İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/291 K.2011/399

Hukuk Genel Kurulu 2011/10-291 E. , 2011/399 K.

Esas2011/291Karar2011/399Tarih8 Haziran 2011Okuma6 dk · 1.271 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2011/291
Karar No
2011/399
Karar tarihi
8 Haziran 2011
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.271 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2011/10-291 E. , 2011/399 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Manisa 1.İş Mahkemesi

TARİHİ : 17.02.2011

NUMARASI

2010/654 E-2011/109 K.

Taraflar arasındaki “tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Manisa 1.İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 22.12.2009 gün ve 2007/634 E.-2009/1135 K. sayılı kararın incelenmesi davalı Kurum vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10.Hukuk Dairesi'nin 11.05.2010 gün ve 2010/1766-6971 sayılı ilamı ile; .

(“...Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasanın 62.maddesine göre, sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunan ve yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıya, bu isteğinden sonraki aybaşından başlanarak yaşlılık aylığı bağlanır.

Kurum’a, ilk defa 02.10.1978 tarihinde tescil edilen ve hizmet birleştirmesi ile 7355 günlük prim ödemiş olan davacıya, 506 sayılı Yasanın geçici 81.maddesinin B-a bendi gereğince, 44 yaşını doldurduktan sonra yazılı talepte bulunması durumunda yaşlılık aylığı bağlanabilecektir. 30.06.2005 tarihli talebi, yaş şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile reddedilen davacıya, 26.10.2006 tarihli talebi ile 01.11.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmıştır.

Davacının, yaşlılık aylığı şartlarından sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı gerçekleşmiş ise de; 05.10.1961 doğum tarihine göre, 44 yaşını doldurmadan, buna göre, yaşlılık aylığına hak kazanılmasından önce 30.06.2005 tarihinde yapılan talebe geçerlilik tanınarak, 44 yaşını doldurduğu 01.11.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...")

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, 01.11.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti ile aksine kurum işleminin iptali ve 01.11.2005-31.10.2006 dönemi için biriken aylıkların tahsili istemine ilişkindir.

Hukuk Genel Kurulunca, işin esasına girilmeden önce, bozma ilamından sonra davacı tarafından emsal olarak sunulan dosyanın incelenmesinden sonra verilen temyize konu kararın direnme mi, yeni hüküm mü olduğu, temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca yapılıp yapılamayacağı hususu öncelikle ve ön sorun olarak ele alınıp, incelenmiştir.

Öncelikle belirtilmelidir ki, direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir(HUMK.429 mad.).

Eş söyleyişle; mahkemenin yeni bir delile dayanarak veya bozmadan esinlenerek gerekçesini değiştirerek karar vermiş olması halinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.

Mahkemece, bozmadan sonra ibraz edilen emsal dosya incelenmiş ve dosya arasına alınmış ise de karara gerekçe yapılmamış, incelenmekle yetinilmiş; önceki karar gerekçesi değişikliğe uğramamıştır.

Bu haliyle ; usulen direnme kararı niteliğinde kabul edilen karara yönelik temyiz itirazlarının ve işin esasının incelenmesine geçilmiştir.

İşin esasına gelince;

Davacı vekili, müvekkilinin 30.06.2005 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunduğunu, kurumun 16 ay sonra 16.10.2006 tarihinde verdiği cevapta 05.10.1961 doğumlu müvekkilinin 44 yaşını doldurduğu tarihi takip eden 01.11.2005 tarihinden itibaren 506 sayılı yasadan aylığa hak kazanacağını, talebin 4 ay erken yapılması nedeniyle aylık talebinin reddedildiğinin bildirildiğini,

kurumun bu durumda işlemi askıya alarak ikinci başvuruyu beklemeden şartların oluştuğu tarihte yaşlılık aylığı bağlaması gerektiğini ileri sürerek davalı kurum işleminin iptali ile 01.11.2005-01.11.2006 tarihleri arasında ödenmeyen yaşlılık aylıklarına mahsuben 1.500.00 TL nın ödeme tarihleri itibari ile faizleriyle birlikte tahsiline karar verilmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasını talep ve dava etmiş,ıslah ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere toplam 5.652,75 TL yaşlılık aylığının faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.

Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili, davacının işe ilk giriş tarihinin 02.10.1978 olduğunu, davacı tarafından isteğe bağlı sigortalılığının iptali ile ilgili kurum işleminin iptali için 11.07.2005 tarihinde Manisa İş Mahkemesine dava açtığını, yargılama devam ederken sigortalının 30.06.2005 tarihinde tahsis talebinde bulunduğunu, bu nedenle yargılama sonucunun beklendiğini, isteğe bağlı sigortalılığının kabulüne ilişkin Mahkeme kararının 22.09.2006 tarihinde Müdürlüğe sunulduğunu, tahsis talebinin anılan tarihten sonra değerlendirmeye alındığını,

ancak adı geçenin gerekli yaş şartı olan 44 yaşını tahsis talep tarihi olan 30.06.2005 tarihinde yerine getirmediğinden 16.10.2006 tarihli yazıları ile tahsis talebinin reddedildiğini, Kurum işleminin yasaya ve mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Yerel mahkemece, ilk başvurunun reddedilmesinden sonra emeklilik koşulları oluştuğunda yeni bir tahsis talebi beklenmeden yaşlılık aylığının bağlanması gerektiği halde davalı kurum tarafından 01.11.2006 tarihinden itibaren aylık bağlanması nedeniyle bilirkişi raporunda yapılan hesaplama doğrultusunda aksine davalı kurum işleminin iptali ile davacıya 01.11.2005 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespitine, davacının 01/11/2005-01/11/2006 tarihleri arasındaki ödenmesi gereken toplam 5.652,75 TL yaşlılık aylığının her bir aylığın ödenmesi gerektiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Davalı vekilinin temyizi üzerine Özel Daire; yukarıda metni yazılı gerekçe ile hükmün bozulmasına karar vermiş, yerel mahkemece, önceki gerekçeler tekrarlanmak suretiyle ilk kararda direnilmiş; hükmü davalı Kurum vekili temyiz etmiştir.

Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; yaş şartı gerçekleşmeden yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin ilk başvurunun reddedilmesinden sonra emeklilik koşulları oluştuğunda yeni bir tahsis talebi beklenmeden ilk yapılan talebe geçerlilik tanınarak yaşlılık aylığının bağlanması gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

Sosyal güvenlik, sosyal hukuk devleti tanımı içerisinde yer alan ve bu ilkeyi oluşturan temel kavramlardan birisidir. Sosyal güvenlik alanında oluşturulacak tüm kuralların, özde, sosyal hukuk devleti anlayışına uygun olması zorunludur. Sosyal hukuk devleti, niteliğinin bir gereği olarak “sosyal güvenlik” kavramını yaşama geçirerek somutlaştırır. Sosyal devletin gerçekleşme aracı olan sosyal güvenlik kavramı insanlığın en derin gereksiniminin bir sonucudur. Bu gereksinim, gelecekten emin olma düşüncesinin, bireyin karşılaşacağı ve yaşamı için tehlike oluşturan olaylara karşı bir güvence arayışının ürünüdür. Tehlikeye ve yoksulluğa düşen birey için asgari bir güvence sağlamak, sosyal güvenliğin varlık koşulu, diğer bir ifadeyle olmazsa olmazıdır.

Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 506 Sayılı Yasa'nın 62. maddesi hükmü gereğince,sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunan ve yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıya bu isteğinden sonraki aybaşından başlanarak yaşlılık aylığı bağlanır.Geçici 81.madde B.a bendi gereğince, (A) bendi kapsamında olanlar hariç sigortalılık süresi 18 (dahil) yıldan fazla olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 40 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 23 yıldan (dahil) fazla olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 44 yaşını doldurmaları ve en az 5000 gün,malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler.

Somut olayda; davacı 05.10.1961 doğumlu olup ilk defa 02.10.1978 tarihinde işe girmiş ve hizmet birleştirmesi ile 7355 günlük prim ödemiştir.

506 sayılı Yasanın geçici 81. maddesinin B-a bendi gereğince, 44 yaşını doldurduktan sonra yazılı talepte bulunması durumunda yaşlılık aylığı bağlanabilecektir.

Davacı 30.06.2005 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması için başvuruda bulunmuştur. 44 yaşını 05.10.2005 tarihinde doldurduğundan 01/11/2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığı, davacının 30/06/2005 tahsis talep tarihinde koşullar yerine gelmediğinden talebinin reddedildiği 16/10/2006 tarihli yazı ile davalı kurum tarafından davacıya bildirilmiştir.

Davacı, önceki başvurusundaki hakları saklı kalmak üzere 26.10.2006 tarihinde yeniden başvuruda bulunmuş davalı Kurumca 01.11.2006 tarihinden geçerli olarak yaşlılık aylığı bağlanmıştır.

Davacının, yaşlılık aylığı şartlarından sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısının gerçekleştiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Bu durumda davalı kurum tarafından, 05.10.1961 doğum tarihine göre, 44 yaşını doldurmadan, buna göre, yaşlılık aylığına hak kazanılmasından önce 30.06.2005 tarihinde yapılan talebe geçerlilik tanınarak, 44 yaşını doldurduğu 01.11.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına karar vermesi gerekir.

Hal böyle iken davacının süresinde başvuru yapmasına da engel olacak şekilde 16 ay sonra 16.10.2006 tarih ve 079733 sayılı yazısı ile “28 yıllık sigortalılık süresinde 5.000 günü aşkın prim ödeme gün sayısı bulunduğu ve 43 yaşını doldurduğunun tespit edildiği, 506 Sayılı Kanun'un 4447 Sayılı Kanun ile değişik geçici 81/B-a maddesine göre en az 25 yıl 5.000 gün 44 yaşını dolduran sigortalılara yaşlılık aylığı bağlanabileceğinin öngörüldüğü, bu durumda gerekli şartlar yerine getirilmediğinden tahsis talebinin reddedildiği” bildirilerek yeniden talepte bulunulması halinde maaş bağlanabileceği belirtilmiştir.

Davalı kurum tarafından uygun bir süre içinde cevap verilmeyerek davacının zamanında tahsis talebinde bulunamaması nedeniyle hak kaybına uğraması davacının kusurundan kaynaklanmamaktadır.

Kaldı ki davalı kurumun erken yapılan başvuruya geçerlilik tanıyarak yaş şartının oluştuğu tarihten itibaren yaşlılık aylığı bağlamasına engel bir hüküm de bulunmamaktadır.

O halde, yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, 08.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2011/291, K. 2011/399, 8 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 17.02.2011
  5. Numarası
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2011/291
Karar No
2011/399
Tarih
8 Haziran 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/293 K.2011/424
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2011/295 K.2011/3892
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/296 K.2011/11153
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2011/296 K.2011/8317
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2011/298 K.2011/9740
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/299 K.2011/417

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.