İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/787 K.2008/786

Hukuk Genel Kurulu 2008/21-787 E., 2008/786 K.

Esas2008/787Karar2008/786Tarih24 Aralık 2008Okuma6 dk · 1.256 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2008/787
Karar No
2008/786
Karar tarihi
24 Aralık 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.256 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2008/21-787 E., 2008/786 K.

ÖLÜM AYLIĞI

SİGORTALILIK SÜRESİ

4956 S. ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANL... [ Madde 21 ]

4956 S. ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANL... [ Madde 57 ]

1322 S. KANUNLARIN VE NİZAMNAMELERİN SURETİ NEŞİR VE İL... [ Madde 3 ]

1479 S. ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANL... [ Madde 41 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki “

“ölüm aylığına hak kazanıldığının tespiti”

” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 4. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 18.01.2007 gün ve 2006/94 E.-2007/4 K.sayılı kararın incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 28.01.2008 gün ve 2007/4709-1003 sayılı ilamı ile; (...Dava, davacılara 29.02.2004 ölüm tarihini takip eden aybaşı olan 1.03.2004 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tesbiti istemine ilişkindir.

Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.

Uyuşmazlık davacının ölüm aylığına hak kazanıp kazanmadığı noktasındadır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasa'nın 41.maddesinde yer alan " üç tam yıl" ibaresini "beş tam yıl" olarak değiştiren 4.10.2000 tarihinde yürürlüğe giren 619 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 19.maddesi Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile 8.8.2001 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır.

2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 24.7.2003 tarihli 4956 sayılı Yasa'nın 21.maddesi ile 1479 sayılı Yasa'nın 41.maddesi 2.kez düzenlenerek ölüm aylığına hak kazanabilmek için "5 tam yıl" sigorta primi ödemek koşulu yeniden metinde yer almış, bu madde 8.8.2001 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

4956 sayılı Yasa'nın 57/a maddesinde bu Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girecek maddeler tek tek sayılmış, 57/b maddesinde ise diğer hükümlerin 8.8.2001 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.

1479 sayılı Yasanın 41.maddesini değiştiren 4956 sayılı Yasa'nın 21.maddesi bu şekilde 8.8.2001 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de; 41.maddenin ilk fıkrasının yürürlüğü ile ilgili 4956 sayılı Yasa'nın 57/b maddesi Anayasa Mahkemesinin 24.6.2004 gün ve 2004/18 Esas, 2004/89 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş, karar 23.11.2004 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanmış ve altı ay sonra 24.5.2005 tarihinde yürürlüğe girmişse de Yasa koyucu tarafından bugünekadar 1479 sayılı Yasa'nın 41.maddesinde değişiklik yapan 4956 sayılı Yasa'nın 21.maddesinin hangi tarihte yürürlüğe gireceğine ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır.

Davada uyuşmazlık konusu olan husus yürürlük maddesi Anayasa Mahkemesince iptal edilen 4956 sayılı Yasanın 21.maddesinin yürürlükte olup olmadığıdır.

Bir kanunun yürürlüğe girmesi;

1-Kanunların, yayımlandıkları tarihten başlayarak yürürlüğe girebilmeleri için bu konuda açık bir kural olması gerekir. Kanunların sondan bir önceki "yürürlüğe giriş maddesinde kullanılan formül, "bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer" biçimindedir.

2-Kanunun yürürlüğe gireceği günü, kanun koyucu kesin bir tarih saptayarak belirtebilir.

3-Resmi Gazete'de yayımlanan kanun metninde, yürürlük tarihi belirtilmemişse, 23 Mayıs 1928 tarih ve 1322 sayılı "Kanunların ve Nizamnamelerin Sureti Neşir ve İlanı ve Meriyet Tarihi Hakkındaki Kanun'a göre (m.3) kanun, yayımlanmayı izleyen günün başlangıcından hesaplanmak üzere, kırbeşinci günün sonunda yürürlüğe girer. Resmi Gazete'nin bir sayısına sığmayan kanunların yayımlanması, Resmi Gazete'nin dört sayısında tamamlanır ve yürürlük tarihinin hesaplanması da dördüncü günü izleyen günden başlar.

Olayımızda 4956 sayılı Yasa'nın 21.maddesinin yürürlüğe giriş tarihini belirleyen 57/b maddesi iptal edildiğine göre bu madde yürürlük maddesi bulunmadığından 1322 sayılı Yasa'nın 3.maddesi gereğince 2.8.2003 yayım tarihini izleyen günün başlangıcından hesaplanmak üzere kırbeşinci günün sonu olan 17.9.2003 tarihinde kendiliğinden yürürlüğe girmiş sayılacaktır.

Somut olayda davacıların murisinin ölüm tarihi olan 29.02.2004 tarihinde primi ödenmiş "5 tam yıl" koşulu yürürlükte bulunduğundan ve murisini 1479 sayılı Yasa kapsamında 18.04.1999-29.02.2004 tarihleri arasında 4 yıl 10 ay 11 gün sigortalılık süresi bulunduğundan, ayrıca davacılar tarafından askerlik borçlanması da yapılmadığından ölüm aylığı bağlama koşulları oluşmamış olup davacılara ölüm aylığı bağlanması mümkün değildir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

I-Dava, muris sigortalının ölüm tarihini takip eden aybaşından itibaren ölüm aylığına hak kazanıldığının tespiti istemine ilişkindir.

Yerel Mahkemenin davanın kabulüne dair verdiği karar, Özel Dairece metni yukarıya aynen alınan ilamla bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Direnmeye konu uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanunun 41. maddesinde ölüm aylığına hak kazanma koşulları arasında belirtilen “

“üç tam yıl”

” sigortalılık süresini “

“beş tam yıl”

” olarak düzenleyen hükmün, hangi tarihte yürürlüğe girdiği ve davacılar yönünden hangi düzenlemenin uygulanması gerektiği noktalarında toplanmaktadır.

1479 sayılı Bağ-Kur Kanununun ölüm aylığı şartlarını düzenleyen 41. maddesinde “

“üç tam yıl”

” sigortalılık koşulu; 04.10.2000 tarihli 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile “

“beş tam yıl”

” olarak değiştirilmiş, anılan Kararname Anayasa Mahkemesinin 26.10.2000 tarihli kararı ile iptal edilmiş, iptal hükmü 8.8.2001 tarihinde yürürlüğe girdikten sonra; 24.7.2003 kabul tarihli 4956 sayılı Kanun, 02.08.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Anılan Kanunun 21. maddesi ile 1479 sayılı Kanunun 41. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentlerinde yazılı olan “

“üç tam yıl”

” ibareleri “

“beş tam yıl”

” olarak değiştirilmiş olup, Kanunun yürürlüğüne ilişkin 57. maddesinin (b) bendinde “

“yasanın diğer hükümlerinin 8.8.2001 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği”

” açıkça hükme bağlanmıştır. 1479 sayılı Kanunun 41. maddesini değiştiren 21. maddesi 08.08.2001 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek maddeler içinde yer almaktadır.

Ne var ki, Anayasa Mahkemesinin 24.06.2004 gün ve 2004/18-89 sayılı kararı ile ölüm aylığına hak kazanma şartını 08.08.2001 tarihinden geçerli olmak üzere “

“beş tam yıl”

” olarak düzenleyen 4956 sayılı Kanunun yürürlük tarihine ilişkin 57. maddesinin (b) bendinin, 1479 sayılı Kanunun 41. maddesinin birinci fıkrasının, 4956 sayılı Kanunun 21. maddesi ile değiştirilen (a) bendi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş, iptal kararı Resmi Gazetede yayımlandığı 23.11.2004 tarihinden başlayarak altı ay sonra 23.05.2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

İptal kararının yürürlüğe girmesinden sonra Kanun koyucu tarafından son olarak 02.07.2005 tarih ve 5389 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 4. maddesi ile 4956 sayılı Kanunun yürürlüğe ilişkin 57. maddesinin (a) bendine “

“1479 sayılı Kanunun 7. maddesinin, ikinci fıkrası, 19”

” ibaresinden sonra gelmek üzere “

“21”

”, ibaresi eklenmiş ve aynı Kanunun yürürlüğe dair 5. maddesinde, anılan 4. maddenin 02.08.2003 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğini düzenlenmiştir..

Kural olarak kanunlar, yürürlüğe girdikleri andan itibaren hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar ve yürürlükte oldukları dönemdeki uyuşmazlıklara ve görülmekte olan davalara uygulanır. Ne var ki, kanunların yürürlük tarihinden önceki olaylara da uygulanacağı yönünde açık hüküm bulunması veya öğreti ile Yargıtay uygulamasında kabul edilmiş olan istsnalardan birinin varlığı halinde henüz kesinleşmemiş uyuşmazlıklara da yeni kanun uygulanmalıdır.

Öte yandan; Sosyal güvenlik, Sosyal Hukuk Devleti kavramının temel unsurlarındandır. Sosyal güvenliğin varlık amacı; tehlikeye ve yoksulluğa düşen birey için asgari bir güvence sağlamaktır. Direnmeye konu uyuşmazlığın yasal dayanağını oluşturan düzenlemeler; sosyal güvenlik mevzuatı içinde yer aldıklarından, uyuşmazlığın çözümünde sosyal güvenlik hukukunun ilkeleri de gözetilmelidir. Sosyal güvenlik alanında oluşturulacak tüm kuralların, özde, sosyal hukuk devleti anlayışına uygun olması zorunludur.

Sosyal güvenliğin tanımlanan niteliği dikkate alındığında, “

“beş tam yıl”

” sigortalılık koşulu yönünden; 4956 sayılı Kanunun 21. maddesi ile 1479 sayılı Kanunun 41. maddesindeki “

“üç tam yıl”

” ibareleri “

“beş tam yıl”

” olarak değiştirilmiş ve yürürlüğe ilişkin 57. maddesi ile bu hükmün 08.08.2001 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girdiği ve ayrıca 5389 sayılı Kanunun 4. maddesi ile 4956 sayılı Kanunun 57. maddesinin (a) bendine “

“21”

” ibaresinin eklenmesi ile “

“beş tam yıl”

” düzenlemesinin, 5389 sayılı Kanunun 4. maddesi ile 02.08.2003 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girdiği açıktır.

Somut olayda, davacıların murisinin 29.02.2004 olan ölüm tarihi itibariyle; ölüm aylığı bağlanabilmesi için “

“beş tam yıl”

” sigortalılık süresi şartı yürürlüktedir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemece, davacılar yönünden olayda “

“beş tam yıl”

” sigortalılık süresi şartının gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

II-Karar başlığında davacılardan M.. Çelik’in adının yazılmaması mahkemesince düzeltilebilir maddi hata niteliğinde bulunmakla esasa müessir görülmeyen bu husus ayrıca bozmaya konu edilmemiş, hataya işaret olunmakla yetinilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2008/787, K. 2008/786, 24 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Ölüm Aylığı
  4. Sigortalılık Süresi
  5. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2008/787
Karar No
2008/786
Tarih
24 Aralık 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/788 K.2008/756
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/789 K.2008/18619
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/791 K.2008/757
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/794 K.2008/758
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/795 K.2008/18622
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/804 K.2008/759

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.