İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2007/609 K.2007/595

Hukuk Genel Kurulu 2007/1-609 E. , 2007/595 K.

Esas2007/609Karar2007/595Tarih19 Eylül 2007Okuma5 dk · 911 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2007/609
Karar No
2007/595
Karar tarihi
19 Eylül 2007
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

911 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2007/1-609 E. , 2007/595 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 12/04/2007

NUMARASI : 2007/7-99

Taraflar arasındaki “tapu iptali tescil alacak“ davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 7.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın Reddine dair verilen 15.12.2005 gün ve 2003/887-450 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 26.4.2006 gün ve 2006/2691-4841 sayılı ilamı ile, (...Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; 5043 ada 14 parselde bulunan 5 nolu bağımsız bölümdeki 1/2 davacı payının vekil aracılığıyla 19.4.2001 tarihinde 1.600.000.000 TL. bedelle davalıya temlik edildiği görülmektedir.

Davacı, söz konusu işlemin vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirildiğini ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır.

Bilindiği üzere; Borçlar Kanununun temsil ve vekalet bağıtını düzenleyen hükümlerine göre, vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar.

Borçlar Kanununda sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 390/2 maddesinde vekil, müvekkiline karşı vekaleti hüsnüniyetle ifa ile mükelleftir…” hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır.

Sözleşmede vekaletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur.

Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışında, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi, ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu gözardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil değinilen maddenin birinci fıkrası uyarınca sorumlu olur.

Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi Medeni Kanunun 3.maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.

Nevarki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, Medeni Kanunun 2.maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.

Somut olaya gelince; davacının davalı M..’e 23.3.2001 tarihinde satış yetkisini de içeren vekaletname verdiği, adı geçenin diğer davalı H.’ı vekaletnamedeki tevkil yetkisine dayanarak vekil tayin ettiği ve H.’nın vekaletiyle çekişmeli taşınmazdaki davacı payının davalı M.’ye intikal ettirildiği anlaşılmaktadır. Vekalet ilişkisinin geçerli işlemlere dayalı olduğu sabittir.

Ancak, tapuda 1.600.000.000 TL.bedelle satışa konu yapılmasına karşın, çekişmeli payın gerçek değerinin 11 milyar olduğu bilirkişi raporuyla belirlenmiştir. Bu durumda, davacı kayıt malikinin yapılan işlemle zararlandırıldığı açıktır. Söz konusu işlemin de vekil ile ondan taşınmazı edinen davalı arasında el ve işbirliğiyle gerçekleştirildiği sonucuna varılmaktadır.

Hal böyle olunca, belirlenen bu olgular yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde temliki işlemin vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle sağlandığı düşünülerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, vekaletin kötüye kullanıldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir.

Somut olayda davacı R.ile davalı M.nin evli olduğu, 23.3.2001 tarihinde boşanma davası açıldığı ve aynı gün R. tarafından M.'ye satış yetkisini de içeren bir genel vekaletname verildiği, Münip'in bu vekaletnamedeki tevkil yetkisine istinaden eniştesi olan diğer davalı H.'a 19.4.2001 tarihinde vekaletname verdiği, H.'nın da aynı tarihte dava konusu taşınmazdaki davacı payını davalıya 1.600.000.000 TL. bedelle satarak devrettiği, anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 184/5. maddesine göre; "Boşanma ve ayrılığın fer'i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hakim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz."

Taraflar boşanma davası sırasında, her ne kadar hakim huzurunda 8.5.2001 tarihinde; aralarında herhangi bir mal ve eşya uyuşmazlığı olmadığı yönünde beyanda bulunmuşlarsa da, bu beyanın hakim tarafından onaylanması söz konusu olmadığı gibi, beyanın içeriği incelendiğinde uyuşmazlık konusu taşınmazın davalı M.'de kalması, arabanın ise davacı R.'ye bırakılması konusunda anlaşmaya vardıkları hususu açık bir şekilde anlaşılamamaktadır. Yani taraflar arasındaki anlaşma protokolünde bu hususlara yer verilmemiştir.

Hal böyle olunca, vekaletname ve azil tarihleri, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte düşünüldüğünde; davacı R.'nin sözü edilen vekaletnameyi davaya konu taşınmazın satılması ve 1/2 payının kendisine ödenmesi amacı ile verdiği, davalı M.'nin vekalet görevini kötüye kullanarak, önce tevkil yetkisi ile eniştesi H.'yi vekil olarak atadığı, sonrada onunla el ve işbirliği içinde, raiç değeri 22.000.000.000 TL., 1/2 pay değeri 11.000.000.000 TL. olan taşınmazın 1/2 payını 1.600.000.000 TL. gibi çok düşük bir bedelle kendisinin satın aldığı, bu şekilde BK.m.

390/2'de açıklanan hüsnüniyetle davranma yükümlülüğünü ihlal ederek, kötü niyetli davrandığı ve müvekkilini zarara uğrattığı anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmesi gereğine değinilen Özel Dairenin bozma kararına uyulmak gerekirken, ilk hükümde direnilmesi hatalı olmuştur. Direnme kararının bozulması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme hükmünün yukarıda ve Özel dairenin bozma ilamında açıklanan nedenlerle HUMK'nun 429.mad.gereğince, BOZULMASINA, istek halinde temyiz ilam harcının iadesine, 19.9.2007 gününde oyçokluğu ile karar verilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2007/609, K. 2007/595, 19 Eylül 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 12/04/2007
  5. Numarası : 2007/7-99
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2007/609
Karar No
2007/595
Tarih
19 Eylül 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2007/610 K.2007/620
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2007/611 K.2007/586
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2007/612 K.2007/612
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2007/615 K.2007/627
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2007/616 K.2007/607
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2007/618 K.2007/614

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.