İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/455 K.2009/464

Hukuk Genel Kurulu 2009/2-455 E. , 2009/464 K.

Esas2009/455Karar2009/464Tarih4 Kasım 2009Okuma6 dk · 1.184 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2009/455
Karar No
2009/464
Karar tarihi
4 Kasım 2009
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.184 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2009/2-455 E. , 2009/464 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 09/06/2009

NUMARASI : 2009/65-2009/187

Taraflar arasındaki “Vasiyetnamenin Tenfizi” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Eskişehir Asliye 3.Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 19/06/2007 gün ve 2006/460 E. 2007/225 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 02/02/2009 gün ve 2007/16699-2009/1157 sayılı ilamı ile; (....Davacı açtığı vasiyetnamenin yerine getirilmesi davası ile 107, 86, 559, 296, 530 ve 141 nolu parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini istemiştir.

Mahmudiye Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/39 esas, 2004/24 karar sayılı dosyasında bu davaya da konu 107, 86, 559 ve 296 parseller yönünden muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davası kabul edilmiş, taşınmazların mirasbırakan Ş. mirasçıları adına veraset ilamındaki paylar oranında tesciline karar verilmiş ve hüküm 15.10.2004 tarihinde kesinleşmiştir. Tapuda henüz bu ilam infaz edilmemiştir. Davaya konu 530 ve 141 nolu parseller de mirasbırakan Ş.. adına kayıtlıdır.

Mirasbırakan Şükrü’ye ait 5.11.1982 tarihli vasiyetname 1.10.2002 tarihinde açılarak okunmuş ve iptal edilmemiştir.

Vasiyetname halen geçerli olup dava konusu taşınmazlar da terekeye dâhil olduğuna göre mirasbırakana ait vasiyetnamede hak sahibi olan davacının davasının kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.”...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin babası miras bırakan Ş. E..’un 05.11.1982 tarihli vasiyetname ile müvekkili lehine muayyen mal vasiyetinde bulunduğunu ve .. ilçesi ..

Köyünde bulunan 86, 107, 141, 296, 530 ve 559 parsel numaralı 6 parça taşınmaz ile ... ilçesi hudutlarında bulunan 9 adet taşınmazı vasiyet ettiğini, tarafların miras bırakan Ş..’nün çocukları olduğunu, miras bırakan Ş..’nün 19.8.2002 tarihinde vefat ettiğini, söz konusu vasiyetnamenin Eskişehir 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/1143-1190 E-K. sayılı dosyasıyla 02.10.2002 tarihinde açıldığını ve herhangi bir itiraza uğramadığını, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının miras bırakan adına olduğunu beyanla, bu vasiyetnamenin tenfizi ile dava konusu Mahmudiye ilçesinde bulunan 107, 86, 559, 296,

530 ve 141 nolu toplam 6 parça taşınmazın miras bırakan Ş. E.. adına olan tapu kayıtlarının iptal edilerek, müvekkili Mehmet Elitok adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar, miras bırakanın önce vasiyet ettiği taşınmazları daha sonra davacıya ya da davacının yakınlarına muvazaalı satışlarla devrettiğini, mahkeme kararı ile bu satışların muvazaalı olduğu saptanarak iptaline karar verilmesinden sonra, taşınmazların yeniden terekeye döndüğünü açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmişlerdir.

Yerel mahkemece, ortak miras bırakan Ş.

E.. tarafından 5.11.1982 tarihli vasiyetname ile davacı lehine düzenlenen muayyen mal vasiyetinin tenfizi talep edilmekle, daha önce usulünce okunan ve açılan vasiyetnamenin, miras bırakanın ölümünden önceki tarihlerde vasiyetnamede belirtilen bir kısım taşınmazların miras bırakan tarafından yapılan tasarrufla elden çıkartıldığı, satış yoluyla devredilen ve vasiyetnameye konu edilen bu taşınmazların bir kısmının açılan davalarla terekeye dönüşü sağlanmakla birlikte, bir kısmının ise terekeye dönmediği, bu şekilde vasiyetnameyi düzenleyen Ş.

E..’un vasiyetname sonrasında yaptığı tasarruflarla vasiyetini ortadan kaldırdığı ve böylece ortada tenfizi yapılabilecek bir vasiyetnamenin bulunmadığı sonucuna varılarak, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.

Özel Dairece yukarıda açıklanan gerekçelerle karar bozulmuş, mahkemece ilk hükümde direnilmiştir.

Uyuşmazlık; ortada infazı mümkün ve geçerli bir vasiyetnamenin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Bilindiği üzere vasiyet, miras bırakanın mirasçı naspı söz konusu olmaksızın, bir kimseye bir malvarlığı menfaati kazandırdığı ölüme bağlı tasarruftur. Vasiyet bir üçüncü kişiye yapılabileceği gibi, yasal mirasçıya da yapılabilir.(TMK. m.517) Vasiyetin konusu, mirasbırakanın üçüncü kişiye veya yasal mirasçıya bir malın verilmesi olabileceği gibi, bir alacak hakkı, borçtan kurtarma veya bir intifa hakkı tanınması şeklinde de olabilir.

Miras bırakan, ölümüne kadar her zaman vasiyetnameden dönebilir. Vasiyetnamenin yazılı, resmi ve sözlü vasiyetname gibi türleri bulunmaktadır. Somut olayda bir resmi vasiyetname söz konusudur.

Bazı durumların gerçekleşmesi vasiyetnamenin yürürlüğe girmesine mani olur. Vasiyetnameden sonra gerçekleşen bir ölüme bağlı tasarrufla (TMK.m.

542), vasiyetnamenin miras bırakan tarafından yırtılarak, yakılarak, okunmayacak şekilde karalanarak, imzası silinerek veya başka bir şekilde yok edilmesi ile (TMK. m. 543/1) miras bırakanın önceki vasiyetnameden rücu ettiğini bildirmeden, yasada öngörülen şekillerden birine uymak suretiyle yeni bir vasiyetname yapmasıyla (TMK. m. 544), miras bırakanın vasiyetname ile bağdaşmayacak sağlar arası tasarrufta bulunmasıyla (TMK.m.

544/2), kaza sonucu veya üçüncü bir kişinin kusuru ile vasiyetnamenin yok olması ile (TMK. m. 543/2) veya sözlü vasiyetnamenin yapılmasından sonra diğer şekillerde vasiyetname yapma olanağının doğması ve bunun üzerinden bir aylık sürenin geçmesi ile bu vasiyetnamenin uygulama imkânı ortadan kalkar.

Miras bırakan, vasiyette bulunduktan sonra, vasiyetname ile bağdaşmayacak şekilde ölüme bağlı olmayan bir tasarrufla vasiyete konu olan şey üzerinde tasarrufta bulunursa, bu davranışı ilk vasiyetten rücu anlamını taşır.(Esat Şener, Miras Hukuku, 1981, s. 374 vd.; Zahit İmre,Türk Miras Hukuku, 1968, s. 154 vd. Kemal Oğuzman, Miras Hukuku Dersleri, 1972, 184; Nûşin Ayiter, Miras Hukuku 1971, s. 57; İlhan Öztrak, Miras Hukuku 1968, 83) Dolayısı ile böyle bir durumda miras bırakanın eylemli olarak vasiyetten döndüğü kabul edilir.

Bu hüküm sadece belirli mal vasiyetleri için geçerlidir. Mirasçı atanmasına (nasbına) ilişkin vasiyetlerde uygulanmaz. Çünkü atanmış mirasçı (TMK. m. 516) vasiyetçinin mirasçısı olup, terekenin aktifi pasifinden az da olsa, çok da olsa, tasarruf geçerliliğini korur.

Somut olayda, miras bırakan tarafından düzenlenen 05.11.1982 tarihli vasiyetname, 4721 sayılı Medeni Kanunun 532 ve devam maddelerine göre yapılmış resmi bir vasiyet olup, aynı kanunun 517 maddesi anlamında muayyen mal vasiyeti niteliğindedir. Esasen bu yönde taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı gibi mahkemenin kabulü de bu yöndedir.

Miras bırakan Ş. E.. 19.08.2002 tarihinde ölmüştür. Mirası çocukları S. Ç.., L. A.., S. O.. ve M. E..’a kalmıştır. Dava M. E.. tarafından diğer mirasçıların hasım gösterilerek açılmıştır.

Miras bırakan Ş. E..’un vasiyetnamesi 05.01.1982 tarihinde noterde hazırlanmış, 01.10.2002 tarihinde Eskişehir 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/1143-1190 E-K. sayılı kararı ile açılmış ve taraflarca herhangi bir itiraza uğramamıştır. Ancak, davacı miras bırakan tarafından H. T..’e 13.11.1997 tarihinde bir genel vekâletname verildiği, vekil H. T..’in bu vekâletnameye dayanarak 22.02.2000 tarihinde, dava konusu 107 numaralı parseli davacının oğlu E. E..’a; 86,559 ve 296 numaralı parseller ile ... ilçesinde bulunan 2046, 545, 546, 490, 491 ve 53 parsel sayılı taşınmazları davacı M..’e miras bırakanın sağlığında sattığı anlaşılmaktadır.

Niza konusu taşınmazların bir kısmını murisin ölümünden sonra açılan ve kesinleşen muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davaları sonucunda terekeye döndüğü bir kısmının da tapuda muris adına kayıtlı olduğu sabittir.

Vasiyetçi, her ne kadar vasiyetnameden vasiyetname ile bağdaşmayan bir hukuki tasarrufla rücu edebilirse de, o tasarrufun hukuki sonuç doğurabilmesi; daha açık bir anlatımla vasiyetnameyi ortadan kaldırabilmesi için, sonradan yaptığı hukuki tasarrufun geçerli olması gerekir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.11.2001 gün ve 2001/1-958 Esas, 2001/1035 Karar sayılı ilamı)

Somut olay irdelendiğinde, davaya konu olan 530 ve 141 numaralı parsellerin miras bırakan adına kayıtlı olduğu, 107, 86, 559 ve 296 numaralı parsellerin ise Mahmudiye Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.10.2004 gün ve 2003/39-24 sayılı kararı ile M.. E.. adına olan kayıtların iptal edilerek Ş. E.. mirasçıları adına tesciline karar verildiği görülmektedir.

Hal böyle olunca, usulünce noterde düzenlenen vasiyetnameye bir itiraz olmadığı gibi, iptali yönünden de herhangi bir dava açılmadığı anlaşıldığından; vasiyetnamenin geçerli olduğu, davaya konu olan tüm taşınmazların da terekeye dâhil olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, uygun olmayan gerekçelerle direnilerek davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda ve Özel Dairece bozma kararında açıklanan nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 04.11.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2009/455, K. 2009/464, 4 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 09/06/2009
  5. Numarası : 2009/65-2009/187
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2009/455
Karar No
2009/464
Tarih
4 Kasım 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/456 K.2009/14287
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/456 K.2009/496
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/457 K.2009/497
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/458 K.2009/498
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/459 K.2009/541
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/460 K.2009/508

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.