İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/658 K.2010/665

Hukuk Genel Kurulu 2010/6-658 E. , 2010/665 K.

Esas2010/658Karar2010/665Tarih15 Aralık 2010Okuma5 dk · 1.086 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/658
Karar No
2010/665
Karar tarihi
15 Aralık 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.086 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2010/6-658 E. , 2010/665 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 21/01/2010

NUMARASI : 2009/3992-2010/35

Taraflar arasındaki “itirazın kaldırılması” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesince davanın reddine, dair verilen 27.11.2008 gün ve 2007/1333 E., 2008/1205 sayılı kararın incelenmesi davacı alacaklı vekilince istenilmesi üzerine, Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 20.04.2009 gün ve 2009/2278-3457 sayılı ilamı ile;

(...Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davacının kiralayan sıfatının ortadan kalktığı gerekçesiyle isteminin reddedilmesi üzerine karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı alacaklı vekili, dava dilekçesinde, davalının 2006 yılı Mayıs-Ekim ayları arasındaki kira bedelinin tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın kaldırılması ve inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacının vekalete dayalı olarak kiralayan sıfatı ile kira sözleşmesini imzaladığını, dava konusu kiralananın eski maliki tarafından kira bedelinin kendisine ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, kira bedellerinin ödendiğini belirterek davanın esastan ve husumetten reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, kiralananın malikinin M...

D.... olup, davacının malik adına vekaleten kira sözleşmesi yaptığı malik tarafından 31.10.2006 tarihinde vekillikten azledildiği, dava tarihi itibariyle vekaletin süresinin dolduğu, davacının kiralayan sıfatının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İcra takibinde ve davada dayanılan ve karara esas alınan 15.03.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme, davacı tarafından kiralayan sıfatıyla kendi adına imzalanmıştır.

Davacı taraf, davalı kiracının ödemediğini iddia ettiği 05.5.2006-05.10.2006 arası aylık 1.900,00 TL'den birikmiş 7.800,00 TL kira parasının işlemiş 597.00.TL faizi ile birlikte tahsili için İstanbul 3. İcra Müdürlüğümün 2007/15436 sayılı dosyası ile haciz istemli icra takibi yapmıştır. Bu takibe itiraz eden davalı kiracı vekili, müvekkilinin alacaklıya borcunun bulunmadığını, faizi de kabul etmediklerini belirterek icra takibini durdurmuştur.

Takibe itiraz eden davalı kiracının kiralayan sıfatına, kira ilişkisine, kira sözleşmesine ve kira miktarına bir itirazı bulunmamaktadır.

Her ne kadar davalı borçlu yargılama sırasında kiralayan sıfatına itiraz ederek davacının kira sözleşmesini vekaleten imzaladığını, daha sonra vekillikten azledilerek malik tarafından kiraların kendisine ödenmesi için ihtar gönderildiğini savunmuş ise de icra iflas Kanunu'nun 63. maddesi hükmü gereği itiraz sebepleri ile bağlı olup bunları değiştirmesi ve genişletmesi mümkün olmadığı gibi davacı alacaklı da icra takibi ile azil tarihinden önceki kira paralarını istemektedir.

Bu itibarla davalı borçlunun kiralayan sıfatına ilişkin savunması icra mahkemesinde sonuç doğuracak nitelikte değildir. Mahkemece işin esası hakkında bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir…)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı alacaklı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.

Mahkemece, davacının malik adına vekaleten kira sözleşmesi düzenlediği, taşınmazın maliki tarafından 31.10.2006 tarihinde vekillikten azledildiği, dava tarihi itibariyle vekaletin süresinin dolduğu, davacının kiralayan sıfatının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar; Özel Dairece, yukarıda metni aynen yazılı gerekçe ile bozulmuştur.

Yerel mahkemece, önceki gerekçeler tekrarlanarak direnme kararı verilmiş; kararı davacı alacaklı vekili temyiz etmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; takibe itiraz eden davalı kiracının, davacının kiralayan sıfatına, kira ilişkisine, kira sözleşmesine ve kira miktarına itirazda bulunmamasına karşın, itirazın kaldırılması davasının yargılaması sırasında “kiralayan sıfatına” karşı çıkmasının olanaklı olup olmadığı; malik olmadığı belirgin olan davacı alacaklının malikin vekili olarak hareket edip etmediği ve azledilmesinin takip ile eldeki dava etkisinin ne olacağı, noktasında toplanmaktadır.

Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen 15.3.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin varlığı ve içeriği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Kira sözleşmesi iki tarafa borç yükleyen rızai sözleşmelerden olup kişisel hak doğurur. Sözleşmeden doğan bu haklar sözleşmenin taraflarına aittir.

Kural olarak, kiralayan olabilmek için kiralananın maliki olmak gerekmemektedir.

Öteki deyişle; kiralananın maliki olmayan kişiler de kiralayan sıfatı ile kira sözleşmesi düzenleyebilirler.

Sözleşmeyi davacı alacaklının kendi adına asaleten kiralayan, davalının ise kiracı sıfatı ile imzaladığı sözleşme metninden açıkça anlaşılmaktadır.

Davacı alacaklı, kiralayan sıfatıyla taraf olduğu bu sözleşmeye dayanarak, davalı borçlu hakkında 26.9.2007 tarihinde başlattığı takip ile aylık 1.900.TL’den Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim 2006 ayları bakiye kira bedelinin tahsilini istemiştir.

Davalı borçlu takibe itiraz dilekçesinde; alacaklıya borcunun bulunmadığını, faizi de kabul etmediklerini belirtmiş; davacının kiralayan sıfatına, kira ilişkisine, kira sözleşmesine ve kira miktarına ise itiraz etmemiştir. Bu itiraz üzerine icra takibi durmuştur.

Davacı alacaklı, icra tetkik merciinde açtığı eldeki dava ile, davalının itirazının kaldırılmasını ve takibin devamını istemiştir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “İtiraz Sebepleri” başlıklı 63.maddesinde aynen;

“İtiraz eden borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında, itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez.”

Hükmü yer almaktadır.

Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere; davalı borçlu icra tetkik merciinde açılan görülmekte olan davada, icra takibine yaptığı itirazları ile bağlı olup, yargılamada itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez. Ancak senet metninden anlaşılan sebepleri yargılamada savunma olarak ileri sürebilir.

Davalı borçlu yargılamada, kiralananın malikinin davacının babası olan M... D... olduğunu, takip ve dava tarihi itibari ile malikin davacıyı vekillikten azlettiğini belirterek davacının kiralayan sıfatına karşı çıkmıştır.

Hemen belirtmelidir ki, takip kira ilişkisine dayanmakla uyuşmazlığın çözümü için kira sözleşmesi irdelenmeli; karşı çıkılan kiralayan sıfatının olup olmadığı öncelikle sözleşmedeki duruma göre ortaya konulmalıdır.

Yukarıda da açıklandığı üzere, taraflar arasındaki kira sözleşmesini davacı “kiralayan” sıfatıyla; davalı da kiracı sıfatıyla düzenlemiş ve imzalamışlardır. Sözleşmede başka taraf olmadığı gibi, sözleşme metninden davacının, iddia edildiği gibi, malik M... D... ’a vekaleten veya onu temsilen sözleşmeyi düzenlediği ve imzaladığı hususu anlaşılmamaktadır. Sözleşmenin tarafı olmayan, kiralayan sıfatı bulunmayan ve onun adına hareket edildiği de sözleşme metninden anlaşılmayan, kiralananın maliki M.... D... ’un, davacı alacaklıyı, vekillikten azletmiş olması olgusu, somut olaya etkili değildir.

Kaldı ki, takibe itirazında davalı/kiracı/borçlu alacaklı davacının kiralayan sıfatına da itiraz etmemiş; eldeki itirazın kaldırılması davasında itiraz sebeplerini genişletmek ve değiştirmek suretiyle, bu sıfatın yokluğunu itirazına konu etmiş ve savunma olarak getirmiştir.

Hal böyle olunca, takip hukuku açısından davacı alacaklının kiralayan sıfatı ve kira sözleşmesi kesinleşmiştir. Davalı borçlunun, davacının kiralayan sıfatına ilişkin savunması icra mahkemesinde sonuç doğurmayacağı gibi yargılamada ileri sürülen bu savunma üzerinde de durulamaz. Davalı borçlunun, borcunu ödediğini 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 269/c maddesinde sayılan belgelerden birisi ile kanıtlaması gerekir.

Şu durumda, mahkemece alacaklı/davacının, kiralayan sıfatıyla ve kira sözleşmesine dayanarak davalı/borçlu hakkında icra takibi yapabileceğinin kabulü ile işin esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamı ve açıklanan ilkelere uygun düşmeyen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması ve bu kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle; mahkeme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçelerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçelerle HUMK.’un 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.12.2010 gününde, oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2010/658, K. 2010/665, 15 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 21/01/2010
  5. Numarası : 2009/3992-2010/35
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/658
Karar No
2010/665
Tarih
15 Aralık 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/659 K.2010/682
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/659 K.2010/13401
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/659 K.2010/17175
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/660 K.2010/6971
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/660 K.2010/17176
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/660 K.2010/657

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.