KÜNYE
- Mercii
- Yargıtay
- Daire
- Hukuk Genel Kurulu
- Esas No
- 2009/17
- Karar No
- 2009/46
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2009
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma·5 bölüm
Hukuk Genel Kurulu 2009/2-17 E., 2009/46 K.
KÖTÜ YAŞAMA TARZI, KÖTÜ YÖNETİM
SAVURGANLIK, ALKOL VEYA UYUŞTURUCU MADDE BAĞIMLILIĞI
VESAYETİN KALDIRILMASI
4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 6 ]
4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 406 ]
1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 429 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki “
“Vesayetin Kaldırılması”
” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;Ankara 3.Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 14.02.2007 gün ve 2005/107 E., 2007/68 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vasi vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 31.10.2007 gün ve 17132-14549 sayılı ilamı ile;
(...Davacı hakkında verilen vesayet kararı, Türk Medeni Kanununun 406. maddesine dayanmaktadır. Vesayeti gerektiren sebebin ortadan kalktığına ilişkin yeterli delil mevcut değildir. İsteğin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN
Davalı (Vasi) vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle davacı Türk Medeni Kanunu’nun 406.maddesinde yazılı olan vesayeti gerektiren hallerden; mal varlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini ve ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açması nedeniyle, vesayet altına alınmış olup, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı bulunmadığına dair alınan raporun, kısıtlılığın devamına veya kaldırılmasına herhangi bir etkisi bulunmadığına ve TMK.m.6 uyarınca herkesin iddiasını ispatlaması gerektiğine, davacının da iddiasını ispatlayamadığına göre,
Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2009/17, K. 2009/46, 4 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama