700' er pay da taşınmazın paydaşlarından ....Araştırmacılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. tarafından 20.10.2003 tarihinde 15.000.000.000 TL bedelle her iki davalıya satılmıştır.

Davalılar taşınmazın paydaşları arasında taksim edilerek kullanıldığını savunmaktadır.

Yerinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen 29.1.2005 tarihli bilirkişi raporunda davacının dayandığı payın 3533 ve 3534 No'lu Kadastro parsellerinin imar görmesi sonucu....No'lu parsel olarak şüyulandırıldığı ve ev vasfıyla tescil edildiği, taşınmaz üzerinde bulunan 34 ve 34/A No'lu evlerin anılan kadastro parselleri içinde kaldığı, daha sonra bu taşınmazın 1922, 1923, 3254 ve 3545 No' lu parsellerle şüyulandırıldığı, davalıların da bu parsellerin önceki maliklerinden 13.12.1999 tarihinde yapılan imar uygulamasından çok sonra pay satın aldığı belirtilmiştir.

Savunma doğrultusunda dinlenen davalı tanığı M..G..de dava konusu yer kadastro parseli iken paydaşların üzerine gecekondu yaptıklarını, davacının da daha önce ev inşa edilmiş olan ve halen zeminde mevcut bulunan bu yeri satın aldığını, imar uygulaması ile parsellerin tevhit edildiğini, davalıların da önceki paydaşlarından dava konusu edilen payları satın aldığını beyan etmiştir.

Dosyada bulunan delillere göre davacının tevhit edilen ..No'lu parseli üzerinde evler bulunduğu halde 28.3.1995 tarihinde dava dışı G..Ş..isimli şahıstan alıp bu şekilde kullanmakta iken taşınmazın imar uygulaması sonucu yukarıda belirtilen parsellerle tevhit edildiği, davacının tevhit edilen parsellerin malikleriyle bir ilgisinin bulunmadığı, herkes kendi yerini kullanırken davalıların tevhit sonucu taşınmazda paydaş haline gelen maliklerin paylarını satın aldığı anlaşılmaktadır.

Davacının taşınmazda belli bir yeri ev vasfıyla kullanıp imar uygulamasından sonra paydaş haline gelen kişilerin kullandığı bölümde zamanında hak iddia etmemesi paydaşların taşınmazda kadastro parsellerinden gelen yerleri fiilen kullanması ve bu kullanım biçiminin devam etmesi karşısında davalının taşınmazın taksim edildiği savunmasının kanıtlandığının kabulü gerekir. Bu duruma göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiği bu defaki incelemeden anlaşılmakla davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle,yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalılar vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle; ...

Köyü, .. parsel sayılı ..m2. tarla vasıflı taşınmaz dava dışı S..Y.. adına, .. nolu yine .. m2. mesahalı tarla vasıflı taşınmaz ise dava dışı K..Y.. adına tapuya kayıtlı iken, bu kadastro parsellerinin 15.3.1989 tarihinde imar yoluyla, Düzenleme Ortaklık Payı düşüldükten sonra 223’er metrekare mesahayla ..nolu parsel olarak şüyulandırılıp, 223/511 payın S..Y.., 223/511 payın K..

Y.., 65/511 payın da dava dışı Çankaya Belediyesi adına olmak üzere ev vasfıyla tescil edilmiş olmasına. S..ve K..Y..’ın bu paylarını (toplam 446/511) 20.7.1993 tarihinde dava dışı G.. Ş..’a satmalarından sonra, davacının G..

Ş..’tan bu payları 28.3.1995 tarihinde satın alarak, mevcut durumuyla kullanmayı sürdürmesine; daha sonra .. parsel nolu taşınmazın, 13.12.1999 tarihli imar uygulamasıyla 1922, 1923, 3254 ve 3545 nolu parsellerle şüyulandırılması sonucunda davaya konu .. nolu parselin oluşmuş bulunmasına, ..nolu parselin 581/1350 payı dava dışı ...Ltd. Şti, 446/1350 payı davacı M..E.., 103/1350 payı Çankaya Belediyesi, 220/1350 payı da verasette iştirak şeklinde dava dışı Ş..

Y..vs. adlarına tescilli iken, davalılardan M.. İ.. Z..in, verasette iştirak halindeki 220/1350 payı 20.8.2003 tarihinde satın alması, 20.10.2003 tarihinde de .. Yayıncılık Tic. Ltd. Şirketinin 581/1350 payının her iki davalı tarafından satın alınması sonucunda, 1021/2700 payın davalı M.

İ..Z.., 581/2700 payın da davalı M..Z..adına tescil edilmiş olmasına; davalıların satın aldıkları bu payların, şüyulandırmadan önceki, davacının paydaşı olduğu .. nolu parselle herhangi bir ilgisi bulunmamasına, bu payların, .. nolu parselle tevhit edilen diğer parsellerin önceki maliklerinden satın alınmış olmalarına; böylece, somut olayda, davacı yönünden taşınmazın belirli bir bölümü bakımından özel kullanma biçimi belirlenmiş ve taşınmazın diğer kısımlarının da öteki paydaşlarca kullanılabilir durumda olmasına;

kendisi yönünden böylesi bir özel kullanma biçimi oluşan ve imar uygulamasından sonra taşınmazda paydaş durumuna gelen kişilerin kullandığı diğer bölümlerde önceki malikler zamanında hak iddia etmeyen davacının, davalılarca sonradan satın alınan paylarla ilgili şufa hakkını kullanmak istemesinin M.K. nun 2. maddesindeki dürüstlük kuralıyla bağdaşmamasına göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire Bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile,direnme kararının yukarıda ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 24.5.2006 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2006/288, K. 2006/304, 24 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 08/02/2006
  5. Numarası : 2005/545 2006/23
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2006/288
Karar No
2006/304
Tarih
24 Mayıs 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2006/289 K.2006/399
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2006/290 K.2006/400
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/290 K.2006/285
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2006/291 K.2006/401
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/291 K.2006/267
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2006/292 K.2006/402

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.