İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/551 K.2006/597

Hukuk Genel Kurulu 2006/1-551 E., 2006/597 K.

Esas2006/551Karar2006/597Tarih27 Eylül 2006Okuma5 dk · 966 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2006/551
Karar No
2006/597
Karar tarihi
27 Eylül 2006
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

966 kelime·5 dk okuma·4 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2006/1-551 E., 2006/597 K.

EKSİK BİLİRKİŞİ RAPORU

ESKİ HALE İADE

MENİ MÜDAHALE

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 737 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki "meni müdahale ve eski hale iade" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Büyükçekmece Asliye 1.Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 19.10.2004 gün ve 2003/2442-2004/1025 sayılı kararın incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 20.6.2005 gün ve 7133-7557 sayılı ilamı ile,

(...Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan çekişmenin giderilmesi isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davacıya ait 1 parsel sayılı taşınmaz ile davalıya ait 2 parsel sayılı taşınmazın komşu olduğu, davalının davacı taşınmazına eylemli bir elatmasının bulunmadığı görülmektedir.

Öte yandan davalı yapısında oluşturulan birtakım pencerelerin davacı taşınmazına baktığı da sabittir.

Türk Medeni Kanununun 737. ve takip eden maddeleri uyarınca, komşuluk hukukunun ihlal edildiğinin kabul edilebilmesi zarar koşuluna bağlıdır. Bir kimsenin kendi mülkiyet alanında yaptığı yapının yada tasarrufunun komşu taşınmaz malikine bir zarar verdiği kanıtlanmadığı taktirde, bu halin çekişme olarak nitelendirilmesi ve giderilmesi düşünülemez. İmara aykırılık ise idare ve idari yargıyı ilgilendirir. Komşu parsel yönünde pencere açılmış olması başlı başına komşuluk hukukuna aykırılık teşkil etmez.

Bu hususta ileri sürülebilecek mahremiyet iddiasının da geçerli bir giderim nedeni olarak kabul edilmesine olanak yoktur.

Belirtilen bu ilkeler, somut olayla birlikte değerlendirildiğinde, davalı binasındaki pencerelerin davacıya bir zararı bulunduğu kanıtlanamadığı düşünülerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru değildir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Temyiz Eden: Davalı

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü;

Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan çekişmenin giderilmesi istemine ilişkindir.

Davacı; kayden malik olduğu 2097 ada 1 parsel sayılı taşınmaza komşu 2 parsel sayılı taşınmaz maliki davalının, kendi binasına bakan bölümde pencere açmak, tuvalet ve pis su borularını kendi logarlarına bağlamak ve 4m2 lik bölüme sahip çıkmak suretiyle müdahalede bulunduğunu ileri sürerek, davalının müdahalesinin meni ile eski hale getirme kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı; 1997 yılında inşa ettiği bina nedeniyle herhangi bir tecavüzü bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmiştir.

Mahkemenin; yargılama sırasında alınan 23.6.2004 tarihli bilirkişi raporunu benimseyerek, "davacı taşınmazına komşu olan 2 parsel sayılı taşınmazda imar kurallarına uyulmadan bina inşa eden davalının pencere ve balkon gibi açıklıklar bırakmadığı, mevcut pencerelerin davacının binasına bakan kısımda açılmış olmasının komşuluk hukukuna aykırılık teşkil ettiği" gerekçesiyle "davanın kabulü ile 2097 ada 2 parsel sayılı taşınmazda davalının, davacı binasına bakan cephede sonradan yapmış olduğu pencerelerin duvar örülüp sıvanmak sureti ile haksız müdahalesinin önlenmesine" dair verdiği karar Özel Daire'ce yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuş.

Yerel Mahkeme "davalıya ait binada davacı parseline bakan cephede açılan pencerelerin, aradaki mesafenin azlığı nedeni ile davacıyı rahatsız etmesinin imkan dahilinde olduğu ve yerel adetlere uygun bulunmadığı" gerekçesiyle direnme kararı vermiştir.

Öncelikle belirtilmelidir ki; çevre etkilerinin yarattığı zararlar 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 737. maddesinde düzenlenmiş olup, komşuluktan doğan zorunlu çıkar çatışmalarını düzene koyan, dengelendiren bir temel hukuk kuralı niteliğini taşımaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 737. maddesinin birinci fıkrasında, malik için zarar verecek taşkın eylemlerden, aşırı davranışlardan kaçınma ödevi öngörülmüş; ikinci fıkrasıyla özellikle, taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel adete göre komşular arasında hoş görülebilecek ölçüyü aşan duman, buğu, kurum, toz, koku çıkartarak, gürültü veya sarsıntı yaparak rahatsızlık vermek yasaklanmıştır.

Bu noktada, Türk Medeni Kanunu'nun 737. maddesi içerisine giren müdahale kavramı; sadece taşınmazın işletilmesi ile ilgili olmayıp, bir taşınmazın kullanılması nedeniyle, komşu taşınmazın hava, ışık, rüzgar, su gibi enerji kaynaklarından yararlanmasını önleyen ya da manzarasını kapayan olumsuz müdahalelerde, uygulamada bahsi geçen madde kapsamında değerlendirilmektedir.

Anılan maddede yer alan taşkınlıklar, bir taşınmazın kullanılmasına bağlı olarak beliren çirkin bir görünüş ya da tiksindirici davranışlarla çevrede bulunan kişilerin ruhsal yapılarının etkilenmesi, iç huzurlarının bozulması gibi manevi nitelikte de olabilir.

Giderek yasada nelerin taşkınlık sayılacağı yönünden genel bir kural öngörülmediğinden; Hakim her somut olayın özelliğini, taşınmazın durumunu, niteliğini ve yerel adetleri gözeterek komşuların birbirine göstermekle yükümlü oldukları tahammülün sınırını, çıkar çatışmalarını olaya en uygun düşecek şekilde çözümlemekle yükümlüdür.

Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.11.2003 gün E:2003/14-653, K:2003/689 sayılı kararında da aynı ilke benimsenmiştir.

Tüm bu açıklamalar ışığında somut durum değerlendirildiğinde; davacıya ait 1 parsel sayılı taşınmaza, komşu 2 parsel sayılı taşınmazda davalı tarafından inşa edilen binaya ait sonradan açılan bir kısım pencerenin davacı taşınmazına baktığı sabittir. Ne var ki, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda varsayıma dayalı ve doyurucu olmayan gerekçelerle; imar durum koşullarına uygun olarak inşa edilmemiş olan davalıya ait binadan, davacı parseline çöp atılması, halı, kilim vs. silkinmesi olasılığından söz edilerek, ayrıca pencerelerin salt davacının binasına bakması ve aradaki mesafenin azlığı sebebiyle davacıyı rahatsız etmesi olanağı bulunduğu belirtilerek, pencerelerin mevcudiyetinin komşuluk hukukuna aykırı olduğu sonucuna varılmıştır

Görüldüğü üzere hükme esas alınan bilirkişi raporu, az yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, yeterli ve denetime uygun bir değerlendirmeyi içermemektedir.

Hal böyle olunca; Mahkemece seçilecek Çevre Mühendisi, Şehir Planlamacısı ve hukukçu bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığı ile komşuluk hukuku ilkeleri açısından inceleme yapılması, davalı tarafından davacıya ait komşu parsel yönünde açılan pencerelerin davacıya ne gibi zararlı etkileri bulunduğunun Türk Medeni Kanunu'nun 737. maddesinde öngörülen ölçülere göre ayrıntılı bir şekilde belirlenmesi, bunların önlenmesi için alınması gerekli tedbirlerin neler olduğunun da bilirkişi kurulundan sorulup gerekçeli rapor alınması ve doğacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu oluşturulan önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Direnme kararı bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalının temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 27.9.2006 gününde yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Davada, davalının binasına açtığı pencerelerin kapatılmasına karar verilmesi istenmiştir.

3194 sayılı İmar Kanunu ve imar mevzuatına göre davalıya ait binanın davacının binasına bakacak bölümüne pencere açılamayacağı, toplanan delillerle belirlenmiştir.Pencere açılması İmar Kanununa göre suç teşkil eden bir davranıştır. Yasaya aykırı olan bir konuda haktan sözedilemeyeceği ortadadır.

Mahkemeler ve Yargıtay kanunları öncelikle uygulamakla yükümlüdür. Komşuluk hukukuna dayanılarak davalıya hak tanınması mükün değildir.

Belirtilen nedenlerle mahkeme kararının onanması gerektiğini düşündüğümden aksine oluşan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2006/551, K. 2006/597, 27 Eylül 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Eksik Bilirkişi Raporu
  4. Eski Hale İade
  5. Meni Müdahale
  6. Muhalefet Şerhi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2006/551
Karar No
2006/597
Tarih
27 Eylül 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/552 K.2006/589
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/553 K.2006/561
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/554 K.2006/602
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/555 K.2006/590
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/556 K.2006/604
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/557 K.2006/605

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.