İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/450 K.2010/461

Hukuk Genel Kurulu 2010/7-450 E. , 2010/461 K.

Esas2010/450Karar2010/461Tarih6 Ekim 2010Okuma5 dk · 992 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/450
Karar No
2010/461
Karar tarihi
6 Ekim 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

992 kelime·5 dk okuma·6 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2010/7-450 E. , 2010/461 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ : 19.03.2010

NUMARASI

2010/63 E-2010/131 K.

Taraflar arasındaki “İtirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mersin Asliye 1.Ticaret Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 05.06.2009 gün ve 2008/394 E., 2009/204 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 22.12.2009 gün ve 2009/6310-6294 sayılı ilamı ile;

("...Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece benimsenen delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.

HUMK 275.maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi incelemesi yaptırılması, taraflarca öne sürülen itirazların da yine bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerekir. Davalı tarafça açıkça veya örtülü olarak kabul edilmiş olmadıkça, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda davacı tarafça tek taraflı olarak yaptırılan delil tespiti sonucu düzenlenen tespit bilirkişi raporu benimsenerek hüküm verilemez. Bu gibi hallerde mahkemece ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılması zorunludur.

Somut olaya gelince, mahkemece zarar miktarının belirlenmesi için ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, davacı tarafça Mersin Asliye 1.Hukuk Mahkemesinin 2008/194 D.İş sayılı dosyasında yaptırılan tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporu benimsenerek hüküm verilmiştir. Ne varki, davalı taraf cevap dilekçesinde, davacı tarafın yaptırdığı tespiti ve zarar miktarını kabul etmediğini açıklayarak tespit raporuna açıkça itiraz etmiştir. Davacı tarafça tek taraflı olarak yaptırılan delil tespiti sonucu düzenlenen rapora itiraz edildiğinden, zarar miktarının belirlenmesi için ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmadan itiraz edilen tespit bilirkişi raporu benimsenerek hüküm verilemez.

Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuksal olgu dikkate alındığında, mahkemece zarar miktarının belirlenmesi için ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, bilirkişi raporu ile tespit bilirkişi raporu arasında çelişki meydana gelmesi halinde çelişkinin giderilmesi için gerekirse üçüncü kez bilirkişi incelemesi yaptırılarak çelişki giderilmeli, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.

Mahkemece, böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir ...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davalı borçluya ait fabrikadan çevreye yayılan tozlar nedeniyle bitişik parselde bulunan davacıya ait narenciye bahçesindeki ağaçların zarar gördüğünü, yaptırılan tespitte zararın 14.280,00 TL. olarak belirlendiğini, bu miktar üzerinden davalı hakkında Mersin 6.İcra Müdürlüğünün 2008/7712 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ancak davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edip takibi durdurduğunu belirterek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, tespit bilirkişi raporunun eksik ve yanlış bilgilerle tanzim edildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Yerel mahkemece tespit dosyasındaki rapor yeterli görülerek davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, özel dairece yukarıda yazılı gerekçe ile bozulmuş, yerel mahkeme tespit raporuna itiraz edilmemekle kesin delil niteliği kazandığından bahisle kararında direnmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; delil tespiti sonucu alınan bilirkişi raporuna itiraz edilmemesinin, asıl davada buna itiraz olanağını ortadan kaldırıp kaldırmadığı, mahkemenin ve tarafların bu raporla bağlı olup olmadığı noktasındadır.

Bilindiği üzere, “Delillerin Tespiti” ile ilgili yasal düzenleme 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HUMK)’nun İkinci Babının Sekizinci Faslının Sekizinci Kısmında 368 ila 374.maddelerinde yer almaktadır.

Kanunun 373.maddesinde delillerin tespiti hakkındaki itirazların tespiti yapan hakim tarafından halledileceği, delillerin tespiti hususunda bu faslın 2 (şahadet), 3 (ehlivukuf), 4 (senet) üncü kısımları hükümlerine uyulacağı; 374.maddesinde de delil tespiti evrakının esas dava dosyasının bir parçası olduğu hususları düzenlenmiştir.

Öncelikle çözülmesi gereken sorun tespite itirazın süreye bağlı olup olmadığıdır.

Delil tespitinin keşif ve bilirkişi raporuyla gerçekleştiği durumlarda ibraz olunan rapora itirazın süresi ve sonuçları konusunda açık bir düzenleme bu bölümde yer almamaktadır. Atıf yapılan HUMK.’nun 283.maddesinde yer alan bir haftalık süre ise raporun yeterli görülmemesi halinde izahat istenmesine yönelik olup, bu hükmün itiraz edilmeme halinde raporun kesin olarak doğru kabul edildiği, tarafları ve mahkemeyi bağlayacağı sonucuna varmaya yeterli bir düzenleme olarak kabulüne olanak bulunmamaktadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.2010 gün ve 2010/13-26 E., 2010/73 K.günlü kararında da aynen benimsendiği gibi delil tespitine itiraz süreye bağlı değildir.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 373.maddesinde yer alan delillerin tespitine itiraza ilişkin maddede itiraz için bir süre öngörülmediğine göre, asıl dava açıldığı sırada da davalı, dava açılmadan önce yapılmış olan delil tespitine itiraz edebilir. Davalının rapor kendisine tebliğ edilmiş olsa bile itiraz etmemekle bu raporu kabul ettiği sonucuna varılamaz.

Diğer taraftan, HUMK 275.maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi incelemesi yaptırılması, taraflarca öne sürülen itirazların da yine bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerekir. Davalı tarafça açıkça veya örtülü olarak kabul edilmiş olmadıkça, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda davacı tarafça tek taraflı olarak yaptırılan delil tespiti sonucu düzenlenen tespit bilirkişi raporu benimsenerek hüküm verilemez. Bu gibi hallerde mahkemece ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılması zorunludur.

Somut olayda davalı, asıl davaya verdiği cevap dilekçesinde tespit bilirkişi raporunun eksik ve yanlış bilgilerle tanzim edildiğini ileri sürdüğüne göre mahkemece yapılması gereken zarar miktarının belirlenmesi için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırmak olmalıdır.

O halde Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 06.10.2010 gününde, oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

HGK. 10.02.2010 2010/13-26 Esas 2010/73 Karar sayılı ilamında da açıklandığı gibi HUMK. 372/2.maddesi gereği davalı tarafa tebliğ edilmeyen bilirkişi raporu davalı aleyhine delil olarak kabul edilemez. Tebliğ edilmiş ve itiraza uğramamışsa delil niteliği kazanır. Mahkemece itiraza uğramayan tesbit sonucu "delil" niteliği kazanan rapora değer verilerek karar verilebilir. Bilirkişi raporuna itiraz şekli ve süresi de HUMK.373.maddenin yaptığı yollama sebebiyle Yargılama Usulü Kanununun üçüncü kısmında yer alan HUMK.283/1.maddesinde düzenlenmiştir. Davalı taraf, kanunda açıklanan bir haftalık sürede rapora itiraz etmediğine göre bu rapor delil niteliği kazanır. Mahkemece eldeki davada olduğu gibi hükme esas alınabilir. Açıklanan nedenlerle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2010/450, K. 2010/461, 6 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 19.03.2010
  5. Numarası
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Karşı Oy
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/450
Karar No
2010/461
Tarih
6 Ekim 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/451 K.2010/462
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/453 K.2010/476
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/454 K.2010/12852
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/454 K.2010/11125
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/455 K.2010/13482
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/455 K.2010/9067

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.