İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/153 K.2010/232

Hukuk Genel Kurulu 2010/6-153 E. , 2010/232 K.

Esas2010/153Karar2010/232Tarih28 Nisan 2010Okuma5 dk · 1.043 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/153
Karar No
2010/232
Karar tarihi
28 Nisan 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.043 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2010/6-153 E. , 2010/232 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Ankara 11.Sulh Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 16.07.2009

NUMARASI

2009/270 E-2009/817 K.

Taraflar arasındaki “Tahliye” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 11.Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 20.03.2008 gün ve 2005/484 E- 2008/597 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 25.12.2008 gün ve 2008/12943-14190 sayılı ilamı ile;

(...Uyuşmazlık temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı dava dilekçesinde temerrüt nedeniyle kiralanın tahliyesini istemiştir. Davalı savunmasında kira bedellerinin senede bağlandığını savunmuştur. Mahkemece bu savunmaya değer verilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Borçlar Kanununun 260.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının muaccel (istenebilir) olması ve bu kira bedelinin verilen otuz (30) günlük sürede ödenmemiş bulunması ve ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Kira parası götürülüp ödenmesi gereken borçlardan olduğundan kiralayana götürülüp elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak koşuluyla konutta ödemeli olarak PTT kanalıyla gönderilmesi gerekir. Bundan ayrı, sözleşmede özel bir koşul kabul edilmişse bu hususta göz önünde tutulmalıdır. Açıklanan şekilde yapılmayan ödemeler yasal ödeme olarak kabul edilemez. Ancak teamül haline gelmiş bir ödeme şekli varsa bu şekilde yapılan ödemede geçerlidir.

Olayımıza gelince; Davalının 15.04.2001 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğu ve kira miktarının aylık 350 YTL olduğu konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı davalıya 07.01.2005 tarihinde tebliğ ettirdiği ihtarname ile Aralık 2007 ve Ocak 2007 ayları kiralarının tahsilini istemiştir. Davalı kira bedellerinin senede bağlandığını iddia etmiş ise de bu konuda yazılı delil getirememiş ve yemin deliline de dayanmamıştır. Bu durumda kiraların senede bağlandığı iddiasının kanıtlanamadığının kabulü gerekir. Mahkemece işin esası incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir...)

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir.

Davacı; 15.04.2004 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesiyle ve aylık 350 YTL kira bedeliyle mecurda oturan davalıya, Aralık 2004 ve Ocak, Şubat, Mart 2005 ayları kira bedellerini ödememesi nedeniyle ihtarname keşide etmesine rağmen ihtarnamenin tebliğini müteakip verilen otuz günlük sürede kira bedellerini ödemediğini ve bu suretle temerrüde düştüğünü ileri sürerek, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı; 15.04.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesiyle mecurda kiracı olduğunu ve kira miktarının aylık 350 YTL kararlaştırıldığını kabul etmiş, ancak kira bedellerinin senede bağlandığını savunarak, davacının vadesi gelmiş bulunan bono bedellerinin bankaya yatırıldığını, diğerlerinin de yatırılacağını bildiği halde kötü niyetle ihtarname keşide etmek suretiyle tahliye davası açtığını cevaben bildirmiştir.

Böylece, taraflar arasında aktedilen 15.04.2004 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak, davalının aylık 350 YTL kira bedeli karşılığında mecurda kiracı olduğu, uyuşmazlık konusu değildir. Davalının savunmasına konu ettiği, kira bedellerinin bağlanıp bağlanmadığı, uyuşmazlığın temelini oluşturmaktadır.

Mahkemenin “davalının aylık 350,00 YTL olan her bir kira bedeline karşılık davacıya ayrı bir senet verdiği, elinde kambiyo vasfına haiz senet bulunan davacının kira bedelinin ödenmediğinden bahisle temerrüt sebebiyle tahliye davasını açamayacağı, bono vasfındaki senetlerin Türk Ticaret Kanunu kapsamında kıymetli evrak mahiyetinde olduğu, bonoların teminat fonksiyonunun yanı sıra ödeme fonksiyonlarının da bulunduğu, davacının vade tarihinden önce her vakit bu senetleri tahsil için icraya koyabileceği gibi, ciro yoluyla 3. kişilere temlik etmesinin de mümkün olduğu” gerekçesiyle “davanın reddine” dair verdiği karar, Özel Daire’ce yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuş; Mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Bilindiği gibi, davanın çözümlenmesine etkisi olan bir vakıanın ispatı için, ispat yükü kendisine düşen tarafın diğer tarafa teklif ettiği yemine, taraf yemini veya kesin yemin denir (HUMK m.344).

Hakim tarafından re’sen teklif edilen yemin (HUMK m.355-362) karşıtı olarak kullanılan taraf yemininde, yemin teklifini taraflardan biri diğerine yapmaktadır. Bu cümleden olarak, yemin teklifini ispat yükü kendisine düştüğü halde iddiasını veya savunmasını başka delillerle ispat edememiş taraf yapar.

Bu halde, ilk önce diğer delillerin incelenmesi ve bunlar ile iddia veya savunma ispat edilememişse ancak bu takdirde yemin deliline başvurulması gerektiği kuşkusuzdur. Eş söyleyişle, diğer delilleri ile birlikte yemin delilini de bildirmiş olan taraf, diğer delillerle iddia veya savunmasını ispat edemezse, o zaman kendisine yemin teklifi hakkı kullandırılmalıdır.

Kuşkusuz, kesin delil niteliğinde bulunan yemin deliline dayanan taraf, bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; mahkeme, yemin teklif etmek hakkı bulunduğunu istek sahibine hatırlatmakla yükümlüdür. Şu durumda kural olarak, yemin teklifi hakkı kullandırılmadan karar verilemez.

Yeri gelmişken belirtilmelidir ki, mahkemece yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ancak ispat yükü kendisine düşen tarafın yemin deliline başvuru hakkının varlığı ile mümkündür. Yasal olarak kullanılma hakkı bulunmayan bir hakkın varlığının mahkemece hatırlatılması da düşünülemez.

Yemin deliline dayanılabilmesi de ancak, ya tarafların delil listelerinde açıkça bu delile dayanmaları veya davacının dava dilekçesinde, davalının da cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmaları veyahutta uygulamada kabul edildiği şekliyle sair deliller ifadesine yer vermeleri ile olanaklıdır.

Somut olayda; taraflar arasında akdedilen 15.04.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde kira bedellerinin senede bağlandığı hususunda bir ibare bulunmadığı ve bu konuda taraflar arasında ayrıca yazılı bir belge de düzenlenmediği, Özel Daire ile Yerel Mahkemenin kabulünde olup, çekişme dışıdır.

Davalı tarafça ibraz edilen 01.06.2004, 01.07.2004, 01.08.2004, 01.09.2004, 01.10.2004, 01.11.2004 vade tarihli altı adet bono fotokopisinden, bono bedellerinin uyuşmazlık konusu dönemi kapsamadığı gibi, kira sözleşmesiyle bağlantısı bulunduğunun açıkça anlaşılamaması karşısında, davalının savunmasını yazılı delille kanıtladığından söz edilmesi olanaklı değildir.

Kira bedellerinin senede bağlandığı savunmasında bulunan davalının, bu olguyu ispat yükümü bulunmaktadır. Alacak miktarı da nazara alındığında davalının bu savunmasını; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 288, 289, 290. maddeleri gereğince, kesin delillerle ispatı gerekmektedir.

Az yukarıda da açıklandığı gibi; yemin teklif edecek taraf, ispat yükü kendisine düşen fakat iddiasını veya savunmasını ispat edememiş olan taraftır.

Sonuç itibariyle, kira bedellerinin senede bağlandığı iddiasını yazılı delille kanıtlayamayan davalının, cevap dilekçesinde “yemin” deliline dayandığı göz önünde tutularak; davalı yana, davacıya yemin teklif etme hakkı olduğunun hatırlatılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır.

Hal böyle olunca; Yerel Mahkemece, davalı yana, kira bedellerinin senede bağlandığı hususunda, davacıya yemin teklif etme hakkı olduğunun hatırlatılması ve sonucu çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın reddine dair verilen önceki kararda direnilmesi, usul ve yasaya aykırıdır. Direnme kararı, bu değişik gerekçeyle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen değişik gerekçeyle H.U.M.K.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 28.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2010/153, K. 2010/232, 28 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 16.07.2009
  5. Numarası
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/153
Karar No
2010/232
Tarih
28 Nisan 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/154 K.2010/2148
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/154 K.2010/1943
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2010/154 K.2010/314
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/154 K.2010/4661
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/155 K.2010/2243
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/155 K.2010/7237

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.