İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/135 K.2009/219

Hukuk Genel Kurulu 2009/1-135 E. , 2009/219 K.

Esas2009/135Karar2009/219Tarih27 Mayıs 2009Okuma4 dk · 890 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2009/135
Karar No
2009/219
Karar tarihi
27 Mayıs 2009
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

890 kelime·4 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2009/1-135 E. , 2009/219 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 18/11/2008

NUMARASI : 2008/159-2008/373

Taraflar arasındaki "Tapu iptal ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 19.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.9.2006 gün ve 2004/464-2006/298 sayılı kararın incelenmesi, davacı ve bir kısım davalılar tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 1.10.2007 gün ve 7249-9250 sayılı ilamı ile hüküm; (…Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden, toplanan delillerden çekişme konusu 41919 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, öncesinde Belediye adına kayıtlı iken, tahsisen 223/470 payını dava dışı İ. Y..'e, 237/470 payının ise Y. Y.. adına 13.07.1998 tarihinde tescil edildiği, i..'in anılan taşınmazdaki 117/470 payını K. Y..'e, 116/470 payını ise B. Y..'e 15.07.1998 tarihinde satış suretiyle temlik ettiği, Y.. un adına kayıtlı 237/470 payı dava dışı M. G..'e 21.07.1998 tarihinde temlikinden sonra, onun da 23.01.1999 tarihinde 119/470 payı M. K...'na 118/470 payıda 21.12.1999 tarihinde E. E..'e satış suretiyle temlik ettiği, halen taşınmazda davalıların paydaş olduğu anlaşılmaktadır.

Davacı Belediye, davalıların bayilerine yapılan temliklerin, yasal koşulları taşımadığını, yolsuz olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.

Bu durumda, mahkemece; davalılar bayilerinin başka bir ifade ile kendilerine taşınmaz tahsis ve temlik edilen kişilerin yasal koşulları taşıyıp, taşımadığının açıklığa kavuşturulması zorunludur.

Esasen, 2981-3290 sayılı Yasalara göre kimlere hangi koşullarda taşınmazların tahsis ve temlik edileceği açıkça belirtilmiş olup, davalılar bayiine yapılan tahsis ve temlikin yasada öngörülen koşullara göre yapıldığının saptanması halinde davanın reddi gerekeceği de kuşkusuzdur.

Ne varki, sicilin yolsuz olduğunun belirlenmesi ve taşınmazı satış yoluyla edinen davalıların temellükünün iyiniyete dayalı olması durumunda son kayıt maliklerinin Türk Medeni Kanunu'nun 1023 maddesi koruyuculuğundan yararlanmaları gerekeceği açıktır.Davalılar, iyiniyetli olduklarını savunmuşlarsada, bu konuda hükme yeterli bir araştırma yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.

Bilindiği üzere. Hukukumuzda, diğer cağdaş hukuk sistemlerinde oldugu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alış verişte bulunmaları satın aldıkları şeylerin ilerde kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle, alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir.

Bu amaçla Medeni Kanunun 2. maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988 ve 989, tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023. maddesinin özel hükümleri getirilmiştir. Öte yandan bir devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise bunun kadar önemli olan ötekisi topraktır.

İşte bu nedenle Devlet, nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş, bunların aleniliğini (herkese açık olmasını) sağlamış, iyi ve doğru tutulmamasından doğan sorumluluğu kabul etmiş, değinilen tüm bu sebeplerin doğal sonucu olarak da tapuya itimat edip, taşınmaz mal edinen kişinin iyi niyetini korumak zorunluluğunu duymuştur.

Belirtilen ilke Medeni Kanunun 1023. maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan 3. kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024. maddenin 1. fikrasına göre "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken 3.kişi bu tescile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür.

Ne varki; tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna, tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin, iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır.

Gerçekten bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimse diğer yanda ise kendisi için maddi, hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malik bulunmaktadır.

Bu nedenle yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı, kişilerin Devlete ve adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta, şeklen iyi niyetli gözükeni değil, gerçekten iyiniyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması, bu yönde tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

Nitekim bu görüşten hareketle "kötü niyet iddiasının defi değil itiraz olduğu, iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğinden (resen) nazara alınacağı ilkeleri 8.11.1991 tarih 1990/4 Esas 1991/3 Sayılı İnançları Birleştirme Kararında kabul edilmiş, bilimsel görüşlerde aynı doğrultuda gelişmiştir.

Hal böyle olunca; yukarda açıklanan ilkeler gözetilmek suretiyle yeterli araştırmanın yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Tarafların temyiz itirazları yerindedir...) gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava,yolsuz tescil iddiasına dayalı, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Hukuk Genel Kurulu görüşmeleri sırasında mahkemece verilen temyize konu kararın yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı,yani ortada bir direnme kararı bulunup bulunmadığı ön sorun olarak görüşülmüştür.

Buna göre,Yerel Mahkemenin verdiği tescilin yolsuz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne dair 26.09.2006 günlü kararı, tarafların temyizi üzerine, yukarıda açıklanan nedenlere işaret edilerek yerel mahkeme kararı bozulmuş; Yerel Mahkeme 18.9.2008 günlü oturumda davalılar E.. E.. ve M..K..yönünden bozmaya uyarak anılan davalıların edinimde iyi niyetli oldukları gerekçesi ile davanın reddine; davalılar B. Y. ve K. Y.. yönünden ise edinimde kötü niyetli oldukları gerekçesi ile direnildiği belirtilerek davanın kabulüne karar vermiştir.

Yukarıda açıklandığı üzere; Yerel Mahkeme, Özel Dairenin bozma ilamında belirtildiği gibi davalılar hakkında iyi niyet –kötü niyet irdelemesi yaparak önceki hükümden farklı, yeni bir hüküm tesis etmiştir.Dolayısıyla ortada bir direnme kararı bulunmadığı için, böylesi bir hükmün temyizen incelenmesi görevi, Hukuk Genel Kurulu'na değil, 1.Hukuk Dairesine aittir.

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın, temyiz incelemesi yapılmak üzere 1. Hukuk Dairesine gönderilmesi gerekirSONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle de yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 1.HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE 27.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2009/135, K. 2009/219, 27 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 18/11/2008
  5. Numarası : 2008/159-2008/373
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2009/135
Karar No
2009/219
Tarih
27 Mayıs 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/136 K.2009/3404
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/136 K.2009/191
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/137 K.2009/3204
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/137 K.2009/6159
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/138 K.2009/3205
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/138 K.2009/6160

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.