İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/372 K.2010/408

Hukuk Genel Kurulu 2010/10-372 E. , 2010/408 K.

Esas2010/372Karar2010/408Tarih22 Eylül 2010Okuma5 dk · 1.011 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/372
Karar No
2010/408
Karar tarihi
22 Eylül 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.011 kelime·5 dk okuma·6 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2010/10-372 E. , 2010/408 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Kadıköy 1.İş Mahkemesi

TARİHİ : 28.04.2010

NUMARASI

2009/800 E-2010/186 K.

Taraflar arasındaki “Kurum İşleminin İptali ile Borçlu Olmadığının Tespiti” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kadıköy 1.İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen Kadıköy 1.İş Mahkemesinin 27.06.2007 gün ve 2005/1369 E-2007/982 K.sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 14.07.2009 gün ve 2007/19519- 2009/13147 sayılı ilamı ile;

("..1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-506 sayılı Yasa’nın 3. maddesinin G bendine göre; yabancı bir memlekette kurulu herhangi bir müessese tarafından ve o müessese nam ve hesabına Türkiye'ye bir iş için gönderilen ve yabancı memlekette sigortalı olduğunu bildiren yabancı kimseler bu kanunun uygulanmasında sigortalı sayılmazlar. 5510 sayılı Yasa’nın 4. maddesinin 2/c bendine göre; mütekabiliyet esasına dayalı olarak uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülke uyruğunda olanlar hariç olmak üzere, yabancı uyruklu kişilerden hizmet akdi ile çalışanların, bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından sigortalı olacakları belirtilmiştir.

20.01.1972 tarihinde imzalanarak 01.08.1973 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti İle Fransa Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik Konusunda Düzenlenen Sözleşme’nin 1.maddesinin 1.fıkrasına göre.

Türkiye’de daimi veya mevsimlik bir faaliyet icra eden Fransız vatandaşı işçiler ve benzerleri, aşağıda 4.maddede sayılan ve Türkiye’de uygulanan sosyal güvenlik mevzuatına Türk vatandaşları ile aynı şartlarla tabidirler ve kendileri ile, Türkiye’de ikamet eden hak sahipleri bu mevzuatla sağlanan haklardan Türk vatandaşları ile aynı şartlarla yararlanırlar.

Anılan sözleşmenin 4.maddesinde, Türkiye’de işçiler hakkında uygulanan Sosyal Sigorta mevzuatı Hastalık ve Analık Sigortaları, Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları, İş Kazalarıyla Meslek Hastalıkları Sigortası sözleşmenin kapsamına giren mevzuat içinde belirtilmiştir.

Sözleşmenin 1.maddesinin istisnalarını düzenleyen 6.maddesinin 1/a bendinde, İşverenleri tarafından, belli bir işin icrası maksadıyla, izin süreleri de dahil olmak üzere üç seneyi aşmamak üzere diğer ülkeye gönderilen işçilerin, doğrudan doğruya, çalıştıkları memleketin değil, kendi memleketlerinin sosyal güvenlik rejimine tabi oldukları belirtilmiştir.

Davaya konu somut olaya gelince; davacı, Fransız uyruklu çalışanlara yönelik isteğinden, anılan sözleşme gereği, tahakkuk tarihi itibariyle 3 yıldan fazla süredir Türkiye’de çalışanlarla ilgili kısmından feragat etmiş ise de; kendi memleketinin sosyal güvenlik rejimine tabi olduğu anlaşılan Fransız uyruklu çalışanlardan, Türkiye’deki çalışma süresinin tamamı 3 yıldan az olanlar, sözleşmenin 6.maddesinin 1/a bendi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden; 3 yıllık sürenin Kurumun yaptığı tahakkuk işlem tarihi değil, Fransız uyruklu her bir çalışanın, Türkiye’de işe başladığı tarih ile, Türkiye’deki çalışmasının sona erdiği tarih gözetilerek belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması isabetsizdir.

3-Davacı işveren tarafından çalışanlarına yapılan bir kısım ödemeler, “diğer” adı altında gerçekleşmiş; aynı konudaki uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin davalarda sunulan belgeler ile eldeki dava dosyasında “diğer” adı altında yapılan ödemelerin, başka işyerine atanma halinde ödenen nakliye ve emlakçı giderleri ile kreş bedellerinden oluştuğu kabul edilmiştir.

Kurum işleminin dayanağını oluşturan 22.12.2004 tarihli müfettiş raporu ekindeki listelerden; çok sayıda sigortalıya, maktu değerli ödemelerin gerçekleştiği sonucuna varılabilmektedir.

“Diğer” adı altındaki ödemelerin, kaç sigortalıya, hangi süreyle ve ne miktarda yapıldığı belirlenip; sigorta primine esas alınacak, maktu ve düzenli ödeme niteliğinde olup olmadığı yönünü açıklığa kavuşturmak amacıyla; ödemelerin, yasa veya sözleşme hükmüne dayanmaksızın, işverenin atıfeti niteliğini taşıyan, yer değiştirme halinde ödenen nakliye ve emlakçı giderleriyle kreş bedelinden oluşan sosyal yardım nitelikli arızi ödemeler olup olmadığı, müfettiş raporundaki bulgular ve işyeri kayıtları üzerinde yapılacak incelemeyle ortaya konularak, sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.

Sıralanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.”) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, kurum işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemlidir.

Mahkemece. “23.06.2006 tarihli dilekçede belirtilen kasiyer primi, ciro Primi, kâr primi, işsizlik sigortası primleri ile yabancı uyruklu olarak üç yılı aşkın süreden itibaren çalışanlara ait uzun vadeli sigorta kollarına ait primlerle ilgili taleplerin feragat nedeni ile reddine.

Kurumun 22.12.2004 tarih 200525 sayılı davalı şirkete ait dava konusu edilen eksik bildirilen kazançlar ve prim belgelerinin verilmesine ilişkin kararının, feragat dışı kalan yol parası, özel sağlık sigortası, diğer, okul yardımı, kasa hız primi ile üç yılı aşmayan yabancı uyruklu olan çalışanlara ait uzun vadeli sigorta kollarına ve işsizlik sigortası primine tabi olmaması gerektiğinden, bu taleplerle ilgili olarak kurum işleminin iptaline, Bu taleplerle sınırlı olarak davacının kuruma borçlu bulunmadığının tespitine” karar verilmiştir.

Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine Özel Dairece temyiz talepleri kısmen reddedilerek, karar yukarıya aynen alınan bozma ilamının 2 ve 3.maddelerinde yer alan nedenlerle de kısmen bozulmuştur.

Mahkemece önceki kararda direnilmiş; hükmü davalı vekili temyize getirmiştir.

İşin esasına girişilmezden evvel; hükmün Hukuk Genel Kurulu’nun görev alanına giren direnme mi, yoksa Özel Dairenin görev alanına giren yeni bir hüküm mü olduğunun çözümlenmesi gereği ön sorun olarak ele alınmıştır.

İlkin belirtilmelidir ki, direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için; yeni bir araştırmaya girişilmeksizin, yeni bir belgeye dayanmaksızın karar verilmiş olması, kararın bozulan ilk kararda da yer verilmiş olan hususları içermesi ve gerekçenin ancak yine ilk kararda yer alan ana çerçeveden çıkmadan, değiştirilmeden yasal sınırlarda genişletilmiş olması ve açıkça bozma ilamına uyulmamış olması gerekmektedir (HUMK.429 md).

Eş söyleyişle; mahkemenin yeni bir delile dayanarak karar vermiş olması halinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.

Somut olayda ise; yerel mahkeme, direnme olarak adlandırdığı kararında daha önce dosyada bulunmayan ve bozmadan sonra dosyaya ibraz edilen Kadıköy 1. İş Mahkemesinin 28.04.2008 gün ve 2005/1233 E, 2008/514 K sayılı olup, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi tarafından 21.03.2010 gün ve 2009/63 E, 2010/3333 K sayılı ilamla onanan kararını dayanak alarak, ilk kararında yer almayan “bu kararın aynı olay nedeni ile aynı taraflar arasında görülmesinden dolayı, eldeki dosya için kesin hüküm oluşturduğu” gerekçesiyle hükme varmıştır.

Bu hüküm açıklanan niteliklere uygun gerçek anlamda bir direnme kararı olmayıp, bozmadan sonra ibraz edilen delillere ve yeni bir gerekçeye dayalı yeni bir hüküm niteliğindedir.

Yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının inceleme merci ise Hukuk Genel Kurulu değil; Özel Daire’dir.

Hal böyle olunca; dosyanın, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için Özel Daireye gönderilmesi gerekir.

SONU Ç

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 10.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 22/09/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2010/372, K. 2010/408, 22 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 28.04.2010
  5. Numarası
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonu Ç
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/372
Karar No
2010/408
Tarih
22 Eylül 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/374 K.2010/12379
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/374 K.2010/419
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/375 K.2010/9340
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/376 K.2010/12425
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/378 K.2010/10280
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/378 K.2010/415

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.