İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/171 K.2011/279

Hukuk Genel Kurulu 2011/19-171 E. , 2011/279 K.

Esas2011/171Karar2011/279Tarih4 Mayıs 2011Okuma6 dk · 1.170 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2011/171
Karar No
2011/279
Karar tarihi
4 Mayıs 2011
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.170 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2011/19-171 E. , 2011/279 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ : 24.06.2010

NUMARASI

2010/242 E-2010/373 K.

Taraflar arasındaki “menfi tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 5 Asliye Ticaret Mahkemesince davanın reddine dair verilen 10.07.2008 gün ve 2006/111 E-2008/328 K.sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 26.01.2010 gün ve 2009/2697-2010/553 sayılı ilamı ile;

("...Davacı vekili, davalı İ..Y..’ün lehdarı olduğu, diğer davalı şirkete ciro edilen 22.08.2005 keşide tarihli 22.09.2005 vadeli 73.976.00.-YTL. bedelli borçlusu dava dışı M... A..ve kefili de müvekkili Zafer Yazıcı olan bonoya istinaden icra takibine girişildiğini, müvekkilinin kesinlikle böyle bir senede imza atmadığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile senetteki kefaletin iptaline, davalılardan %40 kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket vekili, müvekkili ile diğer davalı arasında alım-satım ilişkisi bulunduğunu, bu nedenle senedin kendisine cirolandığını, imzanın davacıya ait olduğunu, müvekkilinin alacağına kavuşmasını geciktirmek amacıyla bu davanın açıldığını belirterek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.

Diğer davalı, duruşmalara gelmediği gibi, cevap dilekçesi de vermemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen Adli Tıp Kurumu raporuna göre dava konusu senetteki kefil sıfatı ile atılan imzaların davacının eli ürünü olduğu anlaşıldığından davanın reddine, tedbir kararı infaz edilmediğinden davalı tarafın tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Hükme esas alınan ve bir üyenin muhalif kaldığı Adli Tıp raporunda dava konusu bonodaki aval veren sıfatı ile atılan imzanın davacının eli ürünü olduğu yolunda görüş bildirilmiş ise de, aynı konuda ve iftira suçlaması ile açılan ceza davası sırasında alınan bilirkişi raporunda ise imzanın davacıya ait olmadığı yolunda görüş bildirildiği ve anılan rapor doğrultusunda ceza davasının beraat ile sonuçlandığı ve kararın temyiz edilmiş olduğunun bildirildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.

Ceza mahkemesinin beraat kararları hukuk hakimini bağlamaz ise de maddi vakıayı saptayan ceza mahkemesi kararlarının B.K.nun 53.maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek mahkemece imzanın davacıya ait olmadığı yolundaki maddi vakıayı saptayan anılan ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler gözden kaçırılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir...")

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Davacı vekili, icra takibine konu senede kesinlikle imza atmayan, bu nedenle de davalılara herhangi bir borcu bulunmayan müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, senetteki kefaletin iptaline, %40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiş; mahkemece yapılan yargılama sonunda Adli Tıp Kurumu raporu dikkate alınarak dava konusu senetteki kefil imzasının davacıya aidiyeti kabul edilerek, davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda belirtilen gerekçe ile ve özellikle ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesi gereğine işaretle bozulmuştur.

Mahkeme; Asliye Ceza Mahkemesinde şikayet dilekçesindeki imzanın incelenmesi konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği halde, bilirkişinin verilen görevi anlamayarak senetteki imzayı incelediği, senetteki imzanın davacıya ait olduğuna ilişkin 11.10.2006 tarihli Hakan Beyaz'ın düzenlediği rapora göre, Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturulmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği ve kararın kesinleştiği; bu nedenle, ceza davasında verilen kararın onanması veya bozulmasının eldeki davayı etkilemeyeceği gerekçesi ile önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; eldeki davada Adli Tıp Kurumu’ndan alınan rapor ile ceza davası sırasında alınan bilirkişi raporu kapsamlarına göre, ceza davasının neticesinin beklenilmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

Hemen belirtmelidir ki, bozma ilamında “ceza mahkemesinin sonucunun beklenilmesi” gerekçesi ile mahkeme kararı bozulmuş ise de Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmede bu gerekçeye iştirak edilmemiş; yukarıda izah edildiği üzere iftira iddiası ile açılmış kamu davasında belirlenecek maddi vakıaların eldeki uyuşmazlığın sonucunu etkileyecek nitellikte olmadığı kabul edilerek sonucunun beklenilmesine gerek olmadığı oybirliği ile kabul edilmiş; dosyadaki delillerin hükme varmaya yeterli olup olmadığı hususu ise ayrıca değerlendirilmiştir.

Dosya kapsamına göre;

Borçlusu dava dışı M.. A.., kefili davacı Z.. Y..olan senet, davalı alacaklı İ..Y.. tarafından diğer davalı D..Cephe Ltd Şti’ne ciro edilmiş; senedin ödenmemesi üzerine D.. Cephe Sistemleri Ltd Şti tarafından icra takibine konulmuştur.

İcra takibinin başlatılması üzerine davacı Z..Y.. 28.2.2006 tarihinde davalıları sahtecilik iddiası ile şikayet etmiştir. Ankara C. Başsavcılığı başlattığı soruşturmada senet altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı hakkında bilirkişi raporu almıştır.

11.10.2006 tarihli Ankara Emniyet Müdürlüğü grafoloji ve sahtecilik uzmanı tarafından verilen raporda dava konusu senet altındaki imzanın (dava konusu senetler ve mukayese imzalar incelendiğinde) Z..Y..'nın elinden çıktığı kanaatine varıldığı belirtilmiş; bu belirleme üzerine Ankara C.Başsavcılığı davalı şüpheliler hakkında takipsizlik kararı vermiştir.

Senet altındaki imzanın davacıya ait olduğunun belirlenmesi ile birlikte davacı Zafer Yazıcı hakkında iftira iddiası ile soruşturma başlatılmış, sonuçta Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/979 esas sayılı dosyasında görülen kamu davası açılmıştır.

Asliye ceza mahkemesinde yapılan yargılama sırasında “bu belgenin bilirkişi Muhittin Kaya’ya verilerek şikayet dilekçesindeki yazı ve imzanın sanığa ait olup olmadığının tespitine” şeklinde ara karar alınmış; bu ara kararına rağmen bilirkişi şikayet dilekçesini değil, senet altındaki imzayı incelemiş; tetkik konusu senet muhtevasındaki el yazıların ve senette kefil adına atılı imzaların Z.. Y..elinden çıkmadığı belirtilmiştir.

Bu rapor üzerine Ankara 10.Asliye Ceza Mahkemesi sanık davacı hakkında iftiradan dolayı yapılan yargılama sonunda “iftiraya konu dilekçenin sanık tarafından yazıldığına dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği” gerekçesi ile davacının beraatına karar vermiştir. Karar temyiz aşamasında olup henüz kesinleşmemiştir.

Uyuşmazlığa konu eldeki dosyada ise senet altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmıştır. Adli Tıp Kurumu 19.Fizik İhtisas Dairesi’nden alınan 19.12.2007 tarihli raporda senet altındaki imzanın Z..Y..’nın eli ürünü olduğu sonucuna oyçokluğu ile varılmış; muhalif olan adli tıp uzmanı ise senet altındaki imzanın Z.. Y..nın eli ürünü olmadığını belirtmiştir. Davacı yanın itirazlarını benimsemeyen mahkeme, kendi içinde dahi muhalif görüş bulunan ve daha önceki raporlar ile de kısmen çelişen Adli Tıp Kurumu raporu dikkate alınmak suretiyle karar verilmiştir.

Mevcut durum ve dosya kapsamına göre senet altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı ile ilgili üç adet rapor bulunmakta ve birbirleri ile çelişmektedir.

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)’nun 275.maddesinde, çözümü hakim tarafından bilinemeyen özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişiye başvurulacağı, düzenlenmiştir.

Aynı Kanunun 284.maddesinde ise, hakikatin tezahürü için lüzum görürse tahkikat hakimi veya esas davayı rüyet edecek mahkeme evvelki veya yeniden intihap edeceği ehlivukuf vasıtasıyla tekrar tetkikat icra ettirebilir düzenlemesi getirilmiştir.

Buna göre hakim, birinci bilirkişi raporu ile durumun gereği gibi aydınlanmadığı kanısına varırsa, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırabilecek ikinci bilirkişi raporunun da yeterli bulunmaması halinde, üçüncü bilirkişi incelemesi yaptırılması olanaklı olacaktır.

O halde; hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu ile daha önce alınan bilirkişi raporları arasında sonuçları itibariyle aykırılık bulunduğuna göre, somut olayın özelliği itibariyle, davalı yanın son rapora itirazı da göz önünde tutularak, Adli Tıp Kurumu’ndan yeniden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gereklidir.

Açıklanan nedenlerle, mahkemece yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak, raporlar arasındaki aykırılığı giderici yeni bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; birbiri ile çelişen raporların varlığına karşın, yine kendi içinde de çelişik olan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiş olması ve bu kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Direnme kararı değişik gerekçe ile bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429.maddesi gereğince değişik gerekçe ile BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 04.05.2011 gününde, oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2011/171, K. 2011/279, 4 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 24.06.2010
  5. Numarası
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2011/171
Karar No
2011/279
Tarih
4 Mayıs 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2011/172 K.2011/8982
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2011/173 K.2011/8985
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2011/173 K.2011/5546
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/173 K.2011/291
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2011/174 K.2011/8346
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2011/175 K.2011/8370

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.