İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/228 K.2010/254

Hukuk Genel Kurulu 2010/2-228 E. , 2010/254 K.

Esas2010/228Karar2010/254Tarih5 Mayıs 2010Okuma5 dk · 1.054 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/228
Karar No
2010/254
Karar tarihi
5 Mayıs 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.054 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2010/2-228 E. , 2010/254 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Ankara 11. Aile Mahkemesi

TARİHİ : 03/02/2010

NUMARASI : 2010/45-2010/119

Taraflar arasındaki “Evlat edinmeye ilişkin muarazanın giderilmesi” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 11.Aile Mahkemesince istemin kabulüne dair verilen 17.6.2009 gün ve 2009/449-722 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 23.11.2009 gün ve 12983-20485 sayılı ilamı ile;

(...Dava dilekçesinde yer alan açıklamalardan ve davacılar vekilinin 17.6.2009 tarihli oturumdaki beyanından çıkan sonuca göre; istek, kurumda koruma altında bulunan küçük K... N.. ’u evlat edinmek için yaptıkları başvuruyu, evlat edinmeye engel bir durumları olmadığı belirlendiği halde sonuçlandırmamak suretiyle davalı kurumun çıkardığı engelin giderilmesi ve küçüğün evlat edinilmek üzere geçici bakım sözleşmesiyle davacılara teslimine ilişkindir..

Davacılar, İstanbul Bahçelievler çocuk yuvasında gönüllü aile sıfatıyla çalışmalar yaparken küçük K.... ’yı tanıdıklarını, bu çocuğun gönüllü ailesi olarak 2004 yılından 2006 yılına kadar ana-baba-çocuk ve kardeş ilişkisini oluşturduklarını, 15.2.2008 tarihinde de küçük K... N... u birlikte evlat edinmek üzere, evlat edinmede aracılık faaliyetini yürüten kurumun İstanbul Il Müdürlüğüne başvurduklarını, kurumun bu başvurularını bu güne değin sonuca bağlamadığını ileri sürmektedirler.

Davalı kurum ise; evlat edinmek isteyen kişilerin önerilen çocuğu kabul etmek yerine çocuk seçmelerine fırsat veren bir uygulamanın mevzuat ve işleyişe aykırı olduğunu, davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun bulunduğunu belirtmektedir.

Mahkemece davacıların talebinin kabulü ile küçük K... ’nın davacılara evlat edinmek üzere geçici bakım sözleşmesiyle verilmesine engel bir durumun bulunmadığının, davacıların başvurularının Türk Medeni Kanunu ve Küçüklerin Evlat Edinilmesinde Aracılık Faaliyetlerinin Yürütülmesine İlişkin Tüzük hükümlerine aykırılık ve usulsüzlük teşkil etmediğinin tespitine, muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmiş, kararı davalı kurum vekili temyiz etmiştir.

Küçük K... N..., 25.9.2004 doğumludur. 28.9.2004 tarihinde sokakta terk edilmiş halde bulunmuş, araştırmalara rağmen anne ve babası tespit edilememiş, valiliğin “oluru” ile Istanbul Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne 11.10.2004’te teslim edilerek aynı gün Bahçelievler Çocuk Yuvasına konulmuştur.

İlgili kurumun bildirimi üzerine de “bulunmuş çocuk” olarak nüfusa tescil edilmiş, Bakırköy Çocuk Mahkemesince 31.12.2004 tarihinde 2828 sayılı yasaya göre “koruma altına alınmasına” karar verilmiştir. Davacılar, kurumda koruma altına alınan küçük Kübra Nur’u birlikte evlat edinmek istediklerini belirterek 15.2.2008 tarihinde İstanbul İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne yazılı olarak başvurmuşlardır. Bu başvuru kurumca bu güne değin sonuca bağlanmamıştır.

1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 320. maddesi, küçüklerin evlat edinilmesine ilişkin aracılık faaliyetlerinin Bakanlar Kurulunca yetki verilen kurum ve kuruluşlarca yapılacağını, aracılık faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin hususların tüzükle düzenleneceğini hükme bağlamakla birlikte, Bakanlar Kurulu, evlat edinmede aracılık faaliyetlerini yürütmek üzere Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna 15.3.2009 tarihinde yürürlüğe konulan Tüzükle yetki vermiştir.

(Tüzük md.3/1) Bu tarihten önce kuruma, Bakanlar Kurulunca verilmiş bir yetki olmadığı halde, kurum, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra küçüklerin evlat edinilmesinde aracılık faaliyetlerini yürütmüş, bu işi Türk Medeni Kanununun evlat edinmeye ilişkin hükümleri doğrultusunda kendisinin hazırladığı “evlat edinme yönergesi”ni işleterek yapmıştır.

Dava, 7.4.2009 tarihinde açılmıştır. “Küçüklerin Evlat Edinilmesine Aracılık Faaliyetlerinin Yürütülmesine İlişkin Tüzük” 15.3.2009 tarihinde yürürlüğe konulmuştur. (R.G.

15.3.2009 sayı: 27170) Tüzükle, küçüklerin evlat edinilmesinde aracılık faaliyetlerini yürütme görev ve yetkisinin, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna verilmesinin temel amaçlarından biri, çocukların yüksek yararları gereği aile ortamında yetişme hakkının korunması kapsamında, ailelerin çocuk büyütmeye hakları olduğu kadar, çocukların da kendilerine en iyi olanakları sunacak ailelerin yanına yerleştirilmelerini sağlamaktadır.

(Tüzüğün genel gerekçesi) Bu amaç; evlat edinmek isteyen kişilerin çocuk seçmeleri yerine, kurumun önerdiği çocuğu kabul etmelerine fırsat tanıyan bir uygulama ve işleyişi gerektirir. Nitekim, Tüzüğün, evlat edinme başvurularını, sosyal inceleme ve küçüğün yerleştirilmesine esas teşkil etmek üzere sıralamaya bağlamasının (Tüzük md. 7/1) temelindeki düşünce budur.

Tüzük, evlat edinme başvurusunda bulunanlarla, küçük arasında anne, baba ve çocuk ilişkisinin bulunması halinde sıralama esasına bağlı kalınmayabileceğini de kabul etmiştir. (Tüzük md. 7/1 son cümle.) 0 halde, sıralamaya bağlı kalınmayabilecek istisnai durumlar haricinde başvuruların bu amaç çevresinde incelenmesi ve sonuca bağlanması gerekir.

Davacıların aracı kuruma başvuruları Tüzüğün yürürlüğe girmesinden öncedir. Davacılar, kendi seçtikleri çocuğu evlat edinmek istemektedirler. Kurum ise, bunun işleyişe aykırı düştüğünü ileri sürmektedir. Kurum bu başvuruyu, dava tarihine kadar bir sonuca bağlamamıştır. Diğer bir ifade ile başvurunun reddedildiğine, askıya alındığına veya işlemden kaldırıldığına ilişkin bir karar almamıştır.

Dava tarihinden önce Tüzük yürürlüğe girdiğine göre kurumun, başvuruyu bu Tüzük hükümleri gereğince inceleyip, sonuca ulaştırması gerektiğinde kuşku yoktur.

Öyleyse, Tüzüğün 7 ve 8. maddelerinde gösterilen usul ve inceleme çerçevesinde davacıların evlat edinme başvurularının sonuca ulaştırılması, başvurunun reddedilmesi halinde bu hususun başvuru sahiplerine yazılı olarak bildirilmesi, bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde işleme itiraz edilmesi halinde bu itirazın komisyon tarafından görüşülerek karara bağlanması gerekir.

(Tüzük md.9) Kurumca açıklanan hükümler dairesinde işlem tesis edilmeden, mahkemeden karar istenmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu bakımdan davanın, bu ön şartın yerine getirilmemesi sebebiyle reddi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir....)

Gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava,evlat edinme istemi konusunda davalı kurumun ortaya çıkardığı muarazanın giderilerek,küçük Kübra’nın geçici bakım sözleşmesi ile taraflarına teslimini istemine ilişkindir.

1-İlk olarak Hukuk Genel Kurulu görüşmeleri sırasında küçüğün evlat edinme öncesi geçici bakım sözleşmesi ile verildiği aile olan Ö... ve Ş...T... ’ın davada yer almasının gerekip gerekmediği hususu ön sorun olarak tartışılmıştır. Ö.... ve Ş...

T.... mahkemece direnme kararı verildikten sonra Hukuk Genel Kurulu temyiz incelemesi aşamasında 17.3.2010 tarihli makbuzla harç ödeyerek müdahale talebinde bulunmuş ve kararın bozulmasını da istemişlerdir.Her ne kadar harç yatırmışlarsa da,gerçekte müdahaleleri feri müdahale niteliğindedir.Bilindiği üzere Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 53.maddesinde;

“ Hakkı veya borcu bir davanın neticesine bağlı olan üçüncü şahıs iki taraftan birine iltihak için davaya müdahale edebilir.” ve 54.maddesinde de “ Müdahale talebi muhakeme bitinceye kadar dermeyan olunabilir…” hükmü düzenlenmiştir.Yargılama bittikten ve özellikle hüküm verildikten sonra,davaya müdahale edilemez.(Baki Kuru,Hukuk Muhakemeleri Usulü,Beşinci Baskı,1991)Dolayısıyla direnme kararı verildikten sonra temyiz aşamasında davaya müdahale edilemez.

Ayrıca müdahale talebinde bulunan kişilerin her zaman ayrı bir dava açmaları mümkün olduğundan davaya müdahale isteklerinin yerinde olmadığına ve temyiz dilekçelerinin reddine 28.4.2010 günlü ilk görüşmede oy birliği ile karar verilmiştir.

2-Öte yandan işin esasına gelince;tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

1-Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle önsorunun kabulü ile Öznur ve Şaban Akbaş'ın müdahale ve temyiz dilekçelerinin reddine, 2-Yukarıda 2.bentte açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, 5.5.2010 gününde yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2010/228, K. 2010/254, 5 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 03/02/2010
  5. Numarası : 2010/45-2010/119
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/228
Karar No
2010/254
Tarih
5 Mayıs 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/229 K.2010/2890
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/229 K.2010/6487
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2010/229 K.2010/3937
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2010/229 K.2010/389
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2010/229 K.2010/12775
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/230 K.2010/6294

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.