İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/617 K.2008/627

Hukuk Genel Kurulu 2008/6-617 E., 2008/627 K.

Esas2008/617Karar2008/627Tarih15 Ekim 2008Okuma5 dk · 1.040 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2008/617
Karar No
2008/627
Karar tarihi
15 Ekim 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.040 kelime·5 dk okuma·4 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2008/6-617 E., 2008/627 K.

FERAGAT

GÖREV

KİRA SÖZLEŞMESİ

TAHLİYE

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 1 ]

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 8 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; (Ankara Asliye Dokuzuncu Hukuk Mahkemesi)'nce görevsizliğe dair verilen 09.05.2007 gün ve 2007/117-204 sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Altıncı Hukuk Dai-resi'nin 24.09.2007 gün ve 2007/7548-9757 sayılı ilamı ile; ("...Dava itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece, görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz olunmuştur.

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının müvekkiline ait işyerinde 01.01.2003 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, davacının 2006 Ocak-Temmuz ayları arası toplam 8.000.00 YTL kira parasının tahsili için icra takibi yaptığını, davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ise, borcunun olmadığını, davayı kabul etmediğini, taşınmazı da tahliye ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davacı vekili 09.05.2007 tarihli oturumda 12.10.2006 tarihli dava dilekçesinde icra takibine yapılan itirazın iptali ve temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkin açmış olduğu davasındaki tahliye talebinden vazgeçtiğini beyan etmiş, talebini münhasıran alacağın tahsili amacıyla itirazın iptali istemine dönüştürmüştür. Davacı vekilinin talebi sonucu uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkin bulunmaktadır. Bu açıklamalar karşısında mahkemece işin esası hakkında hüküm kurulması gerekirken, davacının başlangıçtaki istemi dikkate alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir...") gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Temyiz Eden: Davacılar vekili

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, kiralayan tarafından kira paralarının tahsili istemiyle kiracı hakkında yapılan ilamsız icra takibinde borca itirazın iptali ve temerrüt nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.

Davacılar Hüseyin ve Savaş vekili, Ankara Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine hitaplı 12.10.2006 günlü dava dilekçesinde, davalı şirketin 01.01.2003 tarihli kira sözleşmesi ile davacıların kiracısı olduğunu, toplam 9.250,00 YTL tutarındaki kira paralarını ödemediğini, alacağın tahsili için yapılan icra takibinde borca haksız olarak itiraz ettiğini, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 30 gün içinde kira borcunu ödemeyerek temerrüde de düştüğünü ileri sürerek; itirazın iptaline ve kiralananın temerrüt nedeniyle tahliyesine, %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş;

kiralanan yargılama sırasında 30.11.2006 günlü tutanakla tahliye edilmiş, davayı gören Ankara Altıncı Sulh Hukuk Mahkemesi 07.02.2007 günü görevsizlik kararı vermiş ve temyiz edilmeksizin kesinleşen bu görevsizlik kararıyla dosya yerel mahkemeye (Ankara Asliye Dokuzuncu Hukuk Mahkemesine) gelmiş; davacı vekili 09.05.2007 günlü duruşmada kiralananın tahliye edildiğini, o nedenle tahliye talebinden vazgeçtiğini imzasıyla bildirmiştir.

Yerel mahkeme; dava dilekçesinde itirazın iptali ile birlikte kiralananın tahliyesi de talep edilmiş olmakla, HUMK'nın 8.II/1. maddesi gereğince davaya bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ait bulunduğu, davalının yargılama sırasında kiralananı tahliye ve davacı vekilinin de bu nedenle tahliye davasından feragat etmiş olmasının ve icra takibinde tahliye talebi bulunmamasının, açılan tahliye davasını ve mahkemenin görevini etkilemeyeceği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli Ankara Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermiş; Özel Daire bu kararı metni yukarıda bulunan ilamla bozmuş, yerel mahkeme gerekçesini tekrarlayarak ve genişleterek önceki kararında direnmiştir.

Yukarıda da açıklandığı üzere, dava Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılmış ve kira paralarının tahsili istemiyle başlatılan icra takibinde borca itirazın iptali ile birlikte, kiralananın temerrüt nedeniyle tahliyesi de talep edilmiştir.

Sulh Hukuk Mahkemesi, icra takibinde 9.250 YTL kira parasının tahsilinin istenildiği, takip ve davanın sadece kira alacağının tahsili istemine ilişkin olduğu, miktar itibariyle görevin Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, bu karar taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleşmiş ve dosya bu yolla yerel mahkemeye (Ankara Asliye Dokuzuncu Hukuk Mahkemesine) geldikten sonra;

davacı vekili 09.05.2007 günlü oturumda "...Davamızı itirazın iptali ve tahliye davası olarak açtık, Görevli Sulh Hukuk Mahkemesinde açtık, mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosya mahkemenize gönderildi, şimdi ben davama itirazın iptali davası olarak devam ediyorum, tahliye davamdan vazgeçiyorum, zaten davalı kiralananı tahliye etmiştir..." şeklinde imzalı beyanda bulunmuştur.

Davacı vekilinin imzalı bu beyanında yer alan "...Tahliye davamdan vazgeçiyorum..." söz dizinindeki Vazgeçme'nin, tahliye davasına ilişkin ve onunla sınırlı bir feragat niteliğini taşıdığı; başka bir ifadeyle, buradaki vazgeçme terimiyle gerçekte feragatin amaçlandığı somut olayda çekişmesizdir.

Böylece; başlangıçta (dava dilekçesindeki talepler itibariyle) itirazın iptali ve tahliye istemiyle açılmış olan eldeki dava, anılan feragat nedeniyle salt itirazın iptali talebini içeren bir dava haline gelmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki; HUMK'nın 8.II/1. maddesinde, kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, kira sözleşmesinin feshi veya tespit davaları ile bu davalarla birlikte açılmış olan kira alacağı ve tazminat davalarına bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ait bulunduğunun belirtilmiş olması karşısında; dava dilekçesindeki anılan talepler itibariyle görevin Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ait bulunduğu açıktır ve esasen bu yön yerel mahkeme ile Özel Daire arasında çekişmesizdir.

Çözümü gereken husus, davadaki tahliye talebinden feragat edilmiş ve böylece davanın salt itirazın iptali istemine ilişkin hale gelmiş olmasının, görev bakımından sonuca etkili olup olmayacağı noktasındadır. Somut olayda icra takibine konu alacak tutarı, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev sınırları içerisindedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.10.1972 gün ve Esas: 1969/3-1163, Karar: 1972/862 sayılı kararında, kira paralarının tahsili ve tahliye istemiyle açılmış olan bir davada, sonradan tahliyenin gerçekleşmesi nedeniyle tahliye talebinden feragat edilmiş olmasının mahkemenin görevini etkilemeyeceği; davayı gören mahkemenin bu feragat nedeniyle davanın sadece alacağa münhasır kaldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı veremeyeceği kabul edilmiştir. Öğretide de, bu karara atıf yapılmak suretiyle, dava dilekçesindeki taleplerin içerik ve kapsamları itibariyle görevli bulunan mahkemenin, sonradan gerçekleşen feragati gerekçe göstererek görevsizlik kararı veremeyeceği kabul edilmektedir (Bkz. Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Bası, C: 1, S: 233 ve 370).

Esasen bu kabul, örneğin Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevi içerisindeki bir alacak davasında yargılama sırasında gerçekleşen kısmi feragat veya kısmi kabul nedeniyle dava değerinin Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevi içerisindeki bir miktara inmesi durumunda, Asliye Mahkemesi'nin görevsizlik kararı veremeyeceği yönündekr, öğretide ve Yargıtay uygulamasında kabul edilmiş olan kurala da paraleldir.

Bu durumda, yerel mahkemenin, dava dilekçesindeki talepler itibariyle Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevinde bulunan eldeki davada, tahliye talebinden sonradan feragat edilmiş olmasının görevli mahkemenin belirlenmesi yönünden sonuca bir etkisinin olmayacağı; görevin dava dilekçesindeki talepler esas alınmak suretiyle belirlenmesi gerektiği yönündeki direnme gerekçesi yerindedir.

Davanın açıldığı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevsizlik kararı temyiz edilmeksizin kesinleşmiş bulunduğundan, yerel mahkemenin (Asliye Hukuk Mahkemesi'nin) görevsizlik kararı vermesine usulen bir engel de yoktur.

Direnme kararı açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun olup, onanmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle (ONANMASINA), gerekli temyiz ilam harcı peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2008/617, K. 2008/627, 15 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Feragat
  4. Görev
  5. Kira Sözleşmesi
  6. Tahliye
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2008/617
Karar No
2008/627
Tarih
15 Ekim 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/618 K.2008/614
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/619 K.2008/10988
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/619 K.2008/628
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/620 K.2008/615
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/621 K.2008/613
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/622 K.2008/637

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.