İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/359 K.2010/368

Hukuk Genel Kurulu 2010/10-359 E., 2010/368 K.

Esas2010/359Karar2010/368Tarih7 Temmuz 2010Okuma6 dk · 1.229 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/359
Karar No
2010/368
Karar tarihi
7 Temmuz 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.229 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2010/10-359 E., 2010/368 K.

BAĞ-KUR SİGORTALILIĞININ TESPİTİ

TARIMSAL FAAALİYETTE BULUNANLAR

2926 S. TARIMDA KENDİ ADINA VE HESABINA ÇALIŞANLAR SOSY... [ Madde 7 ]

2926 S. TARIMDA KENDİ ADINA VE HESABINA ÇALIŞANLAR SOSY... [ Madde 9 ]

2926 S. TARIMDA KENDİ ADINA VE HESABINA ÇALIŞANLAR SOSY... [ Madde 10 ]

2926 S. TARIMDA KENDİ ADINA VE HESABINA ÇALIŞANLAR SOSY... [ Madde 26 ]

2926 S. TARIMDA KENDİ ADINA VE HESABINA ÇALIŞANLAR SOSY... [ Madde 2 ]

2926 S. TARIMDA KENDİ ADINA VE HESABINA ÇALIŞANLAR SOSY... [ Madde 3 ]

2926 S. TARIMDA KENDİ ADINA VE HESABINA ÇALIŞANLAR SOSY... [ Madde 5 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki "tespit" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; M... 2. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 10.09.2009 ve 2006/206 E.- 2009/539 K. sayılı kararın incelenmesi davalı Kurum vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 29.12.2009 gün ve 2009/15002 E.-19763 K. sayılı ilamı ile;

"…

…2926 Sayılı Tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun 5.maddesinde sigortalıların hak ve yükümlüklerinin Kuruma tescilden itibaren başlayacağı öngörülmüş olup, aynı yasanın 36. maddesi gereğince ürün tesliminde tevkifat yoluyla prim kesilmiş ise, tevkifatın yapıldığı dönemden başlayarak tarımsal faaliyetin bulunduğu dönemlerin tespiti olanaklı bulunmaktadır.

Davacıdan, uyuşmazlık konusu dönemlerde 1996, 1999 ve 2001 yıllarında teslim ettiği pamuk ürünü bedellerinden prim tevkifatı yapılmış olup; 2002 yılı ve sonrasında tevkifatın yapılmadığı ve tarımsal faaliyetin ispat edilemediği gözetilerek, tespitine karar verilen tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin 31.12.2001 tarihi itibariyle sınırlandırılması gerektiği düşünülmeden, sonrasının da tespitine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır..."

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava; tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.

Davacı, kendisine ait tapulu arazilerde tarım işi yaparak geçimini sürdürdüğünü, yetiştirdiği ürünlerin teslimi sırasında kendisinden Bağ-Kur'a prim kesintisi yapıldığını, ancak kurumca tescilinin yapılmadığını belirterek, Bağ-Kur tarım primi kesintisi yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 10.09.2009 tarihli son celsede; 1998 yılından başlayan Ziraat Odası kaydı dışında başka resmi kurum, kayıt ve belgelerinin bulunmadığını, bu nedenle şimdilik mevcut dosya kapsamına göre davacının; 01.01.1996 - 31.12.1996 ve 01.11.1999 - 03.08.2006 (dava) tarihleri arası sürelerde tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.

Davalı Kurum vekili, 2926 sayılı Kanunun 5. maddesinde Tarım Bağ-Kur sigortalılık koşullarının belirlendiğini, 7. maddesine göre tarımsal faaliyette bulunanların 3 aylık yasal sürede kuruma tescil talebinde bulunmaları gerektiğini, davacının yasal sürede tescilini yaptırmadığından, geriye doğru sigortalılık tescilinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini, cevaben bildirmiştir.

Mahkemece, davacının ürün teslimine ilişkin; müstahsil makbuzları, muhtarlık ilmuhaberi, tanık anlatımı, zabıta araştırması, ziraat odası kaydına göre, tarımsal faaliyetinin bulunduğu, 20.12.1995 tarihinde ilk Bağ-Kur prim kesintisi yapıldığı ve kesintilerin devam ettiği, 14.12.1998 tarihinden itibaren ziraat odası kaydının bulunduğu, tarımsal faaliyetini aralıklarla sürdürdüğü gerekçesi ile davanın kabulüne; 01.01.1996-31.12.1996 ve 01.01.1999-03.08.2006 (dava) tarihine kadar olan sürede Bağ-Kur Tarım Sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.

Özel Dairece; yukarıda açıklanan gerekçeler ile hüküm bozulmuştur.

Yerel Mahkemece, önceki gerekçelerle ve ayrıca çekişme konusu dönemde tarımsal faaliyetin gerçekleştiği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Mahkemenin direnmeye ilişkin kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yerel mahkeme ile Özel Daire arasındaki uyuşmazlık; davacının 01.01.2002-03.08.2006 (dava) tarihleri arasında tarımsal faaliyeti bulunup bulunmadığı, bu kapsamda olmak üzere, anılan döneme yönelik tarım Bağ-Kur sigortalılık tespitinin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanunun 2.maddesi uyarınca; Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanlar, bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar.

Atıfta bulunulan 3.madde ile "Tarımsal Faaliyette Bulunanlar"; "Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak ifade edilmiştir.

2926 sayılı Yasa'nın 7.maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum'a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa'nın 5.maddesi ile 7.madde de; belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı, hükmü getirilmiştir.

2926 sayılı Yasa'nın 2. ve 3.maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 50 yaşını dolduran kadınlarla, 55 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir.

Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum'a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum'ca re'sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa'nın 36.maddesi kapsamında Kurum'un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür.

Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Bağ-Kur'a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kurum'a başvuru olmasa dahi bahse konu biçimde prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır.

Bağ-Kur'un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re'sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re'sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir.

2926 sayılı Yasa'nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan pancar ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir.

O halde, bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.

Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulaması ile, Tarım Bağ-Kur'luluğun kanıtlanması yönünde zirai kuruluşların kayıtları karine olarak kabul edilmektedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2002 gün ve 2002/21-69 E.-44 K., 03.07.2002 gün ve 2002/21-576 E.-584 K., 14.02.2007 gün ve 2007/21-73 E.-71 K., 14.02.2007 gün ve 2007/21-172 E. , 2007/177 K. sayılı kararları).

Ne var ki, dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgelerden; davacının tapulu arazisinin bulunmadığı, doğrudan gelir desteği almadığı, arazi kira sözleşmesinin 01.01.2006-31.12.2006 dönemi için 3.660 m2 tarla ile ilgili olduğu ve davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında tescili bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Ayrıca davacı vekili 10.09.2009 tarihli son oturumda; 1998 yılından başlayan Ziraat Odası kaydı dışında başka resmi kurum, kayıt ve belgelerinin bulunmadığını beyan etmiş, Saruhanlı Yaprak Tütün İşletme Müdürlüğü'nün 04.10.2006 cevabi yazında, davacının ekici kaydı bulunmadığından, TEKEL'e ve diğer firmalara tütün satmadığından Bağ-Kur kesintisi yapılmadığı bildirilmiştir.

Öte yandan davacı, 1997 ve 1998 yılları için tarımsal faaliyette bulunduğunu iddia etmemiş ve anılan sürelere ilişkin bir talepte de bulunmamıştır.

Yukarıda belirtilen maddi ve yasal olgular dikkate alındığında, davacının daha önce başlayan tarımsal faaliyetinin kesintiye uğradığı ve halen devam etmediği belirgindir.

Saruhanlı Ziraat Odası Başkanlığı'nın yazısında; davacı M...'ın, 14.12.1998 tarihinden itibaren ziraat odası kaydı bulunduğunun belirtilmiş olması nedeniyle, Hukuk Genel Kurulu'nda yapılan görüşmelerde, prim kesintisi olmasa bile tek başına ziraat odası kaydının olması ve devam etmesinin, 2926 sayılı Yasa'nın 10.maddesinde belirtilen tescile esas belgelerden sayılıp sayılmayacağı tartışılmış, ancak yukarıda açıklanan nedenle bu görüş kabul edilmemiştir.

O halde, Hukuk Genel Kurulunca da uygun bulunan Özel Dairenin bozma kararına uyulması gerekirken direnme kararı verilmesi hatalı olmuştur.

Bu nedenle, direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.07.2010 gününde, oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2010/359, K. 2010/368, 7 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Bağ-kur Sigortalılığının Tespiti
  4. Tarımsal Faaaliyette Bulunanlar
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/359
Karar No
2010/368
Tarih
7 Temmuz 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/360 K.2010/3951
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/360 K.2010/372
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/363 K.2010/5582
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/363 K.2010/9872
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/363 K.2010/3874
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/364 K.2010/374

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.