İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/64 K.2009/89

Hukuk Genel Kurulu 2009/5-64 E., 2009/89 K.

Esas2009/64Karar2009/89Tarih25 Şubat 2009Okuma5 dk · 1.028 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2009/64
Karar No
2009/89
Karar tarihi
25 Şubat 2009
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.028 kelime·5 dk okuma·6 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2009/5-64 E., 2009/89 K.

DÜZELTME

TAPU SİCİLİNDEKİ YANLIŞLIK

TAZMİNAT VE ŞERHİN TERKİNİ

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 1010 ]

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 1011 ]

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 1027 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki “

“Tazminat ve Şerhin Terkini”

” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Van Asliye 2. Hukuk Mahkemesince görev sebebiyle davanın reddine dair verilen 26.02.2008 gün ve 2007/636 E. 2008/125 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 14.07.2008 gün ve 2008/7545 E. 2008/9858 K. sayılı ilamı ile;

(...Dava, tapulu taşınmazın Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgesi içinde kaldığı gerekçesiyle tapu kaydı üzerine konulan şerhin terkini ve inşaat yasağı getirilmek suretiyle mülkiyet hakkı kısıtlandığı öne sürülerek, taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden bahisle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, taşınmazın aynına ilişkin olup; bu niteliği itibariyle davanın görülme yeri Adliye Mahkemeleridir. Bu nedenle işin esasına girilerek öncelikle taşınmazın arsa mı, arazi mi, olduğu belirlendikten sonra.

2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanununa göre; taşınmazın 1. derecede kullanılması yasak ve kamulaştırılması gereken bölgelerden mi, yoksa taşınmazın niteliğine göre kullanılmasına müsaade edilen veya özel izinle kullanılabilen 2. derece Askeri Yasak Bölge mi, olduğu belirlenmeli, kamulaştırılması gerekli veya hiçbir şekilde kullanılmayan 1. derecede Askeri Yasak bölge olması halinde, oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun değer biçmeye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanarak biçilecek değerine hükmedilmesi gerektiği düşünülmeden davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi,

Doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, tapu kaydında yer alan şerhin terkini ve tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili; müvekkilinin kayden maliki bulunduğu 84 ada 8 ve 42 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarına, “

“İşbu taşınmazlar üzerinde Jandarma Genel Komutanlığının 14.1.1999 tarih ve 90 sayılı yazısı ile Askeri Güvenlik Bölgesi içindedir”

” şerhinin işlendiğini, müvekkilinin taşınmazın kamulaştırılması veya üzerine yapılaşma izni verilmesi istemiyle davalı idareye yaptığı yazılı başvuruların ve imar tadilatı izni verilmesi istemiyle dava dışı Belediye Başkanlığına yaptığı başvuruların sonuçsuz kaldığını, taşınmazlar üzerinde konut ve ağıl inşa etmeyi düşünen müvekkilinin ağıl inşası sırasında askerler tarafından engellendiğini bu nedenle konut inşaatı projesinden de vazgeçmek zorunda kaldığını; idarenin, müvekkiline ağıl inşası ve yerleşim izni verilmemesi,

arazisinden konut kurarak yararlanma çabalarının ve mevzi imar planı uygulanmasının engellenmesi şeklindeki hukuka aykırı eylemleri sonucu müvekkilinin maddi kayıplara uğradığını ileri sürerek, dava konusu 84 ada 8 ve 42 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarına Jandarma Genel Komutanlığının 14.01.1999 tarih ve 90 sayılı yazısı ile düşülen şerhlerin terkinine,

müvekkilinin mülkiyet hakkının haksız olarak kısıtlanmasından dolayı dava konusu arazilerin imarlı hali ile imarsız hali arasındaki fiyat farkının haksız müdahalenin başlangıç tarihi olan 1996 yılından bu yana yaratacağı gelire karşılık olarak 6.000 YTL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davalı idarelerin taşınmazlara herhangi bir müdahalesi bulunmadığı gibi taşınmazların kullanımının da engellenmediğini, dava konusu taşınmazların Genelkurmay Başkanlığının Askeri Güvenlik Bölgesi Onayı ile Askeri Güvenlik Bölgesi kapsamına alınmış olup, idarenin işleminin idarilik niteliğini koruması nedeniyle davanın en azından tazminata yönelik kısmının idari yargıda görülmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmiştir.

Mahkemenin, “

“Jandarma Genel Komutanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı kararlarına dayanılarak taşınmazların tapu kayıtlarında oluşturulan askeri güvenlik bölgesi şerhinin iptali için, öncelikle şerhin dayanağı olan kararların ve işlemlerin iptali gerektiği, idari işlem iptal edildikten sonra şerhlerin kaldırılmasının adli yargıda düşünüleceği; davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığı iddiasıyla talep ettiği tazminatın da, idarenin eylem ve işleminden doğan zararın tazmini mahiyetinde bulunduğu, dolayısıyla davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiği”

” gerekçesiyle, “

“görev sebebiyle davanın reddine”

” dair verdiği karar, Özel Daire’ce yukarıda yazılı nedenle bozulmuş, Yerel Mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık yargı yoluna ilişkin olup; eldeki davanın idari yargı yerinde mi yoksa adli mahkemelerde mi görülüp sonuçlandırılması gerektiği noktasındadır.

Uyuşmazlığa konu edilen davada talep, 84 ada 8 ve 42 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesindeki “

“Askeri güvenlik bölgesi içindedir”

” şerhinin terkini ve tazminata yöneliktir.

Öncelikle belirtilmelidir ki; tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilen şerh, Türk Medeni Kanununun 1010. ve 1011. maddelerinde belirtilen şahsi ve ayni hakların şerh ve tescili niteliğinde değildir. Beyanların işlevi, eylemli ve hukuki durumu göstermek, aleniyet ve kanıtlama kolaylığı sağlamaktır. Böylece beyanlar, taşınmazlarla ilgili bazı hukuksal ve eylemli durumlara açıklık verilmesine yarar.

Özel yasalar uyarınca kütükte gözükmesi gereken, kamu hukukundan doğan mülkiyet daraltımları da, yük altına giren arazinin beyanlar sütununa işaret edilir. Bu durumda yazım işlemi, ilgili dairelerin gönderecekleri belgelere göre yapılır.

Öte yandan, Türk Medeni Kanununun 1027. maddesinde, ilgililerin yazılı rızaları olmadıkça, tapu memurunun tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebileceği, hükmü öngörülmüştür.

Bu durumda, beyanlar hanesinde yer alan şerhin terkini talebiyle açılan bir davanın, özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerince çözümleneceği açıktır.

Somut olayda, mülkiyeti davacıya ait bulunan 84 ada 8 ve 42 parsel sayılı taşınmazlar, 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu ve ilgili Yönetmelik uyarınca askeri güvenlik bölgesi içine alınmış ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın 14.01.1999 tarihli yazısı nedeniyle tapu kayıtlarının beyanlar hanesine “

“Askeri Güvenlik Bölgesi içindedir”

” şerhi işlenmiştir.

Az yukarıda içeriği açıklanan davacı talebi irdelendiğinde, beyanlar hanesinde yazılı “

“Askeri Güvenlik Bölgesi içindedir”

” şerhinin terkini ve buna bağlı olarak tazminat istemiyle dava açıldığına göre, esasen davacının, öncelikle yük altına giren taşınmazlarındaki daraltımın kaldırılmasını amaçladığı anlaşılmaktadır.

Öyleyse, Türk Medeni Kanununun 1027. maddesinde yer alan, “

“İlgililerin yazılı rızaları olmadıkça, tapu memuru, tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebilir”

” hükmü karşısında, davacının mülkiyete ilişkin bir hakka dayanmak suretiyle tapudaki şerhin terkinini talep ettiği bu davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli bulunduğu her türlü duraksamadan uzaktır.

Hal böyle olunca; Yerel Mahkemece, davanın adliye mahkemelerinde görülmesi gereğine işaret eden ve Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyularak işin esasına girilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı teşhis ve değerlendirme sonucu görev nedeniyle davanın reddine dair verilen kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONU Ç

SONUÇ / HÜKÜM

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 25.02.2009 gününde, oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2009/64, K. 2009/89, 25 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Düzeltme
  4. Tapu Sicilindeki Yanlışlık
  5. Tazminat Ve Şerhin Terkini
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonu Ç
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2009/64
Karar No
2009/89
Tarih
25 Şubat 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/64 K.2009/2324
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2009/64 K.2009/1387
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/65 K.2009/1833
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/65 K.2009/953
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/65 K.2009/1479
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/65 K.2009/2325

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.