İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/280 K.2010/314

Hukuk Genel Kurulu 2010/2-280 E., 2010/314 K.

Esas2010/280Karar2010/314Tarih9 Haziran 2010Okuma4 dk · 898 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/280
Karar No
2010/314
Karar tarihi
9 Haziran 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

898 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2010/2-280 E., 2010/314 K.

BOŞANMADA MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT

BOZMAYA UYMA VEYA DİRENME

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 174 ]

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 440 ]

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 442 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki davadan dolayı, bozma üzerine direnme yoluyla; Çanakkale 1.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 14.4.2009 gün ve 2009/75 E. 168 K. sayılı yeni hüküm daireye kararını kapsayan ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'ndan çıkan 18.11.2009 gün, 2009/2-521 Esas, 2009/547 Karar sayılı ilamın, karar düzeltilmesi yoluyla incelenmesi davalı-karşı davacı Neşe Canseven Pehlivan vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla; Hukuk Genel Kurulu'nca dilekçe, düzeltilmesi istenen ilam ve dosyadaki ilgili bütün kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440.maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı Kanunun 442/3. ve 4421 sayılı Kanunun 4/b-1 maddeleri gereğince takdiren 172.00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 9.6.2010 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Davacı koca tarafından davalı kadın aleyhine eldeki boşanma davası açılmıştır. Davalı kadın da karşı davasında boşanma talebinde bulunmuş ayrıca iştirak nafakası ile maddi ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur. Mahkemece toplanan delillere göre koca boşanmaya neden olan olaylarda tam kusurlu görüldüğünden kocanın açtığı boşanma davasının reddine,kadının açtığı boşanma davasının kabulüne ve kadın lehine 20.000 T.L. manevi 15.000 T.L. maddi tazminata hükmedilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.

Davacı koca kendisinin de boşanmak istediğini boşanma kararına bir diyeceğinin bulunmadığını ancak kendisinin açtığı boşanma davasının kabul edilmesi gerekirken davalı-karşı davacı kadının açtığı davanın kabul edilmesinin doğru olmadığını, kabul kararının dayanağının geçersiz olduğunu (yani boşanmaya neden olan olaylarda kusurunun bulunmadığını) belirterek kararın bozulmasını istemiştir.Davacı kadın da kararı tazminatların az verilmesi yönünden temyiz etmiştir.

Özel Daire bozma ilamında aynen şu hususu belirtmiştir("...1-Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca. Boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir.

Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davalı-karşılık davacı kadının davasının da reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığına işaret edilmekle yetinilmiştir.

2-Temyiz nedenlerine hasren yapılan incelemeye gelince;

A)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı kocanın ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

b)Boşanmaya neden olan olaylarda 1. bentte belirtildiği gibi davacı-davalı kocanın bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 174/1-2.maddesi koşulları kadın yararına gerçekleşmemiştir. Kadının maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü bozmayı gerektirmiştir.")

Görüldüğü gibi Özel Dairenin boşanma davasının kabulü yönünde herhangi bir bozması (boşanma yönünden bir temyiz bulunmadığı gerekçesi ile) yoktur. Oysa davacı-karşı davalı kocanın bu yönde temyizi vardır.Koca kendisinin de boşanmak istediğini boşanma kararına bir itirazının olmadığını ancak kendisinin davasının kabul edilmesi gerektiğini, kabul kararının dayanağının geçersiz olduğunu temyizinde söylemektedir.

Davacı kocanın bu temyizi karşısında boşanma kararının temyiz edilmediğini söylemek yukarıda belirtilen olgulara uymamaktadır. Ancak Özel Daire bozma ilamında belirtilen hususlar dışında kararın diğer bölümlerine bozma kapsamı dışında bıraktığından boşanma kararı ve kararın gerekçesi artık taraflar arasında kesin hüküm oluşturmuştur.

Yani boşanmaya neden olan olaylarda davacı-karşı davalı kocanın tam kusurlu olduğu kesinleşen mahkeme kararı ile saptanmıştır.Boşanmaya neden olan olaylara davayı tüm taleplerde (olayımızda maddi ve manevi tazminat talepleri) artık kocanın tam kusurlu olduğu kabul edilerek sonuca varılacaktır. Kesin hükme rağmen yeniden boşanma dışındaki taleplerle ilgili kusur incelemesi yapılması kesin hüküm kuralına aykırıdır.

Hüküm fıkrası ile sıkı sıkıya bağlı olan gerekçenin de kesin hüküm teşkil edeceği yargısal uygulamada ve doktrinde sapma olmaksızın kabul edilmektedir. Özel Dairenin eskiden beri uygulaması bu yöndedir. Örneğin 2.Hukuk dairesi 11.2.1982 gün ve 8582/1186 sayılı kararında hakimi hükmü vermeye hukuken zorlayan gerekçenin kesin hüküm niteliğinde olduğunu kabul etmiştir. (Y.K.D. 1982/6-784-786).

Keza Özel Daire başka bir kararında yoksulluk nafakasının boşanmanın eki niteliğinde olduğunu, bu nedenle boşanma kararı ve onun gerekçesi ile sıkı sıkıya bağlı olduğunu, boşanmada kusur unsuru tespit edilmiş ise bu hususun kesin hüküm ve bunun sonucu olarak kesin delil oluşturacağını, hüküm fıkrası ile gerekçesi arasında zorunlu bir bağ varsa hükmün gerekçesinin de kesinlik kazanacağını, kesinlik kazanan bir hükmün sonuçlarının ancak yargılamanın iadesi yolu ile mümkün olduğunu, bunun dışında hükmün (dolayısı ile gerekçenin) sonuçlarını kaldırmanın mümkün olmadığını,

boşanma davasıyla kesinleşen kusurluluk olayının yoksulluk nafakası için de kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağını açıkça belirtmiştir. (Y.2.H.D. 10.2.1993 668/1096- Esat Şener-Nafaka 1994 130-131 Baki Kuru-Hukuk Muhakemeleri Usulü 2001cilt-5 sayfa 5050-5053)

Somut olaya gelince. Özel Daire kararında da belirtildiği gibi boşanma kesinleşmiş olup bunun sonucu davacı kocanın boşanmaya neden olan olaylarda tam kusurlu olduğu hususu da boşanma ile birlikte kesinleşmiştir.

Bundan sonra davacı-karşı davalı kocanın kusur durumu tazminat davası ile ilgili olarak araştırılamaz ve tartışılamaz.Bu kesin duruma rağmen Özel dairenin kesinleşen hükmün aksine olayda davacı-karşı davalı kocanın kusurunun bulunmadığını belirtmesinin yasal bir dayanağı bulunmamaktadır.

Bu nedenle boşanma kararının verilmesinden ve bozma kararından sonra davacı-karşı davalı kocanın dosyaya konulan aile kayıt tablosuna göre başka bir kadınla evlenmiş olmasının kusur durumunu etkileyip etkilemeyeceği yolunda bir inceleme yapılması sonuca etkili değildir. Çünkü Özel Dairenin de yeni delil durumuna göre lehe veya aleyhe kesinleşen kusur durumunu değiştirmesi mümkün değildir.

Yapılacak iş kesinleşmiş olan davacı-karşı davalı kocanın tam kusuru esas alınarak buna göre tazminat miktarının saptanmasıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın Özel Daireye gönderilmesi yönünde verilen karara katılamıyorum. Bu nedenle karar düzeltme isteminin kabulü gerektiği düşüncesindeyim.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2010/280, K. 2010/314, 9 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Boşanmada Maddi Ve Manevi Tazminat
  4. Bozmaya Uyma Veya Direnme
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/280
Karar No
2010/314
Tarih
9 Haziran 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/280 K.2010/19737
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/281 K.2010/5171
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2010/281 K.2010/441
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/281 K.2010/323
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/282 K.2010/9286
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/282 K.2010/4713

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.