İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/351 K.2009/569

Hukuk Genel Kurulu 2009/13-351 E. , 2009/569 K.

Esas2009/351Karar2009/569Tarih25 Kasım 2009Okuma5 dk · 1.029 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2009/351
Karar No
2009/569
Karar tarihi
25 Kasım 2009
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.029 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2009/13-351 E. , 2009/569 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Antalya Tüketici Mahkemesi

TARİHİ : 11.06.2008

NUMARASI

2008/192 E-2008/371 K.

Taraflar arasındaki "istirdat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya Tüketici Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 25.04.2007 gün ve 2006/22 E.-2007/162 K. sayılı kararın incelenmesi davalı T.Vakıflar Bankası T.A.O vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 14.01.2008 gün ve 2007/10418 E.-2008/200 K. sayılı ilamı ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalı T.Vakıflar Bankası T.A.O. vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava; kredi kartı sözleşmesine dayalı istirdat istemine ilişkindir.

Direnme kararını temyiz eden davalı T.Vakıflar Bankası T.A.O.'ndan peşin temyiz harcı ile Yargıtay'a başvuru harcının alındığına dair dosyada herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmamıştır.

Hukuk Genel Kurulundaki görüşmede; Direnme kararını temyiz eden davalı T.Vakıflar Bankası T.A.O.'nın temyiz ve Yargıtay başvuru harcından müstesna tutulup tutulmayacağı konusu önsorun olarak değerlendirilmiştir.

Önsorunun çözümünde etkili olduğu düşünülen davanın maddi olgusu, hukuki niteliği ve uygulanacak yasal hükümlerin açıklanmasında yarar görülmüştür.

Davacı vekili, müvekkilinin 1997 yılında davalı bankadan arkadaşı G. Y.. adına imzalanan kredi kartı sözleşmesine kefil olduğunu, asıl borçlu G.

Y..ın kredi kartı borcunu zamanında ödememesinden dolayı davalı banka tarafından Antalya ...Noterliğini'nin 04.01.2005 tarih 1380 yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edilerek 4.529,52 YTL'nin ödenmesinin talep edildiğini, bunun üzerine davacı tarafından 11.01.2005 tarihinde bu miktarın ödendiğini, ancak yapılan araştırma sonucunda davacının kredi limiti ile sorumlu olduğunu, kredi kartı limitinin de davacının hatırladığına göre 90,00 YTL olması gerektiğini, bu yönde sözleşme örneğinin 16.01.2006 tarihinde davalıdan istenilmesine rağmen olumsuz cevap verildiğini,

davacının borçlu olmadığını bildiği halde ileride kendisini hukuki açıdan zor durumda bırakacağı kuşkusu içerisinde ödemede bulunduğunu, bu nedenle yapılan ödemenin iradi olup, borcun hataen ödendiğini belirterek davacının kefalet sözleşmesinden kaynaklı sorumlu olduğu miktarın tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalıya yapılan fazla ödemeden 1.000,00YTL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş,

davacı vekili tarafından talebi miktarı itibariyle 09.02.2007 tarihinde verilen dilekçe ile ıslah edilerek fazla ödenen 3.654,00YTL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, sebepsiz zenginleşme davasının 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, husumet yönünden davanın asıl borçluya yöneltilmesi gerektiğini, kredi sözleşmesinde davacının 5.000,00YTL'ye kadar kefaletinin bulunduğunu, ayrıca husumet itirazında bulunarak reeskont faizi talep edilmesinin de yasaya aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

Taraflar arasında varlığı konusunda çekişme bulunmayan kredi kartı üyelik sözleşmesi göre, davalı T.Vakıflar Bankası T.A.Ortaklığı'na ait sözleşmenin, kart hamili asıl borçlu G. Y..(dava dışı kişi), müşterek ve müteselsil borçlusu S. K..(davacı)olan, 14.02.2000 tarihinde düzenlenmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Görülmekte olan davada, davacı kefilin sözleşme gereğince sorumlu olduğu kefalet limitinin üzerinde davalı bankaya fazla ödemede bulunduğu iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Buna göre, eldeki davanın davacısı gerçek kişi, davalısının ise tüzel kişiliğe haiz banka olduğu anlaşılmaktadır.

Harçlar, kamu hizmetinden yararlananların bu hizmetler dolayısıyla hizmetin maliyetine bir ölçüde katılmak üzere ödedikleri meblağlardır. Yani, idarece yapılan belirlenmiş bir hizmet sonucu, kamu hizmetinden yararlanma karşılığı olarak, bu hizmetten yararlananlar tarafından ödenmesi gereken kamu geliri niteliği taşımaktadır. Bir kamu hizmetinden dolayı harç alınabilmesi, bu hizmetin kanunla belirlenmesine ve bu hususla ilgili harç alınmasına ilişkin düzenlemelerin de, kanunda yer almasına bağlıdır.

Nitekim T.C. Anayasası'nın 73.maddesinde; “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.”hükmünü içermektedir.

492 sayılı Harçlar Kanununun “Özel Kanunlardaki Hükümler” başlığını taşıyan 123.maddesinin 3.fıkrasında aynen; “(Değişik fıkra: 25.12.2003 – 5035 S.K./31. md.) Anonim, eshamlı komandit ve limited şirketlerin kuruluş, sermaye artırımı, birleşme, devir, bölünme ve nev'i değişiklikleri nedeniyle yapılacak işlemler ile (Ek ibare: 28.03.2007–5615 S.K./15.mad) Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri (Bu kooperatifler ile Kredi Garanti Fonu İşletme ve Araştırma Anonim Şirketi tarafından bankalardan kullandırılacak krediler için verilecek kefaletler dâhil) bankalar, yurt dışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılacak kredilerin temini ve bunların teminatları ile geri ödenmelerine ilişkin işlemler bu Kanunda yazılı harçlardan müstesnadır.”

492 sayılı Harçlar Kanununda, 4/6/2008 günü kabul edilen ve 6/6/2008 tarihinde yayımlanan 5766 sayılı Kanunun 11/ç. maddesi ile yapılan değişikle; 2.7.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 123.üncü maddesinin son fıkrasında yer alan "harca tabi tutulmaz" ibaresi "bu Kanunda yazılı harçlardan müstesnadır" şeklinde değiştirilmiştir.

5766 sayılı Kanunun 11/ç. maddesi ile yapılan değişikliğin gerekçesinde ise aynen; “492 sayılı Harçlar Kanununun 123. üncü maddesinde kredilere ilişkin istisna hükmünün yargı harçlarını da kapsamı içine aldığı hususu açıklığa kavuşturularak uygulamadaki tereddütlerin giderilmesi amaçlanmaktadır(madde gerekçesinin 7.fıkrası).” denmektedir.

İstisna ve muafiyet kavramları vergi hukukunda ayrı ayrı düzenlenmiş olup; istisna bir işleme, muafiyet ise şahsa ilişkindir. Maddede açıkça müstesna ifadesi kullanılmış olması karşısında, yapılan bu son değişiklikle, bankalar, yurt dışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılacak kredilerin temini ve bunların teminatları ile geri ödenmelerine ilişkin işlemler, 492 sayılı Harçlar Kanununda yer alan yargı harçlarından da müstesna tutulmuştur.

Getirilen bu yeni yasal düzenleme ile bankaların veya ilgili kredi kuruluşunun yukarıda belirtilen madde kapsamında Harçlar Kanununu gereğince alınması zorunlu olan temyiz harcı ile Yargıtay'a başvuru harcından müstesna tutulabilmesi için, kullandırılacak kredilerin temini ve bunların teminatları ile geri ödenmelerine ilişkin işlemler olması gerekmektedir.

Maddenin düzenleniş şeklinden, bankaların veya ilgili kredi kuruluşunun belirtilen işlemler nedeniyle davacı/alacaklı sıfatına sahip olması gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır.

Bununla bankanın kullandırmış olduğu kredi alacağı ile alacağın teminatına ilişkin olarak, dava açması veya takip yapması gerekir. Böylece kullandırılan kredilerin tahsili için dava açılması veya rehin gibi teminat verilmiş olması durumunda bu rehnin paraya çevrilmesi için icra takibi yapılması hallerinde banka veya ilgili kredi kuruluşunun bu dava veya takipler için Harçlar Kanununda öngörülen yargı harçlarından müstesna tutulacağı, her türlü duraksamadan uzaktır.

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında önsorun değerlendirildiğinde; temyiz isteminde bulunan T.Vakıflar Bankası T.A.O.'nın, görülmekte olan davada davalı/borçlu sıfatına sahip olması nedeniyle, temyiz ve Yargıtay başvuru harcından müstesna tutulmadığı sonucu ortaya çıkmaktadır.

O halde, 25.1.1985 günlü ve 1984/5 Esas, 1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, harca tabi olmasına rağmen harç alınmadan temyiz defterine kayıt edilen temyiz dilekçesi hakkında HUMK.nun 434/3. maddesi uyarınca işlem yapılması gerekir.

Ayrıca 492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli 1 sayılı tarifenin 04/06/2008 gün ve 5766 sayılı Kanunun 11.maddesiyle değişik “Temyiz ve itiraz harçları” başlıklı Ek Bölümü uyarınca, 06/06/2008 tarihinden itibaren Yargıtay’a yapılacak temyiz başvuruları sırasında, temyiz eden taraftan 67YTL tutarında başvuru harcının da alınması zorunludur.

Söz konusu harç eksikliklerinin tamamlanması için dosyanın Yerel Mahkemeye geri çevrilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda yazılı noksanlığın tamamlanması için dosyanın mahkemesine, GERİ ÇEVRİLMESİNE, bu aşamada davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına 25.11.2009 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2009/351, K. 2009/569, 25 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 11.06.2008
  5. Numarası
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2009/351
Karar No
2009/569
Tarih
25 Kasım 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/357 K.2009/469
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/361 K.2009/10332
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/370 K.2009/480
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/376 K.2009/528
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/383 K.2009/517
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/386 K.2009/555

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.