İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/696 K.2011/15

Hukuk Genel Kurulu 2010/14-696 E. , 2011/15 K.

Esas2010/696Karar2011/15Tarih2 Şubat 2011Okuma5 dk · 912 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/696
Karar No
2011/15
Karar tarihi
2 Şubat 2011
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

912 kelime·5 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2010/14-696 E. , 2011/15 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Kadıköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 20/07/2010

NUMARASI : 2010/85-2010/271

Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kadıköy 5.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 12.05.2009 gün ve 2008/422 E., 2009/122 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin 10.12.2009 gün ve 2009/11385 E., 2009/13901 K. sayılı ilamı ile;

(...Dava, 19.04.2004 ve 16.12.2008 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ve devir ve temlik sözleşmelerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davalılar vekili, 27.04.2009 günlü oturumda davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.

Kaynağını Borçlar Kanununun 22. Maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706 ve Noterlik Kanununun 89.maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re'sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaad alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716.maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.

Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan davaların kabulüne karar verilebilmek için sözleşmenin ifa olanağı bulunmalıdır.

Davanın dayanağını oluşturan 19.04.2004 tarihli ve 16.12.2008 tarihli satış vaadi sözleşmesi ve devir ve temlik sözleşmesi biçimine uygun düzenlenmiş geçerli sözleşmelerdir. Satış vaadi sözleşmelerinde imar parselleri de satışa konu edilebilir. Açıklanan bu nedenlerle işin esası incelenerek satış vaadine konu edilen taşınmazlara ait kayıtlar tüm tedavülleri ile birlikte getirilip gerektiği takdirde yerinde inceleme yapılmak suretiyle çekişmeli taşınmazlar belirlenmeli, davalılar vekilinin davayı kabulü de gözönüne alınarak bir karar verilmelidir.

Mahkemenin bu yönleri gözardı ederek, yazılı bazı düşüncelerle davanın reddine karar vermesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, 19.04.2004 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile 16.12.2008 tarihli devir ve temlik sözleşmelerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davalılar vekili, 27.04.2009 tarihli oturumda davayı kabul etmiştir.

Yerel Mahkemece, kesinleşmiş imar olmadığından (niza konusu yer başka belediyeye bağlandığından ve imar planı kesinleşmediğinden) imarı sorulacak bir belediyenin söz konusu olmadığı, mahkemenin de imar durumunu sormadan kabule göre karar vermesinin mümkün olamayacağı, taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, İmar Kanunu’nun 18. maddesi göz önünde bulundurulduğunda tarafların tapuda yapamadıkları işlemi mahkeme aracılığı ile yapmak istedikleri, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; davacı vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda yazılı gerekçe ile bozulmuştur.

Yerel Mahkeme kararında direnmiş; davacı vekili hükmü temyize getirmiştir.

Somut olayda davalılar 5845 sayılı kadastral parseldeki hisselerini 19.4.2004 tarih ve 7238 yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi sözleşmesi ile dava dışı M... A..a , M.. A.. da 16.12.2008 tarih ve 37857 yevmiye nolu Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi Devir ve Temlik Sözleşmesi ile davacıya devretmeyi vaat etmiştir.

İlk sözleşme metninden dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde imar çalışmalarının başladığı ve vaziyet planının askıya çıkıp payların belirlendiği, ikinci sözleşmenin yapıldığı tarihte ise imar sonucu tapuda 5845 kadastral parselin davalılar adına 914 ada 1 ve 2 parsel olarak kaydedildiği belirgindir.

Söz konusu her iki sözleşme de noter huzurunda ve yasaya uygun şekilde yapılmıştır.

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18/son fıkrası, imar planı olmayan yerlerde yapılaşmaya yönelik olarak arsa ve parsellerin hisselere ayrılarak satışı ve satış vaadini yasaklamaktadır.

Ne var ki, dava konusu taşınmaz ilk sözleşme tarihinde kadastral parsel ise de imar planı içerisinde olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.03.2010 tarih 2010/14-275 E., 2010/302 K.sayılı ilamında da aynen benimsendiği gibi 3194 sayılı Yasanın uygulanması için imar planının yapılmış olması yeterli olup mutlaka uygulanmış olması gerekmez.

Hal böyle olunca, imar planının yapılmış olması karşısında 3194 sayılı Kanunun 18/son fıkrasının somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 716.maddesine göre, mülkiyetin kazanılmasına esas olacak bir hukuki sebebe dayanarak malikten mülkiyetin kendi adına tescilini istemek hususunda kişisel hakka sahip olan kimse, malikin kaçınması halinde hakimden, mülkiyetin hükmen geçirilmesini isteyebilir.

Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan davaların kabulüne karar verilebilmesi için sözleşmenin ifa olanağı bulunmalıdır. Dava dayanağı sözleşmeler usulünce düzenlenmiş geçerli sözleşmeler olup, sözleşme konusu imar parsellerinin satışa konu edilmesi olanaklıdır.

Ayrıca, davalılar cevap dilekçelerinde davanın reddini istemiş iseler de 27.4.2009 günlü oturumda davayı kabul etmişlerdir.

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun “Feragat ve Kabul” başlıklı Yedinci Faslında yer alan 92.maddesinde Kabul, “Kabul, iki taraftan birinin diğerinin neticei talebine muvafakat etmesidir.” şeklinde tanımlanmış; 93.maddesinde ise “Feragat ve kabul beyanı dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 95.maddesinde de “Feragat ve kabul, kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl eder. Bilbeyyine hükme raptı kanunen mecburi olan hallerde müddeaaleyh müddeinin neticei talebini kabul ederse müddeaaleyhin davada devamı huzuru mecburi değildir ve bu kabul bundan başka hukuki bir netice husule getirmez.” denilmektedir. Davalının kabul beyanının da anılan hükümler çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.

Tüm bu olgular karşısında, davacının söz konusu sözleşmelere dayanarak adına tescil istemesinde hukuken bir engel bulunmadığından, mahkemenin işin esasını incelemesi, satış vaadine konu edilen taşınmazlara ait kayıtları tüm tedavülleri ile birlikte getirerek gereğinde mahallinde inceleme de yapmak suretiyle çekişmeli taşınmazları belirlemesi, davalı tarafın kabul beyanını da nazara alarak bir karar vermesi gereğine işaret eden ve Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyması gerekirken, önceki kararda direnmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 2.2.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2010/696, K. 2011/15, 2 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 20/07/2010
  5. Numarası : 2010/85-2010/271
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/696
Karar No
2011/15
Tarih
2 Şubat 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/698 K.2011/16
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/708 K.2011/20
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/709 K.2011/62
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/709 K.2011/21
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/710 K.2011/22
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/711 K.2011/26

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.