İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/557 K.2009/527

Hukuk Genel Kurulu 2009/2-557 E., 2009/527 K.

Esas2009/557Karar2009/527Tarih18 Kasım 2009Okuma4 dk · 776 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2009/557
Karar No
2009/527
Karar tarihi
18 Kasım 2009
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

776 kelime·4 dk okuma·3 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2009/2-557 E., 2009/527 K.

MÜNHASIR YETKİ

TANIMA VE TENFIZ

YABANCI MAHKEME KARARLARI

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 411 ]

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 462 ]

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 463 ]

5718 S. MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKIN... [ Madde 27 ]

5718 S. MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKIN... [ Madde 38 ]

5718 S. MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKIN... [ Madde 42 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki "tanıma" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda.

(Çanakkale Aslîye Birinci Hukuk (Aile) Mahkemesi)'nce davanın reddine dair verilen 08.05.2008 gün ve 73-193 sayılı kararın İncelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay İkinci Hukuk Dairesi'nin 11.09.2008 gün ve 13619-11701 sayılı ilamı ile; (...5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 58/1. maddesi "Yabancı mahkeme ilamının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilamın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır.

Tanımada 54. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uygulanmaz." hükmünü içermekte olup, 58/2 maddesi ise "ihtilafsız kaza kararlarının tanınması da aynı hükme tabidir." demektedir. Şu halde ihtilafsız kaza kararlarının tanınması imkan dahilindedir.

Mahkemece delillerin bu çerçevede değerlendirilip sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Temyiz Eden: Davacı vekili

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görü-şüldü:

Dava, yabancı ülkede verilen vesayet kararının tanınması istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davacının eşine vasi tayinine dair Leverkusen Asliye Hukuk Mahkemesinden almış olduğu vasi tayini kararının tanınmasına karar verilmesini istemiştir.

Mahkemenin davanın reddine dair verdiği karar, Özel Daire'ce yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuş; yerel mahkemece, "tanıma veya tenfizin bir tespit I hükmü olup, tespit hükmünü veren mahkemenin vesayet makamı olamayacağı, Türk hukuk sisteminde vesayet kararı ile kararı veren vesayet makamı belirlenip, vesayet işleri belirlenmiş olan bu makam tarafından yerine getirildiğinden, yabancı mahkeme kararının tanınması ile yabancı vesayet makamının milli hudutlar içerisinde vesayet işlerinde yetkisinin kabul edilmesi zorunluluğu doğduğu, ancak bu hususların kamu düzenine aykırı olduğu" gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Ka-nun'un 38. maddesi tenfiz kararının hangi şartlarda verileceğini, 42. maddesi ise tanıma şartlarını düzenlemiştir.

Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 42/1. maddesinde "Yabana mahkeme ilamının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilamın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır. Tanımada 38. maddenin (a) ve (d) bentleri uygulanmaz." Hükmüne yer verilmiş olup, aynı Kanun'un 38. maddesinin b bendinde ise "İlamın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması" şartı getirilmiştir.

2675 sayılı Kanun'un 8/1. maddesinde, hak ve fiil ehliyetinin ilgilinin milli hukukuna tabi olduğu belirtilmiş; 9/1. maddesinde ise "Vesayet veya hacir kararı verilmesi veya sona erdirilmesi sebepleri, hakkında vesayet veya hacir kararının verilmesi veya sona erdirilmesi istenen kişinin milli hukukuna tabidir" hükmü öngörülmüştür.

Somut olayda vesayet altına alınan kişi Türk vatandaşı olup, vasi tayinine ilişkin karar Leverkusen Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından, Alman Medeni Kanunu'na (BGB) göre verilmiştir.

Diğer taraftan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 411. maddesinde "Vesayet işlerinde yetki küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir" hükmüne yer verilmiş; Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 27. maddesinde "Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder" şeklinde düzenleme getirilmiştir.

Vesayet işlerinde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi münhasır yetki olup, yabancı mahkemece verilen vesayete ilişkin kararın tenfizine ve tanınmasına karar verilemez (MÖHUK m. 38, m. 42).

Münhasır yetki kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınabilir. Tenfiz kararı verilmiş olması Alman mahkemesinin vesayet makamı olma durumunu değiştirmeyeceğine göre yapılan işlemlerin denetim imkanı da mümkün olmayacaktır.

Türk Medeni Kanunu'nun 462. maddesine göre, maddede belirtilen hallerde vesayet makamının izni gerekmektedir. Yine aynı Kanun'un 463. maddesi uyarınca vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izni şarttır. Örneğin, vesayet altındaki kişinin evlat edinmesi durumunda denetim makamının izni gerekmektedir.

Görülmekte olan davada vesayet makamı Leverkusen Asliye Hukuk Mahkemesi olup, denetim makamı da yine Alman Hukukuna göre belirle-necektir. Oysa bu husustaki Türk mahkemelerinin yetkisi kamu düzeni ile ilgili olup, kesin yetkidir. Bir an için aksi düşünülse dahi, yabancı mahkemeden verilen izin ve onayın yine Türkiye'de uygulanabilmesi için yeniden tenfiz veya tanınmasının yapılması gerekecektir. Bu durum yabancı mahkemenin verdiği her kararda yeniden ortaya çıkacaktır.

O halde, Türk mahkemelerinin münhasır yetkili olduğu bir konuda yabancı mahkemece verilen kararın tenfizi ve tanınmasına hukuken olanak bulunmamaktadır.

Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.07.2009 gün ve E:2009/2-280 K:2009/326 sayılı kararında da aynı görüş benimsenmiştir.

Hal böyle olunca; bir Türk vatandaşı hakkında yabancı vesayet kararının Türkiye'de tanınmasının olanağı bulunmadığından, yerel mahkemece isabetli teşhis ve değerlendirme sonucu davanın reddine dair verilen direnme kararı usul ve yasaya uygundur. Bu nedenle direnme kararı onanmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle (ONANMASINA), 18.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2009/557, K. 2009/527, 18 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Münhasır Yetki
  4. Tanıma Ve Tenfız
  5. Yabancı Mahkeme Kararları
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2009/557
Karar No
2009/527
Tarih
18 Kasım 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/558 K.2009/571
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/559 K.2009/513
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/565 K.2009/10228
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/566 K.2009/514
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/567 K.2009/10906
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/567 K.2009/515

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.