İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/394 K.2011/430

Hukuk Genel Kurulu 2011/10-394 E. , 2011/430 K.

Esas2011/394Karar2011/430Tarih22 Haziran 2011Okuma7 dk · 1.448 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2011/394
Karar No
2011/430
Karar tarihi
22 Haziran 2011
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.448 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2011/10-394 E. , 2011/430 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Ankara 16. İş Mahkemesi

TARİHİ : 09/03/2011

NUMARASI : 2010/1065-2011/76

Taraflar arasındaki “alacak” davasında yapılan yargılama sonunda; Ankara 16. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 22.12.2009 gün ve 2009/428 E., 2009/794 K. sayılı kararın incelenmesinin davalı Kurum vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 12.10.2010 gün ve 2010/1353 E., 2010/13567 K. sayılı ilamı ile;

(…Hükme dayanak alınan, İ.Ü.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı başkan ve üyelerinden oluşan kurul tarafından düzenlenen raporda, “…Multiple Skleroz tanılı hastanın motorsuz tip cihazı hareket ettirebilmek için fiziksel kuvvet yetersizliği mevcut olup, hastanın fiziksel, psikolojik, işlevsel ve sosyal sağlığını tehdit eden ve yukarıda açıklanan komplikasyonların hastada ortaya çıkmasının engellenmesi, hastanın sağlığının korunması, kendi ihtiyaçlarını görme kabiliyetinin artırılması,

sosyal katılım imkanlarının kısıtlanmasının önlenmesi ve tıbbi durumunun elverdiği en yüksek seviyeye çıkarılabilmesi amacıyla, hastanın sağlık kurulu raporlarında belirtilen motorlu tipte cihazları kullanması uygun ve gereklidir.” Sonucuna varılmış. Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu Raporunda ise, aynı yöndeki değerlendirmeden hareketle, “…1941 doğumlu F.

E..’in hastalığı nedeniyle ortaya çıkabilecek ve yaşamsal tehlike yaratabilecek komplikasyonları önleyeceği, çalışma hayatına kazandırabilmesi ve rehabilitasyonu açısından gerekli bulunduğu, cihazın motorlu tipini kullanması durumunda mevcut durumunu koruyabileceği, motorsuz tipin kullanılması durumunda ise, kol kaslarının dayanıklılık ve gücünün etkilenmesi nedeniyle zaman içinde performansının düşeceği ve kişiye olumsuz etkisinin olacağı…” belirtilmiştir.

Sıralanan raporlardaki irdeleme ve fiyat araştırması konusunda bozma içeriği doğrultusunda yapılan inceleme sonucu, dik pozisyonlandırma cihazı bedeli yönünden kurulan hükümde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.

Davacı tarafından bedelinin tahsili istenen portatif merdiven çıkma cihazı ise, dosyaya sunulan belgelerden anlaşıldığı üzere, her tür tekerlekli sandalye ile uyumlu, tekerlekli sandalyede oturan kişinin sandalyesinden kalkma veya kaldırılma gereksinimi doğmaksızın, merdivenlerden indirilip çıkarılmasına yardımcı olan bir cihazdır. Bozma ilamı üzerine sürdürülen yargılama sırasında elde edilen raporlar, portatif merdiven çıkma cihazı yönünden irdeleme içermediği gibi, gerekliliği konusunda da bir sonuca varmamıştır.

Portatif merdiven çıkma cihazının, bozma ilamında belirtildiği üzere, iyileşmeye yardımcı olma kavramı kapsamında, sağlığı koruma, çalışma gücünü yeniden kazandırma ve kendi ihtiyaçlarını görme kabiliyetini artırma yönünde herhangi bir katkı sağlamayıp; tekerlekli sandalyeden kaldırılmaksızın merdivenden indirilip çıkarılma konularında kolaylık sağladığı ve hükme dayanak bilirkişi raporlarındaki gerekliliğe ilişkin değerlendirmelerin de bu cihaza yönelik olmadığı yönü gözetilerek; portatif merdiven çıkma cihazı bedelinin tahsili konusundaki istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle, bu istemin de kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır…)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Asıl ve birleşen davalar dik pozisyonlandırma ve portatif merdiven çıkma cihaz bedellerinin ve kur farkından kaynaklanan maddi zararın Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.

Davacı vekili, sigortalının haksahibi karısı için sağlık kurulu raporu ile kullanması gerekli görülen dik pozisyonlandırma ve portatif merdiven çıkma cihazının Ticaret Odasınca rayice uygunluğu onaylanan bedelle davacı tarafından temin edildiğini, cihazların fatura bedelinin ödenmesi taleplerinin Kurumca reddi üzerine cihazı temin ettikleri firmaya karşı fatura bedelinin ödenmesi konusunda sözleşme hükmündeki fatura şartları gereği temerrüde düştüklerini beyanla Kurumun hizmet kusuru nedeniyle maddi zararlarının davalı Kurumdan faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili, faturaların dava dışı şirket tarafından ibrazı sonrasında sigortalı ile yapılan görüşmede cihazların henüz teslim edilmediğinin belirlendiğini, davacının teslim almadığı cihaz bedelinin ödenmesini talep edemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Yerel mahkemece “hastanın belirtilen tıbbi cihazları kullanmasının iyileşmesine ve işgücünü kazanmasına, sağlığını korumasına yardımcı olacağı” gerekçesiyle davanın bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı Kurum vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuştur.

Yerel Mahkemece “yapılan araştırmanın merdiven çıkma cihazını da içerdiği” gerekçesiyle ilk kararda direnilmesine karar verilmiş; kararı davalı Kurum vekili temyiz etmiştir.

Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; sigortalının hak sahibi için sağlık kurulu raporu ile kullanması uygun görülen portatif merdiven çıkma cihazı bedelinin Kurumca karşılanması gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan ve uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 1479 sayılı Kanunun 13. maddesinde;

“Sağlık sigortası yardımları, hastalık ve iş kazası hallerini kapsar.

Sağlık yardımları, hastanın;

a)Hekime muayene ettirilmesi, hekimin göstereceği lüzum üzerine teşhis için gereken klinik ve laboratuvar tetkiklerinin yaptırılması ve tedavisinin sağlanması,

b)Teşhis ve tedavi için gerekirse sağlık müessesesine yatırılması,

c)Tedavi süresince gerekli ilaç ve iyileştirme vasıtalarının sağlanması,hallerini kapsar. Ayakta yapılan tedavilerde poliklinik muayene ücretinin ve verilen ilaç bedellerinin %20'si sigortalı ve hak sahipleri, %10'u aylık alanlar ve hak sahipleri tarafından karşılanır. İş kazası ve meslek hastalığı sonucu verilecek olanlar hariç, protez, araç ve gereç bedellerinin %20'si sigortalı ve hak sahipleri, %10'u ise aylık alanlar ve hak sahipleri (3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamına girenler hariç) tarafından karşılanır. Ancak, katkı payı tutarı sigortalılarda birinci gelir basamağının birbuçuk katını, aylık alanlarda ise birinci gelir basamağının %65'ini geçemez.”

düzenlemesi yer almaktadır.

Öte yandan, T. C. Anayasası’nın 90. maddesi uyarınca usulüne göre yürürlüğe girmekle esas alınması gereken Sosyal Güvenliğin Asgari Normları Hakkında 102 Nolu ILO Sözleşmesinin 10/3. maddesinde; yapılacak yardımların, korunan kimsenin sağlığını korumaya, çalışma gücünü iadeye ve şahsi ihtiyaçlarını karşılayabilme kabiliyetini artırmaya matuf olduğu açıklanmıştır.

Yargılama sırasında yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 63. maddesinde de yapılan açıklamalar doğrultusunda düzenleme bulunmaktadır.

Buna göre; iş kazası ile meslek hastalığı, hastalık ve analık sonucu tıbben gerekli görülen sağlık hizmetlerinin karşılanması, temini amacıyla Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri içinde (f) bendinde ortez ve proteze yer verilirken, temini için sadece; sağlanacak sağlık hizmetleriyle ilgili teşhis ve tedaviler için gerekli olabilme ifadesi kullanılmıştır.

Görüldüğü üzere konuya ilişkin yasal mevzuat, sigortalı veya haksahibi için Kurumca bedelinin karşılanması gereken cihazın, sigortalı veya haksahibi yönünden “iyileştirme” unsuruna katkısının bulunmasını aramaktadır.

Anılan yasal düzenlemeler kapsamında sigortalı veya hak sahibine cihaz temini yönünden; aranacak temel unsur; “iyileşmesine yardımcı olması” olduğuna göre, bu kavramdan ne kastedildiğinin ortaya konulması gerekir.

Aynı düzenlemeler uyarınca; iyileşmeye yardımcı olma kavramının, sağlığı koruma, çalışma gücünü yeniden kazandırma ve kendi ihtiyaçlarını görme kabiliyetini artırma olarak kabulü zorunludur; aksi düşünce ile iyileşme kavramına ilk günkü sağlığına kavuşma anlamının verilmesi halinde, ortez ve protez kullanımının ilk günkü sağlığa kavuşturması söz konusu olmadığından sağlık yardımı kapsamı içinde değerlendirilmesinin mümkün olamayacağı da açıktır.

Hukuk Genel Kurulu’nun konuya ilişkin 04.03.2009 gün ve 2009/10-34 E., 2009/104 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi sigortalı veya hak sahibinin cihaza hak kazanması için aranan “iyileştirme” unsurunun, diğer bir ifade ile sağlığı koruma; çalışma gücünü yeniden kazandırma ve kendi ihtiyaçlarını görme kabiliyetini artırma hususlarının, cihazı kullanacak kişi yönünden, üniversite veya eğitim araştırma hastanelerinin fiziksel tıp ve rehabilitasyon kliniklerinde yatırılarak yapılacak uygulama ve eğitim sonrasında nöroloji, ortopedi ve fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanlarının da içinde yer aldığı sağlık kurulu raporu ile tespiti ve cihazın gerekliliğinin bu yolla tespiti aranmaktadır.

Dava konusunu oluşturan portatif merdiven çıkma cihazına ait dosya içinde bulunan broşür, evrak ve raporların incelenmesinde, cihazın kullanımının sigortalı veya haksahibi tarafından yapılamayacağı, hasta dışında bir yardımcı veya bakıcı tarafından kullanılması gerekeceği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla cihazın kullanımının doğrudan sigortalı veya haksahibinin iyileşmesine, sağlığının korunmasına, çalışma gücünü yeniden kazanmasına veya kendi ihtiyaçlarını görme kabiliyetinin artırılmasına katkısı bulunmamaktadır.

Zira, cihaz hastanın, yardımcısı veya bakıcını tarafından ulaşımının sağlanması sırasında ve sadece merdiven çıkılan bölgede kullanım özelliğine sahip olup, kullanım şekli itibariyle hastanın kendisi tarafından kullanımı mümkün olmadığından kendi ihtiyaçlarını görme kabiliyetinde bir artış sağlamayacağı, ulaşıma katkısı dışında doğrudan hastalık yönünden iyileştirici bir etkisinin bulunmadığı, hasta dışında bir kullanıcı gerektirdiğinden hastanın çalışma gücüne bir katkı da sağlamayacağı açıktır.

Öte yandan T.C. Anayasasının 65. maddesi uyarınca; Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun önceliklerini gözeterek mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirme yükümü altında olup; sosyal güvenliğe ilişkin ve yukarıda açıklanan yasal mevzuat, sigortalı veya haksahibi olmayan, bunların yardımcısı, refakatçisi veya bakıcısı konumunda olanların kullanımı için tasarlanmış cihaz bedellerinin karşılanması veya bu kişilere sağlık yardımı yapılması gereğine ilişkin hiçbir hüküm de içermemektedir.

Yukarıda açıklanan ilkelerin ışığında dava konusu merdiven çıkma cihazı bedelinin, Kurumca karşılanmasına imkan bulunmamaktadır.

Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında, bazı üyelerce, sözkonusu cihazın bakıcı için olmadığı, cihazın kullanımı ile sonuçta sigortalı veya haksahibinin ulaşımının sağlanacağı ve bunun yaşam kalitesini artırarak iyileşmesine yardımcı olacağı ve bu durumun psikolojik etkisinin göz ardı edilemeyeceği, eğitim-sosyal katılım imkanlarının tıbbi durumlarının elverdiği en yüksek seviyeye çıkarılabilmesine katkı sağlayacağı ve sosyal rehabilitasyonu (iyileşmesi) amacıyla kullanılacağı görüşleri ifade edilmiş ise de bu görüş yukarıda açıklanan nedenlerle çoğunluk tarafından kabul edilmemiştir.

O halde, Yerel Mahkemece sigortalının haksahibi karısı için temin edilen portatif merdiven çıkma cihaz bedelinin Kurumdan tahsiline yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve yerinde olmayan gerekçelerle, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı SGK vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.06.2011 gününde yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2011/394, K. 2011/430, 22 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 09/03/2011
  5. Numarası : 2010/1065-2011/76
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2011/394
Karar No
2011/430
Tarih
22 Haziran 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/395 K.2011/442
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/396 K.2011/9529
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/398 K.2011/434
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2011/399 K.2011/3787
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2011/400 K.2011/3466
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2011/400 K.2011/9450

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.