KÜNYE
- Mercii
- Yargıtay
- Daire
- Hukuk Genel Kurulu
- Esas No
- 2007/646
- Karar No
- 2007/719
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2007
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Hukuk Genel Kurulu 2007/9-646 E., 2007/719 K.
BONO İPTALİ
KÖTÜNİYET TAZMİNATI
MENFİ TESPİT DAVASI
1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 429 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki "menfi tesbit-bono iptali ve kötüniyet tazminatı" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya 1.İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 10.11.2004 gün ve 2001/1195 E- 2004/795 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 01.02.2006 gün ve 2005/17835-2006/1960 sayılı ilamı ile;
(...Davacı işyerine girerken boş olarak teminat senedi verdiğini, daha sonra işverence 90.000 Amerikan Doları olarak senedin doldurulduğunu belirterek borçlu olmadığının tespiti ile bononun iptalini istemiştir.
Davalı taraf ise davalıya işten ayrılırken borç olarak 90.000 Amerikan Doları verdiğini, karşılığında dava konusu senedi aldığını savunmuştur.
Dinlenen davacı tanıkları senedin işe girerken teminat karşılığı alındığını davacıdan duyduklarını belirtmişlerdir. Davalı taraf ise senede karşı tanık dinlenemeyeceğini savunmuştur. Mahkeme iddiayı yerinde görerek davanın kabulüne karar vermiştir.
Davacı delil olarak yemin deliline de dayanmıştır. Dinlettiği tanıklar görgüye dayalı yeterli beyanda bulunmadıklarına göre davacıya yemin delili de hatırlatılmak suretiyle karşı tarafa yemin teklifinde bulunup bulunmayacağı sorulmalı, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir...)
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN
Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle uyuşmazlığa konu bononun teminat oluşturmak üzere verildiğinin ve güvencesini oluşturduğu ayrı bir borcun bulunmadığının dosya içeriğinden anlaşılmış olması karşısında yerel mahkemenin direnme kararı isabetli bulunmaktadır.
Ne var ki, yerel mahkemece, davacı yararına kötüniyet tazminatına da hükmedilmiş olup, davacıyı menfi tespit davası açmaya zorlayan, icra takibinin haksız ve kötüniyetli olduğu yönünde bir inceleme yapılmadığı anlaşılmakla, bu yönün incelenebilmesi için dosyanın Yüksek Dairesine gönderilmesi gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2007/646, K. 2007/719, 3 Ekim 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama