İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/104 K.2009/142

Hukuk Genel Kurulu 2009/5-104 E., 2009/142 K.

Esas2009/104Karar2009/142Tarih29 Nisan 2009Okuma6 dk · 1.180 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2009/104
Karar No
2009/142
Karar tarihi
29 Nisan 2009
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.180 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2009/5-104 E., 2009/142 K.

BEDEL ARTIRIM DAVASI

İLANEN TEBLİGAT

KAMULAŞTIRMA

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki "kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat" davasından dolayı bozma üzerine direnme yoluyla; Küçükçekmece Asliye 2.Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.03.2008 gün ve 2007/95 E.-2008/100 K. sayılı kararın bozulmasını kapsayan ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'ndan çıkan 03.12.2008 gün, 2008/5-736 Esas, 2008/727 Karar sayılı ilamın, karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla; Hukuk Genel Kurulu'nca dilekçe, düzeltilmesi istenen ilam ve dosyadaki ilgili bütün kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin kayden paylı malik bulunduğu İstanbul İkitelli Karaçalılık Mevkii 10 Pafta 156 Parsel sayılı taşınmaza davalı idarece 1990 yılında el atılarak konut inşaatına başlandığını, 25 yıldır yurtdışında yaşayan ve kamulaştırma belgeleri kendisine tebliğ edilmeyen müvekkilinin bu durumu Türkiye'ye döndüğünde haricen öğrendiğini ileri sürerek 150.000.00 YTL kamulaştırmasız el koyma karşılığının kamu alacakları için uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı idare vekili; 6830 sayılı İstimlak Kanununun 13.maddesinde öngörülen tüm mercilerden adres araştırması yapan müvekkilinin kamulaştırma işlemini davalıya ilanen tebliğ ettiğini, tebliğ tarihine göre 30 günlük hak düşürücü sürede bedel artırım davası açmayan davacının kamulaştırmasız el koyma nedeniyle tazminat istemiyle açtığı davanın dinlenemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmiştir.

Mahkemenin, "davalı idarece usulüne uygun adres araştırması yapılmadan kamulaştırma işleminin ilanen tebliğ edildiği, bu itibarla davacı yönünden kesinleşmiş bir kamulaştırma işlemi ve bedelinden söz edilemeyeceğinden, davacı tarafından kamulaştırmasız el koyma nedeniyle tazminat davası açılabileceği" gerekçesiyle ve yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunu benimsemek suretiyle "davanın kısmen kabulüne" dair verdiği karar,

Özel Daire'ce "kamulaştırma işlemini gerçekleştiren davalı idare tarafından kamulaştırmaya ilişkin belgelerin davacı malike tebliğ edilebilmesi için 6830 sayılı İstimlak Kanununun 13.maddesinde belirtilen mercilerden adres araştırması yapıldığı, Tapu Sicil Müdürlüğünce bildirilen adrese kamulaştırma evraklarının tebliğe çıkarıldığı, 22.09.1981' de tanınmıyor diye bila tebliğ iade edildiği, haricen Zabıta marifetiyle de yapılan araştırma sonucunda davacının adresinin tesbit edilememesinden dolayı 13.11.1982 ve 27.11.1982 tarihlerinde gazete vasıtasıyla ilanen tebliğ yapıldığı,

ilanen yapılan bu tebliğden itibaren 30 gün içerisinde davacı tarafından bedel artırım davasının açılmadığı anlaşıldığından yasal süresi içinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğine" işaretle bozulmuş. Yerel Mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Davacının paydaşı bulunduğu 156 parsel numaralı taşınmazın Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü'nce 04.05.1979 tarihinde kamulaştırılmasından sonra, Kıymet Takdir Komisyonunca belirlenen bedelin davacı adına bankaya bloke edildiği, kamulaştırmayı yapan idare tarafından davacının adres araştırması için Bakırköy 4.Bölge Tapu Sicil Muhafızlığına, Kocasinan Emlak Vergi Dairesi Müdürlüğüne, Halkalı Belediye Başkanlığına, Bakırköy Jandarma Komutanlığına ve İkitelli Köyü Muhtarlığına 18.06.1979 tarihli yazıların yazıldığı, Tapu Sicil Muhafızlığı ile Mahalle Muhtarlığınca davacının adresinin "Laleli Ordu cad.

Ceylan sok. No:8/3" olarak bildirildiği ve diğer mercilerce adres tespiti yapılamadığı çekişme dışıdır.

Yine, kamulaştırma belgelerinin tebliği için, davacının Tapu Sicil Muhafızlığından bildirilen adresine idarece çıkarılan tebligatın, davacının tanınmadığından bahisle 22.09.1981 tarihinde bila tebliğ iade edildiği ve bunun üzerine idarece 13.11.1982 ve 27.11.1982 tarihlerinde ilan yoluyla tebliğ cihetine gidildiği, ilanen tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük hak düşürücü sürede bedel artırım davası açmayan davacının 19.10.2005 tarihinde kamulaştırmasız el koyma hükümlerine dayanarak eldeki davayı açtığı uyuşmazlık dışıdır.

Uyuşmazlık; dava konusu taşınmazın kamulaştırma belgelerinin davacıya tebliğ işleminin usulüne uygun olup olmadığı, buna bağlı olarak görülmekte olan kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasının dinlenip dinlenemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Kamulaştırma kararının alındığı 04.05.1979 tarihinde yürürlükte bulunan 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun 25.maddesinde; kamulaştırma işleminin, aynı Kanununun 13.maddesi uyarınca yapılan tebligatla başlayacağı hükmü öngörülmüştür.

Diğer taraftan, taşınmaz mal sahibi yönünden, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda, takdir olunan bedele karşı adli yargıda dava açma süresi 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun 14.maddesinde düzenlenmiş olup; anılan madde uyarınca taşınmazın malik, zilyet ve diğer ilgililerin, 13.madde gereğince ikametgâhlarında tebligat yapılmış olanları tebliğ tarihinden itibaren 15 gün, bunlar haricindekiler son ilân tarihinden itibaren 30 gün içinde adli ve idari yargıda dava açabileceklerdir.

Bu noktada, kamulaştırma kararı alınmış ve bedel bankaya bloke edilmiş olsa dahi; idarece tebligat yapılmadan, mal sahibinden taşınmaz malın teslimi istenemeyeceği gibi, mal sahibi yönünden de tamamlanmış bir kamulaştırma işleminden söz edilemeyeceği açıktır.

Böyle bir durumda idarece taşınmaza el konulmuş ise, Kamulaştırma Kanununa uygun hareket edilmediğinden ve kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığı söz konusu olduğundan; mal sahibi, 16.05.1956 gün ve 1/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, idare aleyhine el atmanın önlenmesi davası açabileceği gibi, değer karşılığının verilmesini de isteyebilecektir.

Şu açıklamalardan anlaşıldığı üzere; idarece fiilen el atılan taşınmaza ilişkin olarak kamulaştırma kararı alınmış ve bedel bankaya bloke edilmiş olmasına karşın, 6830 Sayılı İstimlak Yasası'nın 13.maddesi uyarınca mal sahibine yapılmış tebligat bulunmadığı bir durumda, mal sahibi dilerse idare aleyhine el atmanın önlenmesi davası açabilecek ya da taşınmaz bedelini talep edebilecektir.

Burada önemle vurgulanmalıdır ki; 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun 7.maddesi, kamulaştırmayı yapan idareye, taşınmaz mal sahiplerinin adreslerinin tapu ve vergi kayıtları üzerinden veya haricen yaptıracağı araştırma ile belirlenmesi yükümlülüğünü getirmiş; kamulaştırma işleminin tebliğ usul ve şeklini düzenleyen 13.maddesinde ise, kamulaştırılması kararlaştırılan yerlerin tapu ve vergi kayıtları ve haricen yapılacak tahkikatla tespit edilecek mal sahibine noter vasıtasıyla tebliğ olunacağı öngörülmüştür.

6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun 13.maddesine ait Geçici Encümen Mazbatasında açıklandığı üzere; ilke olarak doğrudan doğruya ve ikametgahta noter vasıtasıyla tebligat esası kabul edilmiş ise de, araştırmalara rağmen ikametgahı bulunmayanlara ilanen tebligat yolu da uygun görülmüştür.

O halde; kamulaştırma işlemini yapan idarenin, tapu kayıtlarını getirtip mal sahiplerinin adreslerini tapu ve vergi kayıtları üzerinden veya ayrıca haricen yaptıracağı araştırma ile belgeye bağlamak suretiyle tespit ettirmek ve tüm bu araştırmalar sonucunda tebligat adresi tespit edilemediği takdirde ilanen tebligat yaptırmakla yetinebileceği ve başka yerlerden adres araştırma zorunluluğu bulunmadığı her türlü duraksamadan uzaktır.

Somut olayda; davalı idarece, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye uygun olarak, davacının adresi tapu ve vergi kayıtları üzerinden ve ayrıca haricen zabıta marifetiyle araştırılmış; tapu sicil müdürlüğünce bildirilen adrese noter aracılığı ile tebliğe çıkarılan kamulaştırma belgeleri, davacının gösterilen adreste tanınmadığı meşruhatı ile bila tebliğ geri çevrilmesi nedeniyle 13.11.1982 ve 27.11.1982 tarihlerinde gazeteyle ilanen tebliğ edilmiştir.

Az yukarıda da açıklandığı üzere; 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun 14.maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin başlaması için, aynı Kanunun 13.maddesine uygun bir tebliğin bulunması zorunlu olup, anılan maddede tahdidi olarak sayılan tüm yükümlülüklerini yerine getiren davalı idarece yapılan ilanen tebligatın geçerli olduğu açıktır.

Sonuç olarak; 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun 25.maddesi uyarınca, 27.11.1982 son ilan tarihi itibariyle taşınmaz mal sahibi davacı yönünden başlamış bir kamulaştırma işlemi bulunduğu, ilanen tebliğ tarihinden itibaren davacı tarafından 14.maddede öngörülen 30 günlük hak düşürücü sürede bedel artırım davası açılmadığı; bu itibarla kesinleşmiş kamulaştırma bedeli ve işleminin varlığı karşısında, kamulaştırma kanununa uygun işlemle dava konusu taşınmaza fiilen el koyan idare aleyhine, haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazmini niteliğinde olan kamulaştırmasız el koyma hükümlerine dayanılarak taşınmaz bedelinin talep edilemeyeceği kuşkusuzdur.

Hal böyle olunca; Yerel Mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyularak, usulüne uygun tebligatın ve kesinleşmiş kamulaştırma bedelinin varlığının kabulü ile tebliğden itibaren 30 gün içerisinde bedel artırım davası açmayan davacının kamulaştırmasız el koyma nedeniyle açtığı eldeki tazminat davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın kabulüne dair önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda ve düzeltilmesi istenen Hukuk Genel Kurulu ilamında gösterilen gerektirici nedenlere göre, davacı vekilinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440.maddesinde yazılı sebeplerden hiç birisine dayanmayan ve yerinde olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı kanunun değişik 442.maddesinin 3.fıkrası hükmüne göre takdiren (169.00) YTL. para cezasıının düzeltme isteyenden alınmasına, 29.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2009/104, K. 2009/142, 29 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Bedel Artırım Davası
  4. İlanen Tebligat
  5. Kamulaştırma
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2009/104
Karar No
2009/142
Tarih
29 Nisan 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/104 K.2009/8333
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/105 K.2009/3025
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/105 K.2009/8337
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/106 K.2009/123
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/106 K.2009/8310
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/107 K.2009/7964

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.