İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2007/812 K.2007/828

Hukuk Genel Kurulu 2007/10-812 E., 2007/828 K.

Esas2007/812Karar2007/828Tarih7 Kasım 2007Okuma6 dk · 1.198 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2007/812
Karar No
2007/828
Karar tarihi
7 Kasım 2007
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.198 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2007/10-812 E., 2007/828 K.

KASTEN VE HAKSIZ YERE ADAM ÖLDÜRME

KASTIN AŞILMASI

ÖLÜM AYLIĞI

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 578 ]

506 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU(MÜLGA) [ Madde 68 ]

765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 452 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki "tespit" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; (Ankara Onbîrinci İş Mahkemesi)'nce davanın kabulüne dair verilen 22.12.2005 gün ve 1370-1171 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Onuncu Hukuk Dairesi'nin 06.06.2006 gün ve 1448-8158 sayılı ilamıyla; (...Dava; sonucu itibariyle 24.04.1989-13.07.2001 döneminde 12 yıl sigortalılık süresi ve 3914 gün ödenmiş primi bulunan muris kocadan 506 sayılı Yasa'nın 68. maddesine göre ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

Davada uyuşmazlık konusu olan husus ise; 506 sayılı Kanun'a tabi aktif sigortalı nikahlı eşini 13.07.2001 tarihinde kastın aşılması suretiyle öldüren davacıya, aynı kanun kapsamında eşinden dolayı ölüm aylığı bağlanıp bağ-lanamayacağı, bir başka anlatımla murisi sigortalıyı açıklanan şekilde öldüren ve Türk Ceza Kanunu'nun 449/1, 452/2, 51/2. maddelerine göre verilen mahkumiyet kararı onanarak kesinleşen davacının bu nedenle mirastan yoksun bırakılmasının; Sosyal Sigortalar Kanunu'nda düzenlenen Sosyal Sigorta hakları kapsamında, ölüm sigortasından eş olarak hak sahipliği sıfatını kazanmasında önleyici nitelik taşıyıp taşımadığı konusundadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15.06.2005 gün 2005/10-364 Esas 2005/390 Karar sayılı ilamında ölüm sigortasından hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için 506 sayılı Kanun'un 66. maddesinde sigortalıya ilişkin belirtilen belli süre sigortalı olmak ve prim ödeme koşullarının gerçekleşmesi yanında, 68. madde ile bu aylıktan yararlanacaklar için birtakım olumlu ve olumsuz koşullar aranmaktadır.

506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun ölüm sigortası kolundan eş ve çocuklara aylık bağlanmasını düzenleyen 68. madde hükmü "ölen sigortalının aylık bağlanmasına hak kazanan kimselerine aşağıdaki hükümlere göre aylık bağlanır." ifadesine yer verdikten sonra, eş ve çocukların şahsında aranan diğer koşullar sıralanmış, bu kapsamda da dul eşe ölüm sigortası kolundan aylık bağlanacağı ve bu aylığın tekrar evlenme ile sona ereceği belirtilmiştir.

Bu noktada çözümlenmesi gereken "aylığa hak kazanma" olgusunun, eşini öldüren davacı eş yararına gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Bu konuda, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ayrı bir düzenleme öngörmemiş olup, bu nedenle sorunun çözümünde genel hükümlerden yararlanılması gerekmiştir. Konuya açıklık getirebilmek için mirasçılıkla ilgili Medeni Kanun hükümleri ve Sosyal Güvenlik Mevzuatı'nın "hak kazanma" olgusuna yaklaşımlarının irdelenmesi gerekmektedir.

Mirastan yoksunluk sebeplerini düzenleyen Türk Medeni Kanunu'nun 578. maddesi (eski 520. madde) miras bırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenlerin mirasçı olamayacakları gibi; ölüme bağlı tasarrufla herhangi bir hak da edinemeyeceklerini hükme bağlamıştır.

5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun "Dul ve yetim aylığının bağla-namayacağı" halleri düzenleyen 77. maddesi hükmünde de; "Aşağıda yazılı hallerde dul ve yetimlere aylık bağlanmaz: a- Kendisinden aylık bağlanacak, iştirakçiyi veya emekli, adi malûllük, vazife malûllüğü aylığı alanı; kasten veya haksız yere öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenlere veya bu kanun gereğinde adi malûl sayılacak hale getirenlere;" düzenlemesine yer verilmiştir.

Türk Medeni Kanunu'nun 578. maddesinde sayılan mirastan yoksunluk nedenleri ve bu düzenlemeye koşut bulunan 5434 sayılı Kanun'un 77. maddesi Sosyal Güvenlik Hukuku alanında da evrensel hukuk ilkeleri arasında yer alan "hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" ilkesinin gözetilmesini zorunlu kılmakta, sigortalının kasten öldürülmesi halinde, 506 sayılı Kanun'un 68. maddesinde öncelikle aranan "ölüm aylığına hak kazanma" olgusunun gerçekleşmediği sonucunu ortaya koymaktadır, biçimindeki görüş ve içtihadı ile konuya açıklık getirmiştir.

Mahkemenin, Hukuk Genel Kurulu kararı içeriğine göre davanın reddine karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde 01.08.2001 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına hükmetmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.

O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Temyiz Eden: Davalı vekili

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Ölüm sigortasından aylık bağlanabilmesi, aylığından yararlanılacak sigortalının sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısına ilişkin birtakım koşulların varlığını gerekli kılmaktadır (506 s. Kanun m. 66). Hak sahipleri yönünden aranan koşullara ise bir diğer maddede yer verilmiştir.

Ölüm sigortası kolundan eş ve çocuklara aylık bağlanmasını düzenleyen 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 68. maddesi "Ölen sigortalının aylık bağlanmasına hak kazanan kimselerine aşağıdaki hükümlere göre aylık bağlanır" ifadesine yer verdikten sonra, eş ve çocukların şahsında aranan koşullar sıralanmış, bu kapsamda dul eşe ölüm sigortası kolundan aylık bağlanacağı ve bu aylığın tekrar evlenme ile sona ereceği belirtilmiştir.

Uyuşmazlık; dul eşin ölüm aylığına hak kazanabilmesi için maddede belirtilenler dışında başka bir koşulun aranıp aranmadığı, diğer bir ifadeyle, sigortalı eşini "kastın aşılması suretiyle" öldüren davacı eşin ölüm aylığına hak kazanıp kazanamayacağı noktasında toplanmaktadır.

Çağdaş sosyal güvenlik sistemleri, belirli sosyo-ekonomik risklerle karşılaşan bireylere güvence sağlamayı amaçlamakta, bu risklerin zararlı etkilerini ortadan kaldırabilmek yönünde sürekli gelişim göstermektedir. Bu durum, sosyal sigortaları biçimlendiren sosyal koruma ve dayanışma ilkesinin bir sonucu ise de, korumanın sınırsız olması beklenemez.

Çözümlenmesi gereken, ölüm aylığına "hak kazanma" olgusunun, eşini "kastın aşılması" suretiyle öldüren eş yararına gerçekleşip gerçekleşmediğidir. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nda bu yönde bir düzenlemeye yer verilmemiş olması bir yasa boşluğunu ifade etmektedir. Yasa koyucunun temel kavramlar yönünden sosyal güvenlik kanunları arasında bir farklılık yaratmak istemeyeceği düşünüldüğünde, bunun kabulü zorunludur.

Kaldı ki, 5655 sayılı Kanun ile yürürlüğü ertelenen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56. maddesinde bu yönde bir düzenlemeye yer verilmiş olması, 506 sayılı Kanun'da düzenleme boşluğu bulunduğu yönündeki düşünceyi desteklemektedir.

Sorunun çözümünde, iç hukuk kaynakları kapsamında, diğer sosyal güvenlik mevzuatından ve Medeni Kanun hükümlerinden yararlanılarak, miras-çılıkla ilgili Medeni Kanun hükümleri ve sosyal güvenlik mevzuatının "hak kazanma" olgusuna yaklaşımları irdelenmelidir.

Düzenleme boşluklarının giderilebilmesi için diğer hukuk kaynaklarına başvurulurken sosyal güvenlik hukuku ile korunmak istenen dengenin bozul-mamasına da özel önem gösterilmelidir.

Mirastan yoksunluk sebeplerini düzenleyen Türk Medeni Kanunu'nun 578. maddesi (eski 520. madde) miras bırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenlerin mirasçı olamayacakları gibi; ölüme bağlı tasarrufla herhangi bir hak da edinemeyeceklerini hükme bağlamıştır.

5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun "Dul ve Yetim Aylığının Bağlanmayacağı" halleri düzenleyen 77. maddesi hükmünde;

"Aşağıda yazılı hallerde dul ve yetimlere aylık bağlanmaz:

a) Kendisinden aylık bağlanacak, iştirakçiyi veya emekli, adi malûllük, vazife malûllüğü aylığı alanı;

Kasten ve haksız yere öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenlere veya bu kanun gereğince adi malûl sayılacak hale getirenlere;" düzenlemesine yer verilmiştir.

Türk Medeni Kanunu'nun 578. maddesinde sayılan mirastan yoksunluk sebepleri ve bu düzenlemeye koşut bulunan 5434 sayılı Kanun'un 77. maddesi, sosyal güvenlik hukuku alanında da evrensel hukuk ilkeleri arasında yer alan "hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" ilkesinin gözetilmesini zorunlu kılmakta, sigortalının "kasten" öldürülmesi halinde, 506 sayılı Kanun'un 68. maddesinde öncelikle aranan ölüm aylığına "hak kazanma" olgusunun gerçekleşmediği sonucuna varılmaktadır (Hukuk Genel Kurulu'nun 15.06.2005 gün ve 2005/10-364-390 sayılı Kararı).

Davaya konu somut olayda ise, davacının, kendisinden dolayı ölüm aylığı bağlanmasını istediği sigortalı eşinin ölümüne sebep olması nedeniyle yargılandığı Zonguldak Birinci Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20.06.2003 gün ve 2002/227 Esas, 2003/108 sayılı Kararıyla; Mülga Türk Ceza Kanunu'nun 452/1. maddesi uyarınca "katil kastı olmaksızın darp neticesi öldürmek" suçundan, ağır tahrik ve iyi hal nedeniyle yapılan indirimlerden sonra 3 yıl 4 ay ağır hapis cezasına mahkum edildiği, mahkeme kararından, olayda eşini öldürme kastının bulunmadığının anlaşıldığı ve eşe ölüm aylığı bağlanmasına engel olacak "kasten ve haksız yere eşin öldürülmesi" halinin gerçekleşmemiş j olması nedeniyle, davacıya ölüm aylığı bağlanmaması yönündeki Kurum işlemi isabetli bulunmamaktadır.

Yukarıda açıklanan maddi ve yasal olgular gözetildiğinde; somut uyuşmazlıkta "kasten ve haksız yere öldürme" olgusunun gerçekleşmemiş olması nedeniyle, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle (ONANMASINA), 07.11.2007 günü yapılan ikinci görüşmede oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2007/812, K. 2007/828, 7 Kasım 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Kasten Ve Haksız Yere Adam Öldürme
  4. Kastın Aşılması
  5. Ölüm Aylığı
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2007/812
Karar No
2007/828
Tarih
7 Kasım 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2007/813 K.2007/821
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2007/814 K.2007/896
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2007/815 K.2007/842
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2007/819 K.2007/829
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2007/820 K.2007/823
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2007/821 K.2007/897

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.