İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/585 K.2009/601

Hukuk Genel Kurulu 2009/14-585 E. , 2009/601 K.

Esas2009/585Karar2009/601Tarih30 Aralık 2009Okuma5 dk · 1.052 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2009/585
Karar No
2009/601
Karar tarihi
30 Aralık 2009
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.052 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2009/14-585 E. , 2009/601 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 26/05/2009

NUMARASI : 2009/232-2009/220

Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Serik Asliye 2.Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 24.04.2008 gün ve 2007/605-2008/226 sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin 17.03.2009 gün ve 2009/239-3298 sayılı ilamı ile; (...Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, dava reddedilmiştir.

Hükmü, davacılar temyiz etmiştir.

İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir.

İnançlı bir işlem ile inanan, sahibi olduğu bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana kazandırıcı bir işlemle devretmekte ancak borçlandırıcı bir sözleşme ile de onu bazı yükümlülükler altına sokmaktadır.

İnançlı işlemin taraflarını, inanan ve inanılan oluşturur. Bir hakkı ya da nesneyi, güvendiği bir kişiye inançlı olarak devreden kimseye “inanan” adı verilir. Devredilen hak veya nesneyi, kendisine ait bir hak olarak kendi yararına, doğrudan doğruya ve dolayı olarak kullanan kişiye de “inanılan” denir. İnananın, inanılana inançlı olarak kazandırdığı hak ya da nesne ise “inanç konusu şey” olarak nitelenir. İnançlı bir işlemde, kazandırıcı işlemin tarafları ile borç doğuran anlaşmanın tarafları aynıdır.

İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.

İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delil ile kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.

Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, yanlar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge varsa HUMK’nun 292.maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.

Yazılı delille veya yazılı delil başlangıcı yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HUMK.m.236) yemin (HUMK.m.344) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde mahkemenin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir.

Somut olayda davacılar; iddialarını, yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı ile kanıtlayamamıştır. Ancak, dava dilekçesinde ve sonradan bildirilen delil dilekçesinde yemin deliline dayandıklarından davacılara yemin teklifi hakkı hatırlatılmalı, bu şekilde oluşacak sonuca uygun bir karar kurulmalıdır. Değinilen yönün gözetilmemesi nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacılar vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacılar ile davalı kardeş olup, eldeki davada davacı taraf; davaya konu iki adet taşınmazın gerçekte davacılar, davalı ve dava dışı kardeşler tarafından ortak kazançla ve aile adına 1965-1966 yılında satın alındığı ve yıllar içinde parasının çalışılarak ödenip ferağının da 1967-1968 tarihinde o tarihte evde bulunan çocukların büyüğü olan davalı adına alındığı, taşınmazların davalı adına kayıtlı olduğu,

satın alma tarihinden bu yana davacıların davalı tarafından taşınmaz üzerinde kendilerine gösterilen 6.000.00 er m2lik kısmını sera yapıp ağaç dikmek ve sebze üretmek amacıyla ayrı ayrı yaklaşık 40 yıldır kullandıkları, ancak dava açılmadan kısa bir süre önce davalının iş makineleri ile gelerek kullandıkları kısma el attığı, davacılara taşınmazdaki paylarını devretmeyeceğini belirtince de eldeki inanç sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davasını açmak zorunda kaldıkları, iddiasıyla eldeki davayı açmışlardır.

Davanın yazılı delille ispatı gerektiği ve davacı yanca yazılı delile dayanılmadığı hususu uyuşmazlık konusu olmayıp; direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık: mahkemenin 01.04.2008 tarihli (3) nolu ara kararı ile davacı vekiline yemin deliline dayanıp dayanmadığı hususunda beyanda bulunması için 10 gün süre verilmesi, davacı vekilinin bu sürede beyanda bulunmayıp, 24.04.2008 tarihli celsede sorulması üzerine “yemin deliline dayanmıyoruz” şeklindeki imzasız beyanda bulunması karşısında, mahkemece davacılara yemin teklifi hakkının usulünce hatırlatılıp hatırlatılmadığı, noktasında toplanmaktadır.

Davacı taraf gerek dava dilekçesinde gerek delil listesinde yazılı delile dayanmamış, özellikle tanık dinlenmesini istemiş; yine dava dilekçesinde ve delil listesinde yemin deliline de yer vermiştir.

Ne var ki, mahkemece 01.04.2008 tarihli celsede verilen (3) nolu ara kararında; “Davacı vekiline yemin deliline dayanıp dayanmadığı hususunda beyanda bulunması için 10 gün süre verilmesine” karar verilmesi üzerine, davacı vekili 24.04.2008 tarihli celsede aynen :“Taraflar arasındaki olay 55 yıl öncesine dayalı olaydır. Yazılı delil yoktur. Tarafların kardeş olmaları nedeniyle de yazılı belge ile ispatına gerek yoktur. Bu nedenle tanıklarımızın önceki ara kararından vazgeçilerek dinlenmesini talep ediyoruz. Yemin deliline dayanmıyoruz.” Şeklinde beyanda bulunmuştur.

Mahkeme yazılı delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş; davacılar vekilinin temyizi üzerine Özel Daire “Somut olayda davacılar; iddialarını, yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı ile kanıtlayamamıştır. Ancak, dava dilekçesinde ve sonradan bildirilen delil dilekçesinde yemin deliline dayandıklarından davacılara yemin teklifi hakkı hatırlatılmalı, bu şekilde oluşacak sonuca uygun bir karar kurulmalıdır. Değinilen yönün gözetilmemesi nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.” Gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiş; mahkeme davacı vekilinin açıkça yemin deliline dayanmadıkları yönündeki beyanına dayanarak önceki kararında direnmiştir.

Hükmü temyize davacılar vekili getirmektedir.

Davacılar vekili 24.04.2008 tarihli celsede açıkça yemin deliline dayanmadıklarını ifade ettiği gibi, direnme kararını temyiz dilekçesinde de aynen “..kardeş olan taraflar arasında yazılı delile bağlanmadığını, tanık dinletmek istediklerini, HUMK.293/4 maddesinde belirtilen ve tanıkla ispat yasağının istisnalarından olan bir durum niteliğinde olduğunu, o dönemin örf ve adetine göre yapılan kardeşler arasındaki bu işlemin tanıkla ispatının olanaklı olduğunu, bu taleplerinin mahkemece reddedilmesinin yerinde olmadığını, mahkemenin taraflarına 01.04.2008 tarihinde resen yemin teklif ettiğini,

ancak bu teklif usul ve yasaya aykırı olduğundan kendilerince kabul edilmediğini, eldeki olayda yemin teklifi gereken her iki hal de bulunmadığından mahkemenin teklifinin kabul edilmediğini…” açıkça belirtmiştir.

Şu durumda; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davacı yanca açıkça yemin deliline dayanılmadığının beyan edildiğinin anlaşılmış olmasına göre mahkemenin davacı tarafın yemin deliline dayanmadığı olgusuna dayalı direnmesi usul ve yasaya uygun olup, kararın onanması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA gerekli ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2009/585, K. 2009/601, 30 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 26/05/2009
  5. Numarası : 2009/232-2009/220
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2009/585
Karar No
2009/601
Tarih
30 Aralık 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/594 K.2009/602
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/595 K.2009/603
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/616 K.2009/11989
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/637 K.2009/16927
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/648 K.2009/8483
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/656 K.2009/8116

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.