İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/468 K.2010/489

Hukuk Genel Kurulu 2010/21-468 E. , 2010/489 K.

Esas2010/468Karar2010/489Tarih13 Ekim 2010Okuma6 dk · 1.191 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/468
Karar No
2010/489
Karar tarihi
13 Ekim 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.191 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2010/21-468 E. , 2010/489 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Gebze 2.İş Mahkemesi

TARİHİ : 13.11.2009

NUMARASI

2009/602 E-2009/729 K.

Taraflar arasındaki “maddi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gebze 2.İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 29.07.2008 gün ve 2006/20 E., 2008/553 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 29.06.2009 gün ve 2008/19077 E., 2009/9987 K. sayılı ilamı ile;

(“...Dava iş kazası sonucu sürekli işgöremezliğe uğrayan davacının maddi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkeme, meydana gelen olayda davalı işverenin kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar vermiştir.

16.10.2003 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu %100 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının, davalı işyerinde 01.03.2002 tarihinden itibaren çalışmaya başladığı, olay tarihindeki görevinin üretme şefliği olduğu, görevi olmamasına karşılık görev kağıdı imzalattırılıp şöför olarak görevlendirilerek iş yerine ait kamyonet ile granür (ham madde) götürmesi talep edildiği, davacının şöför olarak kullandığı araç ile seyir halinde iken meydana gelen kaza sonucu maluliyete uğradığı, trafik kaza tutanağında tam kusurlu olduğunun belirtildiği, dosyadaki mevcut kusur raporlarından da davacının %100 kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür.

İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77. Maddesinin açık buyruğudur.

Hükme dayanak alınan kusur raporlarının yetersiz kişilerce düzenlendiği, İş Kanununun 77. Maddesinin öngördüğü koşullar gözönünde tutularak iş yerinin niteliğine ve işçinin çalışma konusuna göre iş yerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve güvenliği yönetmeliğinin ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin alması gereken önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, bunlara işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenerek kusurun aidiyeti ve oranının, hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kusur raporunun İş Kanununun 77. Maddesinin öngördüğü koşulları içermediği ve hükme esas alınacak nitelikte olmadığı açıktır.

Bilirkişilerin meydana gelen trafik kazasındaki kusura ve özellikle görev kağıdını imzalayan davacının şöförlüğü ve görevi kabul etmesinden yola çıkarak kusur oranını belirledikleri işverenin bu konudaki ihmalinin gözardı edildiği davacının işyerindeki görevini üretim şefliği olduğunun dikkate alınmadığının, bu şekildeki görev dışı bir görevlendirmenin işvereni sorumluluktan kurtarmayacağı, aksi takdirde görevlendirme adı altındaki konusu dışındaki çalışma şeklinin işçi tarafından kabul edilmesine dayanılarak işverenin her zaman kusursuzluğuna dolayısıyla sorumsuzluğuna gidilebileceği bununda sosyal güvenlik ilkeleri ile bağdaşmayacağı ortadadır.

Yapılacak iş, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilere yukarıdaki açıklamalar ve kazanın oluşumundaki tüm diğer olgular itibariyle yeniden kusur raporu aldırmak, alınan raporun olaya uygunluğunun denetlemek ve sonucuna göre davacının istemi hakkında bir karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde bulunmaksızın kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır…”)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davalıya ait işyerinde üretim şefi olan davacının şoför olarak görevlendirildiği ve bu görev sırasında meydana gelen trafik-iş kazası sonucunda sürekli işgöremezlik durumuna girdiğini belirterek maddi tazminat talebinde bulunmuştur.

Yerel mahkemece, tarafların kusur oranını irdeleyen bilirkişi raporu uyarınca davalı işverenin olayın meydana gelmesinde iş güvenliği mevzuatına aykırı bir davranışı ve olay ile işveren arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece yukarıda belirtilen nedenle bozulmuş, yerel mahkemece önceki gerekçelerle ilk kararda direnilmiştir. Hükmü temyize davacı vekili getirmektedir.

Bilindiği üzere Anayasa’nın 17.maddesinde “yaşama hakkı” güvence altına alınmış, bu yasal güvencenin yaşama geçirilmesinde, iş ve sosyal güvenlik mevzuatında da işçilerin korunması, işin düzenlenmesi, iş güvenliği, sosyal düzen ve adaletin sağlanması düşüncesi ile koruyucu birtakım hükümler getirilmiştir.

Kamu düzeni düşüncesi ile oluşturulan işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuat hükümleri; işyerleri ve eklerinde bulunması gereken sağlık şartları, kullanılacak alet, makineler ve hammaddeler yüzünden çıkabilecek hastalıklara engel olarak alınacak tedbirleri, aynı şekilde işyerinde iş kazalarını önlemek üzere bulundurulması gerekli araçların ve alınacak güvenlik tedbirlerinin neler olduğunu belirtmektedir. Burada amaçlanan; işvereni işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin tamamını almaya zorlayarak, yapılmakta olan iş nedeniyle işçinin vücut tamlığı ve yaşama hakkının önündeki tüm engellerin giderilmesidir.

Bu amaçla yapılan düzenlemeleri içeren 4857 sayılı İş Kanununun 77. maddesi uyarınca, işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak, bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurma yükümlülüğü bulunmaktadır.

Uygulamada önemli olan, işverenin iş kazasına neden olacak şekilde, işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı, hareketi bulunup bulunmadığının tespitidir.

Bu konuda yapılacak ilk yargı işlemi, mevcut hükümlere göre alınacak tedbirlerin neler olduğunun tespit edilmesidir. İş güvenliği ilkeleri gereğince mevzuat hükümlerince öngörülmemiş, fakat alınması gerekli başkaca bir tedbir varsa, bunların dahi tespitinin zorunluluğu bulunmaktadır. İşverenin koruma tedbiri alma yükümü kapsamında bunların işverence tam olarak alınıp alınmadığı, alınmamışsa zararın bundan doğup doğmadığı ile işçinin tedbirlere uyma yükümlülüğü kapsamında duruma işçinin tedbirlere uymamasının etkili bulunup bulunmadığı ve bu doğrultuda tarafların kusur oranı saptanmalıdır.

Sorumluluğun saptanmasında diğer bir kural ise sorumluluğu gerektiren ve yasada belirlenmiş bulunan durumun kendi özelliğini göz önünde bulundurmak ve araştırmayı bu özelliğe göre yürütmektir.

İş güvenliği kapsamında yapılmakta olan iş nedeniyle işçinin eğitimi, sadece bir kısım mevzuatı hükümleri içerir belgelerin kendisine verilmesi değil, eylemli olarak, bu bilgilerin aktarımı ve öneminin kavratılması ile sağlanabilir. Eğitimden sonraki aşama ise, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili önlemlerin alındığının ve uygulandığının denetlenmesidir.

Yerel mahkemece hükme dayanak kılınan bilirkişi raporlarında; davacının, aracı hava ve yol şartlarını dikkate almadan sevketmesi nedeniyle olayın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğu, davalı işverenin ise sürücünün ehliyeti olması, kazanın meydana gelmemesi için alabileceği bir tedbir bulunmaması, aracın herhangi bir arızasının bulunmaması nedenleriyle kusursuz olduğu belirtilmişse de bilirkişilerce dosya kapsamından anlaşılan davacının daha önce iki kere kaza yapması nedeniyle sürücü olarak görevlendirilmemesine rağmen olay günü taşıma işinde görevlendirildiği,

araç yükleme konusunda eğitim verilip verilmediği hususları ise değerlendirilmemiştir. Şu durumda, oluşa uygun olmayan kusur raporunun, İş Kanununun 77. maddesinin öngördüğü koşulları içerdiğinden ve hükme dayanak alınacak nitelikte olduğundan söz edilemez.

Açıklanan maddi ve hukuki olgular değerlendirildiğinde:

Yerel mahkemece yapılacak iş, öncelikle iş kazasının meydana geldiği işkolu dikkate alınmak suretiyle gerekirse Bakanlık iş müfettişinin de içinde yer aldığı iş güvenliği uzmanlarından oluşan bir bilirkişi heyeti oluşturularak; bu heyetten 4857 sayılı İş Kanununun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutan ve özellikle iş kazasının meydana geldiği sırada davacının yaptığı işin niteliğine göre uygulanması gereken İşçi Sağlığı Ve İş Güvenliği Tüzüğünün ilgili maddelerini irdeleyen; sonuçta da kusurun aidiyeti ve oranını hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptayan bir rapor almak olmalıdır.

Bu kapsamda özellikle ehliyetnamesi olmasına karşın daha önce iki kere kaza yaptığından bu işe yatkın olmadığı gerekçesiyle kendisine araç kullandırılmayan davacının taşıma işinde görevlendirildiği ve araç yükleme konusunda eğitim verilip verilmediği, istihap haddinin aşılıp aşılmadığı ve bunun kazaya etkisi hususları da değerlendirilmek suretiyle işverenin iş kazasının meydana gelmesinde kusurlu olup olmadığı, varsa kusur oranının tespiti ile varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.

Açıklanan hususlar göz ardı edilerek davanın reddine ilişkin önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup; bu ve bozma ilamında yer alan nedenlerle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda yazılı ve bozma kararında belirtilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 13.10.2010 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2010/468, K. 2010/489, 13 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 13.11.2009
  5. Numarası
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/468
Karar No
2010/489
Tarih
13 Ekim 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/469 K.2010/494
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/470 K.2010/16206
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/470 K.2010/474
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/472 K.2010/11397
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/472 K.2010/13510
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/473 K.2010/520

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.