İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/570 K.2010/587

Hukuk Genel Kurulu 2010/13-570 E. , 2010/587 K.

Esas2010/570Karar2010/587Tarih10 Kasım 2010Okuma6 dk · 1.233 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/570
Karar No
2010/587
Karar tarihi
10 Kasım 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.233 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2010/13-570 E. , 2010/587 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 11/02/2010

NUMARASI : 2009/513-2010/50

Taraflar arasındaki “İstirdat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Sakarya 2.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.5.2008 gün ve 2007/354 E.-2008/168 K. sayılı kararın incelenmesi davacı ve davalılardan SESOB vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13.Hukuk Dairesi 5.5.2009 gün ve 2008/13164-2009/6124 sayılı ilamı ile;

(...Davacı, davalı Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği (Sessob)'nin kendisine ait 334 adet dükkanı satması için 11.7.2003 tarihli sözleşme ile diğer davalı K... U.... 'ı yetkilendirdiğini, bu hususun yerel basın vasıtasıyla da duyurulduğunu, kendisinin de birliğe ait 187 numaralı dükkanı satın almak için K....'le görüşüp 35.200,00 YTL'nı K.... 'e ödediğini, ancak davalı birliğin dükkanların tamamını dava dışı şahsa sattığını paranın ödenmediğini ileri sürerek 35.200 YTL'nın davalılardan müştereken tahsilini istemiştir.

Davalı K... , diğer davalı birliğin dükkanları satamayınca kendisine teklif edildiğini ve kendisine satıldığını, satışlara kendisinin devam ettiğini, komisyoncu olarak hareket ettiğini savunmuş, Keramettin'in vefatı üzerine davaya dahil edilen mirasçısı ise mirası reddettiğini savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalı birlik ise, davacı ile K.... Arasında yapıldığı iddia edilen sözleşmenin geçersiz olduğunu K....'in yetkili temsilcileri olmadığını, sadece aracılık yaptığını, kurum kayıtlarına intikal eden paranın bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.

Mahkemece, davalı birliğin satış için diğer davalı K.... 'i yetkili kıldığı, K....'in aldığı yetkiyle alıcılarla sözleşme yaparak para tahsil ettiği, davacıya karşı her 2008/13164-2009/6124

ikisininde sorumlu olduğu, ancak K..... mirasçılarının mirası reddettikleri gerekçesiyle Keramettin mirasçısı hakkındaki davanın mirasın reddi nerdeniyle reddine, 35.200.00 YTL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı birlikten tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalı birlik tarafından temyiz edilmiştir.

1-Davalı Birlik ile K... U.... arasında düzenlenen 11.7.2003 tarihli adi yazılı satış vaadi sözleşmesi ile birliğe ait 334 adet isyeri bedeli olan yedi trilyon liranın K... Tarafından ödeneceği kararlaştırılmış olup, 6. maddede ise K.... 'in her ne kadar alıcı olarak görüşme ve sözleşmede satış vaadi sözleşmesi olsada aynı zamanda komisyon anlaşmasınıda içerdiği ve Keramettin'in dükkanların 3. şahıslara satışına emlak komisyoncusu olarak aracılık ettiği hükme bağlanmıştır.

Davacı 35.200 YTL'nı 30.12.2007 tarihinde K... U.... 'a ödediğine dair K.... tarafından imzalanmış teslim ve tesellüm makbuzu sunmuş ise de bu paranın davalı Birlik kasasına veya kayıtlarına girdiğini ispat edememiştir. Mahkemenin gerekçesine esas aldığı, davalı Birliğin 17.2.2005 tarihli yönetim kurulu kararı ile davalı birlikçe emniyet müdürlüğüne yazılan 13.1.2005 tarihli yazı, K...

U.... 'ın davalı birliğin yetkili temsilcisi veya vekili olduğunu gösterir nitelikte değildir. Mahkemece, Keramettin Uçak'ın davalı birliğin yetkili temsilcisi veya vekili olduğu ve davacı tarafından K... 'e ödendiği iddia edilen bedelin birlik hesaplarına intikal ettiğinin ispatlanamadığı gözetilerek birlik hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.

2-Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir... ) gerekçesiyle davalı birlik yararına bozulup, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilerek dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalılardan SESOB vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, geçersiz satış sözleşmesi nedeniyle verilen satış bedelinin istirdadı istemine ilişkindir. Davacı vekili,davalı SESOB tarafından diğer davalı K... Aracı kılınmak suretiyle çekişmeli taşınmazların taraflarına satışına ilişkin protokoller yapıldığını ve bedellerinin taraflarınca ödenmesine rağmen,taşınmazların davalı SESOB tarafından dava dışı T... Otomotiv Sanayi ve Tic.A.Ş.ye satıldığını, ancak ödedikleri satış bedellerinin iade edilmediğini ileri sürerek; satış bedellerinin faiziyle birlikte ödenmesini istemiştir.

Mahkemece, dava konusu dükkanların satışına ilişkin sözleşmenin resmi biçimde düzenlenmediğinden geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmelerde tarafların aldıklarını sebepsiz iktisap kurallarına göre iade ile yükümlü oldukları, hukuken geçersiz sözleşmelerin haksız iktisap kurallarına göre tasfiye edileceği, vekil ile işlem yapan 3.kişi iyi niyetliyse vekilin yaptığı sözleşmenin vekil edeni bağlayacağı,davalı K...

U.... ’ın yasal olarak maliki olmadığı dükkanları davacıya satarak satış bedelini tahsil ettiği için satış bedelini davacıya iade etmek zorunda olduğu, davalı SESOB’un ise tapu ile maliki olduğu dükkanları davacıya doğrudan doğruya satmak yerine davacıyı, davalı K...

U.... ’a yönlendirmek suretiyle K... ’in vekil olduğu izlenimi uyandırdığından, vekili ile işlem yapan davacının iyi niyetli olması nedeniyle vekilin yaptığı işlemden sorumlu olduğu, bu itibarla davacının zararından, davalı Keramettin ile birlikte davalı SESOB’un sorumlu bulunduğu, davalı K...

U.... tarafından tahsil edilen dükkan bedellerinin davalı SESOB’a ödenmiş olup olmamasının davalılar arasında vekalet sözleşmesinden kaynaklanan bir sorun olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Verilen karar Özel Dairece yukarda açıklanan gerekçelerle bozulmuştur.

Dosya içeriğine göre, çekişme konusu taşınmazların Adapazarı Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinde iken,davalı SESOB’a 15.9.2000 tarihinde,davalı SESOB tarafından da dava dışı T... Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş’ye 27.12.2005 tarihinde satıldıkları anlaşılmaktadır.

Davacı vekili eldeki davasında, çekişmeli taşınmazların davalı SESOB'un yönlendirmesi ile temsilcisi olarak hareket eden davalı K... ile düzenlenen alım satım protokolleri ile bedelleri ödenmek suretiyle taraflarınca satın alındığını ileri sürdüğüne göre, uyuşmazlığın çözümünde öncelikle davalılar arasında ne tür bir hukuki ilişkinin var olduğunun ortaya konulması gereklidir.

Öncelikle , davacı ile davalı K... U.... arasında imzalanan çekişmeli taşınmazların satışına ilişkin tarihsiz sözleşmeler haricen düzenlendiği ve resmi şekilde yapılmadığı için geçersizdir.Bu nedenle satışı gerçekleştiren davalı Keramettin aldığını iade etmekle yükümlüdür.

Bundan sonra; taşınmazların o dönemde maliki olan davalı SESOB’un sorumluluğunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi için de, davalı SESOB ile davalı K... U.... arasında düzenlenen 11.7.2003 günlü adi sözleşmenin irdelenmesi gerekmektedir.

Davalı SESOB ile davalı K... U.... arasında düzenlenen 11.7.2003 günlü anılan Sözleşmenin 5. maddesinde, “K... U.... tarafından ekli listede verilen 334 adet dükkanın bedeli tamamen yatırıldıktan sonra ve hiçbir borcu kalmadıktan sonra tapuları derhal ve ödeme gününü müteakip (7) gün içinde verilecektir. Tapuların zamanında verilmemesi halinde SESOB alıcıya uğranılan zarar haricinde tapuları talep edildiği halde verilmeyen dükkânlardan bedeli kadar tazminat ödeyecektir.

Ancak şahsından kaynaklanmayan ve olağanüstü şartların oluşması durumunda satıcı tapuların teslimdeki gecikmeden dolayı sorumlu tutulamaz. Ancak Adapazarı Belediyesi dükkanlar üzerindeki ipoteği kaldırmadığı takdirde SESOB sorumlu tutulmayacaktır.” hükmü öngörülmüş. 6. maddesinde ise. “K...

U.... ’ın her ne kadar alıcı olarak görünüyor ve sözleşme satış vaadi sözleşmesi ise de, aynı zamanda komisyon anlaşmasını da içermekte olup, sözleşme konusu dükkanların 3. şahıslara satışına emlak komisyoncusu olarak aracılık etmiş olacaktır.” hükmüne yer verilmiştir. 8. maddede ise diğer davalı Keramettin Uçak’a, davalı SESOB tarafından komisyon ödenmeyeceği kararlaştırılmıştır.

Değinilen sözleşmede yer alan bu hükümler,dinlenen tanık beyanları,davalı SESOB vekili ve davalı Keramettin’in beyanları gözetildiğinde, tarafların gerçek iradelerinin temsilcilik sözleşmesi yapmaya yönelik olduğu, davalı K... U.... ’ın da temsilci sıfatıyla hareket ettiği sonucuna varılmaktadır.

Bu husus, davalı SESOB tarafından Emniyet’e yazılan 13.1.2005 Tarih, 17 nolu “...51 parselde bulunan katlı pazar yerindeki işyeri satış yetkisi 11.7.2003-12.5.2004 tarihleri arasında K... U.... ’a verilmiştir...” şeklindeki yazıdan ve davalı SESOB vekilinin 15.4.2008 tarihli celsedeki tanık ifadelerine karşı sunduğu beyanından da anlaşılmaktadır.

Yine, SESOB Yönetim Kurulunun 17.02.2005 tarihli kararında 51 parselde bulunan taşınmazların satışı ve resmi dairelerde gerekli işlemleri yapma konusunda K... U.... ’ın yetkilendirildiği görülmektedir.

Tüm bu maddi ve hukuki olgular gözetildiğinde, davalı SESOB’un, çekişmeli taşınmazların satışı için K... U.... ’a yetki verdiği, en azından üçüncü kişi olan alıcılar nezdinde yetkili olduğuna dair bir güven oluşturulduğu, alıcılar tarafından da, davalı SESOB’un bir kamu kurumu niteliğinde olması, aralarında düzenlenen sözleşmeler ve Yönetim Kurulu kararı,davalı Keramettin’in oda üyesi ve emlakçılar odası başkanı olması sıfatına da güvenilerek davalı Keramettin’e ödemeler yapıldığı,öte yandan davalılar arasındaki vekalet ilişkisinin sona erdiği konusunda bir delil olmadığı gibi,bu hususun davacılar tarafından bilindiği ve davacının kötüniyetli olduğu da kanıtlanamamıştır.

Öyleyse, mahkemenin; her iki davalının da satış bedelinden sorumlu oldukları yönündeki kabulü ve bu yöne ilişkin direnme kararı yerindedir.

Ne var ki, Özel Dairece işin esasına yönelik diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, direnme kararı yerinde olmakla, işin esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 13.Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, 10.11.2010 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2010/570, K. 2010/587, 10 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 11/02/2010
  5. Numarası : 2009/513-2010/50
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/570
Karar No
2010/587
Tarih
10 Kasım 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/571 K.2010/550
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/573 K.2010/572
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/574 K.2010/562
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/576 K.2010/17911
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/576 K.2010/617
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/577 K.2010/608

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.