İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/580 K.2008/572

Hukuk Genel Kurulu 2008/15-580 E., 2008/572 K.

Esas2008/580Karar2008/572Tarih24 Eylül 2008Okuma6 dk · 1.268 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2008/580
Karar No
2008/572
Karar tarihi
24 Eylül 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.268 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2008/15-580 E., 2008/572 K.

İSTİRDAT DAVASI

İŞ BEDELİ

MECBURİ TAHKİM

3533 S. UMUMİ MÜLHAK VE HUSUSİ BÜTÇELERLE İDARE EDİLEN ... [ Madde 1 ]

3533 S. UMUMİ MÜLHAK VE HUSUSİ BÜTÇELERLE İDARE EDİLEN ... [ Madde 4 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda.

(Ankara Onyedincî Asliye Hukuk Mahkemesi)'nce "davaya bakmakta görevsizliğine" dair verilen 20.06.2007 gün ve 2007/2 E., 29 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Onbeşinci Hukuk Dairesi'nin 12.02.2008 gün ve 2008/799-829 sayılı ilamı ile: (...Davacı Şanlıurfa İl Özel İdare Müdürlüğü davasında; yanlar arasında yapılan 08.09.2000 tarihli sözleşme gereğince davalı MTA Genel Müdürlüğümün sıcak su sondajı yapılmasını yüklendiğini; ancak, sondaj tamamlanmadan işin terk edildiğini ileri sürerek ödenmiş olan 57.474.832.000 TL tutarındaki iş bedelinin tahsilini istemiştir.

MTA Genel Müdürlüğü ise, yanlar arasındaki 08.09.2000 tarihli sözleşme uyarınca hak edilen 1.395.000.000 TL iş bedelinin tahsilini dava etmiştir.

Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davalar görev yönünden reddedilmiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

3533 sayılı Umumi Mülhak ve Hususi Bütçelerle İdare Edilen Daireler ve Belediyelerle Sermayesinin Tamamen Devlete veya Belediyeye veya Hususi İdarelere Ait Daire ve Müesseseler Arasındaki İhtilafların Tahkim Yoluyla Halli Hakkında Kanun'un 1. maddesi uyarınca; bu Daireler arasında çıkan uyuşmazlıklar adliye mahkemelerinin görevi dahilinde bulunanlar bu kanunda yazılı tahkim usulüne göre çözümlenir.

Anılan yasa hükmüne göre, Şanlıurfa Özel İdare Müdürlüğü ve MTA Genel Müdürlüğü arasında çıkan uyuşmazlığın çözümünde davalı-davacı MTA'nın bulunduğu yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi, hakem sıfatıyla görevlidir.

Bu yasal nedenle, yüksek dereceli hakim tarafından hakem sıfatıyla davalara bakılması gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Temyiz Eden: Taraf vekilleri

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, haksız ödenen iş bedelinin istirdadı istemine ilişkindir.

Birleşen dava, bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Davacı Şanlıurfa Valiliği Özel İdare Müdürlüğü vekili dava dilekçesinde; 08.09.2000 tarihli sözleşme gereğince davalı MTA Genel Müdürlüğü'nün sıcak su sondajı yapmayı yüklendiğini, ancak davalının kusuru nedeniyle borunun koparak toprak içinde kalması nedeniyle sondaj işinin tamamlanmadığını ve işin terk edildiğini, malzeme bedeli, işçi tahsis bedeli ve ödenmiş iş bedeli olan toplam 57.474.832.000 TL'nin yasal faiziyle (fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak) tahsiline hakem sıfatıyla karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı MTA Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; kopan boruyu davacı idarenin temin ettiğini, fabrika hatası olduğunu, davanın reddine karar verilmesini cevaben istemiştir.

İhbar olunan H... A... Y... San. Ltd. Şti. vekili 30.01.2002; tarihli dilekçesinde; davalı yüklenici idarenin H... A... Y... Sanayi Şirketi'nden satın aldığı ve kullandığı malzemelerin TSE ve İSO-2000 belgeli olduğunu, yüklenicinin kusuru nedeniyle boruların toprak altında kaldığını, zararın davalıdan tahsili gerektiğini beyan etmiştir.

MTA Genel Müdürlüğü vekili birleşen dava dilekçesinde; 08.09.2000 tarihli sözleşme gereği yapılan sıcak su sondaj işi nedeniyle ödenmeyen bakiye 1.395.000.000 TL iş bedelinin reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.

İl Özel İdare Müdürlüğü vekili birleşen davanın cevap dilekçesinde; birleşen davanın reddini savunmuştur.

Yerel mahkemece, MTA Genel Müdürlüğü'nün özel bütçesinin oluşu ve ticari faaliyette de bulunuşu nedeni ile taraflar arasında ihtilafın çözümünde özel hukuk hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, özel hukuk hükümleri uygulanması gereken hallerde de davaya genel hukuk mahkemelerinde bakılması gerektiği belirtilerek davanın ve birleşen davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.

Özel Daire, yukarıda açıklanan nedenlerle kararı bozmuştur.

Mahkemenin direnmeye ilişkin kararı taraflar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Bozma ve direnme kararlarının içerik ve kapsamları itibariyle Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, davalının 3533 sayılı Kanun kapsamında bulunup bulunmadığı; bu konudaki saptamaya bağlı olarak da, eldeki davaya anılan Kanun çerçevesinde mecburi hakem tarafından mı, yoksa genel mahkemece mi bakılacağı noktasında toplanmaktadır.

3533 sayılı Yasa'nın 1. maddesinde; "Umumi, mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı Devlete veya belediye veya hususi idarelere aid olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanlar bu kanunda yazılı tahkim usulüne göre halledilirler." hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Yasa'nın 4. maddesinde; "Katma bütçe ile idare edilen daireler, belediyeler, özel bütçe ile idare olunan veya sermayesinin tamamı Devlet, belediye veya özel idarelere ait olan daire ve müesseselerin veya bu daire ve müesseselerden biriyle ikinci maddede yazılı dairelerden biri arasında çıkan uyuşmazlıklar, bulunduğu yerin ve taşınmaza ilişkin uyuşmazlıklarda, taşınmazın aynına yönelik olanlar hariç olmak üzere o taşınmazın bulunduğu yerin ve taraflar değişik yerlerde bulunuyorlarsa davalı durumunda olan daire veya müessesenin ve davalılar birden çok olduğu takdirde bunlardan birinin bulunduğu yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından hakem sıfatıyla çözümlenir." hükmü yer almaktadır.

Yasalarımızda biri ihtiyari, diğeri mecburi olmak üzere iki tür tahkim öngörülmüştür. Bazı hallerde, taraflar arasında ortaya çıkan özel hukuk alanına ilişkin uyuşmazlıkların, evvelce bu konuda bir tahkim sözleşmesi yapılmamış olmasına rağmen, sıfatları belirtilen kişiler tarafından bakılması zorunlu kılınmıştır ki, buna mecburi ya da kanuni tahkim denilmektedir. Tahkimin hangi hallerde mecburi olduğu, özel kanun hükümleri ile tayin edilir; mecburi tahkime tabi iş ve davalarda, taraflar Devlet mahkemelerinde yani genel mahkemelerde dava açamazlar; kanunla gösterilen hakemlere başvurmaya, bir başka söyleyişle hakemlerde dava açmaya mecburdurlar.

Anılan yasanın gerekçesindeki sözlere ve bilimsel görüşlere göre; 3533 sayılı Yasa'nın kabul edilmesiyle gerçekleştirilmesi istenen amaç; bu kanun kapsamına giren idare ve müesseselerin aralarında çıkan uyuşmazlıkların, gerçek kişiler arasında çıkan uyuşmazlıklardan farklı nitelikleri ve özellikleri bulunması, bu kuruluşların hukuk müşavirliklerine sahip olmaları nedeniyle işi kolaylıkla inceleyip az masrafla kısa zamanda uyuşmazlıkların sonuçlandırılması ve genel mahkemelerin işlerinin azaltılmasıdır. Nitekim, bir kısım hakemler tarafından verilen kararların kesin olması ve bir kısım kararların da ancak itirazının mümkün bulunması, gerçek amacının bu olduğunu belirlemektedir (Prof. Dr. Baki Kuru; Hukuk Muhakemeleri Usulü, 1991, Cilt 4, Sayfa 3966).

Bir uyuşmazlığın 3533 sayılı "Umumi Mülhak ve Hususi Bütçelerle İdare Edilen Daireler ve Belediyelerle Sermayesinin Tamamı Devlete veya Belediye veya Hususi İdarelere Ait Daire ve Müesseseler Arasındaki İhtilafların Tahkim Yolu ile Halli Hakkında Kanun" çerçevesinde çözülebilmesi için, anılan Kanun'un 1. maddesindeki açık hükme göre, uyuşmazlık; umumi, mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı Devlete veya belediye veya hususi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkmış olmalı ve adli yargının görev alanı içerisinde bulunmalıdır. Uyuşmazlığın her iki tarafının da bu hüküm kapsamında olması zorunludur; aksi takdirde, davaya anılan Kanun çerçevesinde mecburi hakem sıfatı ile bakılamaz.

Somut olayda davacının anılan Kanun kapsamında bulunduğu çekişmesizdir. Keza, uyuşmazlığın adli yargının görev alanı içerisinde olduğunda da kuşku ve duraksama yoktur.

"MTA Genel Müdürlüğümün, 3533 sayılı Kanun kapsamında bulunup bulunmadığının aydınlığa kavuşturulabilmesi için, bu davalının tabi olduğu mevzuat ve hukuksal statüsü ortaya konulmalıdır.

2804 sayılı Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü Kanunu'nun 1. maddesinde, MTA Genel Müdürlüğü'nün hükmi şahsiyeti haiz olmak ve bütün muamelelerinde bu kanun ile hukuku hususiye ahkamına tabi bulunmak üzere kurulduğu belirtilmiş ise de; anılan Yasa'nın 11. maddesinde, MTA'nın gelirlerinin, bağlı bulunduğu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın bütçesine "genel bütçeden" ayrılan ödeneklerden ve sayılan diğer kaynaklardan sağlanan gelirlerden oluştuğu belirtilmiştir.

Ayrıca MTA Genel Müdürlüğü. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun (II) sayılı cetvelinin "özel bütçeli idareler" sütununun 15. sırasında yer almaktadır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na bağlı bir "Genel Müdürlük"dür. Kaldı ki, MTA Genel Müdürlüğü 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname kapsamındaki kuruluşlardan da değildir.

Bu hali ile 3533 sayılı Kanun'un 1. ve 4. maddelerinde sayılan hususi bütçeli müessese kapsamına girdiğinin kabulü ile uyuşmazlığın anılan yasa maddeleri gereğince zorunlu tahkimde çözümlenmesi gerekir.

Yukarıda belirtilen maddi ve yasal olgular dikkate alındığında yerel mahkemenin direnme kararı isabetli bulunmamaktadır.

Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

Sonuç: Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nın 429. maddesi gereğince (BOZULMASINA), istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 24.09.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2008/580, K. 2008/572, 24 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstirdat Davası
  4. İş Bedeli
  5. Mecburi Tahkim
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2008/580
Karar No
2008/572
Tarih
24 Eylül 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/582 K.2008/570
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/584 K.2008/523
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/585 K.2008/524
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/588 K.2008/573
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/589 K.2008/525
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/590 K.2008/526

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.