İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2007/861 K.2007/835

Hukuk Genel Kurulu 2007/19-861 E. , 2007/835 K.

Esas2007/861Karar2007/835Tarih14 Kasım 2007Okuma6 dk · 1.231 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2007/861
Karar No
2007/835
Karar tarihi
14 Kasım 2007
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.231 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2007/19-861 E. , 2007/835 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 07/06/2007

NUMARASI : 2007/286-2007/645

Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Sulh 5.Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 20.10.2005 gün ve 2004/1335-2005/1058 sayılı kararın incelenmesi Davacı/alacaklı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 07.11.2006 gün ve 2006/8871-10440 sayılı ilamı ile; (...Davacı vekili davalının müvekkiline olan borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili için yapılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminat karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı cevap vermemiştir.

Mahkemece davacının ikametgâhının Çatalca’da, davalının ise Trabzon’da olduğu, faturalarda İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunun belirtilmesinin yeterli olmadığı, icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmadığı için davalı tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği ve geçerli bir takip bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Davalı davaya cevap vermemiş ise de aleyhinde yapılan icra takibi üzerine icra müdürlüğüne vermiş olduğu itiraz dilekçesinde akdi ilişkiyi kabul ederek ödeme definde bulunmuştur. Bu durumda dava konusu alacak bir para alacağı olup, BK’nun 73 ve HUMK 10. mad. gereğince davacının ikametgâhı mahkemeleri ve icra daireleri yetkilidir.

Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı/alacaklı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı/alacaklı ...... Kalemcilik Ticaret Anonim Şirketinin adresi Muratbey köyü ...... Mevkii, UKİ karşısı Çatalca/İstanbul’dur.

Davalı/borçlu .....Turizm İnşaat Otomotiv San.Tic.A.Ş.nin ticari merkezi,Ticaret Sicil Gazetesinin 11.12.2003 gün ve 5944 sayılı nüshasına göre, İstanbul/Kadıköy/Fikirtepe Hızırbey Cad.No:23 Kat:1 adresinde olup, bu şirkete ait “Hotel ......” işyeri ise Trabzon ilinin ...... İlçesindedir.

Davacı/alacaklı şirket, İstanbul 5.İcra Müdürlüğünün 2004/14490 E. sayılı dosyasında, 18.10.2004 tarihinde davalı/borçlu şirket aleyhine ilamsız icra takibine girişmiş; alacağın dayanağı olarak ta 20.02.2004 tarih ve 654708 nolu faturayı göstermiştir. Ödeme emri borçlu adresinde Hotel sahibi Selma Aktürk imzasına 22.10.2004 tarihinde tebliğ edilmiştir.

Davalı borçlu şirket, imza sirküleri ekli, şirket ismi ve kaşesi altında çift imza taşıyan 28.10.2004 tarihli itiraz dilekçesinde;

“Borçlu şirket adresi Hotel .........TRABZON olması vesilesiyle yetkili icra daireleri Trabzon İcra Daireleridir. Bu sebeple yetkiye itiraz ediyoruz.Şirketimizin muaccel hale gelmiş bir borcu bulunmamaktadır. Tarafımıza söz konusu fatura ile ilgili herhangi bir ihtarname keşide edilmemiştir.Söz konusu olan faturaya ilişkin aşağıda ekte sunduğumuz 1.500.000.000 TL lık ödeme yapılmış fakat alacaklı firma tarafından bu ödeme gözardı edilmiştir. B.K.101 madde gereğince temerrüde düşürülmeye yönelik herhangi bir ihtarname tarafımıza keşide edilmemiştir.Bu sebeple işlemiş faizi kabul etmiyoruz.Aylık %8 faiz oranını kabul etmiyoruz. Söz konusu faiz pek fahiştir.Söz konusu ticari ilişki olduğundan reeskont faizi uygulanmalıdır.”

İfadelerine yer vererek sonuçta: yetkiye, borca, işlemiş faize, faiz oranına itiraz ederek takibin durdurulmasını, istemiş; takip durmuştur.

Davacı/alacaklı 23.12.2004 tarihinde eldeki davayı açarak itirazın iptali isteminde bulunmuş; davalı usulünce tebliğe karşın cevap ve delil bildirmemiştir.

Mahkemece davacı delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yapılmış; sonuçta “icra takibi yetkili icra dairesinde yapılmayıp borçlu tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olmakla geçerli bir icra takibi olmadığından” davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı/alacaklı vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece; “davalı/borçlunun icra dosyasına itiraz ederken akdi ilişkiyi kabul edip ödeme definde bulunduğu, dava konusu alacağın para alacağı olması karşısında BK.73 ve HUMK.nun 10.maddesi gereğince davacının ikametgahı mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğu, işin esasının incelenmesi gerektiği” gerekçesiyle karar bozulmuş; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Direnme kararını davacı/alacaklı vekili temyize getirmektedir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; icra dairesinin yetkisi noktasında olup; borçlunun akdi ilişkiye itiraz etmeyip ödeme definde bulunması karşısında alacağın niteliğine göre takibin yapıldığı icra dairesinin yetkili ve yapılan takip ile bu takibe yönelik yetki itirazının da geçerli, olup olmadığının çözümü gerekmektedir.

Davalı eldeki davada savunmada bulunmamışsa da icra dairesine verdiği itiraz dilekçesinde akdi ilişkiyi kabul etmiş; ödeme def’inde bulunmuş; yetki itirazında aynen “Borçlu şirket adresi Hotel Büyük Sümela Maçka-TRABZON olması vesilesiyle yetkili icra daireleri Trabzon İcra Daireleridir.” İfadesini kullanarak yetkili icra dairesini açıkça “Trabzon” olarak göstermiştir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 50.maddesinde “yetki ve itirazları” başlığı altında aynen;

“ Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir.

Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. Tetkik mercii tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur.

İki tetkik mercii arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur.”

Düzenlemesi yer almaktadır.

Görüldüğü üzere, para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesi, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir.

Bu nedenle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun yetki konusundaki hükümlerinin, somut olaydaki uyuşmazlıkla sınırlı olarak açıklanmasında yarar görülmüştür:

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 9.maddesi, tersine bir yasa hükmü olmadıkça, her davanın, açıldığı tarihte davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinde görüleceğini öngörmektedir. Bu hükme göre, genel yetkili mahkeme davalının ikametgahı mahkemesidir.

Bu Kanunun 10. maddesinde ise, sözleşmenin ifa edildiği veya davalı ya da vekilinin dava tarihinde orada bulunması kaydıyla, sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinde dahi dava açılabileceği belirtilmiştir. Bu hüküm, özel yetkiye ilişkin bir düzenlemeyi içermektedir.

Anılan Kanunun 22. maddesinde, tarafların yetki sözleşmesi yapmak suretiyle yetkili olmayan bir mahkemenin yetkisini kabul edebilecekleri belirtilmiştir.

Yine aynı Kanunun 23.maddesinde;

“Salahiyettar olmıyan bir mahkemede aleyhine dava ikame olunan kimse esasa girişmezden evvel bu bapta itirazda bulunmazsa o mahkemenin salahiyetini kabul etmiş addolunur. Şu kadar ki munhasıran iki tarafın arzularına tabi olmıyan mesail bundan müstesnadır.Mahkeme bu nevi davalarda hitamı mahkemeye kadar re'sen veya iki taraftan birinin talebi üzerine ademi salahiyet kararı verir. Mahkemenin salahiyattar olmadığını iddia eden taraf salahiyettar mahkemeyi beyana mecburdur.”

Denilmektedir.

Yukarıda belirtildiği üzere, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun yetki konusundaki bu hükümleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 50/1. maddesi uyarınca, para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesinin belirlenmesinde kıyasen uygulanacaktır.

İcra Dairelerinin ve Mahkemelerin yetkisine ilişkin bu yasal hükümler karşısında somut olay değerlendirildiğinde:

Borçlu şirketin ticari merkezi dolayısıyla da yasal ikametgahı İstanbul/Kadıköy/Fikirtepe adresinde bulunmakta olup; bu şirkete ait Hotel Büyük Sümela işyeri ise Trabzon İlinin Maçka İlçesindedir.

Alacaklı şirketin ticari merkezi yani yasal ikametgahı ise Çatalca/İstanbul adresindedir.

Takip İstanbul’da yapılmış olup; borçlu yetki itirazında bulunurken Trabzon icra dairelerinin yetkili olduğunu belirtmiştir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 50/1. maddesi delaletiyle uygulama yeri bulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 23.maddesinin son cümlesi gereğince yetki itirazında bulunan tarafın yetkili icra dairesini doğru olarak göstermesi gerekir. Aksi halde bu itiraz yapılmamış hükmündedir.

Ne var ki, borçlu yetki itirazında bulunurken bu gereğe uygun davranmamış; tarafların yasal ikametgahı ya da sözleşme mahalli olmadığı gibi taraflarca sözleşmeyle yetkili kılınan yer niteliği de bulunmayan ve bu nedenle de yetkili olmayan “Trabzon icra dairelerini” yetkili merci olarak göstermiştir. Bu nedenle yaptığı yetki itirazını geçerli kabul etmek olanaklı değildir.

Diğer taraftan, sözleşmenin ifa yeri belli olmayıp bir an için Hotel ........işyeri olduğu kabul edilse dahi bu yer de Trabzon’da olmayıp, ayrı bir adli teşkilatı ve icra dairesi bulunan Maçka ilçesindedir.

Şu durum karşısında, davalı/borçlunun yetki itirazı geçerli ve sonuca etkili bulunmadığından, takip yapılan icra dairesinin yetkili olduğunun kabulü ve işin esasının incelenmesi gerekmektedir.

Mahkemece, yukarıda ayrıntısı açıklanan bu hususlar göz ardı edilerek icra dairesinin yetkisizliğini kabulle, yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından bahisle davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı/alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 14.11.2007 gününde, oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2007/861, K. 2007/835, 14 Kasım 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 07/06/2007
  5. Numarası : 2007/286-2007/645
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2007/861
Karar No
2007/835
Tarih
14 Kasım 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/862 K.2007/21104
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2007/862 K.2007/847
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/863 K.2007/21111
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2007/863 K.2007/836
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/864 K.2007/21112
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2007/864 K.2007/859

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.