İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/449 K.2008/455

Hukuk Genel Kurulu 2008/19-449 E. , 2008/455 K.

Esas2008/449Karar2008/455Tarih25 Haziran 2008Okuma7 dk · 1.492 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2008/449
Karar No
2008/455
Karar tarihi
25 Haziran 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.492 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2008/19-449 E. , 2008/455 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 02/11/2007

NUMARASI : 2007/1123-2007/1358

Taraflar arasındaki “itirazın iptali“ davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 2.Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 6.11.2006 gün ve 2006/916 E, 2006 1646 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 18.09.2007 gün ve 2007/3647 E, 2007/7926 K. sayılı ilamı ile, (...Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi bulunduğunu, alacağın tahsili için yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı cevap vermemiştir.

Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, davalının İzmir 4. İcra Müdürlüğü’nün 2005/6183 sayılı takip dosyasındaki kısmi borca itirazının iptaline, 1.190.-YTL. asıl alacak miktarı ile 1.590.58.-YTL. işlemiş faiz ve % 5 BSMV tutarı 29.53.-YTL. üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacak miktarına 5464 Sayılı Kanun’un 26. maddesine göre, T.C.Merkez Bankası’nca 3 ayda bir belirlenerek yayınlanan gecikme faiz oranı üzerinden faiz hesap edilmesine, değişkenliklerin gözetilmesine, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede akdi ve temerrüt faiz oranları belirlendiğine göre, takipten sonra işleyecek temerrüt faiz oranının anılan sözleşme hükümleri gözetilerek belirlenmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, banka kredi kartından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Uyuşmazlık; Olayda 5464 sayılı Kanun hükümlerinin mi, yoksa sözleşme ile belirlenen akti ve temerrüt faiz oranlarının mı uygulanması gerektiği noktasında toplanmaktadır.

Kredi kartları konusunda ilk düzenleme 14/3/2003 tarihinde Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 4822 sayılı Kanunla yapılmış ve Kanunun 10/A maddesi ile kredi kartları da tüketici kredisi kapsamına alınmıştır.

Ancak çok yaygın bir kullanıma sahip olan kredi kartları hakkında yapılan bu düzenleme ihtiyacı karşılayamamış ve müstakil bir kanuni düzenleme yapılması zarureti hasıl olmuştur. Bu nedenle 23/2/2006 tarihli 5464 sayılı Banka Kredi Kartları ve Kredi Kartları Kanunu çıkarılmış ve 1/3/2006 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a 4822 sayılı Kanun ile eklenen ve 14/3/2003 günü yürürlüğe giren geçici 1.madde çerçevesinde, kredi kartı sahiplerince yapılan başvurular sonucunda bankalarca düzenlenen ödeme planlarındaki hesaplamanın yanlış ve dolayısıyla çıkarılan toplam borcun fahiş olduğu iddiasıyla ve borç miktarının mahkemece belirlenmesi istemiyle kredi kartı sahiplerince açılan davalarda;

eğer Bankaca daha önce hesap kat edilip, kredi kartı sahibine kat ihtarı ve hesap özeti gönderilmek suretiyle borcun ödenmesi istenilmiş ise, temerrüt tahininin, gönderilen hesap kat ihtarında verilen ödeme süresi gözetilmek suretiyle belirlenmesi gerektiği, 13.Hukuk Dairesinin kararlılık kazanmış içtihatlarıyla kabul edilmiş; bu uygulamanın hukuka uygun bulunduğu, çok sayıdaki direnme kararının temyiz incelemesi sonucunda Hukuk Genel kurulunca da kabul edilmiştir.

5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun geçici 4.maddesinde, aynen “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle, kendisine dönem sonu borcunun ödenmesi için ihtar çekilmiş veya haklarında icra takibi başlatılmış ya da 31/1/2006 tarihine kadar temerrüde düşmüş olan kredi kartı borçluları, altmış gün içerisinde ilgili kredi kartı veren kuruluşa veya avukatına yazılı olarak, güncel tebligat adresi de belirtmek suretiyle müracaat ederek,

borçlarını taksitle ödemek istediklerini beyan etmeleri halinde, düzenlenecek ödeme planını imzalamaları ve ilk taksiti de peşin ödemeleri şartıyla kendisine bildirilen son dönem borcu tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık % 18 faiz oranı üzerinden hesaplanacak borç tutarını; icra takibine konu olmuş ise takip, dava masraf ve harçları, vekalet ücreti ile birlikte onsekiz eşit taksitte ödeme hakkına sahip olurlar.

Temerrüt tarihindeki ana para borcu kart çıkaran kuruluş tarafından kart hamiline o tarihte gönderilen son dönem borcunda belirtilen toplam borç tutarıdır.

Kredi kartı borçlusunun bu maddenin birinci fıkrasına uygun olarak alacaklıya müracaat etmesi ve yapılan ödeme planı doğrultusunda taksit tutarını ödemesi şartıyla, hali hazırda yapılmış işlemler baki kalmak kaydıyla icra işlemleri durur, İcra ve İflas Kanununda belirtilen süreler işlemez.

Kredi kartı borçlusu bu ödeme planına karşı ancak, plan doğrultusunda ödeme yapmak ve ödemelere devam etmek koşulu ile itiraz yoluna başvurabilir.

İş bu geçici madde kapsamında yeniden yapılandırılan borçlarda, borçlunun yapılandırma öncesi dönemde borca vaki itirazları ortadan kalkar. Ödeme planı uyarınca son taksitin de vadesinde ödenmesi üzerine icra takibi sona erer.

Taksitlerden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde bu madde ile sağlanan haklar ortadan kalkar ve bu Kanunun 26 ncı maddesinde belirtilen gecikme faizi üzerinden mevcut icra takip işlemlerine devam edilir.

İş bu geçici madde Kanunun yürürlüğe giriş tarihinden önce yapılmış ödemeleri geri isteme hakkı vermez.” şeklinde hüküm getirilmiştir.

Bu düzenlemenin, aynı konuda daha önce yürürlüğe konulmuş olan 4822 s.K.hükümlerine oranla, tüketici açısından daha da lehe olan bir nitelik taşıdığı açıktır.

5464 sayılı Banka Kartı ve Kredi Kartları Kanunu, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 10/A maddesini yürürlükten kaldırmadığından, kredi kartları için 5464 sayılı Kanunun yanında 4077 sayılı Kanunun 10/A maddesi de uygulanmaya devam edecektir. (Buket Himmetoğlu, Banka Kartları ve Kredi Kartları Değerlendirme Toplantısı, Bankacılık Dergisi, 56 sf; 94 vd. Mart 2006)

Kredi kartı ile yapılan alışverişlere 4077 s.K. hükümlerinin uygulanabilmesi için, kredi kartının bu kanunun kapsamında bir tüketici olan hamil tarafından kullanılması; kredi kartı ile edinilen mal veya hizmetlerin de, 4077 s.K. kapsamında bir mal yada hizmet olması şeklinde iki şartı vardır. Başka bir deyişle, kredi kartı ile yapılan alışveriş bu iki unsura sahip değilse, salt kredi kartının kullanılması nedeniyle söz konusu alışverişe 4077 S.K. hükümleri uygulanamayacaktır. (Serhan Sayın, Türk Hukukunda Kredi Kartı ve Kredi Kartının Hukuka Aykırı Kullanılmasından Doğan Hukuki Sorumluluk, İstanbul 2005 S.28).

Kredi kartı hamilinin 4077 s.K. uygulamasında tüketici sayılabilmesi için, kredi kartı ile temin ettiği mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinmesi, kullanması veya yararlanması gerekir. Kredi kartı hamilinin gerçek kişi veya tüzel kişi olması 4077 s.K. hükümlerinin uygulanabilmesi açısından her hangi bir önem taşımamaktadır. Başka bir deyişle kredi kartı hamili gerçek kişi olabileceği gibi, tüzel kişi de olabilir. Ancak 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun 43 ncü maddesi uyarınca kurumsal kredi kartları nedeniyle çıkan uyuşmazlıklara genel mahkemelerde bakılacaktır.

Kredi kartı ile yapılan alışverişler hakkında 4077 s.K.nun uygulanabilmesinin diğer bir şartı, tüketici niteliği taşıyan kredi kartı hamilinin, kredi kartı ile temin ettiği mal veya hizmetin Kanun kapsamına giren bir mal veya hizmet olması gerekir.

Kanuna göre kredi kartı kullanılarak temin edilen mal ve hizmetler sonucu nakdi krediye dönüşen kredi ile nakit çekme suretiyle kullanılan kredi arasında bir uygulama farkı bulunmamaktadır.

5464 sayılı Kanunun 26/3.maddesi uyarınca kredi kartı hamilinin şartları gerçekleştiğinde ödemekle yükümlü olduğu akdi gecikme faizi oranlarının azami miktarını, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası belirlemeye yetkili olup, banka belirlediği bu faiz oranlarını 3 ayda bir açıklayacaktır. Kanunun 25.maddesi uyarınca kart kuruluşunun faiz oranında artırım yapması durumunda söz konusu faiz artırımını otuz gün önceden kredi kartı hamiline bildirmek zorundadır. Kredi kartı hamilinin bildirim tarihinden itibaren en geç altmış gün içinde tüm borcu ödeyip kredi kullanmaya son vermesi halinde ise, kart kuruluşunun yapacağı faiz artırımından etkilenemeyeceği hükme bağlanmıştır. (Emine Açıkgül, Hacı Ali Açıkgül Teori ve uygulamada Kredi Kartı Sözleşmeleri, Ankara 2007 sy.130)

5464 sayılı Kanunun 26.maddesinin gerekçesinde ise; “…Uygulamada birliğin sağlanması ve haksız uygulamaların önüne geçilmesi amacıyla gecikme faiz oranının üst sınırı akti faiz oranına atıf yapılmak suretiyle belirlendiği…” ifade edilmektedir.

5464 Sayılı Kanunun 26/3.maddesi ile akti faiz oranına bir sınırlama getirilmiştir. Bir başka söyleyişle taraflar aralarında düzenledikleri sözleşme ile bu kanuna göre Merkez Bankasının üç ayda bir açıklayacağı oranların üzerinde bir faiz miktarı belirleyemeyeceklerdir. (Emrullah Aycı, İnci Biçkin, Mustafa Artuç, Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu, Getirilen Yenilikler, Ankara 2006, s. 61 vd.)

Bu açıklamaların ışığında somut olaya bakıldığında; davacı banka ile davalı arasında 21/7/2004 tarihinde bir Bankacılık Hizmet Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin 12.maddesinde; “temerrüt faizinin; temerrüt tarihinde yürürlükte olan ve kart hamiline bildirilen yıllık en yüksek kredi kartı akti faiz oranına, bu oranın % 30 fazlası üzerinden gecikme faizi yürütüleceğinin kararlaştırıldığı, davalının yaptığı kredi kartı harcamalarını ödemekte temerrüde düşmesi üzerine hesap kat edilerek 16/3/2005 tarihinde borçluya ihtarname gönderildiği, borcun ödenmemesi üzerine 22/6/2005 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun kısmen borca ve faize itirazı üzerine takibin durduğu, alacaklının itirazın iptali amacıyla eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.

Yapılan araştırmada davalı-borçlunun 4822 sayılı Kanun ve 5464 sayılı Kanun anlamında bir başvurusunun bulunmadığı bildirilmiştir.

5464 sayılı Kanun 1/3/2006 tarihinde yayımlanmakla birlikte faiz hesabına ilişkin hükümlerin yürürlüğü geçici 3.madde ile 1/6/2006 tarihine ertelenmiştir.

Hal böyle olunca; her ne kadar taraflar arasında düzenlenen sözleşmede akti ve temerrüt faizi oranları belirlenmişse de, bu konuda emredici yasal düzenleme içeren 5464 sayılı Kanun yürürlüğe girmekle, artık bu Kanunun uygulandığı tarihten itibaren sözleşme hükümleri uygulama kabiliyetini yitirmiştir.

Bu durumda sözleşme hükümlerinin uygulanmasına işaret eden Özel Daire bozma kararında ve 1/4/2006 tarihinden itibaren Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği belirten mahkeme kararında bir isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan bu durum karşısında takip tarihinden 5464 sayılı Kanunun faiz ile ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği 1/6/2006 tarihine kadar akdi faiz, bu tarihten itibaren ise 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 26/3.maddesine göre Merkez Bankasınca belirlenen faiz oranlarının uygulanması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 25/6/20008 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2008/449, K. 2008/455, 25 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 02/11/2007
  5. Numarası : 2007/1123-2007/1358
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2008/449
Karar No
2008/455
Tarih
25 Haziran 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2008/450 K.2008/6945
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2008/450 K.2008/450
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/450 K.2008/452
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2008/451 K.2008/451
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/451 K.2008/453
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2008/452 K.2008/452

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.