İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/542 K.2011/7

Hukuk Genel Kurulu 2010/5-542 E. , 2011/7 K.

Esas2010/542Karar2011/7Tarih2 Şubat 2011Okuma7 dk · 1.421 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/542
Karar No
2011/7
Karar tarihi
2 Şubat 2011
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.421 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2010/5-542 E. , 2011/7 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Alaca Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 22.06.2010

NUMARASI

2010/99 E-2010/176 K.

Taraflar arasındaki “Kamulaştırma bedelinin tespiti ve terkin” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Alaca Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 25.09.2009 gün ve 2009/155 E- 158 K.sayılı kararın incelenmesi davacı vekilince istenilmesi üzerine, Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 08.04.2010 gün ve 2009/20725-2010/6120 sayılı ilamı ile;

("...Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.

Mahkemece 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 7 ve 8.maddesindeki şartların gerçekleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.

Kamulaştırma Kanununun 14/5.maddesine göre; usulüne uygun olarak açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında taşınmaz malın gerçek malikinin daha önce öldüğü sabit olursa mirasçıları davaya dahil edilmek suretiyle devam olunacağı hüküm altına alındığından, tapu maliki Hüseyin Karakuş’un mirasçıları tespit edilip adlarına dava dilekçesi tebliğ edilmek suretiyle işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ön şart oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi,

Doğru görülmemiştir…")

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan, kamulaştırma bedelinin tespiti ve terkin istemine ilişkindir.

Davacı vekili; tapuda davalı adına kayıtlı bulunan 129 ada 62 parsel sayılı taşınmazın yol inşaat ve emniyet sahası olarak kamulaştırılmasına karar verildiğini; müvekkili idarece davalıya yapılan pazarlığa çağrı tebligatının sonuçsuz kaldığını ve kamulaştırmanın yapılamadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın kamulaştırmaya esas değerinin tespiti ile yol olarak terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı H.....K....adına çıkarılan dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye, ölü olduğundan bahisle bila tebliğ iade edilmiştir.

Mahkemenin, “davacı idarece, tapu maliklerinin adreslerinin veya ölü olmaları halinde mirasçılarının adreslerinin Kamulaştırma Kanunu’nun 7.maddesi uyarınca tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinden ve haricen yaptırılacak araştırma ile tespit ettirilmediği ve aynı Kanunun 8.maddesinde öngörülen satın alma usulü uygulanmadan 10.madde uyarınca dava açıldığı.

Kamulaştırma Kanunu’nun 14.maddesi uyarınca davanın görülmesi sırasında tapu malikinin daha önce öldüğünün sabit olması halinde mirasçılarının davaya dahil edilmek suretiyle davaya devam olunacağına dair düzenleme getirilmiş ise de, bu hükmün idarenin 7. ve 8.maddedeki şartları yerine getirdikten sonra dava aşamasında malikin ölü olduğunun anlaşılması halinde uygulanabileceği, oysa davacı idarece dava tarihi itibariyle ölü olan tapu malikine usulsüz yapılan bildirimle yetinilerek eldeki davanın açıldığı,

böylece 7. ve 8.maddedeki ön şartları yerine getirmeden dava açan idarenin bedel tespiti ve tesciline ilişkin talep hakkının doğmadığı” gerekçesiyle “davanın reddine” dair verdiği karar, Özel Daire’ce yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuş. Yerel Mahkemece “satın alma aşamasındaki ön şart yokluğunun dava aşamasında taraf teşkili sağlanarak giderilemeyeceği” gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Dava konusu taşınmazın kayden maliki olan davalı Hüseyin Karakuş 04.10.1991 tarihinde vefat etmiş olup; davacı idarece yol inşaat ve emniyet sahası için kamu yararı kararı alınan taşınmazın malikine taahhütlü posta ile tebliğe çıkarılan pazarlığa çağrı belgelerinde, “Gelini Songül Karakuş imzasına 03.05.2005 tarihinde tebliğ edildiği” şerhi verilmiştir. Davacı idarece 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 4650 sayılı Kanunla değişik 10.maddesi uyarınca 23.06.2009 tarihinde açılmış bulunan görülmekte olan davada; kamulaştırma ve dava tarihi itibariyle davalı tapu malikinin ölü olduğu belirlenmiştir.

Uyuşmazlık; Kamulaştırma kararını alan davacı idarece 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 4650 sayılı Kanunla değişik 10.maddesi uyarınca açılan ve taraf teşkili yapılmayan eldeki davada; mahkemece öncelikle taraf teşkili cihetine mi gidilmesi gerektiği, yoksa Kamulaştırma Kanununun 7. ve 8.maddelerinde öngörülen yasal prosedürün idarece uygulanmadığının mı irdelenmesi gerektiği noktasındadır.

Bilindiği üzere, çekişmeli yargının konusu davalardır. Bir sübjektif hakkın mahkemeler vasıtasıyla ileri sürülmesi yetkisi, dava hakkı olarak tanımlanmakta olup; Anayasa ile teminat altına alınmış bulunan bu hak gereğince, herkes meşru bütün vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir (A.Y m.36).

Bu cümleden olarak, ilke itibariyle her davada duruşma yapılması ve tarafların duruşmaya usulüne uygun biçimde davet edilmeleri zorunludur. Uygulamada buna, taraf teşkili (teşkili tarafeyn) denilmektedir.

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 73.maddesi uyarınca, kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez. Bu hüküm, emredici nitelikte bulunduğundan, aksine işlem geçerli değildir.

Şu hale göre davalı, usulüne uygun biçimde duruşmaya davet edilmediği takdirde, savunma hakkını kullanmaktan yoksun bırakılmış olacaktır. Böyle bir hal tarzının ise, hem Anayasanın 36. maddesine, hem de 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73.maddesine aykırılık teşkil edeceği kuşkusuzdur.

Bu genel açıklamalardan sonra; 04.11.1983 gün ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunundaki mevcut kamulaştırma sistemini değiştiren ve uygulanabilir, gecikmeleri ortadan kaldıran ve süratli şekilde sonuca ulaşan bir sistem kurmayı hedefleyen 24.04.2001 gün ve 4650 sayılı Kanunun sistemini irdelemekte yarar vardır.

04.11.1983 gün ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun uygulanması sırasında ortaya çıkan sorunların sağlıklı bir biçimde çözümü ve Anayasa’nın 46.maddesinde öngörülen ve asıl kural olan, kamu yararının gerektirdiği hallerde, karşılıklarının nakden ve peşin olarak ödenmesi koşuluyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların objektif esaslara göre hızlı, doğru ve sağlıklı bir şekilde kamulaştırılması esasının tam olarak uygulanmasının sağlanması amacıyla 24.04.2001 gün ve 4650 sayılı Kanun ile değişik hükümler getirilmiştir.

2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda 4650 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu getirilen yeni sistemde; anılan Kanunun 5.maddesinde sayılan mercilerce verilecek kamu yararı kararlarının 6.madde uyarınca onaylanmasından sonra, 8.maddede belirtilen esaslar çerçevesinde idarenin, kıymet takdir komisyonu ve uzlaşma komisyonu kurarak, tespit edilen tahmini bedeli belirtmeksizin, taşınmazı pazarlıkla ve anlaşarak satın alma iradesini malike bildirmesi; tarafların anlaşamaması veya ferağ verilmemesi halinde 10.madde gereğince kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve idare adına tescili öngörülmüştür.

Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde, idarece 10.maddeye göre kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmazın idare adına tescili istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesince müracaat etmesi gerekir.

Kanunun 7.maddesi uyarınca, kamulaştırma işlemlerini yapan idarenin, tapu kayıtlarını getirtip mal sahiplerinin adreslerini tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinden veya ayrıca haricen yaptıracağı araştırma ile belgeye bağlamak suretiyle tespit ettirmesi ve tüm bu araştırmalar sonucunda tebligat adresi tespit edilemediği takdirde ilanen tebligat yapılması gerekir.

Bu aşamadan sonra, idarece tespit edilen adrese resmi taahhütlü bir yazı ile uzlaşma davetiyesi gönderilmesi ve malik ya da temsilcisinin 15 gün içinde uzlaşma görüşmesi yapmak üzere idareye başvurması halinde, pazarlık görüşmesi yapılması; anlaşma olmaması veya ferağ verilmemesi halinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 4650 sayılı Kanunla değişik 10.maddesine göre, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili için idare tarafından mahkemeye dava açılması gereklidir.

Yine yasa değişikliğiyle getirilen düzenleme sonucu; 10.maddede mahkemeye, kamulaştırmayı sonuçlandırarak bedelin tespiti ve taşınmazın idare adına tesciline karar verilmesi ödev ve sorumluluğu yüklenmiştir.

Burada önemle üzerinde durulması gereken konu; somut olayda olduğu gibi, mahkemece taşınmaz mal malikinin ya da mirasçılarının davaya katılımları sağlanmadan, eş söyleyişle taraf teşkili yapılmadan, idarece 2942 sayılı Kanunun 7. ve 8.maddesinde öngörülen prosedüre uyulup uyulmadığı incelenerek davanın reddi cihetine gidilip gidilemeyeceği sorunudur.

Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, 4650 sayılı Kanunla 2942 sayılı Kanunda yapılan değişiklikle; kamulaştırmanın uluslararası normlara ve Anayasa’ya en uygun ve en süratli bir şekilde sonuçlandırılması ve değişiklikten önceki Kanunda kamulaştırma işlemlerindeki kural hataları nedeniyle meydana gelen gecikmelerin önüne geçilmesi amaçlanmış ve bu amaca yönelik olarak 7. ve 8. maddelerde, idareye malik ya da mirasçıların adreslerinin araştırılması ve satın alma usulünün uygulanması esası getirilmiştir.

Ne var ki, sözü edilen esasların yerine getirilip getirilmediğinin irdelenebilmesi, diğer bir ifadeyle 10.madde uyarınca açılmış bulunan bir davanın görülebilmesi için, öncelikle taraf teşkilinin sağlanması zorunludur.

Nitekim; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 14.maddesinde bu konuda özel bir düzenlemeye yer verilerek, idarenin açtığı davalarda gerçek hak sahibinin davalı olmadığının anlaşılması halinde gerçek malikin, tapu malikinin daha önce öldüğünün sabit olması halinde de mirasçılarının davaya dahil edilerek davaya devam edilmesi kuralı getirilmiş ve bu düzenleme, 4650 sayılı Kanunla değişiklikten sonraki metninde de aynen korunmuştur.

Şu hale göre; taraf teşkili sağlanmadan, davanın 7. ve 8.maddedeki prosedürün uygulanıp uygulanmadığı irdelenerek davanın reddi cihetine gidilmesi; bir yandan Anayasanın 36. ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73.maddelerine, diğer yandan kamulaştırmayı sonuçlandırarak bedelin tespiti ve taşınmazın idare adına tesciline karar verilmesi ödev ve sorumluluğunu mahkemeye yüklemiş bulunan Kamulaştırma Kanununun özüne ve ruhuna aykırı olacaktır.

Sonuç itibariyle, Kamulaştırma Kanununun 7. ve 8.maddelerinde öngörülen adres tespiti ve satın almaya ilişkin yasal prosedürün dava açılmadan evvel yerine getirilip getirilmediğinin incelenebilmesi, ancak taraf teşkilinden sonra olanaklıdır.

Hal böyle olunca; Yerel Mahkemece, dava tarihi itibariyle ölü olduğu belirlenen tapu maliki Hüseyin Karakuş mirasçılarının belirlenmesi ve davaya dahil edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, taraf teşkili cihetine gidilmeden davanın ön şart yokluğu nedeniyle reddi yönündeki önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Direnme kararı bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma

ilamında ve yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı HUMK nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.02.2011 gününde yapılan ikinci görüşmede oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2010/542, K. 2011/7, 2 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 22.06.2010
  5. Numarası
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/542
Karar No
2011/7
Tarih
2 Şubat 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/543 K.2011/8
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/544 K.2011/9
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/545 K.2011/10
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/546 K.2011/11
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/547 K.2011/12
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/553 K.2011/836

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.