İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/187 K.2010/209

Hukuk Genel Kurulu 2010/7-187 E. , 2010/209 K.

Esas2010/187Karar2010/209Tarih7 Nisan 2010Okuma4 dk · 841 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/187
Karar No
2010/209
Karar tarihi
7 Nisan 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

841 kelime·4 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2010/7-187 E. , 2010/209 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Silvan Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 12/06/2009

NUMARASI : 2008/422-2009/273

Taraflar arasındaki “Tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Silvan Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 6.4.2005 gün ve 1998/378 E. 2005/203 sayılı kararın incelenmesi dahili davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 26.1.2006 gün ve 2005/4067-2006/69 sayılı ilamıyla;

(... Dava ve temyize konu 25 parsel sayılı 162.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz harman yeri niteliğiyle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca sınırlandırılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Davacı R.... A..... dava dışı 24 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören tapu ve vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 25 parsel sayılı taşınmazın Recep Azizoğlu mirasçıları davacı N.... A.... ve paydaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.

İddia ve savunmaya duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere göre dava niteliği ve içeriği itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunun 12. maddesi hükmüne dayalı kesinleşen kadastroya karşı açılan dava niteliğindedir. Davacı taraf dava dışı 24 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören tapu ve vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak harman yeri niteliği ile sınırlandırıldığı saptanan dava konusu 25 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne dava konusu taşınmazın davacı R.... A.... mirasçıları N.... A.... ve paydaşları adına tesciline karar verilmiştir.

Nevarki, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Dava az yukarıda vurgulandığı gibi kesinleşen kadastroya karşı açılan dava niteliğinde olup genel mahkemede görülmektedir. Hal böyle olunca davada usulün 409. maddesi hükmünün uygulama olanağı vardır.

Somut olaya bu açıdan bakıldığında dava dosyasının 1.3.1984, 23.10.1986 ve 10.3.2004 tarihlerinde üç kez (müracata) başvuruya veya takipsiz bırakıldığı, 22.3.1984, 20.11.1986 ve 23.3.2004 tarihlerinde yenilendiği anlaşılmaktadır.

Usulün 409/son madde ve fıkrası hükmü aracılığıyla aynı yasanın açık bir anlatımla 409/1-2. fıkralar gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan davanın ilk yenilemeden sonra “somut olayımızda 22.3.1984 tarihinden sonra” birden fazla somut olayda 23.10.1986 ve 10.3.2004 tarihlerinde takipsiz bırakıldığı saptanmıştır.

Hal böyle olunca mahkemece usulün 409/5. maddesi hükmü dikkate alınarak DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi gerekirken bu olgular gözardı edilerek işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir...)

gerekçesi bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.İlk direnme kararı Hukuk Genel Kurulu’nca direnmenin gerekçesiz olduğu belirtilerek bozulmuş ve mahkemece incelemeye konu hüküm kurulmuştur.

TEMYİZ EDEN

Davalı Hazine vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Davacı, kesinleşen kadastro ile sınırlandırılan harman yeri olarak belirlenen çekişmeli 25 parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak tapusunun iptali ile tescili isteminde bulunmuştur.

Mahkemece, zilyetlik koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; Özel Dairece, karar yukarda açıklanan gerekçe ile bozulmuştur.

Yerel Mahkemece, davanın dört kez işlemden kaldırılabileceği gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilemeyeceği belirtilerek,önceki kararda direnilmiştir.

Somut olayda; davanın 11.7.1980 yılında açıldığı,1.3.1984 ve 23.10.1986 günlü celselerde tarafların duruşmaya gelmedikleri,mazeret de sunmadıkları gerekçeleri ile dosyanın işlemden kaldırıldığı; akabinde 22.3.1984 ve 20.11.1986 tarihli dilekçelerle de davanın yenilendiği;yine 10.3.2004 günlü celsede ise davacının gelmediği,mazeret dilekçesi gönderdiği,davalı Hazine vekilinin ise hazır bulunduğu belirtilerek, davacının mazeret dilekçesinde masraf yatırmadığı, bu nedenle mazeretinin reddi gerektiği gerekçesi ile dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve davacı yanın yine 23.3.2004 havaleli 3.yenileme dilekçesini sunduğu, davaya devam edildiği anlaşılmıştır.

Her ne kadar Özel Daire bozma ilamında birden fazla işlemden kaldırılamayacağına değinilerek, yürürlükteki 3156 Sayılı Yasa ile değişik HUMK’nun 409.maddesinin uygulanması gerektiği belirtilmişse de, davanın açıldığı 11.7.1980 tarihinde, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 08.05.1973 tarihinde yürürlüğe giren 1711 Sayılı Yasa ile değişik 409.madde hükmü mevcuttur. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 409/6.maddesi ise“… Birinci ve ikinci fıkralar gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilemeden sonra üç defadan fazla takipsiz bırakılamaz…” şeklinde düzenleme içermektedir.

Öte yandan 409.maddede değişiklik yapan 3156 Sayılı yasa ise, yargılama sırasında, 05.03.1985 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Esasen usul kuralları ile ilgili yasa değişiklikleri yürürlüğe girdiği andan itibaren hüküm ifade edeceği kabul edilmekteyse de, 3156 Sayılı Yasanın Geçici Maddesinde “1086 sayılı HUMK’nun bu kanunla değiştirilen hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalarda uygulanır.” hükmüne binaen, eldeki davada 409.maddenin 3156 Sayılı Yasa ile değişik şekli değil, 1711 sayılı yasa ile düzenlenmiş şeklinin uygulanması gerekir.

Durum bu olunca, davanın açılmamış sayılmasına karar verilemeyeceği, belirgindir.

Kaldı ki, Mahkemece 10.03.2004 günlü celse de duruşmaya davacı yan gelmemişse de, duruşmada hazır bulunan davalı Hazine vekilinin yeniden keşif kararı verilmesi isteminde bulunmuş olmasına göre, davayı takip etme iradesinde olduğu anlaşılmaktadır.

O halde 10.03.2004 günlü celsede, yerel mahkemece dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

Açıklanan bu nedenlerle, dava tarihi itibariyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 1711 sayılı yasa ile değişik 409.maddesinin yürürlükte olmasına göre, davanın açılmamış sayılmasına karar verilemeyeceğine ilişkin direnme kararı usul ve yasaya uygun olup, yerindedir.

Ne var ki, mahkemece işin esası hakkında kurulan hüküm, Özel Dairece incelenmemiştir.

Sonuçta; Direnme uygun olmakla, işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, direnme usul ve yasaya uygun olduğundan, işin esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 7.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 07.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2010/187, K. 2010/209, 7 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 12/06/2009
  5. Numarası : 2008/422-2009/273
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/187
Karar No
2010/209
Tarih
7 Nisan 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2010/188 K.2010/1953
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/188 K.2010/7101
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/188 K.2010/5158
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/188 K.2010/10948
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/189 K.2010/7100
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/189 K.2010/5412

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.