İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/312 K.2010/338

Hukuk Genel Kurulu 2010/11-312 E., 2010/338 K.

Esas2010/312Karar2010/338Tarih23 Haziran 2010Okuma5 dk · 911 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/312
Karar No
2010/338
Karar tarihi
23 Haziran 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

911 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2010/11-312 E., 2010/338 K.

MENFİ TESPİT DAVASI

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 429 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki "Menfi Tespit" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Çaycuma Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 30.05.2007 gün ve 2006/680 E- 2007/492 K.sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 30.03.2009 gün ve 2007/14702-2009/3818 sayılı ilamı ile;

(...Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu davalı kooperatifin başkasının arsası üzerine inşaat yaptığını, masraflarının ortaklardan tahsiline karar verildiğini, hakkında yapılan icra takibinin itirazla durduğunu, davalının açtığı itirazın iptali davasının kabul edildiğini, kendisinden haksız yere aidat toplandığını ileri sürerek, davalı tarafından belirlenen aidat borcunun bulunmadığının tespiti ile 2.000.00 YTL'nın ödeme tarihleri itibariyle faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacının genel kurulca alınan aidat borcunu ödemediğini, tahsili için yapılan icra takibine itiraz sonucu açılan itirazın iptali davasının kabul edilerek kararın kesinleştiğini, kesin hüküm bulunduğunu, bütün ortakların istifadesine sunulmak için yapılan kamelyadan dolayı genel kurul kararlarının uygulanmasının ertelenmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının davacı aleyhine 2003, 2004 ve 2005 yıllarına ait aidat borçlarını ödemesi için icra takibi başlattığı, yaptığı itirazın açılan davayla iptal edildiği, aynı iddialarla bu davayı açtığı, dava konularının, sebeplerinin ve dayanılan vakıaların aynı bulunduğu, kesin hüküm olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, aidat borcunun bulunmadığının tespiti ile fazladan ödenen aidatın tahsili istemine ilişkindir. Davacının davalının ortağı olduğu, taraflar arasında görülen ve kesinleşen itirazın iptali davasında davacının 2003-2004 ve 2005 tarihi itibariyle aidat borcunun bulunduğunun ortaya çıktığı hususları uyuşmazlık konusu değildir.

Davacı vekili açtığı bu davasında müvekkilinin kesinleşen dosya kapsamı aidat borcunun bulunmadığını iddia ettiği gibi, davalının başkası arsası üzerine inşaat yaparak zarara neden olduğunu, bu inşaat nedeniyle fazladan topladığı aidatın tahsiline de karar verilmesini istemiştir. Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının konusu davacının aidat borcunun bulunup bulunmadığıdır.

Oysa bu davanın konusu, aidat borcunun olmadığının tespiti ile davalının başkasının arsasına inşaat yaparak doğrudan doğruya ortakların bu arada davacının zarara uğratılıp uğratılmadığıdır. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, aidat borcunun bulunmadığı istemi bakımından kesin hükmün varlığının kabulü doğru ise de davalının zarara neden olduğu iddiası bakımından davaların konusunun ve sebebinin aynı bulunduğunun kabulü yerinde değildir.

Bu durum karşısında, davanın, davalının doğrudan doğruya ortakların zararına neden olduğu iddiasını içeren tazminat istemini de kapsadığı, taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının bu istemle ilgisinin bulunmadığı dikkate alınıp, işin esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Davacı; ortağı bulunduğu davalı kooperatifin başkasına ait arsa üzerinde çevre düzenlemesi yaptığını, çevre düzenlemesinden kaynaklanan masrafların ortaklardan tahsiline karar verilmesi nedeniyle kendisi aleyhine icra takibine girişildiğini, takibe vaki itirazına rağmen Kooperatif tarafından itirazın iptali istemiyle açılan davanın kabul edildiğini ve bu suretle davalının, kendisine ait olmayan faaliyet karşılığı yaptığı masrafı aidat borcu adı altında talep ettiğini ileri sürerek, icra dosyasından ödemek zorunda kalacağı 2000 YTL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; davacının, Kooperatif Genel Kurul Kararları gereği ödemesi gereken aidatlar konusunda ödemede bulunmadığını, kamelya yapımını da buna bahane ettiğini, aidatların tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki davacının itirazı üzerine açtıkları itirazın iptali davasının kabul edilmiş olması nedeniyle kesin hüküm bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmiştir.

Mahkemenin; "davacının aidat borcuna karşılık, davalı tarafından başlatılan icra takibine davacının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, mahkemece davacının 2003, 2004 ve 2005 yıllarına ait aidat borcunun bulunduğunun tespit edildiği, eldeki davanın konusu, sebebi ve taraflarının da kesinleşen o dava ile aynı olduğu" gerekçesiyle "kesin hüküm nedeniyle davanın reddine" dair verilen karar, Özel Daire'ce yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuştur.

Yerel Mahkemece; "eldeki davada davacı Kooperatif ortağı tarafından, davalı Kooperatifçe belirlenen aidat borcunun bulunmadığının tespiti ile ödediği aidat borçlarının iadesinin talep edildiği, bu talebin de taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında hükme bağlanarak, davacının 2003, 2004 ve 2005 yıllarına ait aidat borcu bulunduğu gerekçesiyle itirazının iptaline karar verildiği ve söz konusu kararın eldeki davada kesin hüküm teşkil ettiği, bundan ayrı davalının doğrudan doğruya Kooperatif ortaklarının zararına neden olduğu iddiasını içeren bir tazminat isteminin bulunmadığı" gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Gerçekten; dava dilekçesinde, davalı Kooperatifin başkasının arsası üzerinde yaptığı çevre düzenlemesi nedeniyle yapılan masrafların aidat borcuna dahil edildiği ve icra marifetiyle tahsili cihetine gidildiği iddiasıyla, "davalı Kooperatifçe belirlenen aidat borcunun bulunmadığının tespiti ile 2.000 YTL nin davalıdan tahsili" talep edilmiş; davacı tarafından dava dilekçesinde ve aşamalarda, davalının doğrudan doğruya ortakların zararına neden olduğu iddiasını içeren tazminat isteminde bulunulmamıştır.

Öte yandan, taraflar arasında önceden görülüp kesinleşen itirazın iptali davasında hükme bağlanan 2003, 2004 ve 2005 yıllarına ait aidat borcu içerisinde, davalı Kooperatifin başkasının arsası üzerine yaptığı çevre düzenleme masraflarının da bulunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, davacının görülmekte olan davada ileri sürdüğü "çevre düzenleme masraflarına" ilişkin talebinin, kesinleşen itirazın iptali davasının konusu olan aidat borcu kapsamında yer aldığı kuşkusuzdur.

Bu durum karşısında; Yerel Mahkemenin, Kooperatif ortağı olan davacının, davalı tarafından doğrudan doğruya ortakların zararına neden olunduğu iddiasını içeren tazminat istemi bulunmadığına ilişkin direnme gerekçesi yerinde olduğu gibi; çevre düzenlemesinden kaynaklanan masrafları da kapsayan aidat borcu nedeniyle önceden görülüp kesinleşen itirazın iptali davasının tarafları, konusu ve sebebinin görülmekte olan dava ile aynı olması karşısında, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması da doğrudur.

O halde, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.

SONU Ç

SONUÇ / HÜKÜM

Davacının temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harcı peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2010/312, K. 2010/338, 23 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Menfi Tespit Davası
  4. Sonu Ç
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/312
Karar No
2010/338
Tarih
23 Haziran 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2010/313 K.2010/3593
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2010/313 K.2010/4318
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/313 K.2010/5160
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/313 K.2010/19745
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/313 K.2010/2991
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2010/313 K.2010/548

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.