İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/40 K.2011/174

Hukuk Genel Kurulu 2011/4-40 E. , 2011/174 K.

Esas2011/40Karar2011/174Tarih15 Nisan 2014Okuma4 dk · 810 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2011/40
Karar No
2011/174
Karar tarihi
15 Nisan 2014
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

810 kelime·4 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2011/4-40 E. , 2011/174 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 02/11/2010

NUMARASI : 2010/398-2010/386

Taraflar arasındaki “ Manevi tazminat ” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 7.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın yetki nedeniyle reddine dair verilen 06.05.2010 gün ve 2009/451 E., 2010/180 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 14.07.2010 gün ve 7812-8650 sayılı ilamı ile;

(... Dava, kasıtlı ve yanlı doldurulan olumsuz sicil nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davalının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle, mahkemenin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesi reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 187/2. maddesi gereğince yetki itirazı ilk itirazlardan olup esasa yanıt süresi içinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazının süresi içinde ileri sürülüp sürülmediğini kendiliğinden denetlemekle görevli olan yargıç, bu denetimi yaparak sonucuna göre işlem yapmak zorundadır.

Eldeki davada, dava dilekçesi davalının merkez valisi olarak görev yaptığı İstanbul Valiliği Daimi Evrak Memuru’na 05.1.2010 günü tebliğ edilmiş, yetki itirazı ise Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 187. maddesinde öngörülen 10 günlük esasa yanıt süresi geçtikten sonra, 29.01.2010 günü ileri sürülmüştür.

Yerel mahkemece, dava dilekçesinin tebliğinde bir usulsüzlük bulunmadığı gözetilerek, süresi içinde ileri sürülmeyen yetki itirazının reddiyle işin esasının incelenmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, manevi tazminat istemine ilişkindir.

Yerel mahkemenin yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine ilişkin kararı, Özel Dairece yukarıda yazılı gerekçe ile bozulmuş; yerel mahkeme davalıya yapılan tebligatın usulüne uygun yapılmadığı bu nedenle davalının yetki itirazının süresinde olduğu gerekçesi ile önceki kararında direnmiştir. Hükmü temyize davacı vekili getirmiştir.

Yerel Mahkeme ile özel Daire arasındaki uyuşmazlık, dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği, buna bağlı olarak da yetki itirazının süresinde yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.

7201 sayılı Tebligat Kanunu(Teb.K)’nun “Belli bir yerde veya evde meslek ve sanat icrası” başlıklı 17.maddesinde;“Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre, belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılabilir. Ne var ki bu durumun mutlaka tebliğ evrakına şerh edilmesi gerekir. Aksi halde yapılan tebligat usulsüz olup, geçerli kabul edilemez.

Usule aykırı tebliğin hükmü ise 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 32.maddesinde düzenlenmiş; tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılacağı, muhatabın beyan ettiği tarihin, tebliğ tarihi addolunacağı, belirtilmiştir.

Hemen belirtmelidir ki, tebligat ile ilgili yasa ve tüzük hükümleri tamamen şeklidir. Tebligat bilgilendirme yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemi olmakla, gerek tebliğ işlemi ve gerekse tebliğ tarihi ancak yasa ve tüzükte emredilen şekillerle tevsik ve dolayısıyla ispat olunabilir. Bu sebeple tebligatın usul yasaları ile ilişkisi de daima göz önünde tutulmalıdır.

Kanun ve Tüzüğün amacı, tebligatın muhatabına en kısa zamanda ulaşması, konusu ile ilgili olan kişilerin bilgilendirilmesi ve bu hususların belgeye bağlanmasıdır. Kanun ve Tüzük hükümlerinin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur. Tebligat Kanunu ile Tüzüğü’nde öngörülen şekilde işlem yapılmış olmadıkça tebliğ memuru tarafından yapılan yazılı beyan onun mücerret sözünden ibaret kalır ve dolayısıyla belgelendirilmiş sayılamaz.

Nitekim, Kanunun ve Tüzüğün belirlediği şekilde yapılmamış ve belgelendirilmemiş olan tebligatların geçerli olmayacağı yerleşik yargısal içtihatlarda da açıkça vurgulanmıştır.

Diğer taraftan, yetki itirazı, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HUMK)’nun 187.maddesinde sayılan ilk itirazlardan olup; aynı Kanunun 195.maddesi gereğince davalı, ilk itirazları ile birlikte esas dava hakkındaki cevabını ve varsa karşı delillerini, dava dilekçesinin kendisine tebliği tarihinden itibaren on gün veya hakim tarafından bir süre tayin edilmiş ise o süre içinde mahkeme kalemine bildirmek ve bir örneğini de davacıya tebliğ ettirmek zorundadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Dava dilekçesi davalının “Merkez Valisi olarak görev yaptığı İstanbul Valiliği daimi evrak memuru’na 05.01.2010 günü tebliğ edilmiş; ancak, tebliğ evrakına davalının orada bulunmadığı hususu yazılmamıştır.

Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan ilkeler karşısında davalıya yapılan bu tebligatın, kanun ve tüzük hükümlerinde yer alan usule aykırı ve geçersiz olduğunda kuşku bulunmamaktadır.

Geçersiz olan bu tebligatın tebliğ tarihinin belirlenmesinde de, Tebligat Kanunu’nun 32.maddesinde yer alan açık hüküm gereğince, muhatabın beyan ettiği tarih esas alınacaktır.

Hal böyle olunca, dava dilekçesinin davalı vekilinin bildirdiği “27.01.2010” tarihinde tebliğ alındığının ve 29.01.2010 günlü yetki itirazının HUMK'nun 187. maddesinde öngörülen 10 günlük esasa yanıt süresi içerisinde ileri sürüldüğünün kabulü gerekir.

Sonuçta; yetki itirazının süresinde kabulüne ilişkin direnme uygun ve yerindedir

Ne var ki, bozma nedenine göre işin esasına yönelik temyiz itirazları Özel Dairece incelenmemiş olduğundan, dosyanın özel Daireye gönderilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle direnme uygun bulunduğundan, davacı vekilinin esasa ilişkin sair temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 4.HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 15.04.2011 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2011/40, K. 2011/174, 15 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 02/11/2010
  5. Numarası : 2010/398-2010/386
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2011/40
Karar No
2011/174
Tarih
15 Nisan 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/43 K.2011/175
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2011/100 K.2014/2772
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/111 K.2011/180
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/112 K.2011/182
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/113 K.2011/183
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/114 K.2014/7987

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.