İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/427 K.2011/519

Hukuk Genel Kurulu 2011/17-427 E., 2011/519 K.

Esas2011/427Karar2011/519Tarih13 Temmuz 2011Okuma6 dk · 1.151 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2011/427
Karar No
2011/519
Karar tarihi
13 Temmuz 2011
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.151 kelime·6 dk okuma·4 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2011/17-427 E., 2011/519 K.

DİRENME KARARI

HAKSIZ FİİL

TRAFİK KAZALARINDA TAZMİNAT TALEBİNDE SÜRE

ZAMANAŞIMI SÜRESİ

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 60 ]

818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 41 ]

2918 S. KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU [ Madde 109 ]

"İçtihat Metni"

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, trafik kazasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Davalı G... S... A.Ş. vekili, zamanaşımı definde bulunmuştur.

Yerel mahkemece, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Hüküm, davacılar vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece yukarıda açıklanan gerekçeyle bozulmuş, yerel mahkemece önceki kararda ısrar edilmiş, hükmü, davacılar vekili temyize getirmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’ndaki görüşmeler sırasında, öncelikle, yerel mahkemece direnme öncesi verilen ilk kararın gerekçesinde, sadece Borçlar Kanunu’nun 60.maddesinin irdelenip tartışıldığı, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109.maddesinin ise hiç irdelenmediği, direnme kararında ise Borçlar Kanunu’nun 60.maddesi ile birlikte bozma ilamına dayanak yapılan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109.maddesinin tartışıldığı gerekçesiyle, yerel mahkemece bozma sonrası verilen hükmün, gerçekte yeni hüküm olup olmadığı ön sorun olarak tartışılmıştır.

Mahkemenin ilk kararında yer almamakla birlikte dairenin bozma ilamındaki saptamaya cevap niteliğinde sonraki kararda yer alan açıklamaların gerekçenin güçlendirilmesine yönelik olup, temelinde tamamen değiştirilmiş bir gerekçeden söz edilemeyeceği, bu nedenle temyize konu kararın yasal sınırlarda genişletilmiş gerekçeye dayalı olduğu ve şu haliyle yeni hüküm olmayıp direnme niteliğinde bulunduğu oyçokluğuyla kabul edilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.

İşin esasına gelince;

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olay yönünden zamanaşımına başlangıç olarak kabul edilecek tarihin tespiti, noktasında toplanmaktadır.

Belirtmelidir ki, trafik kazası sonucunda bir kimsenin yaralanmasına neden olunması, ona karşı işlenmiş bir haksız fiil niteliğindedir.

818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)'nun 41.maddesine göre haksız fiil, gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ile haksız surette bir başkasına zarar verilmesi halidir.

Aynı kanununun 60.maddesi ise bu hallerde uygulanacak zamanaşımını düzenlemiştir.

Buna göre, haksız fiilden zarar gören kişinin, haksız fiil nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararının tazmini istemiyle açacağı dava, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren bir ve her halde haksız fiil tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabidir.

Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise bu davanın, ceza kanunlarına göre müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olması halinde tazminat davasına da o müruru zamanın tatbik olunacağı belirtilerek, zamanaşımı süresinin bu gerekçeyle uzayacağı kabul edilmiştir.

Buna karşılık, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109.maddesinin ilk fıkrasında, yine bir haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin tabi bulunacağı zamanaşımı süresi yönünden Borçlar Kanunu'nun 60.maddesindeki düzenlemeden farklı, özel bir hüküm getirilmiş; “

“motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar”

” şeklindeki bu hükümle, Borçlar Kanunu’nun 60. maddesindeki bir yıllık zamanaşımı süresi, bu tür tazminat davaları yönünden iki yıl olarak düzenlenmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, davanın cezayı gerektiren bir eylemden doğması ve ceza kanununun bu eylem için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmesi halinde, bu sürenin, maddi tazminat talebiyle açılacak davalar için de geçerli olacağı hükme bağlanmıştır.

Borçlar Kanunu'nun 60.maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/II.maddesi zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden birbiriyle uyumlu olmakla birlikte, zamanaşımı süresi yönünden birbirlerinden ayrılmaktadır. Trafik kazalarından doğan tazminat talepleri bakımından zamanaşımı süresi Borçlar Kanunu'nun 60.maddesine göre bir yıl; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/II.maddesine göre ise iki yıl olarak düzenlenmiştir.

2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/II.maddesine göre, ceza kanununda öngörülen daha uzun (uzamış) zamanaşımı süresinin tazminat talebiyle açılacak davalarda uygulanabilmesi için, eylemin ceza kanununa göre suç sayılması gerekli ve yeterlidir. Ancak, fail hakkında mahkumiyet kararı verilmesi veya bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması şartı aranmamaktadır.

Ceza Kanunu’nda öngörülen daha uzun (uzamış) zamanaşımı süresi, olay tarihinden itibaren işlemeye başlar; sürenin işlemeye başlaması için, zarar görenin, zararı ve onun failini öğrenmesi koşulu aranmaz. Ancak, zarar veya onun faili, uzamış zamanaşımı süresinin bitmesinden sonra öğrenilmiş ise, davanın, öğrenme tarihinden itibaren, 2918 Sayılı Kanunun 109.maddesindeki iki yıllık süre içerisinde açılması gerekir.

Nitekim, Hukuk Genel Kurulu’nun 16.04.2008 tarih ve 2008/4-326 E.-325 K.; 06.02.2008 tarih ve 2008/4-69 E-101 K.; 12.03.2008 tarih ve 2008/4-248 E.-240 K.; 20.12.2006 tarih ve 2006/4-801 E.-813 K.sayılı, ilamlarında da aynı hususlar vurgulanmıştır.

Açıklanan bu maddi hukuk kuralları, somut olay ortaya konularak değerlendirildiğinde;

Eldeki davadaki tazminat isteminin dayandırıldığı eylemin, aynı zamanda olay tarihinde yürürlükte bulunan Ceza Kanunu’na göre suç oluşturduğu konusunda uyuşmazlık yoktur.

06.02.2003 tarihli kaza tespit tutanağına göre, dava dışı sürücü R... P...’un sevk ve idaresindeki araç, kavşağa kontrolsüz şekilde girdiği esnada, dava dışı sürücü G... G...’ın sevk ve idaresindeki araca çarpmış, çarpmanın şiddeti ile sürücü G... G..., direksiyon hakimiyetini kaybedip yaya kaldırımı yerine yolda yürüyen davacılara çarpmış, olayda, sürücü R... P..., birinci derecede, sürücü G... G..., ikinci derecede kusurlu bulunmuş, yaya davacılar da yol içinde yürüdüklerinden kusurlu bulunmuştur.

Hatay 2.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12.10.2004 gün ve 2003/293 E. 2004/898 K. sayılı, kararı ile Sürücüler, R... P... ile G... G...’ın, tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu davacılar G... B... ve N... B...’ın yaralanmalarına sebep olmak suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiş, hüküm, temyiz edilmeksizin 18.11.2004 tarihinde kesinleşmiştir.

Davacılar tarafından, dava dışı sürücüler aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davası sonunda verilen Hatay 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.04.2008 gün ve 2005/82 E. 2008/125 K. sayılı kararı ile dava dışı sürücüler R... P... ile G... G...’ın, kusurları oranında davacılara maddi ve manevi tazminat ödemelerine karar verilmiş, bu hüküm de temyiz edilmeksizin 19.03.2009 tarihinde kesinleşmiştir.

Bu dosyada yapılan yargılama sırasında, Hatay 2.Asliye Hukuk Mahkemesince alınan, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu’nun 09.05.2007 tarihli raporuyla, dava konusu kaza nedeniyle davacı G... B...’ın, %22 oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiği tespit edilmiş, davacılar, vekillerine 06.06.2007 tarihli celsede bu raporun okunmasıyla, 06.06.2007 tarihi itibariyle zararın kapsamını öğrenmişlerdir.

Davacıların zararı öğrenmesi (ıttılaı), davacıların kanunun açıkladığı anlamda zarar veren olayın sonuçlarını, gidişatını, kesinleşen durumunu ve zararın kapsamını belirleyebilecek bilgiye sahip olması anlamına gelir. Zarar tamamlanmadan zarar gören açısından zararın belli olduğu kabul edilemez. Zararın tamamlanması ise tüm sonuçları ile bilinmesi ile mümkündür.

Davacılarda meydana gelen zararın derecesi ve Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri dikkate alındığında, somut olayda 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109.maddesinin uygulanması gerektiği açıktır.

Zamanaşımı süresinin hangi tarihten itibaren başladığı noktasına gelince;

Uzamış zamanaşımı süresi, yukarıda da açıklandığı üzere olay tarihinden itibaren işlemeye başlar. Ancak, zarar veya onun faili, uzamış zamanaşımı süresinin bitmesinden sonra öğrenilmiş ise, davanın, öğrenme tarihinden itibaren, 2918 Sayılı Kanunun 109.maddesindeki iki yıllık süre içerisinde açılması gerekir.

Buna göre, tazminat isteminin dayandırıldığı trafik kazası 06.02.2003 tarihinde meydana gelmiş, dava dışı sürücüler aleyhine açılan Hatay 2.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2003/293 Esas 2004/898 Karar sayılı ceza davası, 18.11.2004 tarihinde kesinleşmiş, maluliyet, yani zarar ise 06.06.2007 tarihinde öğrenilmiş, eldeki dava ise 07.08.2009 tarihinde, yani, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/I. maddesinde öngörülen iki yıllık sürenin ve beş yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin bitiminden sonra açılmıştır.

O halde, yukarıda açıklanan gerekçelere göre, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin yerel mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olup, onanmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harcı peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13.07.2011 gününde oyçokluğuyla ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2011/427, K. 2011/519, 13 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Direnme Kararı
  4. Haksız Fiil
  5. Trafik Kazalarında Tazminat Talebinde Süre
  6. Zamanaşımı Süresi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2011/427
Karar No
2011/519
Tarih
13 Temmuz 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/428 K.2011/6675
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/428 K.2011/15584
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/428 K.2011/518
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/429 K.2011/35865
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2011/429 K.2011/7481
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/429 K.2011/934

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.