İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/444 K.2008/445

Hukuk Genel Kurulu 2008/20-444 E. , 2008/445 K.

Esas2008/444Karar2008/445Tarih18 Haziran 2008Okuma7 dk · 1.330 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2008/444
Karar No
2008/445
Karar tarihi
18 Haziran 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.330 kelime·7 dk okuma·6 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2008/20-444 E. , 2008/445 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 22/05/2007

NUMARASI : 2007/138-2007/153

Taraflar arasındaki “Tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;Karaisalı Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 03.03.2004 gün ve 2003/123 E.,2004/56 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 07.04.2005 gün ve 2004/14314 E.,2005/4240 K. sayılı ilamı ile;

(...Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ....Köyünde bulunan toplam 4 parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre müvekkili adına tescilini istemiştir.

Mahkemece davanın kabulüne, fen elemanı bilirkişi raporunda A,B,C ve D ile işaretlenen yerlerin davacı A..A..adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Taşınmazın bulunduğu yerde Genel arazi kadastrosu işlemi 1954 yılında yapılmış ve sonuçları 06.07.1954-04.08.1954 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.

Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosunun 1954 yılında yapıldığı ve 05.08.1954 tarihinde kesinleştiği, taşınmazların çalılık olması nedeniyle, tapulama harici bırakıldığı anlaşılmaktadır. 3402 Sayılı Kadastro Yasasının uygulanmaya başladığı tarihe kadar kadastrosu yapılacağı ilan edilen ve önceden sınırları belirlenen çalışma alanları içerisindeki ormanlar tesbit dışı bırakılmışlardır.

3402 Sayılı Kadastro Yasasının yürürlüğünden sonra ise anılan yasanın 4. maddesi gereğince işlem yapılmıştır. Her ne kadar orman ve yerel bilirkişi, çekişmeli yerlerin orman sayılmayan yerlerden olduklarını açıklamışlar ise de, kadastro işlemi olan tesbit dışı bırakma işlemine ve resmi belgelere uygun düşmeyen bilirkişi sözlerine ve raporlarına değer verilemez.

Zaman içinde taşınmaz üzerindeki orman bitki örtüsünün kaldırılmış olması, o yerin orman niteliğini kaybettiği anlamına gelmez. Dava konusu taşınmazların tespit tarihinde yürürlükte bulunan yasa hükümlerine göre, çalılık yerlerden olması nedeniyle tespit dışı bırakılarak orman olduğu belirlendiğine göre, taşınmazların orman olmadığı hususu, ancak yörede yapılıp kesinleşecek orman kadastrosu sonucu tahdit haritası dışında bırakılmaları halinde kabul edilebilir.

Orman kadastrosunun yapıldığı tarihe kadar taşınmazlar orman sayılır. Taşınmazların zilyetlikle iktisabı bu tarihten sonra mümkün hale gelir. Bu durumda, orman kadastrosunun kesinleşme tarihi zilyetliğin başlangıcına esas teşkil eder. Başka bir anlatımla, yörede yapılacak orman kadastrosunun kesinleşeceği güne kadar, taşınmazlar orman sayılan yerlerden olma özelliğini sürdüreceğinden daha önceki tarihlerdeki zilyetliğe değer verilemeyecektir.

Yargıtay H.G.K.nun 24.10.2001 gün, 2001/8-464/751 ile 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 sayılı kararları da bu yöndedir. Davaya konu taşınmazların bulunduğu yerde, dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmadığı gözetildiğinde, davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiğinden söz edilemez. Kaldı ki; çekişmeli yer Seyhan Barajı Gölü koruma sahası içindedir.

O halde; anılan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan davalılar Orman Yönetimi ve Hazine vekilinin temyiz istemlerinin kabulü gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalılar Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü vekilleri

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

: Davalılar Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının Orman Genel Müdürlüğüne iadesine 18.06.2008 gününde, oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Somut Olayın Özelliği Nedeniyle Sonucu İtibariyle Doğru Olan Özel Daire Bozma Kararına İlişkin Düşüncelerim:

Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını açıkladığı kadastroca tespit dışı bırakılan taşınmaz bölümlerinin imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanılarak adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

Dava konusu taşınmazlar 1954 yılında yapılan genel kadastro çalışmaları sırasında taşlık-çalılık niteliğiyle tespit dışı bırakılmışlardır. Taşınmazların bulunduğu yörede dava tarihine kadar 6831 sayılı Orman Kanununun ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 4/3.maddesi uyarınca orman kadastrosu yapılmamıştır.Mahkemece toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacının dava konusu taşınmaz bölümlerini dava tarihinden geriye doğru 20 yıl kadar önce imar-ihya ederek kültür arazisi haline getirdiği ve tasarrufta bulunduğu belirlenmesi üzerine yazılı şekilde davanın kabulüne karar

verilmiştir.

Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyizi üzerine, Özel Dairece, özet olarak 1954 yılında yapılıp kesinleşen genel kadastro çalışmaları sırasında çalılık niteliğiyle tespit dışı bırakılan bu yerlerin yapılacak kesinleşecek orman kadastrosu sonucu düzenlenecek orman kadastrosunun kesinleşmesi tarihine kadar orman sayılacağı, bu tür yerlerin kazanılamayacağı ayrıca taşınmazların Seyhan Baraj Gölü koruma sahası içerisinde bulunduğu görüşünden hareketle bozma sevk edilmiştir.

Bir yerin imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle kazanılabilmesi için taşınmazın niteliği itibariyle kazanılmaya elverişli ve ihya olgusunun tamamlandığı tarihten itibaren yasada belirtilen koşullar altında tasarruf edilmiş olması gerekir.

Bu durumda genel kadastro çalışmaları sırasında çalılık niteliği itibariyle tespit dışı bırakılan bir yerin 6831 sayılı Orman Kanununun 1.maddesi hükmü uyarınca orman sayılan yerlerden bulunup bulunmadığının yöntemine uygun bir biçimde belirlenmesi gerekir. Orman sayılmayan ayrık halleri gösteren 6831 sayılı Orman Kanununun 1. maddesinde çalılıklar gösterilmemişlerdir.

Taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu yapılmamış bulunduğuna Yargıtay’ın yerleşmiş ve süreklilik kazanan uygulamalarına göre çalılık niteliğinde tespit dışı bırakılan böyle bir yerin memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planlarındaki bilgiler karşısında orman sayılan yerlerden olup olmadığının bu konuda uzman olan ormancı bilirkişi veya bilirkişi kurulu aracılığıyla belirlenmesi gerekir.

Uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda dava konusu taşınmaz bölümleri bu belgelere göre orman sayılmayan yerlerdir. Bu açıklamalar karşısında Yüksek Özel Dairenin hiçbir incelemeye dayanmayan, taşınmazların çalılık niteliğiyle tespit dışı bırakıldığı ve bu nedenle orman sayılan yerlerden olduğu yönündeki görüşüne katılmak mümkün değildir.

Dosya arasında bulunmamakla birlikte Genel Kurul görüşmeleri sırasında Yüksek Özel Dairece dayanılan taşınmazın bulunduğu bölgeye ait haritalarda tescil konusu taşınmaz bölümleri yeşil alanlarla çevrili orman içi açıklıkları niteliğinde olduğu görülmüştür. Bu belgeler ve açıklamalar karşısında ormancı bilirkişinin raporu yetersiz kalmaktadır. Eksik rapora dayanılarak bir yerin orman olup olmadığı sonucuna varılamaz.

Bu tür durumlarda eksik incelemeye işaret edilmek suretiyle orman konusunda uzman olan ormancı bilirkişi veya bilirkişi kurulu aracılığıyla çalılık niteliğiyle tespit dışı bırakılan taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanununun 1.maddesi hükmü uyarınca orman sayılan, orman sayılan yerlerden olmayıp da ormanla çevrili bulunduğunun belirlenmesi halinde aynı kanununun 17.maddesi hükmü uyarınca orman bütünlüğünü bozan orman içi açıklıklardan olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

Bu yönler orman konusunda uzman olan ormancı bilirkişi heyeti aracılığıyla belirlenmeden Özel Dairece uzman bilirkişi kurulunun yerine geçilerek temyiz incelemesi sırasında bu yerin orman sayılan yerlerden olduğu yönündeki görüşüne katılmak mümkün değildir.

Genel kadastroca çalılık niteliğiyle tespit dışı bırakılan yerlerin orman kadastrosu yapılıncaya dek orman sayılan yerlerden olup olmadığı hususunda Yargıtay uygulamalarına yansıyan bir birlik bulunmamaktadır.

Benzer bir olayda YHGK.’ca alınan 28.9.2005 gün, 2005/20-520-536 esas ve sayılı kararında aynen “…çalılık ve sazlık olarak tespit dışı bırakılıp orman olmadığı saptanan davaya konu taşınmaz bakımından 3402 sayılı Kadastro Kanunun 14 ve 17.maddelerine göre zilyetlikle kazanma koşulları lehine gerçekleşen davacının davasının kabulü yönündeki yerel mahkeme kararı doğru olup onanması gerekir…” denilmek suretiyle genel kadastroca çalılık olarak nitelendirilen bir yerin orman sayılmayan yerlerden olduğu benimsenmiştir.

Daha sonraki yıllarda benzer olaylar nedeniyle Hukuk Genel Kurulunca oy çokluğuyla alınan 27.12.2006 gün 2006/20-814-822 E/K- 23.1.2008 gün, 2007/20-967 E/K-28.5.2008 gün, 2008/20-395-405 E/K sayılı kararlarında genel kadastroca çalılık niteliğiyle tespit dışı bırakılan yerlerin orman sayılan yerlerden olduğu benimsenmiştir.

Yukarıdan beri yapılan açıklamalar karşısında tescil konusu taşınmaz bölümlerinin 6831 sayılı Orman Kanununun 1.maddesi hükmü uyarınca orman sayılan yerlerden olup olmadığı yönündeki yerel mahkemece yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporları yetersiz olup, bu hususun yöntemine uygun bir biçimde belirlenmesi gereğine işaret edilmek suretiyle bozma sevk edilmesinin daha isabetli olacağını düşünüyorum. Ne var ki aşağıda açıklanacağı üzere somut olayın özelliği nedeniyle davanın reddine işaret edilen Yüksek Özel Dairenin bozma kararı sonucu itibariyle doğru olmaktadır.

Dosya içeriğine göre tescil konusu taşınmazlar Seyhan Baraj Gölü koruma alanı içerisinde bulunan yerlerdir. Koruma alanı içerisinde bulunan bu tür yerler üzerinde tasarruf yasaklandığı için gerçek kişiler tarafından sürdürülen zilyetlik TMK.713, 3402 sayılı Kadastro Kanunun 14 ve 17.maddeleri bakımından kazanma sağlamaz. Davanın reddine işaret eden Özel Yüksek Dairenin bozma kararı bu açıklamalar karşısında doğru olmaktadır.

Somut olayın özelliği itibariyle sonucu itibariyle doğru gördüğüm bozma yönündeki düşüncelerimi saygıyla arz ederim.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2008/444, K. 2008/445, 18 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 22/05/2007
  5. Numarası : 2007/138-2007/153
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Karşı Oy
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2008/444
Karar No
2008/445
Tarih
18 Haziran 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2008/445 K.2008/445
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/445 K.2008/450
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2008/446 K.2008/446
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/446 K.2008/418
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2008/447 K.2008/6944
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/447 K.2008/7982

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.