İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/647 K.2006/676

Hukuk Genel Kurulu 2006/21-647 E., 2006/676 K.

Esas2006/647Karar2006/676Tarih18 Ekim 2006Okuma4 dk · 707 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2006/647
Karar No
2006/676
Karar tarihi
18 Ekim 2006
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

707 kelime·4 dk okuma·3 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2006/21-647 E., 2006/676 K.

ÇAKIŞAN SİGORTALILIK

TESPİT DAVASI

506 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU(MÜLGA) [ Madde 3 ]

1479 S. ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANL... [ Madde 24 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki " tespit" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Adıyaman Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 21.06.2005 gün ve 2004/80 E- 2005/932 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21.Hukuk Dairesi'nin 06.01.2006 gün ve 2005/8398-2006/703 sayılı ilamıyla;

(...Davacı; 506 sayılı Yasaya bağlı sigortalılığının 30.12.1992 yılında başlayıp, 07.07.1999 tarihine kadar Karayolları Genel Müdürlüğünde kadrolu işçi olarak kesintisiz devam ettiğini, bu çalışmaların sürekli olduğunu, Bağ-Kur'a ise üzerinde kayıtlı araç olması nedeniyle habersiz olarak 15.01.1987 tarihi itibarıyla tescil edildiğini ve hiç prim ödemediğini, yasanın çifte sigortalılığa izin vermediği ileri sürerek, Bağ-Kur sigortalılığının SSK'na tabi çalıştığı dönem için iptalini istemiştir.

Gerçekten, davanın hukuksal dayanaklarından birisini oluşturan 506 sayılı yasanın 3/I - (f) -(k) bendlerinde; kanunla kurulu Sosyal Güvenlik kurumlarına bağlı bulunanlar veya herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışan kimsenin Sosyal Sigortalar Kanuna tâbi sigortalı sayılamayacakları hükme bağlanmıştır.

Bunun karşıtı olan 1479 sayılı yasanın 24/II-c bendine göre; bir Sosyal Güvenlik Kuruluşuna tabi olanların Bağ-Kur anlamında sigortalı olamayacakları benimsenmiştir. Bunun sonucu denilebilir ki, Sosyal Güvenlik Sistemimiz, çifte sigortalılığı kabul etmemektedir.

Ne var ki, bir kimsenin aynı anda birden fazla Sosyal Güvenlik Kuruluşuna tabi işlerde çalışması durumunda uyuşmazlık, önceden başlayıp devam edegelen sigortalılık durumuna göre çözümlenir.H.G.K.'nun 03.10.2001 gün ve Esas 2001/21-627, Karar:2001/659 sayılı Kararı da bu yöndedir. Aynı anda çalışmaların başlaması ve kapsam durumunun oluşması halinde ise ekonomik yönden baskın çalışmalar dikkate alınır.

Dava konusu olayda, davacının Bağ-Kur nezdindeki sigortalılığının 1987 yılında başladığı ve kesintisiz devam ettiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda önceden başlayıp devam edegelen Bağ-Kur nezdindeki sigortalılığına ağırlık tanıyarak sonuca gidilmesi ve davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalı vekili

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, 30.12.1992 tarihinden itibaren Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalısı olarak çalıştığının ve 07.07.1999 tarihine kadar Bağ-Kur'a prim borcu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Yerel mahkemece; belirtilen tarihler arasında baskın sigortalılığın Sosyal Sigortalar Kurumunda geçmiş olduğu belirtilerek istemin kabulüne dair verilen karar, Yüksek Özel Dairesince, yukarıda yazılı gerekçelerle bozulmuş, yerel mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Davacının, 1.10.1981-31.12.1981 tarihleri arasında ve 30.12.1992 tarihinden başlayıp devam etmekte olan -zorunlu- SSK, 1997 yılında resen yapılan, 15.01.1987 tarihli meslek oda kaydı nedeniyle anılan tarihten başlatılan Bağ-Kur sigortalılığının bulunduğu görülmektedir.

Davacının, SSK zorunlu sigortalısı olduğu devrede, Bağ-Kur sigortalılığının da bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir.

Sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılığa yer verilmemiş olması nedeniyle "çakışan sigortalılık" olarak da adlandırılan, bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olması hali, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 3/I-(F) ve (K), 1479 sayılı Bağ-Kur Kanununun 24/2-c madde hükümleri dikkate alınarak, sadece birine değer verilerek çözüme kavuşturulmaktadır.

Ne var ki, 1479 Sayılı Bağ-Kur Kanununun 22.02.2006 gün ve 5458 sayılı Kanunu 13.maddesi ile değişik Ek 19.maddesindeki, "Bu Kanun ve 2926 sayılı Kanuna göre kayıt ve tescili yapıldığı halde, beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalıların bu sürelere ilişkin prim borçlarının Kurumca yapılacak bildirimde belirtilen süre içerisinde ödenmemesi halinde daha önce prim ödemesi bulunan sigortalının ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle, prim ödemesi bulunmayan sigortalının ise tescil tarihi itibariyle sigortalılığı durdurulur. Prim borcunun ait olduğu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez.

Ancak, sigortalı veya hak sahipleri daha sonra sigortalının en son bulunduğu basamağın başvuru tarihindeki değeri üzerinden hesaplanacak borç tutarlarını tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir..." yönündeki hükmü ve davacının Bağ-Kur prim ödemelerine ilişkin beyanı dikkate alındığında, davacının Bağ-Kur sigortalılığının tescil tarihi ile durdurulmuş sayılmasının gerekmesi karşısında, kayda geçmiş zorunlu Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığına geçerlik tanınmasında yasal zorunluluk bulunmaktadır.

Yukarıda belirtilen maddi ve yasal olgular gözetildiğinde, yerel mahkemenin Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığına değer veren kararında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle ONANMASINA, 18.10.2006 gününde oybirliği ile değişik gerekçeyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2006/647, K. 2006/676, 18 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Çakışan Sigortalılık
  4. Tespit Davası
  5. Temyiz Eden
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2006/647
Karar No
2006/676
Tarih
18 Ekim 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/648 K.2006/677
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/649 K.2006/661
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/650 K.2006/615
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/651 K.2006/610
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/662 K.2006/611
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/670 K.2006/664

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.