İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/742 K.2006/743

Hukuk Genel Kurulu 2006/13-742 E. , 2006/743 K.

Esas2006/742Karar2006/743Tarih22 Kasım 2006Okuma5 dk · 954 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2006/742
Karar No
2006/743
Karar tarihi
22 Kasım 2006
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

954 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2006/13-742 E. , 2006/743 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 21/06/2006

NUMARASI : 2006/224-185

Taraflar arasındaki “eşya iadesi-alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 26.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 01.02.2005 gün ve 2004/452-2005/21 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 09.02.2006 gün ve 2005/15327-2006/1503 sayılı ilamı ile; (...Davacı, eşi olan davalının kendisi doktora götürme bahanesi ile evden uzaklaştırıp evdeki eşyalarını ve altınlarını alıp gittiğini, aralarındaki boşanma sürerek şahsi ve özel eşyaları olmadığı takdirde dava tarihi itibariyle değerinin tahsilini istemiştir.

Davalı istenen çeyiz eşyalarını iadeye hazır olduğunu, diğer ev eşyalarının kendisine ait olduğunu, altınların davacıda kaldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın 2.631.500.000 TL değerindeki eşyalar yönünden kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1 -Davacı, evlilik birliği sırasında edinilen şahsi ve çeyiz eşyaları ile altınlarının davalıda kaldığını, boşanma davasının derdest olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, dosya incelendiğinde tarafların yargılama aşamasında Ankara 27.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/295 esas, 2002/349 karar sayılı ve 06.05.2002 tarihli kararı ile boşanmalarına karar verildiği, kararın 22.01.2003 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Taraflar arasındaki evlilik birliğinin dava tarihi itibariyle sürdüğü ve açılan davanın bu niteliği itibariyle evlilik birliği içinde edinilmiş malların tasfiyesine yönelik olduğu anlaşıldığından davaya bakmakla, görevli olan mahkeme Aile Mahkemesidir.

Görevle ilgili hususlar resen gözetileceğinden; mahkemece Aile Mahkemesinin görevli olduğuna dayanılarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası incelenip, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2-Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, eşya iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Davacı, davalı ile aralarındaki boşanma davasının devam etmekte olduğunu, davalının tüm ev eşyalarını evden kaçırdığını, altınlarına el koyduğunu ileri sürerek bunların iadesine, bu mümkün olmazsa bedellerinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, eşyaların bir kısmının kendisine ait olduğunu, davacıya ait olanları teslim etmeye hazır olduğunu beyan etmiştir.

Mahkemece; davanın esasına girilerek, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine ilişkin olarak kurulan hüküm, Özel Dairece; görev yönünden bozulmuş, mahkeme merci tayini kararından sonra görev yönünden bozma kararı verilemeyeceği gerekçesi ile ilk hükümde direnmiştir.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25.maddesinde aynen; “Yetkili mahkemenin bir davaya bakmasına fiili veya hukuki bir engel çıktığı veya iki mahkemenin yargısal sınırları kapsamının belirlenmesinde tereddüt edildiği takdirde, yetkili mahkemenin tayininde, ilk derece mahkemeleri için bölge adliye mahkemelerine, bölge adliye mahkemeleri için Yargıtay’a başvurulur.

İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtay’ca belirlenir.

Bölge adliye mahkemesince veya Yargıtay’ca verilen merci tayini kararları ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar.” Denmektedir.

Buna göre; iki mahkemenin aynı dava hakkında ayrı ayrı görevsizlik kararı vermiş olmaları ve bu görevsizlik kararlarının temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olması halinde, iki mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıkmış olur.Bu durumda uyuşmazlığın giderilmesi için merci tayini yoluna başvurulur.

Buradaki görev uyuşmazlığı adli yargıya dahil adliye mahkemeleri arasındakilerdir.Adliye mahkemeleri ile diğer yargı kollarındaki mahkemeler, örneğin idare mahkemeleri arasındaki uyuşmazlık, teknik anlamda bir görev uyuşmazlığı olmayıp, yargı yolu uyuşmazlığıdır.Bu yargı yolu uyuşmazlığı bölge adliye mahkemesi yada Yargıtay tarafından değil, uyuşmazlık mahkemesince çözümlenir.Bir mahkemenin verdiği görevsizlik kararı temyiz edilmeksizin kesinleşmiş ise, bu görevsizlik kararı, dosyanın gönderildiği mahkemeyi bağlamaz.

Bu mahkeme de kendisinin görevli olmadığına ve ilk mahkemenin görevli olduğuna karar verebilir.İkinci görevsizlik kararı da temyiz edilmeksizin kesinleşirse, hukuk mahkemeleri yönünden görevli mahkeme merci tayini yolu ile (bölge adliye mahkemeleri henüz kurulmadığından) Yargıtay 20.Hukuk Dairesi tarafından kesin olarak belirlenir. Bu yargı yeri belirlenmesi kararı davaya daha sonra bakacak olan tüm mahkemeleri bağlar.

Buna karşılık, ikinci görevsizlik kararına karşı temyiz yoluna başvurulmuş ve Yargıtay ikinci görevsizlik kararını onamış ise, ikinci görevsizlik kararında görevli olarak gösterilen mahkeme bu kararla bağlıdır.İkinci halde yani sonraki mahkemenin verdiği görevsizlik kararının Yargıtay’ca bozulması ve ikinci mahkemenin bu bozmaya uyması halinde bu mahkeme davayı görmeye devam eder.Yani artık görevsizlik kararı veremez. (Prof.Dr.Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü 6.Baskı 2001.

C.1 s.659 vd.)Somut olayda, dava Asliye Hukuk Mahkemesine açılmıştır.Asliye Hukuk Mahkemesince “4787 sayılı Kanun uyarınca Aile Mahkemesi kurulduğundan ve davaya bakma görevi Aile Mahkemesine ait olduğundan” görevsizlik kararı verilerek dosyanın Aile Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.Aile Mahkemesince, “davaya konu eşyaların edinme tarihinin 1.1.2002 tarihinden önce olduğu ve bu durumda davaya genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılması gerektiği” gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.

Bu ikinci görevsizlik kararda temyiz edilmeksizin kesinleşmiş ve dosya yargı yerinin belirlenmesi amacı ile, Yargıtay 20.Hukuk Dairesine gönderilmiştir.

20.Hukuk Dairesi Aile Mahkemesinin verdiği görevsizlik kararını doğru bularak davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğine karar vermiştir.Merci tayini kararı ile dosya kendisine intikal eden Asliye Hukuk Mahkemesi davanın esasına girerek davayı sonuçlandırmıştır.Kararın temyizi üzere dosya Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin önüne gelmiştir.

13.Hukuk Dairesince daha önce merci tayini kararı olmasına rağmen, davaya bakma görevinin Aile Mahkemesinin olduğu belirtilerek Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı görev yönünden bozulmuş, Asliye Hukuk Mahkemesi ise, merci tayini kararından sonra görev yönünden bozma yapılamayacağı, merci tayini kararının bağlayıcı olduğu gerekçesi ile ilk hükmünde direnmiştir.Yukarıda açıklandığı üzere merci tayini kararları kesin olup, aleyhine karar düzeltme yoluna gidilemez.

Bu karar davaya daha sonra bakacak yerel mahkemeleri olduğu gibi Yargıtay Dairelerini de bağlar.

(Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 10.6.1942 gün ve 1942/26-16 sayılı ilamı) Hal böyle olunca, yerel mahkemenin merci tayini kararından sonra artık Yargıtay’ın göreve ilişkin bozma yapamayacağı yönündeki direnme kararı doğrudur.Bununla birlikte işin esasına yönelik davalı vekilinin temyiz itirazları Özel Dairece incelenmediğinden, dosyanın Dairesine gönderilmesi gerekir.S ONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkemenin göreve ilişkin direnme kararı doğru olmakla birlikte, işin esasına yönelik davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 13.Hukuk Dairesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

22.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2006/742, K. 2006/743, 22 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 21/06/2006
  5. Numarası : 2006/224-185
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2006/742
Karar No
2006/743
Tarih
22 Kasım 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/743 K.2006/740
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/744 K.2006/741
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/746 K.2006/748
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/747 K.2006/750
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/749 K.2006/742
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2006/750 K.2006/709

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.