İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/56 K.2008/100

Hukuk Genel Kurulu 2008/20-56 E. , 2008/100 K.

Esas2008/56Karar2008/100Tarih6 Şubat 2008Okuma7 dk · 1.389 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2008/56
Karar No
2008/100
Karar tarihi
6 Şubat 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.389 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2008/20-56 E. , 2008/100 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Dalaman Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 15/03/2007

NUMARASI : 2006/354-2007/61

Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil ile men’i müdahale” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda.

Dalaman Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 21.07.2005 gün ve 43-202 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 25.05.2006 gün ve 4629-7169 sayılı ilamı ile; (...Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine açılan davada davalılar adına tapuda kayıtlı olan ...Mahallesi ..ada .. parsel sayılı 23.417,58 m2 yüzölçümündeki taşınmazın bir bölümünün yörede yapılarak kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı belirtilerek tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline ve davalıların elatmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kesinleşen orman sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptalini ve tescil ile elatmanın önlenmesine ilişkindir.

Yörede 1941 ve 1989 yıllarında yapılan orman kadastrosu aplikasyon ve 2/8 madde uygulaması bulunmaktadır.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1941 yılında orman kadastrosu yapılıp kesinleşmiştir. Daha sonra 1989 yılında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu, 1941 yılı tahdidinin aplikasyonu ve 2/B madde uygulaması yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan uzman orman ve fen bilirkişilerinin müşterek olarak düzenledikleri raporda çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırı dışında kaldığı açıklanmış, mahkemece kesin hüküm nedeniyle dava reddedilmiştir.

Gerçekten; yörede 1952 yılında yapılan arazi kadastro çalışmaları sırasında çekişmeli taşınmazın gerçek kişi adına tesbit edilmiş, Orman Yönetiminin açtığı dava sonucu Köyceğiz Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 23.10.1953 tarih 1953/47-180 sayılı ilamı ile çekişmeli taşınmazın 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit sınırı dışında kaldığı ve tapulu olduğu gerekçeleri ile davanın reddi yolunda hüküm kurulmuş, hüküm temyiz edilmeden kesinleşmiştir.

Bu davada sadece 3116 Sayılı Yasa gereğince yapılan tahdit hattı uygulanmıştır. Ortada 4785 Sayılı Yasa gereğince yapılan bir inceleme bulunmamaktadır. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları sınırlandırılmıştır. Orman Yönetimi ile taşınmazın önceki maliki arasında kurulan söz konusu hükmün yörede 1941 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastro sınırlarının uygulanmasına ilişkin olduğu açıktır.

4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre istisnalar dışında gerçek ve tüzel kişiliklere ait tüm ormanlar hiçbir işleme gerek kalmadan devletleştirilmiştir. Yörede 1941 yılındaki orman kadastro çalışmasından sonra 1989 yılında 4785 Sayılı Yasa göz önüne alarak yapılan orman kadastro çalışması yapılmışsada bu çalışmanın kesinleşip kesinleşmediği belli değildir.

1989 yılında yapılan orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin çalışmanın ilan edilerek itirazsız kesinleştiği ve çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı usulüne uygun olarak yapılacak uygulama sonucunda saptandığında söz konusu kadastro mahkemesi kararının kesin hüküm oluşturduğu düşünülemez.

Çünkü, 6831 Sayılı Yasanın 7.maddesi ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23.maddesi gereğince 4785 Sayılı Yasa gözetilerek bu yasa ile devletleştirme kapsamındaki ormanların kadastrosu her zaman yapılabilir.

Ayrıca; dosya içinde bulunan 1941 yılına ait orman tahdit haritası ile 1989 yılına ait orman kadastro çalışması, aplikasyon 2/B haritası arasında açı ve mesafe olarak orman tahdit noktalarının konulduğu yerler arasında farklılık olduğu anlaşılmaktadır.

Orman tahdit harita ve tutanaklarının uygulanması bu hali ile yetersiz olduğu gibi, dosya kapsamından bu yerde 1989 yılında yapılan orman kadastro çalışması ile aplikasyon ve 2/B madde uygulamasının kesinleşip kesinleşmediği de anlaşılamamaktadır. Bu yerde 1989 yılında yapılan orman kadastro çalışması kesinleşmemiş ise, ortada 4785 Sayılı Yasa hükümleri göz önünde bulundurularak yapılan ve kesinleşen bir orman kadastrosunun varlığından söz edilemez.

Çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle 4785 Sayılı Yasa karşısında orman sayılan yerlerden olup olmadığını, memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planının uygulanması sonucu anlaşılmaktadır.

3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarının kadastrosunun yapılmasını öngörmüş, 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1.maddesiyle tüm özel ormanlar hiçbir bildirime gerek olmadan devletleştirilmiş olduğundan, bu durumda 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce orman kadastrosu yapılmışsa, o yerdeki taşınmazın orman olup olmadığı, sadece orman kadastro haritası ve tutanaklarının uygulanması sonucu belirlenemez.

Somut olayda; 1989 yılında yapılan orman kadastro çalışmasının ilan edilip kesinleştiğinin belirlenmesi halinde uyuşmazlık, kesinleşen orman tahdit harita ve tutanaklarının uygulanması ile çözümlenebilir.

Bu nedenle; mahkemece, öncelikle 1989 yılında yapılan orman kadastro çalışmasının askı ilan tutanağı orman işletme müdürlüğünden istenmeli, ask ilanı yapılıp işlemin kesinleştiğinin anlaşılması halinde, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasında seçilecek 3 uzman orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte tutanaklarda bahsi geçen sabit mevki ve yer adları konusunda yerel bilirkişi ifadelerinden yararlanılarak 1941 yılına ait orman kadastrosu, 1989 yılına ait orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalar ile arazi kadastro paftası,

6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve aynı yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki yönetmelik ve bu yönetmeliğin 54.maddesi gereğince çıkarılan teknik izahatnamede tarif edilen yöntemle değişik açı ve mesafelerdeki en az 6-7 adet orman sınır noktalarını gösterecek şekilde çekişmeli taşınmaza geniş çevresi ile birlikte sağlıklı biçimde uygulanmalı, zeminde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle, tutanak ve haritalardaki açı ve mesafelere göre bir bir bulunup zeminde işaretlenmeli ve buna göre çekişmeli taşınmazın 1941 ve 1989 tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı,

bilirkişilere uygulamayı detaylı olarak gösteren ayrı renk ve kalemlerle işaretli, orman tahdit hattı ile irtibatlı, kadastro ve orman tahdit haritaları ölçekleri eşitlenip birbiri üzerine ablike edilerek müşterek kroki düzenlettirilmelidir.

Yapılacak uygulama neticesinde, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı belirlendiğinde, sadece 1941 yılı tahdidinin uygulanması sonucu verilen Köyceğiz Kadastro Mahkemesinin 23.10.1953 tarih ve 1953/47-180 sayılı ilamının kesin hüküm oluşturmayacağı düşünülmelidir.

Yukarıda belirtilen şekilde yapılacak araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1941 yılından sonra yapılarak kesinleşen orman kadastro çalışmasının bulunmadığı yada yapılmış olsa bile ilan edilmediğinin saptandığında ise; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında; bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte uygulanmak suretiyle; çekişmeli taşınmazın, bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.

4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45.maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..

14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14.maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli;

fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra,

her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, böylece 1941 yılı orman kadastrosu dışında kalan dava konusu taşınmazın 4785 Sayılı Yasa karşısında orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmeli, toplanacak tüm kanıtlar değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.

Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, kesinleşen orman sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali, orman niteliği ile Hazine adına tescili ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.

Davacı Orman idaresi, davalının maliki olduğu dava konusu taşınmazın 1944 yılında yapılan ve kesinleşen tahdit içerisinde kaldığını ileri sürerek, taşınmazın orman sınırları içerisinde kalan kısmının tapusunun iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı K.. İ..lehlerine kesin hüküm bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, Özel Dairece hüküm yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmuştur.

Dava konusu taşınmaz tapuda müşterek mülkiyet şeklinde kayıtlı olup, 3/15’i K..İ..(davalı), 3/15’i K.. K.. İ.., 3/15’i K.. İ.., 3/15’i R.. G..ve 3/15’i F..İ..adına kayıtlıdır.

Somut olayın özelliğine göre orman niteliğinde olup olmadığı hususunun saptanması gerektiğinden ve görülen davada diğer müşterek maliklerin de hakları etkileneceğinden bu davanın niteliği gereği diğer müşterek maliklerin davada yer alması gerekmektedir.

Ne var ki, davacı Orman İdaresince sadece 3/15 pay sahibi K..İ.. aleyhine dava açıldığından, diğer paydaşlar yönünden de dava açılması amacıyla davacı idare vekiline süre verilmesi, dava açılması durumunda HUMK.m.45 vd. maddeleri gereğince aralarındaki bağlantı nedeniyle davaların birleştirilmesi hususunun düşünülmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde geri verilmesine, 06.02.2008 günü oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2008/56, K. 2008/100, 6 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 15/03/2007
  5. Numarası : 2006/354-2007/61
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2008/56
Karar No
2008/100
Tarih
6 Şubat 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/57 K.2008/1243
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/57 K.2008/1885
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2008/57 K.2008/57
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/57 K.2008/96
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2008/57 K.2008/3156
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/58 K.2008/1233

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.